Şenay Ünal - Irak, Afganistan, Mali, Suriye ve dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan iç savaşlar, tarihi ve kültürel eserlere de büyük ölçüde zarar veriyor.
Suriye'de yaşananlar, Suriye'nin yanında tüm insanlığın ortak geçmişini de tehdit ediyor. Farklı medeniyetlerin Suriye topraklarında bıraktığı eserler, rejim askerlerinin havadan ve karadan hedef gözetmeksizin yürüttüğü yoğun saldırılar neticesinde geri dönülmez zararlar görüyor.
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Suriye'nin, Lahey Sözleşmesi olarak bilinen ve 1954'te imzalanan "Silahlı Çatışma Durumunda Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi"ni, 1970 tarihli "Kültür Varlıkları'nın Kanunsuz İthal, İhraç ve Mülkiyet Transferinin Önlenmesi ve Yasaklanması İçin Alınacak Tedbirlerle İlgili Sözleşme" ve yine 1972'de UNESCO'nun "Dünya Doğal ve Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi"ne taraf olduğunu söyledi.
Suriye'nin 1972 sözleşmesine göre Dünya Miras Listesi'nde aralarında Şam, Bosra, Halep gibi tarihi şehirleri ve Selahattin Kalesi olmak üzere 6 kültürel mirasının ve 1 somut olmayan kültürel mirasının bulunduğunu bildirdi.
Bu sözleşmelerin, Suriye'ye kendi egemenlik alanlarındaki kültürel mirası koruma ve gelecek kuşaklara aktarma konusunda sorumluluk verdiğini vurgulayan Oğuz, "UNESCO, 1954 sözleşmesini kabul eden devletlerden, uluslararası toplumdan ve çatışan taraflardan, çatışma durumlarında da kültürel mirasın korunmasını talep etmekte ve birtakım sorumluluklar yüklemektedir. Bu konuda bölgedeki siyasal aktörlerin ve çatışan tarafların daha fazla duyarlılık göstermesi beklenmektedir" dedi.
-"Sahip çıkılmazsa Suriye tarihi de yok olabilir"-
Kültürel mirasların korunmasından ve gelecek kuşaklara aktarılmasından insanlık olarak herkesin sorumlu olduğunu vurgulayan Oğuz, şunları kaydetti:
"İç savaşların yaşandığı ülkelerde hem insanlar hem de insanlığın bıraktığı izler yok ediliyor. Daha önce Irak'ta paha biçilemez tarihi eserler çalındı, müzeler talan edildi. Afganistan'da, Mali'de yaşanan çatışmalar yine ülkelerin kültürel varlıklarına zarar verdi. Şimdi Suriye'de de aynı durumla karşı karşıyayız.
Osmanlı İmparatorluğu'nun uzunca bir dönem hakimiyeti altında kalan Suriye'de çok sayıda cami, kale, köprü, han, hamam, kervansaray, okul ve çeşme var. Bunlardan dünya tarihi açısından öne çıkanlar Roma kalıntıları, Şövalye Kalesi, Dera, Lazkiye, Humus ve Halep'te yer alan çok sayıda ecdat eseri, antik köyler, tarihi çarşılar var. Sahip çıkılmazsa Suriye tarihi yok olabilir."
-"İlgili bakanlıklarla ve kurumlarla iletişimlerimiz sürüyor"-
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu olarak konuyla ilgili ve yetkililerle görüşmeye devam edeceklerini belirten Öcal, şöyle konuştu:
"UNESCO olarak komşumuz Suriye'deki çatışmaların bir an önce sona ermesini diliyoruz. Başta sözleşmelere taraf devletler olmak üzere uluslararası toplumun kültürel mirasın korunmasına yönelik tedbir ve duyarlılıklarını artırmalarını umut ediyoruz.
Biz Türkiye Milli Komisyon'unun sorumluluk alanında Suriye'deki bir kültürel mirasın akıbetinin ne olduğunu birilerinden sorma ve buna uygun da tedbir alma yetkisi yok. Ancak biz insanlığın ortak mirasının zarar görmemesi ve gelecek kuşaklara aktarılması gibi çok genel bir UNESCO prensibinden hareketle acaba ne yapılabilir diye düşünebiliriz."
Yayıncı: Tolga Özgenç - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Savaşlar 'Ortak Tarihi' de Yok Ediyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.