Hatimoğulları Edirne'de Demirtaş ve Yüksekdağ'a serbest bırakılma çağrısı yaptı - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Hatimoğulları Edirne'de Demirtaş ve Yüksekdağ'a serbest bırakılma çağrısı yaptı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Hatimoğulları Edirne\'de Demirtaş ve Yüksekdağ\'a serbest bırakılma çağrısı yaptı
 Güncelleme: 

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, Edirne Cezaevi'nde Demirtaş'ı ziyaret edip Demirtaş ve Yüksekdağ'ın derhal serbest bırakılmasını istedi. Hatimoğulları, siyasetçilerin tutuklanmasının 10'uncu yılı dolayısıyla bir tek siyasi mahpus kalmayana dek mücadele süreceğini söyledi.

(EDİRNE) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Edirne Cezaevi'nde Selahattin Demirtaş'ı ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, "Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ derhal serbest bırakılmalıdır" dedi. Demirtaş'ın barış ve demokratik toplum sürecine desteğini aktaran Hatimoğulları, "Bir tek siyasi mahpus kalmayana dek mücadelemiz devam edecek" diye konuştu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, aralarında HDP'nin eski eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ın da bulunduğu siyasetçilerin tutuklanmasının 10'uncu yılı dolayısıyla Edirne Cezaevi'nde Demirtaş'ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından Hatimoğulları, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Hatimoğulları, 10 yıl önce 4 Kasım'da çok sayıda milletvekilinin evine kapıları kırılarak veya zorla açılarak girildiğini, milletvekillerinin gözaltına alınıp tutuklandığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"4 Kasım tarihe bir siyasi darbe olarak geçti. Tarihin karanlık sayfalarında kocaman harflerle yazılan bir gün oldu 4 Kasım. ve hala içerideler. 10 senedir ortada bir suç yok. Ortada demokratik siyaset yapmak dışında ve demokratik siyaseti suç sayan bir anlayış dışında hiçbir şey yok. Buna rağmen arkadaşlarımız Kobani kumpas davası tezgahıyla hala hapishanede tutuluyorlar."

Kandıra ve Sincan cezaevlerinde de ziyaretler ve basın açıklamaları yapılacağını belirten Hatimoğulları, bu açıklamaların ortak temasının, siyasetçilerin 10 yıldır devam eden tutukluluklarına karşı çıkmak olduğunu söyledi.

"TOPLUM VİCDANI NETTİR"

Hatimoğulları, halk toplantılarında kendilerine Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ın ne zaman serbest bırakılacağının sorulduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Toplum vicdanı nettir. Toplumun vicdanının yargısı nettir. Suçsuz yere yatırılmış olan arkadaşlarımız, hapishanede rehin olarak tutulmuş, siyasi rehineler olarak içeride bulunan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır."

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarına işaret eden Hatimoğulları, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf bir ülke olarak bu kararları uygulamakla yükümlü olduğunu vurguladı. Hatimoğulları, şöyle devam etti:

"Bu görev ve sorumluluk hukuki bir sorumluluktur. Şu anda adeta kendi yasalarını, kendi anayasasını çiğneyen, taraf olduğu sözleşmeyi yok sayan, imza attığı sözleşmede o imzayı inkar edercesine arkadaşlarımız halen daha hapishanede. Biz bunu asla kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın yattığı her gün bu iktidarın işlediği suç demektir. Yasa dışılıktır. Yasa dışı bir şekilde arkadaşlarımız içeride tutulmaktadır ve derhal serbest bırakılmalıdır."

"MUHALİF OLAN HER KESİMİ SUSTURMAK İÇİN KAYYUM REJİMİ DEVREYE GİRDİ"

Hatimoğulları, 10 yıl önce 4 Kasım'da yaşananların ardından kayyum uygulamalarının yaygınlaştığını kaydederek, "Van'da ve birçok Kürt ilindeki kayyum atamaları daha sonra İstanbul'da, Esenyurt'ta zuhur buldu. Üniversitelerde, iş yerlerinde, şirketlerde artık kayyum rejimi varlık göstermeye devam etti. Yani sadece Kürt illeriyle sınırlı kalmadı. Muhalif olan her kesimi susturmak için kayyum rejimi devreye girdi" dedi.

Seçilmişlerin gözaltına alınması ve tutuklanmasının da sürdüğünü söyleyen Hatimoğulları, HDP geleneği üzerinde başlatılan yöntemin daha sonra bütün muhalefete uygulandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanlarına işaret eden Hatimoğulları, bunun "4 Kasım'da başlayan siyasi darbenin bütün Türkiye sathına nasıl yayıldığını" gösterdiğini söyledi.

Hatimoğulları, "Kayyum rejimini kabul etmiyoruz. 4 Kasım siyasi darbesini kabul etmiyoruz. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ derhal serbest bırakılmalıdır. Sincan'da ve diğer cezaevlerinde tutulan MYK üyelerimiz, bütün Kobani mahpusları derhal serbest bırakılmalıdır" diye konuştu.

DEMİRTAŞ'TAN BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİNE DESTEK

Demirtaş'ı ziyaret edeceklerini duyurmalarının ardından yüzlerce mesaj ve telefon aldıklarını anlatan Hatimoğulları, kendilerine iletilen selamları Demirtaş'a aktardıklarını söyledi. Hatimoğulları, "Sevgili Selahattin Demirtaş, inanın zihniyle, duruşuyla capcanlı, dipdiri duruyor" dedi.

Demirtaş'ın bütün Türkiye halklarına selam ve sevgilerini gönderdiğini söyleyen Hatimoğulları, Demirtaş'ın iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürece ilişkin mesajının "Burada, bu tutsaklık koşullarında elimizden gelen her türlü çabanın içerisindeyiz. Destek olmaya da devam edeceğiz" olduğunu söyledi.

Hatimoğulları, görüşmede süreci birlikte değerlendirdiklerini, Demirtaş'ın görüş ve önerilerini kendileriyle paylaştığını dile getirerek, "Selahattin Başkan her zamanki gibi oldukça canlı ve oldukça yaratıcı fikirleriyle bugün heyetimizle birlikte kendisini ziyaret ettiğimizde fikirlerini bizimle paylaştı. Süreci de birlikte değerlendirdik. Görüş ve önerilerini bizlerle paylaştı ve son derece verimli bir görüşme oldu" ifadelerini kullandı.

Hatimoğulları, görüşmenin sonunda Demirtaş ile aralarında geçen diyaloğu da şöyle anlattı:

"Ayrılırken 'Sizi yemeğe davet etmek istiyorum' dedi. 'Ama muhtemelen şimdi sizin cezanız yok. Onlar sizi içeri almaz. Size de yemek vermezler vallahi' dedi. Biz böylece kendisiyle vedalaştık ve ayrıldık. Bizler de selam ve sevgilerimizi bir kez daha iletiyoruz."

Bütün siyasi tutukluların özgür olana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Hatimoğulları, "Bütün Türkiye halklarının özlemini duyduğu bir demokratik Türkiye'yi inşa edene dek mücadelemiz devam edecek. Hapishanenin önünden bütün mahpuslara sözümüz olsun ki bir tek siyasi mahpus kalmayana dek mücadelemiz devam edecek" dedi.

ASLAN: "BARIŞ SÜRECİNİN ÖNÜNÜ TIKAMAKTAN VAZGEÇİN"

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan da 4 Kasım'ı barışa, halkların eşit koşullarda bir arada yaşamasına, demokrasiye ve özgürlüklere karşı yapılmış bir darbe olarak nitelendirdi. Aslan, "10 yıldır cezaevinde yatan başta sevgili Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve diğer siyasi tutsaklar hepimizin onurudur. Onlar özgürlüğüne kavuşana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğimizi bir kez daha ifade etmek isteriz" diye konuştu.

Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırıldığı anayasa değişikliğine değinen Aslan, şunları kaydetti:

"Başta Selahattin ve Figen'in dokunulmazlıkları ve birçok milletvekilimizin, arkadaşlarımızın dokunulmazlıkları kaldırıldığında bu ülkede o dönemde ana muhalefet olan CHP'nin Genel Başkanı, Anayasayı bir kez çiğnemekle, bir kez ihlal etmekle bir şey olmaz demişti. O sürecin sonunda bugün geldiğimiz durum şudur: Bu saray iktidarı, saray oligarşisi kendi iktidarını korumak için önüne gelen ne varsa siyasi partileri bölmeye, parçalamaya, tutuklamaya, belediye başkanlarını hapse atmaya devam ediyor."

Kürt sorununun çözümünü Türkiye'nin demokrasi mücadelesinin temel sorunlarından biri olarak gördüklerini ifade eden Aslan, iki yıldır devam eden süreçte Kürt halkının, Kürt siyasetçilerinin ve demokrasi güçlerinin barış için adım attığını, iktidarın ise adım atmadığını savundu.

Aslan, şöyle konuştu:

"Başta Kobani tutsakları olmak üzere Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın, diğer siyasi tutsakların amasız, fakatsız bir şekilde bırakılmalarını istiyoruz. Bölgeye, batıya kayyum atanan bütün belediye başkanlarının görevlerine dönmesini, kayyum uygulamalarına son verilmesini istiyoruz. Kürt halkının eşit koşullarda bir arada yaşaması için adımların atılmasını istiyoruz. Ana dilde eğitim hakkı başta olmak üzere düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz."

Bu adımlar atılmadan barışın tesis edilemeyeceğini belirten Aslan, "Bugün yaptığınız uygulamalarla barış sürecinin önünü tıkamaktan vazgeçin. Bugün yaptığınız uygulamalarla halkların bir arada eşit koşullarda yaşama duygusunun, yaşama isteğinin önüne geçmeyin" diye konuştu.

Anayasa ve AİHM kararlarının uygulanmasını istediklerini söyleyen Aslan, insanların 10 yıl boyunca hukuksuzca cezaevinde tutulmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. Aslan, "Bir an önce tüm siyasal tutsaklar başta olmak üzere bir siyasal genel affın çıkartılmasını istiyoruz" diyerek iktidara siyasi tutukluların serbest bırakılması için adım atma çağrısında bulundu.

KONUKÇU: "SİYASETEN BİR KARAR ALINMIŞ VE SÜREÇ ŞU ANDA DONDURULMUŞTUR"

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukcu ise HDP'nin halkların ve emekçilerin ortak mücadelesini temsil ettiğini belirterek, eski eş genel başkanların tutukluluğunun sürmesinin hukuki değil, siyasi bir tutum olduğunu söyledi.

Konukçu, "Siyaseten bir karar alınmış ve süreç şu anda dondurulmuştur" dedi. Sürecin ilerleyebilmesi için ortak mücadele zeminlerinin büyütülmesi çağrısında bulunan Konukçu, "Bu ülkede halkın ekmeğinin büyüyebilmesi için, kadınların özgürlüğü için, yaşam hakkımız için ve Kürt halkının barış elde edebilmesi için mücadeleyi büyütmeliyiz ve bu talepler birbirinden kopmaz bağlarla bağlıdır" ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.