Fon soruşturması... BBP Genel Başkanı Destici: "Ne kadar hukuka aykırı bir durum varsa faillerin kimliğine bakılmaksızın gereği ifa edilmelidir"

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin, "Yapılması gereken, herhangi bir kurum veya şahsı hedef almak değil, şeffaflığı, hesap verebilirliği ve etkin denetimi hakim kılmak olmalıdır. Ne kadar hukuka aykırı bir durum varsa veya kamu ve vatandaşımızın zararı varsa, faillerin kimliğine bakılmaksızın gereği ifa edilmelidir" dedi.
Haber: Hilal ACAR - Kamera: Can KILINÇ
(ANKARA) - Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin, "Yapılması gereken, herhangi bir kurum veya şahsı hedef almak değil, şeffaflığı, hesap verebilirliği ve etkin denetimi hakim kılmak olmalıdır. Ne kadar hukuka aykırı bir durum varsa veya kamu ve vatandaşımızın zararı varsa, faillerin kimliğine bakılmaksızın gereği ifa edilmelidir" dedi.
Büyük Birlik Partisi (BBP) tarafından Neşet Ertaş Kültür ve Kongre Merkezi'nde Genel İstişare Toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Genel Başkan Yardımcıları, Genel İdare Kurulu (GİK) üyeleri, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile ilgili merkez teşkilatı temsilcileri, Divan Kurulu üyeleri, il başkanları, ilçe başkanları ve partililer katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından BBP Genel Başkanı Mustafa Destici partisinin Siyasi Vizyon Belgesi'ni açıkladı. "İlk meselemiz, ailemiz ve nesillerimizin devamıdır" diyen Destici, "Yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde evlilik desteklerini güçlendirecek, üniversiteli evli çiftlerin burs ve barınma imkanlarını geliştirecek, ücretsiz ve nitelikli kreş hizmetlerini yaygınlaştıracağız. Çalışma hayatını da bu anlayışla ele alacağız. Annenin yükünü hafifleten, çocuğun bakımını güvenceye alan düzenlemeler yapacağız. Ailenin güçlenmesi için eğitimden konuta kadar bütün politikaların birbirini tamamlaması gerekir. Aile kurmanın önündeki engelleri azaltmayı, Türkiye'nin geleceğine yapılacak en değerli yatırımlardan biri sayıyoruz. Bir anne, çocuğunu güvenle bırakabileceği bir kreş bulamıyorsa; bir baba, aldığı ücretle evinin temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, aileye destek sözümüzü orada sınamalıyız" ifadelerini kullandı.
"DIŞ TİCARETTE DE ÜRETİCİMİZİN HAKKINI KORUYACAĞIZ"
Destici, partisinin eğitim hedeflerinin, Türkçeyi güçlü kullanan, tarihini ve kültürünü bilen, araştıran, sorgulayan, bilim ve teknoloji üreten nesiller yetiştirmek olduğunu söyledi. Bir çocuğun kabiliyetinin, ailesinin maddi imkansızlıkları nedeniyle körelmemesi gerektiğini vurgulayan Destici, partisinin eğitime yönelik hedeflerini şöyle sıraladı:
"Nitelikli eğitime erişim, ülkenin her köşesinde güvence altında olmalıdır. Mesleki ve teknik eğitimi güçlendireceğiz. Yazılımdan tarım teknolojilerine kadar geleceğin çalışma alanlarıyla okullarımız arasında canlı bağlar kuracağız. Üniversitelerimiz, bulundukları şehrin çiftçisiyle ve sanayicisiyle birlikte çalışacak. Ortak laboratuvarlar ve uygulama imkanlarıyla bilgi, hayatta karşılığını bulacak. Yeni eğitim-öğretim döneminde ailelerimizin taşıdığı masraf yükünü, öğrencilerimizin barınma endişesini, öğretmenlerimizin beklentilerini bu yüzden önemsiyoruz. Öğretmenin itibarını ve çalışma şartlarını güçlendirmek, eğitim hamlemizin vazgeçilmez parçası olacaktır."
"Ekonomide temel ölçümüz, milletimizin üretme gücünü ve refahını birlikte artırmaktır" diyen Destici, ekonomiye yönelik hedeflerine ilişkin konuşurken, Türkiye'nin kendi teknolojisini geliştirmesi ve kendi markalarını büyütmesi gerektiğini kaydetti. Türkiye'nin elektronikte, enerji ekipmanlarında, tarım makinelerinde ve yüksek teknolojide "daha güçlü" bir üretim yapısına ihtiyacı olduğuna işaret eden Destici, "Kamu yatırımlarını, araştırmayı ve sanayiyi bu hedef etrafında buluşturacağız. Küçük işletmelerimizin finansmana ve pazara erişimini kolaylaştıracağız. Esnafımızın dijital ticarette de rekabet edebilmesi için gerekli desteği sağlayacağız. Dış ticarette de üreticimizin hakkını koruyacağız. İhracatta markalaşmayı, teknoloji geliştirmeyi ve yeni pazarlara ulaşmayı destekleyeceğiz. Küçük işletmelerimizin ortak lojistik ve satış imkanlarından yararlanmasını sağlayacak modelleri geliştireceğiz" dedi.
Emekli vatandaşların yaşadığı ekonomik mağduriyete de dikkati çeken Destici, "Ömrünü çalışarak geçirmiş insanımız, temel ihtiyaçları için evladına el açmak zorunda kalmamalıdır. Emeklinin geliri, insan onuruna yakışır bir hayatı karşılamalıdır. Ücretliyi, emekliyi, küçük esnafı her yeni yükün ilk muhatabı haline getiren kolaycı anlayıştan uzak durulmalıdır. Vergide adalet sağlanmalı, kamuda israfla kararlılıkla mücadele edilmelidir" diye konuştu.
"ENERJİ ALANINDA ÇALIŞAN MÜHENDİSİMİZİN, LABORATUVARDA ARAŞTIRMA YAPAN BİLİM İNSANIMIZIN ÖNÜNÜ AÇMALIYIZ"
Destici, sendikaların temsil gücünün artırılması gerektiğini vurgulayarak, "İşçi, hakkını ararken kendisini güvende hissetmelidir. İş güvenliği konusunda da ölçümüz kesindir: Hiçbir ekonomik kazanç, bir işçimizin hayatından daha değerli değildir. Denetim görevini yerine getirmeyen de gerekli tedbiri almayan da hukuk önünde hesap vermelidir" ifadelerini kullandı.
Çiftçilerin yaşadığı sıkıntılara yönelik konuşan Destici, "Üretim maliyetini, sulamayı, depolamayı ve pazara erişimi birlikte çözmek" zorunda olduklarını dile getirerek, çiftçiyi bilgiyle ve teknolojiyle buluşturacaklarını kaydetti. Hayvancılıkta yem maliyetini ve mera ihtiyacını çözümün merkezine koyacaklarını söyleyen Destici, "Çiftçimizin kazandığı, gençlerin köyünde gelecek kurabildiği, ürettiğimiz değerin dünya pazarlarına ulaştığı bir Türkiye için çalışacağız" dedi.
" Enerji, hem vatandaşımızın faturası hem sanayicimizin maliyeti hem de ülkemizin güvenliği demektir. Bu sebeple hedefimizi enerjide stratejik egemenlik olarak tarif ediyoruz" diyen Destici, şöyle devam etti:
"Kaynaklarımızı verimli değerlendirecek, tedarikimizi çeşitlendirecek, kendi teknolojimizi geliştireceğiz. Güneşten ve rüzgardan yararlanırken bunların ekipmanını üretme kabiliyetimizi de büyütmeliyiz. Depolama ve iletim altyapısını, araştırmayı ve nitelikli insan kaynağını birlikte güçlendirmeliyiz. Milli enerji şirketlerimizin uluslararası yatırımlarda ve ortaklıklarda daha etkili olmasını savunuyoruz. Türk dünyasıyla enerji iş birliğini, ortak üretim ve teknoloji geliştirme alanlarına taşımayı hedefliyoruz. Enerji alanında çalışan mühendisimizin, laboratuvarda araştırma yapan bilim insanımızın önünü açmalıyız. Üniversitede geliştirilen bir buluşun üretime geçmesini sağlayacak desteği kurmalıyız. Stratejik madenlerimiz ülkemizde işlenmeli, ileri teknoloji ürünlerine dönüşmelidir. Cevheri çıkaran da onu işleyecek teknolojiyi geliştiren de katma değerini kazanan da kendi insanımız olmalıdır. Türkiye'nin fabrikasının çalışması, başka bir ülkenin siyasi tercihine mahküm olmamasıdır."
"BİR MAKAMDA OTURAN HERKES BİLMELİDİR Kİ ELİNDEKİ YETKİ, MİLLETİN KENDİSİNE VERDİĞİ EMANETTİR"
Destici, mahallelerden başlayarak spor imkanlarını yaygınlaştıracaklarını belirterek, "Bir çocuğun spora katılabilmesi, ailesinin ödeyebileceği ücretle sınırlanmamalıdır. Sporu sağlıklı hayatın ve toplumsal dayanışmanın bir parçası olarak görüyoruz" diye konuştu.
Adaletin herkese aynı ölçüyle uygulandığı, kamu görevinde liyakatin esas alındığı ve yönetenlerin hesap verdiği bir düzeni savunduklarını söyleyen Destici, "Bir makamda oturan herkes bilmelidir ki elindeki yetki, milletin kendisine verdiği emanettir" dedi.
"Uyuşturucu ticaretine, çetelere ve şiddete karşı etkin mücadele; güçlü soruşturma, zamanında işleyen yargı ve caydırıcı yaptırımlarla yürütülmelidir" diyen Destici, "Suçtan elde edilen gelirin izi sürülmeli, örgütlü yapıların finansmanı kesilmelidir" ifadelerini kullandı.
Destici, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de şunları söyledi:
"PKK bütün unsurlarıyla silah bırakmalı, yurt içindeki ve yurt dışındaki uzantılarıyla birlikte kendisini feshetmeli, devletin hukukuna teslim olmalıdır. Silah bırakma ve fesih gerçekleşmeden af veya buna bağlı anayasal ve yasal düzenlemeler gündeme dahi getirilmemelidir. Türk milleti ifadesinden, Türkçeden, üniter devlet yapımızdan ve milli egemenliğimizden taviz verilmesini asla kabul etmeyiz. Terörün sona ermesi, milletimizin ortak geleceğini ve devletimizin bütünlüğünü güçlendirmelidir. Güvenlik ve istihbarat kapasitemiz güçlendirilmeli; örgütün finansmanı, silah ve insan kaynağına erişimi kesilmelidir. Sınır ötesindeki yapılanmalara karşı diplomasi ve uluslararası iş birliği kararlılıkla yürütülmelidir. Şehitlerimizin emanetini koruyacak, kardeşliğimizi güçlendirecek, terörün yeniden filizlenemeyeceği bir Türkiye için mücadele edeceğiz."
"FONLAR VE ŞİRKETLER ARASINDA ÇIKAR ÇATIŞMASINA YOL AÇAN KAPALI İLİŞKİLER VAR MIDIR?
Kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere yönelik de değerlendirmelerde bulunan Destici, şunları kaydetti:
"Sermaye yapılarının veya birtakım ekonomik çevrelerin siyasi nüfuz ya da himaye iddialarıyla anılması, hukuk devleti anlayışımız gereği ciddiyetle ele alınmalıdır. Mesele birkaç yatırım fonunun ya da hisse senedinin dalgalanmasından ibaret değildir ve böyle görülemez. Asıl odaklanılması gereken nokta, vatandaşlarımızın, özellikle küçük yatırımcılarımızın birikimlerini ve devletimizin iktisadi güvenliğini nasıl teminat altına alacağımız meselesidir. İlgili devlet kurumları şu soruları kamu vicdanını tatmin edecek biçimde cevaplamak durumundadır: Bu işlemler hangi mekanizmalar ve ilişkiler ağı üzerinden yürütülmüştür? Fonlar ve şirketler arasında çıkar çatışmasına yol açan kapalı ilişkiler var mıdır? Anormal fiyat hareketlerinin reel iktisadi karşılığı nedir? Küçük yatırımcımızın maruz kaldığı olası zararlar nasıl tespit edilir, nasıl tazmin edilecektir? ve en önemlisi, sistemin sağlıklı bir şekilde yeniden işleyebilmesi için hangi kalıcı tedbirler hayata geçirilecektir? Yapılması gereken, herhangi bir kurum veya şahsı hedef almak değil, şeffaflığı, hesap verebilirliği ve etkin denetimi hakim kılmak olmalıdır. Ne kadar hukuka aykırı bir durum varsa veya kamu ve vatandaşımızın zararı varsa, faillerin kimliğine bakılmaksızın gereği ifa edilmelidir."
Sizin düşünceleriniz neler ?