Ege Doğaltaş Platformu Başkanı Faruk Çalapkulu, Kabe'den Tac Mahal'e kadar birçok yerde Türk doğaltaşı ve işçiliği kullanılmasına rağmen başarının yabancı mimarlık ofislerinin hanesine yazıldığına dikkat çekti, mimar ve müteahhitlere "Sahip çıkalım" çağrısı yaptı.
Sektör ve gelişimi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Ege Doğaltaş Platformu Başkanı Faruk Çalapkulu, 4 bin yıldır ülkenin taşını, altın ve dövize çeviren sektörün hünerli ustalarının emeklerini mimari tasarım ile harmanlaması durumunda sektörün hak ettiği yere geleceğini söyledi. Anadolu'da bu konuda tartışmasız bir yetkinliğin olduğunu vurgulayan Çalapkulu, "Bugün karbonatlı taşlar olan mermer ve traverten ihracatında dünya birincisiyiz, doğaltaşlar ihracatında da üçüncülük kürsüsünde oturuyoruz" diye konuştu.
MİMARLIK ÖĞRENCİLERİNE DOĞALTAŞ DERSİ
Anadolu insanının ekmeğini taştan çıkardığını ancak uluslar arası platformlarda bu birikimin yeterince tanıtılamadığını vurgulayan Çalapkulu, bu konuda özellikle müteahhitlere ve mimarlara büyük görev düştüğünü kaydetti. Çalapkulu, taş çıkarma ve işleme kültürü ile teknik olanaklar açısından eksik olmadığı ancak mimari tasarım ve yapılarda kullanma konusunda iyi terzilere ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi. Çalapkulu ayrıca mimarlık fakültelerinde doğaltaşa özel ders verilmesi gerektiğinin altını çizdi.
TAC MAHAL VE KABE'DE TÜRK DOĞALTAŞI
Çalapkulu, dünyada bir çok projede Türk doğaltaşının ve işçisinin emeğinin kullanılmasına karşın bu projelerin yabancı mimarlık ofisleri tarafından tasarlanmış olmasının eksikliği gösterdiğine dikkat çekti. Çalapkulu, şöyle konuştu:
"Örneğin Kabe'de Safa ile Merve arası Say'ın mermerleri döşenirken orayı ziyaret etmiştik. 450 metrelik gidiş dönüş yolunun iki tarafında Elazığ Vişne mermeri, ortada ise İtalyan Beyaz Carrara mermeri tasarlanmıştı. Bu projenin montajını da Türk mermer ustaları yapıyordu. Ancak projeyi yabancı mimarlar gerçekleştirmişti. Mekke gibi diğer büyük projelerin büyük bir bölümünü Amerika'daki mimarlık büroları yapıyor. Bunun değiştirilmesi gerekli. Bizce Türk doğaltaşına layık olduğu değeri mimari tasarımlar verecektir. Unutulmamalıdır ki dünyadaki binlerce eser gibi dünya harikası Tac Mahal'de Türk mimarlarının (Mehmet İsa Efendi, Mehmet İsmail Efendi) şaheseridir."
'TRAVERTENİ BİTTİĞİNDE Mİ MARKALAŞTIRACAĞIZ?'
Faruk Çalapkulu, Türkiye'deki sektörün bilinçli hedefler koyması ve sınırlı olan mermer rezervlerini kıskanç ve akılcı bir şekilde pazarlamak gerektiğini vurguladı. Çalapkulu, "Sonsuz servetimiz yok. Bunu herkes bilmeli. Böyle bir şey söylendiğinde, yabancılar yanlış bakıyorlar, 'Vur tepesine al malını' diye hareket ediyorlar. Şu anda Denizli traverten rezervimiz azaldı. Bunu iyi kullanmamız gerekiyor. Bittiği gün mü Denizli travertenini markalaştıracağız? Bitmeden harekete geçerek markayı oluşturmalıyız" diye konuştu.
'İÇİMİZDEKİ ÇİNLİLERİ ANONS EDİYORUZ'
Çalapkulu, pazarlama konusundaki eksikliklere de dikkat çekti. Çalapkulu, "Sektör doğaltaş satıyor ama doğru satıyor mu? Dünyadaki fiyat hareketlerini incelemeliyiz. İçimizdeki Çinlileri anons ediyoruz. 'Bu arkadaşımız pazarı bozuyor' diye. Dolayısıyla bir arkadaşımız da tonunu bin dolara satıyor. Biri de tonunu 50 dolara satıyor. Burada bir yanlışlık var. Maliyet hesaplarını gerçekleştirmesini doğru anlatmamız gerekiyor. Burada da ciddi bir eğitim sorunu var" dedi. - İzmir
Son Dakika › Güncel › Kabe'nin Taşları Bizim, Gururu Amerikalı Mimarın - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.