İkinci Devlet Üniversitesi Yolda - Son Dakika
Son Dakika Logo

İkinci Devlet Üniversitesi Yolda

İkinci Devlet Üniversitesi Yolda
07.10.2011 21:02  Güncelleme: 21:03

Cemal Yılmaz Demir, Samsun'a ikinci devlet üniversitesi kurulması için kanun teklifi hazırlıyor.

AK Parti Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir, partisinin Samsun İl Başkanlığı'nda düzenlenen kahvaltıda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. PKK'ya karşı yürütülen operasyonlar ve meclisten yeni geçen tezkere konusunda bilgiler veren Demir, Türkiye- İsrail ilişkilerine değindi, Güney Kıbrıs konusunda geri adım atmayacaklarını ifade etti.

Yaklaşan yerel seçimler öncesi, yerel yöneticileri ve bürokratları sert bir biçimde uyaran Demir, konuşmasının sonunda bir de müjde verdi. Samsun'a ikinci bir devlet üniversitesi kurulması yönünde kanun teklifi hazırladığını açıklayan Demir, önümüzdeki hafta meclise sunacağı kanun teklifinin Samsun kamuoyu tarafından sahiplenilmesi gerektiğini belirtti.

'Siviller öldüğü için özür diliyoruz' cümlesini, asla kabul etmiyoruz!

Türkiye'nin son zamanlarda içeride terör dışarıda da uluslararası ilişkiler anlamında çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Cemal Yılmaz Demir, terörün son dönemde özellikle tırmanışa geçmesi gayretinin terörist başı Apo'nun dışarıyla görüştürülmeme kararına tepki olarak geliştiğini belirtti. Yaşanan son hadiselerin milletimizi derinden yaraladığını kaydeden Demir, 'Siviller öldüğü için özür diliyoruz' diyerek sanki insani bir yaklaşım gösterilmiş gibi ifadeleri asla kabul etmeyeceklerini söyledi.

Demir, "Geçenlerde işi o kadar ileri hale götürdüler ki 'Elli tane sivil ölse bizim için bir anlamı yok, yeter ki bir polis ölsün' anlamında çok ağır ve tahrik edici bir cümle kullandılar. Sivil olsun, polis olsun, asker olsun, masum bayanlar olsun hepsi bizim canımız ve devletin varlığını bütünlüğünü güvenliğini koruma görevi üstlenmiş memurlarımız sokakta yaşayan vatandaşlarımız dahil hiç kimsenin canına malına kastedilmesine hiçbir biçimde tahammül edemeyiz." şeklinde konuştu.

"Yani ölen sivilse veya sivil öldüğü için özür diliyorlarsa, diğer insanın canı can değil mi ? Polis de asker de milli bir görev için orada bulunuyor. Dolayısıyla çevrilen silah; devlete, millete, sivile, askere, polise, bütün güvenliğimize yönelik bir tehdittir ve ayrım yapmaksızın reddetmek, protesto etmek zorundayız." diyen Cemal Yılmaz Demir, devletin hiçbir biçimde çetelere ve terör örgütlerine karşı müsamahakar davranmayacağını, yöre insanını terör örgütünden ayrı tutarak, terör örgütüyle en acımasız biçimde ve her türlü çareye başvurarak mücadele edeceklerini belirtti.

'Tezkere en geniş yetkilerle meclisten geçmiştir'

Sınır ötesi operasyon yapma yetkisinin meclisten en geniş sınırları ile geçtiğini ifade eden Demir, bu anlamda umut verici gelişmenin; Türkiye, Kuzey Irak Yönetimi ve İran arasında terör örgütü ile mücadele noktasında varılan mutabakat olduğunu belirtti.

Demir konuyla ilgili olarak; "Daha önce uluslararası anlamda bazı sorunlar yaşadık. Bölgede himayeci bir anlayış vardı. Şimdi ise bölge ülkelerinin tamamı PKK'nın bir terör örgütü olduğunu kabul ederek, mücadele konusunda da ittifak ederek mesafe almaya çalışıyor. Kısa bir zaman içerisinde terör problemini aşmanın mücadelesi içindeyiz. Hangi ifadeye sığınırlarsa sığınsınlar, hiçbir biçimde bölücü hareketlere ve eylemlere bu ülkede fırsat verilmeyecektir.

Son dönemde özellikle sivillere yönelik gelişen olaylar, orada yaşayan vatandaşlarımızın da aklını başına getirmiştir diye düşünüyorum. Terör eylemlerini gerçekleştirenlerin hayvandan da çok aşağı mahluklar olduğu bu son yaptıkları eylemlerle ortaya çıkmıştır. Mücadelemiz sürecek ve 780 bin kilometre kare sınırlar içerisinde tek bir devlet yapısı altında yaşayan 74 milyonun kardeşliği devam edecektir." ifadelerini kullandı.

'İsrail insanlık dışı hamleler yapıyor'

Türkiye'nin son dönemde hızla büyümesinin ve gelişmesinin uluslararası ilişkiler anlamında bazı sorunları da beraberinde getirdiğini belirten Demir, 'Sorunların temelinde İsrail yatıyor. İsrail'in bağımsız bir devlet olarak kurulmasıyla birlikte, Ortadoğu'da hep gözyaşı hakim olmuştur. İsrail bazen doğrudan kendi güvenliğini mazeret göstererek insanlık dışı hamleler yapmış, bazen de İsrail'i korumak ve kollamak bahanesiyle başka bazı ülkeler, bölgeye haksız muameleyi reva görmüşlerdir." dedi.

İsrail'in, insanlık alemini ve barışı tehdit eden çirkin bir unsur olduğunu ilk defa yüksek sesle Türkiye'nin söylediğini kaydeden Demir, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, İsrail'in haksız uygulamalarına BM nezdinde dikkat çektiğini ve en net şekliyle her türlü uluslararası toplantıda da bu düşüncesini ortaya koyduğunu belirterek, "Başbakanımız, en son Mavi Marmara olayından sonra, Türkiye'den özür dilenmesi, şehit ailelerine tazminat ödemesi ve Gazze'ye yönelik ambargonun kaldırılması şartları İsrail tarafından kabul edilmezse Türkiye'nin İsrail'le hiçbir şekilde diyaloğa girmeyeceğini ve bu konunun kararlı bir şekilde takipçisi olacağımızı ifade etmesi, İsrail'le ilgili uzun yıllardır endişe taşıyan ancak sesi çıkmayan ülkeleri de cesaretlendirmiştir.

Bu gelişmeler, Filistin'in bağımsız bir devlet olarak dünya arenasına çıkmasını temin edecek ölçüde önemli gelişmelerdir. Bu anlamda, iyi bir yola girilmiştir.

İsrail ve Amerika'nın engellemelerine rağmen Filistin'in dünyanın tanıyacağı bir devlet olma konumunu kısa bir sürede yakalayacağını düşünüyorum." şeklinde konuştu.

Güney Kıbrıs'ın, Akdeniz'de, tabii kaynak aramasının arkasında da İsrail'in olduğunu belirten Demir, "İsrail bu olaya sonradan dahil olmuş bir partner değildir. İsrail, çevre ülkeler için her zaman tehdit oluşturmuştur.

İnanıyorum ki Güney Kıbrıs'taki bu haksız uygulamaya karşı Türkiye'nin ortaya koyduğu tavır, hem Rum yönetimini hem de İsrail'i uluslararası ilişkiler bakımından belli bir çizgiye çekecektir. Türkiye, uluslararası haklarından hiçbir biçimde fedakarlık edemez." dedi.

'Heyecanını kaybetmiş bürokratlarla, yerel yöneticilerle çalışmayacağız'

Konuşmasında iç siyasetle ilgili açıklamalarda da bulunan Demir, yaklaşan yerel seçimleri işaret ederek, yerel seçimlerde Samsun'un tüm belediye başkanlıklarına, tüm il genel meclis üyeliklerine, tüm belediye meclis üyeliklerine talip olduklarını ifade etti.

AK Parti olarak bunu hak ettiklerini düşündüğünü kaydeden Demir, "Takdir milletimizindir. Milletimizin verdiği karar elbette saygı duyacağız. Ama gerçekten de AK Parti döneminde; gerek merkezi, gerek yerel yönetimlerde deyim yerindeyse devrimler yapılmıştır. Yerel yönetimlere çok büyük kaynaklar tahsis edilmiştir. Çok faydalı düzenlemeler yapılmış ve yapılmaya devam edilecektir." dedi.

Bu dönem milletvekili olarak Samsun'a hizmete eden kendisi dahil 4 milletvekilinin son dönemi olduğunu hatırlatan Demir, bu son dönemde çok daha hızlı, çok daha yoğun projeleri hayata geçirmenin gayreti içerisinde olacaklarını kaydetti. Demir konuyla ilgili olarak, "Bu dönemde, gerek yerel yönetimler anlamında seçilmiş arkadaşlarla, gerekse bürokrat arkadaşlarla el birliği içersinde milletimize ve özellikle Samsun'umuza, ilçelerimize, kırsal kesimlerimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Eksikliklerimiz, aksaklıklarımız varsa bunları telafi edeceğiz.

Heyecanını kaybetmiş bürokratlarla, yerel yöneticilerle, il genel meclis üyesi ve belediye meclis üyesi arkadaşlarla çalışmayacağız. AK Parti'nin vizyonuna, misyonuna uygun yeni kadrolarla milletimizin karşısına çıkacağız. Görevimiz, amacımız hizmet olacak. Hepimiz, görevimizi yapacağız, misyonumuzu tamamlayacağız ve yeni gelecek arkadaşlara yol açacağız. Aslolan millettir." ifadelerini kullandı.

'Hatalı olanları tasfiye edeceğiz'

Hiçbir bürokratın devletin kendine verdiği makamı daha yukarı makamlara çıkabilmek için kullanma amacını güdemeyeceğini ve herkesin bulunduğu konumun hakkını vermek zorunda olduğunu ifade eden Demir, "Bu siyasetçi için de geçerli, bürokrat için de geçerli. Bu anlamda toleranslı olmayacağız. Kadrolarımızda yeniliğe ihtiyaç var ve bunu yapacağız, Bürokraside daha başarılı olduğunu düşündüğümüz arkadaşlar olacak, onlarla yolumuza devam edeceğiz. Disiplinli ve gayretli bir çalışmayla, milletimize hizmetimizi sürdüreceğiz." dedi.

Demir sözlerini şöyle sürdürdü: "Her seçimde millet bizi iktidar yapıyor. Yerel seçimde yapıyor, genel seçimde yapıyor. Millete borçluyuz. Bu yüzden, gerek siyaset grubu, gerekse bürokrat grubundan mazeret kabul etmiyoruz. Tasarruflu olacağız. Kamu kaynaklarını israf etmeyeceğiz. Bu vesileyle, buradan özellikle bazı kurum yetkililerine mesaj vermek istiyorum. Kamu kaynaklarını kullanırken 1 kuruşun hesabını yapacağız. Lojmanlardan tutun, makam araçlarına kadar, örtülü ödeneklere kadar, tanıtım masraflarına kadar her şey mercek altında olacak.

Ve kim yaparsa yapsın, kendi adıma konuşuyorum, toleranslı davranmam. Gerekirse kamuoyu önünde de en ağır şekilde konuşurum. Bazen bir köyün iki kamyon çakıl ihtiyacını temin etmekte zorlandığımız oluyor ama başka türlü kaynakların, hiç isabetli olmayan yerlerde kullanıldığını da üzülerek görüyoruz.

Hatamız varsa kabul edeceğiz, hatalı olanları da tasfiye edeceğiz. Önümüzdeki dönem, koordineli bir şekilde ve hukukun içinde kalarak, ama çok daha fazla ter dökerek milletimize hizmetimizi sürdüreceğiz. Milletimiz AK Parti'yi yerel yönetimlerde çok başarılı bulduğu için iktidar yaptı. Millet daha ziyade Genel Başkanımıza bakarak yerel adaylara oy veriyor. Milletimizi yanıltmaya veya mahcup duruma düşürmeye kimsenin hakkı yoktur. Partimizin misyonu bu güven esası üzerine kuruludur."

Samsun'a ikinci devlet üniversitesi: Prof. Ali Fuat Başgil Üniversitesi

Samsun'un, büyükşehir olarak ilk kurulduğu zaman, kağıt üzerinde bir büyükşehir olduğunu ancak, zamanla nüfusu daha da artarak fiilen bir büyükşehir belediyesi haline geldiğini kaydeden Cemal Yılmaz Demir, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nin öğrenci sayısının 30 bini aştığını, hemen hemen her ilçede yüksekokulları, bazı ilçelerde fakülteleri olan devasa bir üniversite olduğunu belirterek, 'Samsun'a ikinci bir devlet üniversitesi kurmanın zamanının geldiğini düşünüyorum.' dedi.

Demir konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Samsun'a bir de vakıf üniversitesi kuruluyor, bundan da mutluyuz. Eğitimde özel eğitim kurumları itibariyle de bir merkez haline geldik, bundan da mutluyuz. Samsun, potansiyeli itibariyle ikinci bir devlet üniversitesini de hak etmektedir. Bu amaçla, Prof. Ali Fuat Başgil adıyla ikinci bir devlet üniversitesi kurulmasının kanun teklifini hazırladık. Önümüzdeki hafta meclise sunacağım.

Samsun halkının, STK'ların, kamu kuruluşlarının ve mevcut üniversite camiasının, yani herkesin sahip çıkması halinde Samsun'a ikinci bir devlet üniversitesi kurulmasının kanununun çıkarılması ve hayata geçirilmesi çok zor olmayacaktır. İkinci üniversite; yeni istihdam alanları oluşacaktır, yeni eğitim imkanları oluşturacaktır. Uluslararası arenada Samsun'un ismini öne çıkaracaktır. Tanıtımda Samsun'u öne çıkaracaktır. Gençlerimize de yeni bir eğitim alanı kurulmuş olacaktır.

Samsun'da yeni bir devlet üniversitesi oluşturmanın fiziki imkanlarının da hazır olduğunu düşünüyorum. Sahip çıkarsak bu işi başarırız kanaatindeyim."

Toplantı sonunda AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın annesi Tenzile Erdoğan'ın ölüm haberini alan Cemal Yılmaz Demir, bu ani gelişme karşısında, Samsun programını yarıda keserek Ankara'ya döndü.

Kaynak: Bültenler

Son Dakika Güncel İkinci Devlet Üniversitesi Yolda - Son Dakika


Advertisement