İzbb Meclisi CHP Grubundan '8 Mart' Mesajı: Kadınları Korumayan Düzene Katlanmak Zorunda Mıyız? - Son Dakika
Son Dakika Logo

İzbb Meclisi CHP Grubundan '8 Mart' Mesajı: Kadınları Korumayan Düzene Katlanmak Zorunda Mıyız?

09.03.2026 18:35  Güncelleme: 22:06

İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grubu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı okuyan CHP Grup Sözcüsü Yağmur Yurdakul Özkan, kadınların yıllardır maruz kaldığı şiddet ve baskılara tepki göstererek, “Buna katlanmak zorunda mıyız? Kadınları korumayan, adalet sistemini kadınların arkasından çeken, eşitliği çok gören bu düzene katlanmak zorunda mıyız” dedi.

(İZMİR) – İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grubu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı okuyan CHP Grup Sözcüsü Yağmur Yurdakul Özkan, kadınların yıllardır maruz kaldığı şiddet ve baskılara tepki göstererek, "Buna katlanmak zorunda mıyız? Kadınları korumayan, adalet sistemini kadınların arkasından çeken, eşitliği çok gören bu düzene katlanmak zorunda mıyız" dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grubu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bugün gerçekleştirilecek Meclis toplantısı öncesinde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Meclis Toplantı Salonu önünde gerçekleştirilen açıklamada, grup adına açıklamayı CHP Grup Sözcüsü Yağmur Yurdakul Özkan yaptı.

Yurdakul, açıklamada kadın cinayetleri ve kadınların güvensiz bir hayat sürmesine değinirken cezasızlık politikalarını eleştirdi.

"Mücadelenin hatırlandığı ve büyütüldüğü bir gündür"

8 Mart'ın anlamına değinen Özkan, "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; kadınların eşitlik, adalet, özgürlük ve insanca yaşam ve çalışma koşulları için verdikleri mücadelenin simge günüdür. 8 Mart, bir kutlama günü değil, kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkı için verdikleri mücadelenin hatırlandığı ve büyütüldüğü bir gündür. Kadın emeğinin görünür kılınması, kadınların maruz kaldığı her türlü ayrımcılığın, şiddetin ve eşitsizliğin ortadan kaldırılması için verilen mücadele bugün de aynı kararlılıkla sürmektedir" dedi.

"Siz hiç boşanmak istediğin için öldürüldünüz mü?"

Kadınların yıllar boyunca maruz kaldığı eril şiddeti cümlelerle örneklendiren Özkan, şunları söyledi:

"Onlarca geçen yıl içerisinde kadınlara, 'Sen kadınsın, kahkaha atma', 'Sen kadınsın, düzgün giyin', 'Sen kadınsın, evinde otur', 'Sen kadınsın, aklının ermediği işlere karışma' denilmeye cüret edildi. Kadınlar yıllarca, 'Ocağın üstünü hep sen mi sildin?' 'Evin camlarının nasıl hep tertemiz kaldığını hiç düşündün mü?' 'Çok çalışıp hiç ücret almadığın oldu mu?', 'Daha fazla çalışıp daha az maaş aldın mı?', 'Okula gitmek istediğin için cezalandırıldın mı?', 'İstemediğin, tanımadığın biriyle evlendirildin mi?', 'Sırf kız çocuğu olduğun için erkek kardeşinden daha değersiz görüldün mü?',  'Yemeğin tuzu eksik diye şiddet gördün mü', 'Boşanmak istediğin için öldürüldün mü?' diye sordu."

"Kişiyi korumakla yükümlü olanlar nerede?"

Geçtiğimiz hafta aynı gün öldürülen Fatma Nur Çelik cinayetlerini hatırlatan Özkan, devlet yetkililerine sorumluluk çağrısı yaparak, "Fatma Nur Çelik'i hatırlatan Yurdakul, "Hani yaşamak tüm hakların üzerindeydi? Kişinin maddi ve manevi varlığını korumakla yükümlü olanlar nerede? 'Hakkımı helal etmiyorum. Tutunduğumuz her dal koparılıyor. Sadece benim değil, küçücük çocuğumun da hayatı karartıldı. Canım güvende değil, Mayıs ayını görebilir miyim bilmiyorum'  diye haykıran Fatma Nur'u ve kızı Hifayı koruyabildiniz mi? 'Sıradaki biz olabiliriz' diyen Fatma Nur öğretmeni koruyabildiniz mi? Fatma Nur öğretmen yetkililere bildirimde bulunduğunda ne yaptınız" dedi.

"Devletin vatandaşını koruma ve yaşatma yükümlülüğü vardır"

Özkan, rakamlarla kadın cinayetlerindeki vahim tabloyu ortaya koyarken şu ifadeleri kullandı:

"Buna katlanmak zorunda mıyız? Kadınları korumayan, adalet sistemini kadınların arkasından çeken, eşitliği çok gören bu düzene katlanmak zorunda mıyız? 8 Mart; tüm bunlara katlanmak zorunda olmadığımızı haykıran, hakları için mücadele eden, bu uğurda hayatlarını kaybeden kadınların tarihidir. Kadınların yaşam hakkı dahi güvence altına alınmamışken, kadınlar günü adı altında küçük kutlama mesajları vermekten öteye gidemeyenler yükümlülüklerini hatırlamalıdır. Devletin vatandaşını koruma ve yaşatma yükümlülüğü vardır. Devlet, bireylerin temel haklarını ihlal etmemekle kalmaz; aynı zamanda yaşam hakkını tehdit eden her türlü duruma karşı önlem almakla da yükümlüdür. Ancak 2025 yılında Türkiye genelinde 336 kadın cinayeti ve 145 şüpheli kadın ölümü gerçekleşmiştir. İzmir'de ise 11 kadın cinayeti işlenmiştir."

"Bir insanın hayatı sosyal medyada duyulana kadar siz neredesiniz"

Pınar Sevinç cinayeti üzerinden sosyal medya tepkisi üzerine yetkililerin harekete geçmesini eleştiren Özkan, "Geçtiğimiz cuma günü karar duruşması yapıldı. Ailesi adalet için delilleri tek tek kendisi toplamak zorunda kaldı. Kamuoyu destek verdi, herkes duydu ve sonunda fail hak ettiği cezayı aldı. Peki bir insanın hayatı sosyal medyada duyulana kadar siz neredesiniz? Siz neredesiniz bilmiyoruz ama direnenler burada. Biz bu öfkeyle direneceğiz ve mücadele edeceğiz. Gerçek adalet sağlanana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki eşitlik bir lütuf değil, bir haktır. Kadınların yaşam hakkını korumayan hiçbir düzen meşru değildir. Kadınların yaşam hakkının, emeğinin ve onurunun tartışma konusu olmadığı bir ülke kurulana kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel İzbb Meclisi CHP Grubundan '8 Mart' Mesajı: Kadınları Korumayan Düzene Katlanmak Zorunda Mıyız? - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement