Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadele sürecinde yaşanan son gelişmelere değinerek, "Bu süreç, terörle mücadelenin askıya alınacağı, ya da terörle mücadeleden taviz verilecek bir süreç asla değildir ve olmayacaktır" dedi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadele sürecinde yaşanan son gelişmelere değinerek, "Bu süreç, terörle mücadelenin askıya alınacağı, ya da terörle mücadeleden taviz verilecek bir süreç asla değildir ve olmayacaktır" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Millete Hizmet Yolunda" konuşmasında, yarıyıl tatiline giren öğrencileri kutladı. Konuşmasında Ocak ayında gerçekleştirdikleri faaliyetlere değinen Erdoğan, İstanbul'da Florence Nightingale Hastanesi'nin açılışıyla ilgili olarak, "Eğitim ve sağlık alanında yapılan her hizmet, her eser, her yatırım bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Bu alandaki tesisleri, her şeyden daha çok önemsiyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Sağlık alanında iş gücü hakkında sayısal bilgiler veren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şimdi gündemimizde Şehir Hastaneleri var. İlk etapta Kayseri, Ankara-Bilkent ve Ankara-Etlik Şehir hastanelerini 3 yıl içinde faaliyete geçiriyoruz. İstanbul-İkitelli Şehir Hastanesi'nin, ayrıca Elazığ Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi'nin hazırlıkları tamamlandı, en kısa sürede yapımına başlıyoruz. Bunları da 3 yıl içinde hizmete sunacağız. Bu şekilde tam 29 büyük şehirde şehir hastaneleri kurarken, Elazığ'da da bir bölge eğitim araştırma hastanesi kurmayı planlıyoruz."
-"ÇÖPE ATILAN EKMEK SAYISI 6 MİLYON"-
Ocak ayı içinde katıldığı açılışlara da değinen Erdoğan, açılış programları arasında Türkiye için çok önemli bir kampanya olan "Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası"nı başlattıklarını ifade ederek şu bilgileri verdi:
"Ekmek ile nimeti bir tutan, ekmeği alın terinin, paylaşmanın, bereketin sembolü olarak gören bir anlayışa sahibiz. Bakınız; Toprak Mahsulleri Ofisi'nin yaptırdığı araştırmaya göre, Türkiye'de yılda 37 milyar adet ekmek üretiliyor. Tüketilen ekmek miktarı ise, yılda 35 milyar adet. Bu rakamlara göre, maalesef, günde 6 milyon adet, yılda 2 milyar adet ekmek, çöpe gidiyor. Parasal olarak ifade edildiğinde, yılda 1,5 milyar Liralık bir kaynak çöpe atılıyor. Daha da vahimi, Türkiye zenginleştikçe, Milli Gelir artışına bağlı olarak refah arttıkça, tüketim arttıkça, alım gücü arttıkça; ekmek israfı da artıyor. 2011 yılında günde 5 milyon ekmek çöpe gidiyordu, 2012 yılında, sadece 1 yıl içinde, çöpe atılan ekmek miktarı 1 milyon artışla 6 milyon oldu."
-VATANDAŞA EKMEK RİCASI-
Bir tarafta yiyecek bir dilim ekmek bulamazken, diğer tarafta, tıka basa doyan, yediği önünde yemediği ardında duran, yemediğini çöpe atan bir kitlenin olmasının adaletle, kalkınmayla ve refahla bağdaştırılamayacağını, "israfın yerine tasarrufun, ziyan etmenin yerine paylaşmanın konulması gerektiğini" kaydeden Erdoğan, "Aziz milletimin, ekmek kullanımı konusunda çok daha duyarlı olmasını ben özellikle rica ediyorum. Ekmeği alırken, ekmeği bölerken, bir değil, birkaç defa düşünülmesini, o ekmeğe sahip olmayanların hatırlanmasını, ona göre davranılmasını özellikle rica ediyorum" dedi.
-"AFRİKA'YA BATILILAR GİBİ BAKMIYORUZ"-
Ocak ayında yaptığı yurtdışı ziyaretler ile Türkiye'ye gelen yabancı devlet adamlarıyla yaptığı görüşmelerden de bahseden Erdoğan, yaptığı Afrika ziyareti ile ilgili olarak da şunları belirtti:
"Türkiye olarak, Afrika kıtasına, Batılı ülkelerin baktığı gibi asla bakmıyoruz. Oradaki insanları köleleştirmek, oradaki insanları katletmek, oradaki ülkeleri, toplumları birbirine kırdırmak suretiyle Afrika'nın zenginliklerine, elmasına, altınına, petrolüne sahip olmak gibi bir tutum, bizim tarihimizde olmamıştır, olamaz da. Bizim anlayışımız, bizim kültürümüz insanları köleleştiren değil, insanı yaratılmışların en şereflisi gören, insanları özgürleştiren, eşitlikçi bir anlayıştır. Bizim anlayışımızda, bizim kültür ve medeniyetimizde beyazın siyaha, siyahın beyaza karşı bir üstünlüğü yoktur. Bizim anlayışımızda, bütün insanlar eşittir. İşte, bu nedenle, bizler oraya sadece ekonomi ve ticaret için değil, insanlık için gidiyor; dostluk ve kardeşlik için orada bulunuyoruz. Hastalıklarla mücadelede, tarımsal gelişmede, sulamada, enerji ve eğitim alanlarında Afrika'ya teknik ve insani yardımlarımızı düzenli olarak sürdürüyoruz. Burada sadece Türkiye Cumhuriyet Devleti olarak değil, TİKA'mızla, bunun yanında STK'larımızla el ele omuz omuza oraya ulaşıyoruz. Dünyanın yükselen gücü olarak, Türkiye, 37 Afrika ülkesinde projeler gerçekleştiren Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığımız TİKA eliyle, Afrika'nın, Afrika ülkelerinin kalkınmasına ciddi katkılar sağlıyor. 2005 yılında Afrika Kıtasında TİKA tarafından gerçekleştirilen resmi kalkınma yardımları sadece 3 milyon dolar iken, bu oran 2011 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 156 milyon dolara ulaştı."
21'inci yüzyılda, Afrika'nın şahlanacağını ve bu yüzyılın "Afrika medeniyetinin tarih sahnesine geri döndüğü bir yüzyıl olacağını" ifade eden Erdoğan, yurtdışı ziyaretlerinde yaptığı görüşmelerle ilgili olarak da kısa bilgiler verdi.
-KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ YORUMU: "BAYRAK DEĞİŞİMİ VE TAZELENME"-
Konuşmasında kabinede 4 bakanın değiştirilmesine de değinen Erdoğan, yapılan değişikliği "bayrak değişimini ve tazelenme" sözleriyle niteledi. İçişleri, Milli Eğitim, Sağlık ve Kültür Turizm eski Bakanlarının son derece başarılı şekilde görevlerini yaptığını ifade eden Erdoğan, "Bu bir bayrak yarışıdır. Biz, Hükümet olarak, nasıl ki görevi bizden öncekilerden devraldıysak, vakti zamanı geldiğinde, sizler takdir ettiğinizde, aynı şekilde görevlerimizi yeni gelenlere devredecek, ama sizin gönlünüzde yer edinmiş olmanın huzurunu da daima yüreğimizde taşıyacağız" dedi.
-"ÇÖZÜMÜN YERİ DAĞLAR DEĞİL PARLAMENTOLARDIR"-
Konuşmasında terörle mücadele sürecine de değinen Erdoğan, terörü sonlandırmak ve teröristlere silahlarını bıraktırmak amacıyla kararlı adımların atılması için girişimlerini Ocak ayında da sürdürdüklerini ifade etti. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Burada bir kez daha ifade etmeliyim ki, şiddet, hiç bir şekilde mazur ve meşru gösterilemez. Şiddetin hiç bir bahanesi olamaz. Şiddet, kendisini ve taleplerini haklı görenler için asla bir yöntem olamaz. Nitekim ülkemizde şiddet, bugüne kadar hiç bir şekilde hedefine ulaşamamış, hiç bir sonuç elde edememiştir. Demokratik toplumlarda, meselelerin çözüm yeri dağlar değil, parlamentolardır, çözümün aracı da silahlar değil, siyasettir. Meşru bir zeminde üretilen siyaset, er ya da geç bütün meselelere bir çözüm yolu, bir çıkış yolu bulacaktır."
-"YARALARI SARIYORUZ AMA MÜCADELEDEN DE TAVİZ VERMEYİZ"-
Türkiye'de bir takım bahaneler arkasına sığınanların şiddeti yol olarak benimsediğini, bazı siyasi partilerin de şiddetin gölgesinde siyaset üretme gayretinde olduğunu savunan Erdoğan, silahlar konuşurken çözüm üretmenin zorlaştığını ifade etti. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şu anda biz, terörün bir çözüm yolu olmadığını, Türkiye'nin meselelerini siyasetle, konuşarak, istişare ederek çözeceğini vurguluyor, akan kanı dindirmek, yaraları tedavi etmek için adımlar atıyoruz. Bu süreç, terörle mücadelenin askıya alınacağı, ya da terörle mücadeleden taviz verilecek bir süreç asla değildir ve olmayacaktır. Topraklarımıza kastedenler, askerimize, polisimize, diğer güvenlik güçlerimize alçakça saldıranlar, köy korucularımıza saldıranlar, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da cevaplarını mutlaka alacaklardır. Ancak, tahribat kangrene dönüşmeden, kardeşler arasına husumet girmeden, nifak tohumları yeşermeden, bizim artık bu süreci sona erdirmemiz gerekiyor."
-"İLKELERİMİZ BELLİDİR"-
Milletin bu süreçte kendilerine çok güçlü şekilde destek verdiğini gördüklerini ifade eden Erdoğan, terörden beslenenlere, terörden kazanç ve rant sağlayanlara rağmen, milletten aldıkları güçle terörle mücadele etmeyi ve kardeşliği yüceltmeyi sürdüreceklerini belirtti. Erdoğan sözlerini şöyle noktaladı:
"Bizim, bu süreçte ilkelerimiz bellidir. Meşru dairede kalmak, anayasal ve yasal dairede kalmak, milletimizin değerlerine hürmet göstermek, bu süreçte de bizim sarsılmaz şiarımız olacaktır. Milletimiz bize güvendiği, bize inandığı sürece, inşallah, nifak ve fitne kaybedecek, kardeşlik mutlaka ama mutlaka galip gelecektir." - Ankara
Son Dakika › Güncel › Erdoğan: Tahribat Kangrene Dönüşmeden Süreci Sonlandırmamız Gerekiyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.