İklim Değişikliği ve Şehirleşme Paneli - Son Dakika
Son Dakika Logo

İklim Değişikliği ve Şehirleşme Paneli

23.03.2026 17:06

Uzmanlar, iklim değişikliğinin hava olayları ve şehir yaşamına etkilerini tartıştı.

Anadolu Ajansı (AA) Çevre ve Tarım Haberleri Müdürlüğü Yeşilhat ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) işbirliğinde düzenlenen "Yeşilhat Akademi Buluşmaları"nda uzmanlar, iklim değişikliğiyle birlikte yağışların daha kısa sürede ve daha şiddetli hale geldiğini, kuraklığın derinleştiğini ve plansız şehirleşmenin bu tabloyu afete çevirdiğini söyledi.

"Yeşilhat Akademi Buluşmaları" kapsamında İTÜ Ayazağa Yerleşkesi'nde düzenlenen ve moderatörlüğünü AA Çevre ve Tarım Haberleri muhabiri Gülseli Kenarlı'nın yaptığı "İklim Değişikliği ve Atmosfer Dinamikleri: Aşırı Hava Olaylarından Günlük Yaşama" başlıklı panele İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Prof. Dr. Yurdanur Ünal ve Prof. Dr. Barış Önol konuşmacı olarak katıldı."

İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü'nün Dünya Meteoroloji Günü kapsamında düzenlediği tam gün süren etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde, iklim değişikliğinin hava olayları, şehir yaşamı ve afet riskleri üzerindeki etkileri bilimsel veriler ışığında ele alındı.

"İklim beklenen, hava durumu yaşanandır"

Panelde konuşan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, toplumda iklim ve hava durumu kavramlarının sıklıkla karıştırıldığını belirterek, "Hava durumu o anda yaşadığımız atmosfer koşullarıdır, iklim ise uzun vadede beklediğimiz ortalamadır. Ancak bugün bu ayrım giderek bulanıklaşıyor." dedi.

İklim değişikliğinin yalnızca ortalamalarda değil, aşırı hava olaylarında da kendini gösterdiğini vurgulayan Kadıoğlu, buharlaşma arttıkça su döngüsünün hızlandığını, yağışların daha kısa sürede ve daha şiddetli düştüğünü, bunun da özellikle kentlerde ani sel ve taşkın riskini artırdığını anlattı.

Yanlış şehirleşmenin afet riskini büyüttüğünü belirten Kadıoğlu, dere yataklarına yapılan yapılaşmaya dikkati çekerek, "Selin afete dönüşmesi için maruziyet gerekir. Dere yatağına yapı yaparsanız, aşırı yağışta bunun sonuçlarını yaşarsınız." diye konuştu.

Akdeniz havzasının iklim değişikliğinden daha fazla etkilendiğini, Kuzey Afrika'da beklenen kuraklığın Avrupa için göç ve güvenlik sorunu olarak görüldüğünü aktaran Kadıoğlu, afetlere karşı toplumsal bilincin artırılmasının önemine işaret etti.

Kadıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Afet eğitimi küçük yaşlardan itibaren başlamalı. Anaokulu ve ilkokuldan başlayarak çocuklara güvenli yaşam kültürünü kazandırmamız gerekiyor. Bu bilinç refleks haline gelmeli, selde, fırtınada, yıldırımda nasıl davranacağını bilen bir toplum oluşturmalıyız. Doğal afet diye bir şey yoktur, doğal tehlike vardır. Afet, tehlike, maruziyet ve etkilenebilirliğin çarpımıdır. Tehlike engellenemez ama maruziyet ve etkilenebilirlik azaltılabilir. Bu nedenle şehir planlaması ve yapılaşma kritik öneme sahiptir."

"Yeşil alanların artırılmasıyla 2 dereceye kadar soğuma sağlanıyor"

Prof. Dr. Yurdanur Ünal, iklim değişikliğinin yağış rejiminde çelişkili gibi görünen etkiler oluşturduğunu, toplam yağışlar azalırken, atmosferdeki nem artışı nedeniyle kısa sürede çok şiddetli yağışlar görülebildiğini kaydetti.

Sıcaklık artışıyla birlikte atmosferin daha fazla nem tutabildiğini, bunun da ani ve yoğun yağışları tetiklediğini ifade eden Ünal, kentlerde "ısı adası" etkisinin giderek büyüdüğünü ve yüzey malzemelerinin bu süreçte kritik rol oynadığını dile getirdi.

Ünal, "Yaptığımız ölçümlerde asfalt yüzeyde 55 derece, hemen yanındaki beton yüzeyde 50 derece sıcaklık ölçtük. Bu fark, gece boyunca ortama geri verilen ısıyı artırarak kent ısı adasını büyütüyor." şeklinde konuştu.

Yeşil alanların artırılmasının sıcaklıkları düşürdüğünün altını çizen Ünal, "İstanbul için yaptığımız modellemelerde, yeşil alanların artırılmasıyla 2 dereceye, tamamen doğa tabanlı çözümlerle ise 5-7 dereceye kadar soğuma sağlanabileceğini gördük." bilgisini verdi.

"İklim sistemi için kritik eşik"

Prof. Dr. Barış Önol ise hava tahminlerinin küresel ve bölgesel modellerin birlikte kullanılmasıyla yapıldığını belirterek, "Küresel modellerden elde edilen verileri, daha yüksek çözünürlüklü bölgesel modellerle işleyerek 3 ila 10 günlük tahminler üretiyoruz. Özellikle son 3 gün kala tahminlerin doğruluğu oldukça artıyor." sözlerini sarf etti.

İklim değişikliğinde kritik eşiklere, özellikle de okyanus akıntılarındaki yavaşlamaya dikkati çeken Önol, "Atlantik'teki sıcak su taşıyan akıntıların zayıflaması, iklim sistemi için kritik bir eşik olabilir. Bu sistemin durması, geri dönülmesi çok zor bir sürece işaret eder. Bu sistem şu anda yavaşlamış durumda." uyarısında bulundu.

Yapay zekanın iklim çalışmalarına katkı sağladığına ancak yeni sorunlar da doğurduğuna değinen Önol, "Yapay zeka hesaplamaları çok büyük enerji gerektiriyor. Bu enerji ihtiyacı mevcut iklim senaryolarında tam olarak yer almıyor. Bu da geleceğe dair yeni bir belirsizlik oluşturuyor." tespitini paylaştı.

Panelde konuşmacılar, sunumlarda, iklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca bilimsel verilerin değil, şehir planlaması, enerji politikaları ve toplumsal farkındalığın da belirleyici olduğunu anlattı.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel İklim Değişikliği ve Şehirleşme Paneli - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement