AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Türkiye Basın Federasyonu (TÜBAF) tarafından düzenlenen 'Anadolu Sohbetleri' programında gazete ve televizyonların Ankara Temsilcileri ile kahvaltılı basın toplantısında bir araya geldi. Ala, gündeme ilişkin gazetecilerin sorularını cevapladı ve yeni anayasa tartışmalarına dikkat çeken değerlendirmeler yaptı.
Türkiye'nin ekonomik gelişimi ve demokratik yapısının güçlenmesi için kurumsallaşmış bir demokrasi ve güçlü bir anayasanın zorunlu olduğunu vurgulayan Ala, mevcut sistemin Türkiye'ye ağır maliyetler yüklediğini ifade etti. Anayasa ile ekonomik kalkınma arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekerek, 'Kurumsallaşmış demokrasiye sahip ülkeler hem gelişmiş hem de kalkınmış ülkelerdir. Bu sistem, sermaye için güvenli bir ortam oluşturur ve yatırımın önünü açar' dedi.
Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi için öngörülebilir, hesaplanabilir ve sürprizlere kapalı bir sistemin şart olduğunu belirten Ala, bunun da ancak güçlü bir anayasa ile mümkün olacağını ifade etti. Geçmişte yaşanan örnekleri hatırlatan Ala, özellikle 1990'lı yıllarda Telekom özelleştirmesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinin Türkiye'ye büyük ekonomik zarar verdiğini söyledi.
Ala, eski anayasa yapısının sadece ekonomik değil, siyasi istikrarsızlıkların da temelinde yer aldığını belirterek, 28 Şubat süreci ve muhtıraların bu sistemden güç aldığını dile getirdi. Anayasa değişiklikleriyle Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin önemli bir kırılma noktası olduğunu vurgulayan Ala, bu değişiklikle birlikte geçmişte yaşanan krizlerin sona erdiğini ifade etti.
Muhalefetin 'kuvvetler ayrılığı yok' ve 'parti devleti' eleştirilerine de yanıt veren Ala, bu söylemlerin gerçekçi olmadığını belirtti. AK Parti'nin yaptığı anayasa değişiklikleriyle siyasetin alanını genişlettiğini vurgulayarak, 'Bugün Meclis işliyor, kurumlar çalışıyor. Eksikler varsa onları da açıkça söylüyoruz' ifadelerini kullandı.
Yeni anayasa sürecinde tüm siyasi partilere çağrıda bulunan Ala, uzlaşı kültürünün önemine dikkat çekti. 'Biz bir ajandayla değil, bir yöntemle geliyoruz. Önce konuşalım, uzlaşalım, sonra millete sunalım' dedi. Ala, yeni anayasanın en önemli hedeflerinden birinin siyasete müdahale ihtimalini tamamen ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin geçmişe kıyasla önemli ilerlemeler kaydettiğini belirten Ala, reformların ekonomik etkisini çarpıcı rakamlarla anlattı: '1970'lerden 2002'ye kadar Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırım 14,5 milyar dolar. Reformlardan sonra bir yılda 22 milyar dolar geldi. Bugüne kadar ise 270 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleşti' dedi.
Ala, ekonomik büyümenin arkasında siyasi ve hukuki reformların bulunduğunu vurgulayarak, 'Bu başarı, reformlar ve güven ortamıyla sağlandı. Yabancı sermaye güven ister, öngörü ister' ifadelerini kullandı. Yeni anayasa ile Türkiye'de demokrasinin daha güçlü ve kalıcı hale getirilmesi gerektiğini belirten Ala, 'Artık garantili demokrasiye geçmeliyiz' dedi.
Türkiye'nin daha hızlı kalkınması için siyasi sistem tartışmalarının sona ermesi gerektiğini vurgulayan Ala, gelişmiş ülkelerin ortak özelliğinin oturmuş ve tartışması bitmiş bir siyasi sistem olduğuna dikkat çekti. Yeni anayasa sürecinin tüm siyasi partilerin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Ala, 'Anayasa bir uzlaşma metnidir. Herkes görüşünü ortaya koymalı, ortak bir zeminde buluşulmalı' dedi.
Ala, demokratik sistemin temel dengesine dikkat çekerek, 'Kararlar çoğunlukla alınır ama azınlıkta kalanların hak ve özgürlükleri mutlaka korunur. Siyaset sadece matematik değildir, ikna sürecidir' ifadelerini kullandı. Yeni anayasanın toplumun geniş kesimlerinin desteğiyle hazırlanması gerektiğini belirten Ala, sürecin sonunda referanduma gidilmesinin önemine vurgu yaptı.
Anayasa sürecinde en önemli konunun yöntem olduğunu belirten Ala, 'Bir ülke önce işlerin nasıl yapılacağı konusunda anlaşmalıdır. Usulde reform çok kıymetlidir' dedi. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve adaylık tartışmalarına da değinen Ala, mevcut anayasanın bu konuda yeterli olduğunu ve yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığını vurguladı.
Muhalefetin politika üretmekte yetersiz kaldığını savunan Ala, 'Yerel yönetimlerde de merkezi siyasette de bir durgunluk var. Muhalefette politik çölleşme söz konusu' ifadelerini kullandı. CHP'li belediyelere yönelik iddialarla ilgili de konuşan Ala, AK Parti'nin bu konularda net bir tutum sergilediğini söyledi.
Ala, bazı yerel yönetimlerde ciddi sorunlar bulunduğunu öne sürerek, 'Bazı yerlerde sistematik yolsuzluk düzeni kurulmuş durumda' dedi. Muhalefetin geçmişte vesayetçi yapılarla siyaset yürüttüğünü iddia eden Ala, 28 Şubat Süreci ve 367 krizi gibi örnekleri hatırlattı.
Geçmişte alınan bazı yargı kararlarını eleştiren Ala, '367 kararı ve benzeri uygulamalar Türk hukuk tarihinin kara lekeleridir' ifadelerini kullandı. AK Parti'nin reform siyasetini sürdürdüğünü belirten Ala, yeni anayasa ile daha güçlü bir demokratik sistem kurulması gerektiğini vurguladı.
Son Dakika › Güncel › Efkan Ala: Güçlü Anayasa Ekonomik Kalkınmanın Anahtarı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?