İsrail'den İdam Tasarısına Tepki - Son Dakika
Son Dakika Logo

İsrail'den İdam Tasarısına Tepki

26.02.2026 17:45

İsrail ve Filistinli insan hakları örgütleri, AP'de idam cezası tasarısına karşı ortak çağrı yaptı.

İsrail ve Filistin merkezli insan hakları örgütleri temsilcileri, Avrupa Parlamentosu'nda (AP) İsrail'in Filistinli tutuklulara idam cezası öngören yasa tasarısına karşı çağrı yaptı.

İsrail merkezli insan hakları örgütü B'Tselem'in Temsilcisi Yoav Shemer-Kunz ve Filistin merkezli insan hakları örgütü Al-Haq'ın hukuk danışmanı avukat Ahmed Abofoul, AP binasında basına açıklama yaptı.

Shemer-Kunz, söz konusu yasa tasarısının, İsrail'in kontrolü altındaki tüm bölgelerde Filistin halkına karşı yürüttüğü genel saldırının bir parçası olduğunu belirterek, "Bu idam cezası yasası, aynı zamanda Filistinlilerin İsrail toplumunda ne ölçüde insanlıktan çıkarıldığının bir göstergesidir. İdam cezası, yaşam hakkının ihlalidir ve insan onurunun temel ilkesiyle bağdaşmaz." dedi.

Filistinliler için zaten fiilen bir idam cezası uygulandığını vurgulayan Shemer-Kunz, "İsrail askerleri, polis ve yerleşimciler, ölümcül güç kullanımı için açık bir gerekçe olmadığı durumlarda bile Filistinlileri öldürdüklerinde tam bir cezasızlık hakkına sahip olacaklarını biliyor." diye konuştu.

Shemer-Kunz, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Filistinli tutukluları devlet politikası olarak işkenceye tabi tuttuğunu, en az 84 Filistinli mahkumun İsrail'in gözaltı merkezlerinde hayatını kaybettiğini bildirdi.

İsrail'in askeri ve sivil cezaevi tesislerinin, Filistinli tutuklulara yönelik işkencenin sistematik olarak uygulandığı bir ağ haline geldiğini aktaran Shemer-Kunz, serbest bırakılan tutukluların ifadelerinin tecavüz dahil olmak üzere çok sayıda cinsel şiddet vakasını ortaya koyduğunu kaydetti.

Shemer-Kunz, "Şu anda bu işkence kamplarında insanlık dışı koşullarda, aşırı kalabalık, sistematik kötü muamele, şiddet, aşağılanma ve fiziksel ve zihinsel işkenceye maruz kalan 9 bin 200'den fazla Filistinli tutulmaktadır. Bunların yaklaşık yarısı, 4 bin 600 tutuklu, herhangi bir suçlama olmaksızın tutulmaktadır." ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği'nin (AB) uluslararası hukuku koruma ve dış politikası ile uluslararası ticaret politikası çerçevesinde insan haklarını savunma yasal yükümlülükleri bulunduğunun altını çizen Shemer-Kunz, "AB ve üye devletleri, Filistinlileri korumak ve İsrail'in cezasızlık uygulamasına son vermek için ellerinden gelen her şeyi yapmalıdır." şeklinde konuştu.

AB'ye çağrı

Filistin merkezli insan hakları örgütü Al-Haq'ın hukuk danışmanı avukat Abofoul, İsrail hapishanelerindeki işkence ve idam cezasının getirilmesine yönelik girişimlerin münferit ihlaller olmadığını belirtti.

Abofoul, "Bunlar, yerleşimci-sömürgeci bir proje olarak tanımlanan ve on yıllardır Filistin halkının sistematik biçimde tahakküm altına alınmasına ve parçalanmasına dayanan, cezasızlık ve ne yazık ki AB dahil uluslararası toplumun kimi aktörlerinin örtülü desteğiyle sürdürülen bir apartheid rejiminin öngörülebilir araçlarıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Filistinlilerin acımasız işkence yöntemlerine maruz bırakıldığını anlatan Abofoul, ağır darp, cinsel şiddet ve tecavüz, kasten tıbbi ihmal ve hatta yetersiz beslenmenin bunların arasında olduğunu söyledi.

Abofoul, söz konusu mahkumların, kamuoyunda infial yaratacak "doğru ten" rengine sahip olmadıklarını söyleyerek, "Gözaltındaki Filistinli mahkumların durumu, tekil ve istisnai olayların talihsiz sonuçları değildir. Bu, Filistin halkının iradesini ve direncini kırmaya yönelik hesaplı bir zalimliğin ürünüdür. Bu vahşi uygulamalar, Filistinlileri ayrı hukuki kategorilere ayıran ırkçı bir sömürgeci apartheid yapısından ayrı düşünülemez." dedi.

İsrail rejimine müsamaha göstermenin ve sessiz kalmanın sömürgeci yapıya ortak olmak anlamına geldiğini vurgulayan Abofoul, "Tüm taraflara, özellikle de AB'ye, tüm gözaltı merkezlerine bağımsız gözlemcilerin derhal erişiminin sağlanmasını talep etme, suçlama veya yargılama olmaksızın tutulan tüm Filistinlilerin serbest bırakılması çağrısında bulunma, gözaltında yaşanan ölümlerle ilgili bağımsız soruşturmalar yürütülmesini ve hesap verilebilirliğin sağlanmasını talep etme ve idam cezası yasa tasarısına karşı çıkma çağrısında bulunuyoruz." diye konuştu.

Abofoul, uluslararası toplumun ve özellikle de AB'nin bu ihlalleri artık münferit olaylar olarak değerlendirmemesi gerektiğinin altını çizerek, bunların yıkılması gereken bir apartheid rejiminin temel sütunları olduğunu ve mümkün olan en kısa sürede ortadan kaldırılması gerektiğini kaydetti.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel İsrail'den İdam Tasarısına Tepki - Son Dakika


Advertisement