Mısır ve Suriye'deki Katliamlara Tepkiler - Son Dakika
Son Dakika Logo

Mısır ve Suriye'deki Katliamlara Tepkiler

Mısır ve Suriye\'deki Katliamlara Tepkiler
22.08.2013 16:41

Memur Sen Genel Başkanı Gündoğdu: "Ülkelerinde bir balina karaya vurduğunda dünyayı ayağa kaldıran bu güçler, diktatörlerin çocukları katletmesine göz yumuyorlar, darbeye darbe, katliama katliam diyemiyorlar" Hak İş Genel Başkanı Arslan: "Türkiye doğrusunu yapıyor. Biz mutlaka haktan, adaletten ve mazlumdan yana yer almak zorundayız. Biz güçlüden yana olursak tarihimizle, kültürümüzle çelişiriz" Gazeteci Yazar Dilipak: "Adalet, barış, hürriyet, kardeşlik için birlik günüdür. Kimse bu yolda davet beklemesin, davet eden kendisi olsun"

Mısır'da darbe yönetiminin katliamlarına ve Suriye'de sivil halkı hedef alan kimyasal silah saldırısına tepkiler artarak devam ediyor. Tepkilerde, Batı'nın "iki yüzlü" tavrı eleştirilirken, Türkiye'nin ve Türk halkının mazlum halkların yanında yer almasının haklı bir tutum olduğu dile getiriliyor.

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler'in Mısır'daki katliamı kınadığını, Suriye'dekini ise kınıyormuş gibi yaptığını söyledi.

Yaşanan süreçte Birleşmiş Milletler'in insan haklarından yana olmadığının görüldüğünü ifade eden Gündoğdu, örgütün darbecilere, diktatörlere, kan emicilere ve katillere zırh olan bir tutum sergilediğini kaydetti.

Birleşmiş Milletler'den medet ummanın ölüden gözyaşı beklemek gibi olduğunu vurgulayan Gündoğdu, şöyle konuştu:

"Dünyanın evrensel ahlakı kuşanmış tüm insanlarının hareket etmesi lazım. Bunun için Müslüman olmaları, Hristiyan olmaları, kadın olmaları, erkek olmaları hiç önemli değil, insan olmaları yeter. Çünkü vicdanı olanın, vicdanı sızlar. Batı medeniyeti öldürmeyi esas alır, bizim medeniyetimiz bir insanın ölümünü kainatın ölümü, bir insanın kurtuluşunu kainatın kurtuluşu görür. Esasen ABD, AB, Birleşmiş Milletler cahiliye toplumunun aynısını yapıyor. O dönemde helva hamurundan put yapıp acıkınca onu yiyorlardı. ABD ve batı demokrasiyi dünyanın önüne değer olarak koydu ama kendi ülkelerinde bir balina kara vurduğunda dünyayı ayağa kaldıran bu güçler, diktatörlerin çocukları katletmesine göz yumuyorlar. Darbeye 'darbe', katliama 'katliam' diyemiyorlar."

Gündoğdu, batı medeniyetinin dünyaya ve insanlara verebileceği bir değerin kalmadığını dile getirerek, "Suriye'de, Mısır'da insanlar ölmüyor, insanlık ölüyor. Mısır ve Suriye'ye destek olacaklar da o ülkeler için direniş kendileri için diriliş gerçekleştirecek. Türkiye'ye ve Türk halkına büyük görev düşüyor" diye konuştu.

-"Türkiye'nin ki hasiyetli ve onurlu duruş"

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da Batı'nın daha öncede olduğu gibi batının iki yüzlü ve riyakar bir tutum izlediğini belirterek, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi uluslararası örgütlerin iflas ettiğini söyledi.

Söz konusu örgütlerde etkin olan ülkelerin akan kanın birinci derecede sorumluluklarının bulunduğunu vurgulayan Arslan, "Bu kan bir şekilde geri dönecek. İnsanlık bunun  hesabını soracaktır. Biz insanlık onuruna sahip çıkıyoruz. Körelen vicdanlara vicdanların olduğunu hatırlatıyoruz. Bu haklı sesi bütün dünyaya duyurmak için cumartesi günü Sıhhiye'de sesimizi yükselteceğiz" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin, Suriye ve Mısır'da yaşananlara karşı sergilediği tavrın olması gereken olduğunu kaydeden Arslan, şöyle devam etti:

"Bu süreçte inisiyatif almasının, haksızlıklara karşı meydan okumasının Türkiye'nin rolüyle uygun olamadığını söyleyenler var. Bence Türkiye doğrusunu yapıyor. Biz mutlaka haktan, adaletten ve mazlumdan yana yer almak zorundayız. Biz güçlüden yana olursak tarihimizle, kültürümüzle çelişiriz. Biz ateşe atılan İbrahim'den yanayız, Nemrut'tan yana değiliz. Türkiye Suriye ve Mısır'a hak ve adalet çizgisinde bakıyor. Türkiye'nin ki hasiyetli, onurlu ve dünyayı şaşırtan bir duruştur."

-"Haksızlığa sessiz kalmamaya çağırıyoruz"

Gazeteci-Yazar Abdurrahman Dilipak ise 11 Eylül'de dünyayı ayağa kaldıran ABD'nin Mısır ve Suriye'deki katliamlar karşısında sessiz kaldığına dikkati çekti.

Suudi Arabistan'ın Mısır'daki, İran ve Hizbullah'ın da Suriye'deki tutumunun kabul edilemez olduğunu dile getiren Dilipak, "İran yönetimi bu yeni Kerbela karşısında başını kuma gömmekten öte zalimlere destek vermiştir. Mısır gerçeği konusunda Suudilerin, ABD'nin çizgisine savrulmuştur. Bu durum asla savunulamaz. Bu İslam dünyası için bir hicrandır" dedi.

Türkiye'de yarın birçok il ve ilçede protestolar ve gıyabi cenaze namazları kılınacağını belirten Dilipak, Mısır ve Suriye'deki katliamlara karşı gelişen dayanışmayla ilgili, şunları söyledi:

"Rabia'nın dört parmağından her biri bir başka bölgeyi işaret ediyor. Kudüs ve Filistin işaret parmağını, diğerleri Türkiye, Suriye ve Mısır'ı. Gençler, kadınlar, çocuklar birçok ilin meydanlarında sabahlara kadar Rabia nöbeti tutuyorlar. Mısır ve Suriye halkı ile dayanışma konusunda  haberleşme aracı olarak Twitter'den '#MısırveSuriyeDananışmasıİçinBuHafta' başlığı altında bilgi girmek ve bilgi almak mümkün. Biz bu haksızlıklar karşısında kardeşlerimizi sessiz kalmamaya çağırıyoruz. İslam'a ve Müslümanlara karşı topyekun bir saldırı ile karşı karşıyayız. Bugün vahdet günüdür. Adalet, barış, hürriyet için kardeşlik için birlik günüdür. Kimse bu yolda davet beklemesin, davet eden kendisi olsun. Bu kendi geleceğimizin savunulmasıdır. İnsanlık onurunun savunulmasıdır." - Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Mısır ve Suriye'deki Katliamlara Tepkiler - Son Dakika


Advertisement