DP Lideri Zeybek' Ten Uzun Tutukluluk Sürelerine Tepki

Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, uzun tutukluluk sürelerini ilginç sözlerle eleştirdi, 'Savcı ve hakimleri iki ay hücre hapsine atmak lazım.
Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, uzun tutukluluk sürelerini ilginç sözlerle eleştirdi, 'Savcı ve hakimleri iki ay hücre hapsine atmak lazım. Bu nasıl bir şey hapiste yatmak, özgürlükten gökyüzünden yoksun kalmak, güneşi görememek, sevdikleriyle görüşememek nasıl bir şey bunu bir tatsınlar da tutukluluk meselesine öyle karar versinlerö dedi. DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, seçim çalışmaları için geldiği İzmir'de Ege Palas Oteli'nde basın toplantısı düzenledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İnsanlık Anıtı'na 'ucube' dediğini hatırlatan Zeybek, basın toplantısı düzenlediği otelin önündeki Gündoğdu Meydanı'nda, bulunan Kurtuluş Savaşı'nda Atatürk ve süvarileri simgeleyen Cumhuriyet Ağacı Heykeli'ne bakarak, 'Başbakan, şu heykeli, iyi ki görmemiş. Kendisine güzel bir konu çıkardı. Petrole zam yapılacağı, GDO'lu ürünlerin Türkiye'ye sokulacağı bir günde 'İzmir'de de bir ucube varmış' diyebilirdi. Burada gördüğümüz heykeli ben uzaktan çözemedim yanına gidince belki görülebilirö dedi.
TÜRKİYE'DE KISIRLAŞMA SÜRECİ BAŞLAMIŞTIR
Zeybek, doğal gıdalardan oluşan bir sofradan yemek yediklerine şükrettiklerini, dünyayı tehdit eden Genetik Değişikliğe Uğramış Organizmalar (GDO) konusunda Türkiye'nin de tehdit altında olduğunu ileri sürdü. Bu ürünleri üreten ABD'li bir şirketin Türkiye'den bir grup milletvekilini ABD'ye davet ettikten sonra Türkiye'ye GDO'lu ürün girişine izin veren yönetmeliğin hazırlandığını iddia eden Zeybek, GDO'lu ürünlerin kısırlığa neden olduğunu savundu. Zeybek, 'GDO'lu ürünler, tabii olarak doğum kontrolü, kısırlaşma sebebi oluyor. Türkiye'de de kısırlaşma süreci başlamıştır. Hayırlı olsun, nüfusumuz azalacakö dedi.
Zeybek, uzun tutukluluk sürelerini ilginç sözlerle eleştirerek, şöyle dedi: 'Savcı ve hakimleri iki ay hücre hapsine atmak lazım. Bu nasıl bir şey hapiste yatmak, özgürlükten gökyüzünden yoksun kalmak, güneşi görememek, sevdikleriyle görüşememek nasıl bir şey bunu bir tatsınlar da tutukluluk meselesine öyle karar versinler. Şöyle diyorlar 'tutuklanmasına. ' Bir kelimenin bir insanda, onun çevresinde ve toplumda nelere yol açtığını yaşayarak bilmek lazım. Tutukluluğun uzun sürmesine itirazımız var. Yatıp çıkıyorsun sonra beraat ediyorsun. Ne oldu şimdi? Bunun bir suçlusu olması gerekmez mi? Sonra devletten tazminat alınıyor. Aslında milletten alınıyor. Uzun tutukluluk dönemini uygun bulmuyorum.
'Yukarıdan bakınca desenler, ayrıntılar görünmüyor. Ayrıntı görünmediği için de ne olduğunu anlayamamıştım ama iyi ki Sayın Başbakan gelip de heykeli görmemiş. Bu heykeli Başbakan'dan korumak lazım. Korkarım ki gelir uzaktan bakar Kars'ta yaptığı gibi yine 'yıkın bunu' der. Bu güzel sanat eserinden İzmirli mahrum kalır. Gerçekten çok değerli bir sanat eseri bu. Bence bu heykeli korumak lazım. Başbakan'ın sanat zevkine karşı bir koruma altına almak lazım. Aslına bakarsanız Kars'taki heykel de bitmemiş bir heykeldi. Oradan karşıdan görmüş yanına gidip baktığını da sanmıyorum, 'nedir bu ucube' dedi. Bir kişinin verdiği hükümle tüm kurumların, kurulların, sanatçıların emeği yok hale getirildi. Bu da ülkemizin ne halde olduğunun sanata bile ki en ağır dikta rejimlerinde bile sanat eserleriyle ilgili hüküm verme yetkisi ne cumhurbaşkanı ne başbakana verilmez. Ama bizimkinin her türlü yetkisi var. 'Ucube' dedi bitti. ö
Zeybek, basın mensuplarının 4 Haziran Cumartesi günü bu heykelin bulundu Gündoğdu Meydanı'nda miting yapacağını hatırlatan basın mensuplarına, 'Aman dikkat edin. Sakın ha arkadaşlara söyleyin yolu burada geçmesin. Uzaktan geçer, 'bunu da yıkın. Bu da ucube' der. Artık daha neleri yıkacak bilemiyorumö dedi.