'Engelliler Soyutlanmamalı' - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

'Engelliler Soyutlanmamalı'

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
\'Engelliler Soyutlanmamalı\'

Hayrünnisa Gül: "Engellileri Toplumdan Soyutlamak İnsan Hakkı İhlalidir"

Hayrünnisa Gül: "Günümüzde engelliler konusu, bir insan hakları meselesi olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla engellilerin sorunlarını görmezden gelmenin ve onları toplumdan soyutlayarak kendi kaderleriyle baş başa bırakmanın, insan hakları ihlali olduğunu söylemek yanlış olmaz"

"Ülkemizde son yıllarda engellilerin, insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürme haklarını güvence altına alma adına önemli gelişmeler sağlandı. Engellilere sunulan imkanlar iyileştirildi"

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf:

"Özürlülere yönelik hak ve hizmetler uluslararası belgeler doğrultusunda evrensel standartlara kavuşturulmaya çalışılmaktadır. Bu çerçevede devletlere önemli yükümlülükler getirilmektedir"

"Şu anda tüm Türkiye'de evde bakım desteğinden 275 bin 795 özürlü vatandaşımız yararlanmaktadır. Bu kapsamda özürlülerimize evinde bakım yapan ailesine veya yakınına aylık olarak net bir asgari ücret tutarı olan 545 lira ödemekteyiz"

Türkiye Özel Sporcular Spor Eğitim ve Rehabilitasyon Derneği (TÖSSED) Onursal Başkanı Dilek Sabancı:

"Halkımızın ilgisi ve desteği olmadan ne devletimizin yapacağı çalışmalar ne de vakıf ve derneklerin yapacağı çalışmalar tek başına yeterli olacaktır"

?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Türkiye Dönem Başkanlığı himayesinde

Avrupa Konseyi Sosyal Uyum Genel Müdürlüğü ile Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı işbirliğince düzenlenen "Avrupa Konseyi 2006-2015 Özürlüler Eylem Planı Ara Değerlendirme Konferansı"na katıldı. Elite World Otel'de düzenlenen konferansın açılışında konuşan Hayrünnisa Gül, insanoğlunun, var olduğu günden bu yana daha adil ve daha eşit bir dünyaya ulaşmak için mücadele ettiğini belirterek, "Bu mücadelenin sonunda elde edilen en büyük kazançlardan biri, temel hak ve özgürlüklerdir. İnsan hakları, hiçbir fark ve ayırım gözetilmeksizin her insanın doğuştan gelen haklarıdır. Uluslararası sözleşmeler ve ülkelerin iç hukuk düzenlemeleriyle güvence altına alınmıştır. Ancak teoride sağlanan tüm iyi niyetli gelişmelere rağmen, uygulamada halen birçok sorunla karşılaşılmaktadır.

Özellikle kadın, çocuk, yaşlı ve engelliler gibi toplumun dezavantajlı kesimlerinin hakları konusunda yapılması gereken daha çok şey olduğunu biliyoruz" diye konuştu.

ENGELLİLERİN SORUNLARINI GÖRMEZDEN GELMEK İNSAN HAKLARI İHLALİDİR

Engelli olmayan insanların hayat şartlarının ne kadar olumsuz olursa olsun, geliştirilebilir nitelikte olduğuna işaret eden Gül, "Engellilerin içinde bulunduğu durumu tamamen iyileştirmek mümkün değil ne yazık ki. Engelliler ile ilgili çabaları ve bu konuda sağlanan kazanımları daha değerli ve anlamlı kılan, işte bu temel farktır. Onların hakları için verilen mücadeleye sadece aklımızla değil, yüreğimizle de katılmamızın sebebi budur. Engelliler, birey olarak sahip oldukları temel hak ve özgürlükleri kullanmak için önlerine çıkartılan engellerle de baş etmek mecburiyetindeler. Bu engellerin en başında, toplumun, bir 'normal insan' modeli çizerek, bu modelin dışındaki her

türlü insan profilini dışlayan tutumu geliyor. Bu yüzden bugünün modern dünyasında halen engellilerin dört duvarla çevrili evlere, odalara mahkum edildiklerini ve toplum içine çıkamaz duruma getirildiklerini görüyoruz" dedi. Gül, engelli insanları, toplumun genelinden ayrı korunmaya muhtaç, mağdur ve dolayısıyla topluma yük olarak gören anlayışın artık geçmişte kaldığını söyleyerek, "Günümüzde engelliler konusu, bir insan hakları meselesi olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla engellilerin sorunlarını görmezden gelmenin ve

onları toplumdan soyutlayarak kendi kaderleriyle baş başa bırakmanın, insan hakları ihlali olduğunu söylemek yanlış olmaz. Engelli doğmak ya da engelli olmak bireyin kendi seçimi değildir. Bizlere düşen, herkesin aslında bir engelli adayı olduğunu göz önünde bulundurarak, kendimizi onların yerine koymak ve sorunlarına bu hassasiyetle yaklaşmaktır. Ülkemizde son yıllarda engellilerin, insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürme haklarını güvence altına alma adına önemli gelişmeler sağlandı. Engellilere sunulan imkanlar iyileştirildi" diye konuştu. Sorunların çözümü için iyi yapılmış kanunların gerekli, ancak yeterli olmadığını kaydeden Gül, kanunların doğru şekilde uygulanabilmesi için yukarıdan aşağıya toplumun tüm kesimlerinin bilinçlendirilmesi gerektiğini, bunun için devletin yanında sivil topluma da büyük görevler düştüğünü ifade etti. Gül, bu düşünceden hareketle, engellilerin eğitimi konusunda bir toplumsal bilinçlendirme projesini hayata geçirdiklerini anlatarak, "Devlet ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle yürütülen "Eğitim

Her Engeli Aşar" projesi, engellilerle ilgili uygulanan en kapsamlı proje olma özelliğini taşıyor. Projemiz ilk olarak, engellilerin, engelli olmayanlar gibi eğitim görebileceği ve sosyal hayatın her alanında etkin olabileceği konusunda toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır. İkinci aşamada, engelli çocuklarımızın diğer çocuklarla aynı ortamda, aynı okullarda okuyabileceği konusunda, başta engellilerin kendileri ve aileleri olmak üzere öğretmenlerin, idarecilerin, yerel yöneticilerin ve nihayetinde tüm toplumun bilinçlendirilmesi

hedeflenmiştir" dedi. Gül, proje kapsamında 1.5 yıllık bir sürede, 45 okul ve bin 200 özel eğitim sınıfı yapıldığını ve Türkiye'de eğitim gören engelli sayısında yaklaşık yüzde 45 oranında bir artış sağlandığını da sözlerine ekledi.

DEVLETLERE ÖNEMLİ YÜKÜMLÜLÜKLER GETİRİLMEKTEDİR

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf da, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin üye devletlere yönelik bir tavsiye kararı ile kabul edilen "Avrupa'da Özürlü Bireylerin Yaşam Kalitesinin Yükseltilmesi" başlıklı Avrupa Konseyi Özürlüler Eylem Planı'nın, özürlü bireylerin

haklarını ve topluma tam katılımlarını teşvik etmeyi hedeflediğini aktardı. 2006-2015 yıllarını kapsayan eylem planının temelinin, özürlü bireylerin yaşamlarını etkileyen istihdam, eğitim, sosyal ve yasal koruma gibi konulardan oluşan 15 temel eylem alanından ve çocuklar, kadınlar ve göçmenler gibi kesimleri de ilgilendiren 5 çakışan alandan oluştuğunu kaydeden Kavaf, "Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'nin 28 Ekim 2009 tarihinde imza ve onay prosedürleri tamamlanarak resmiyet kazanmış olması ülkemizin özürlülük politikalarına verdiği önemin bir kanıtını oluşturmaktadır. Diğer yandan sözleşmeye ek ihtiyari protokol ise 28 Eylül 2009 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda imzalanmış, onay sürecine ilişkin prosedür devam etmektedir. Özürlülere yönelik hak ve hizmetler uluslararası belgeler doğrultusunda evrensel standartlara kavuşturulmaya çalışılmaktadır. Bu çerçevede devletlere önemli yükümlülükler getirilmektedir. Başta anayasalar ve bunlara bağlı düzenlemelerle özürlü haklarının teminat altına alınmasına çalışılmaktadır" dedi. Kavaf, "Şu anda tüm Türkiye'de evde bakım desteğinden 275 bin 795 özürlü vatandaşımız yararlanmaktadır. Bu kapsamda özürlülerimize evinde bakım yapan ailesine veya yakınına aylık olarak net bir asgari ücret tutarı olan 545 lira ödemekteyiz. 2022 sayılı kanun kapsamında özürlülerimize ödenen maaşlar yüzde 200-300 oranında artırılmış ve kapsamı genişletilmiştir. Bu kapsamda halen 493 bin 970 vatandaşımız, özürlü maaşı almaktadır" diye konuştu.

HALKIN İLGİSİ ÖNEMLİ

Türkiye Özel Sporcular Spor Eğitim ve Rehabilitasyon Derneği (TÖSSED) Onursal Başkanı Dilek Sabancı ise, dünyada 500 milyon, Türkiye'de ise 8.5 milyon engellinin yaşadığını söyleyerek, engellilerin, kendi seçimlerinin sonucu olmayan engelliliklerinden dolayı

hayatlarının her alanında çeşitli zorluklarla mücadele ettiklerini, bu zorlukların, sosyal, küresel ve kültürel hayatın her alanında yaşandığını ve engellilerin hayata katılımlarını zorlaştırdığını belirtti. Engellilerin hayatını kolaylaştırmak, yaşama katılımını sağlamak, fırsat eşitliği yaratmak, ayrımcılıkla mücadeleye destek vermek açısından eylem planının önemine işaret eden Sabancı, Türkiye'de engelli vatandaşlara yönelik çalışmaların devlet, engelli sivil toplum kuruluşları, dernek ve vakıflar tarafından yürütüldüğünü kaydetti. Sabancı, dernek ve vakıfların, engellilerin hayat standartlarını yükseltebilmek için halkın yetersiz ilgisine rağmen var gücüyle çalıştığını dile getirerek, "Eylem planında, engelli vatandaşların, sosyal ve kültürel hayata katılımlarını, ulaşım ve çevresel sorunlarını ele almanın yanı sıra engelliliğin diğer insanlar üzerindeki algısı ve farkındalığı konusunda da çok önemli, atlanmaması gereken çalışmalar yer almaktadır. Bu çalışmalar, sayesinde halkımızda engelli bireylerin algılanması konusunda bir paradigma değişimi yaşanarak, konuya ilişkin duyarlılığın ve ilginin artacağına inancım oldukça büyüktür. Halkımızın ilgisi ve desteği olmadan ne devletimizin yapacağı çalışmalar ne de vakıf ve derneklerin yapacağı çalışmalar tek başına yeterli olacaktır. Eylem planı geçici çözüm bulma amacıyla değil derin incelemelerde bulunarak kalıcı çözümlere yol açmak amacıyla hazırlanmıştır" diye konuştu.

Kaynak: DHA