Milyonlarca turistin ağırlandığı kentlerde turizm gelirlerine odaklanılması, yerel halk için yapılan konutların turistlere kiralanması ve marketlerin hediyelik eşya dükkanına dönüşmesi yerel halkın temel ihtiyaçlarını gölgeliyor.
Anadolu Ajansının (AA) "Turizmin Gölgesinde Kentler" başlıklı dosya haberinin ikinci ve son bölümünde, turizm faaliyetleri nedeniyle yerel halkın ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelen turistik kentlerdeki sorunlar ele alındı.
Dünya genelinde birçok şehir, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayarak küresel turizmin başlıca merkezleri haline geliyor. Ancak bu yoğun ilgi, ciddi sorunları da beraberinde getiriyor.
Turist akını nedeniyle turistik kentlerde yaşayan yerel halk, günlük yaşamlarını sürdürmekte zorlanır hale geliyor.
Sokakların sürekli dolu olması ve şehrin yapısının turistlerin ihtiyaçlarına göre değişmesi, yerel halkın yaşam kalitesini düşürüyor. Konukseverlik "turist karşıtlığına" dönüşüyor.
Öte yandan, şehir sakinlerinin tepkisi yalnızca kalabalıkla sınırlı değil. Artan kira ve yaşam maliyetleri, yerel dokunun turistik yatırımlar uğruna zarar görmesi, gürültü ve çevre kirliliği gibi etkenler de rahatsızlığı derinleştiriyor.
Dünya genelinde, özellikle Avrupa başta olmak üzere bazı şehirlerde düzenlenen protestolarda birçok şehir sakini, turistleri "evlerine dönmeye" çağırıyor.
Buna karşın turizm, yerel ekonomiler için vazgeçilmez bir gelir kaynağı olmayı sürdürüyor. Yerel yönetimler, turizmin sağladığı ekonomik katkı ile şehir sakinlerinin yaşam kalitesini koruma arasında denge kurmakta zorlanıyor.
"Sorun turistler değil, sistem"
Danimarka Aalborg Üniversitesi Kültür ve Küresel Çalışmalar Bölümünden Profesör Carina Ren, AA muhabirine konuştu.
İnsanlığın ticaret, savaşlar, koloni faaliyetleri ve hac gibi dini sebeplerle tarih boyunca seyahat ettiğini kaydeden Ren, İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda modern turizm faaliyetlerinin başladığını ifade etti.
Ren, bugün turizmle ilgili en büyük sorunun turistler ile yerel halka sağlanan koşullar arasında bir "denge kurmak" olduğunu belirtti.
Profesör Ren, "Karşı karşıya olduğumuz en büyük zorluk, turizmi yerel halka gürültü ve pahalılık getiren bir sorun olmaktan kurtarıp yaşam kalitesini yükselten bir modele dönüştürebilmektir." dedi.
Turistik kentlerdeki dairelerin yerel halkın barınma ihtiyacını karşılamak yerine turistlere kiralanmasının, konut fiyatlarını ciddi ölçüde artırdığını söyleyen Ren, "Şu anda gördüğümüz mesele turistlerin kendisi değil, bozuk turizm sistemi." diye konuştu.
Bu durumun, yerel halk için barınmayı giderek daha pahalı ve erişilemez hale getirdiğinin altını çizen Ren, marketler ve günlük ihtiyaçlara yönelik dükkanların yerini turistik işletmelerin aldığını vurguladı.
Ren, "Her yer kafe ve hediyelik eşya dükkanına dönüşüyor. Şehirler günlük yaşamı karşılayamaz hale geliyor ve bu durum, yerel halkın yaşam kalitesini etkiliyor." ifadelerini kullandı.
Yerel halkı gözeten politikalar çağrısı
Ren, "Tüm dünyada seyahat eden insan sayısı giderek artarken, turizm hızlanıyor. Bu yüzden bazen küçük bölgeler, beklenmedik şekilde turistlerin istilasına uğruyor. Bunun için gerekli plan veya altyapılar bulunmuyor." dedi.
Turistlerin tek bir noktadan çıkarılıp kentin tamamına dengeli şekilde yayılması gerektiğini belirten Ren, böylece şehir merkezindeki ve turistik noktalardaki yığılmanın önlenebileceğini dile getirdi.
Ren, turistik kentlerde yerel halkı da gözeten dengeli politikalar oluşturulması ve planlamalar yapılması gerektiğini kaydetti.???????
Son Dakika › Güncel › Turizmin Gölgesinde Yerel Hayat - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?