Kılıçdaroğlu, 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nin önemine değinirken de halkı sandığa çağırıp "Bu seçim, partilerin kendi aralarında yarıştığı bir seçim değil, demokrasinin oylandığı bir seçimdir. Bu seçim cumhurbaşkanlığı seçimi değil, Türkiye'nin geleceğinin oylanacağı bir seçimdir. Bu seçim normal, sırada bir seçim değildir. Uygar bir dünya içinde yerimiz olsun diyorsak sandığa gidip oyumuzu kullanacağız" dedi.
Kılıçdaroğlu bir yıl önce Gezi protestoları sırasında Eskişehir'de sokakta dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ı da andı:
"Değerli arkadaşlar nasıl bir Türkiye'de yaşıyoruz. Ali İsmail Korkmaz. Gencecik bir üniversite öğrencisi. Annenin ve babanın umutla üniversiteye gönderdiği, Türkiye'ye yararlı olacak bir öğrenci Eskişehir'de sokak arasında sopalarla ve tekmelerle öldürüldü. Ben bütün annelere ve babalara sesleniyorum. Ali İsmail'in annesi ve babasının yerine kendinizi koyunuz. Polis destan yazdı diyor. Senin çocuğun karanlık sokakta öldürüldüğünde 'Polis destan yazıyor' diyen adama oy verecek misin vermeyecek misin? Geleceği düşünüyorsan oy vereceksin. "
"Sana ben değil dünya diktatör diyor'
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan'ı "Senin ellerin kanlı, senin dilin kirli, senin geçmişin kirli. Sana ben değil dünya diktatör diyor" sözleriyle eleştiren Kılıçdaroğlu, "Bu seçim hukukun üstünlüğüne inananlarla inanmayanlar arasında bir seçimdir. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna kirli birisi oturamaz. Cumhurbaşkanlığına yalan söyleyen birisi oturamaz. Yalan söylemek ayıptır" dedi.
Kılıçdaroğlu, 1980 öncesinde çocuklarına zaman ayıramadığı için çocuklarının kendisine serzenişte bulunduğunu anlattığı röportajı izletti. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın kapısına "Baba biraz da bize zaman ayır" notu bırakan kızı Esra'nın 1983 doğumlu olduğunu, Başbakan Erdoğan'ın bu olayın 1980 öncesi yaşandığını anlatarak 'yalan söylediğini' ifade etti.
Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de 'kasedinin bulunduğu' yönündeki sözlerini hatırlatan Kılıçdaoğlu "Şantaj kasedi nedir? Gül'den yanıt bekliyorum. Ben şahsen böyle bir kaset olduğuna inanmıyorum. O zaman o kasedi kullanan Erdoğan'a neden bir şey söylemiyor. Tüm halkı temsil eden koltukta oturan kişi şantajla korkutulamaz" dedi.
"İhaleleri takip eden cumhurbaşkanı istemiyoruz"
Kılıçdaroğlu, MHP ile birlikte aday gösterdikleri Ekmeleddin İhsanoğlu'nu överken de, "İyi bir yönetici, profesör, BM'den sonra en büyük örgüt olan İslam İşbirliği Örgütü'nü yönetmiş" diye konuştu.
İhsanoğlu'nun yeterince tanınmadığı yönündeki eleştirilere de "Daha iyi ya, diğerini tanıyoruz. Biz ihaleler takip eden, halkını değil cebini düşünen cumhurbaşkanı adayı istemiyoruz" dedi.
Erdoğan'ın İhsanoğlu'nun bağışladığı 1000 lirayı geri iade etmesini eleştirirken de "Ekmeleddin Bey 'kaç para istiyor' diye Bilal'e soracaktı" ifadesini kullandı.
CHP lideri, Erdoğan'ın Musul'da Türk diplomatların kaçıran IŞİD'e 'yalvardığını' söylerken, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun kaç kişinin rehi alındığını bilmediğini savundu.
Erdoğan'ın 2011 Mavi Marmara' saldırısından sonra Erdoğan'ın " Gazze'ye yardım gemilerine donanma gemileri eşlik edecek" dediğini hatırlatıp şunları söyledi:
"Donanma gemilerini gönderemedi, yalan söyledi. 23 Mart 2013'de 'Nisan'da Gazze'ye gideceğim' dedi. Nisan geliyor, tık yok. 14 Nisan 2013'te bir açıklama daha geliyor. Mayıs sonu Gazze'ye gideceğim dedi. Sonra John Kerry bir açıklama yaptı, 'Sen Gazze'ye gidemezsin' dedi. Sonra da Kerry'nin açıklaması 'hiç şık değil' dedi. Gazze'ye gidemedi. Sadece palavra attı. Sen daha Gazze'ye gidemiyorsun, kalkmışsın Türkiye'ye Cumhurbaşkanı olacaksın. Ekmeleddin Bey, Filistinlileri barıştırdı. Kudüs nişanını aldı."
'Soma'da taahhütler tutulmadı'
Kılıçdaroğlu 1 saatlik konuşmasının bir bölümünü Soma'da 301 madencinin öldüğü faciaya ayırdı.
"Sadece Soma'da mı insan hayatı bizim önümüze geldi durdu? diye soran CHP lideri, 2013 yılında 1235 işçi hayatını kaybettiğini belirtip son yıllarda işçi ölümlerinin arttığına dikkat çekti. Soma'daki işçilerin Başbakan ile görüştüğünü ve kendilerine 15 taahhüt verildiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, devletin teftiş raporları tamamlanana kadar kimsenin madenlere inmeyeceğine dair sözün tutulmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, taşeron sisteminin kaldırılması, maaş ikramiyeleri ve 7,5 saatlik mesainin 6 saate düşürülmesi dahil madencilere verilen taahhütlerin tutulmadığını söyledi.
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla ilgili fezlekelerin gizlendiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, komisyonun kurulduğunu belirtip, "Sıralama yokmuş, her şey karışıkmış diyerek geri gönderdiler. Yolsuzluk yapanı korumak nedir? Fezlekeler görüşülmesin diyen kişi cumhurbaşkanı adayı. Hırsızlık yapana prim verecek misiniz vermeyecek misiniz? Her yurttaşım sandığa giderken bunu düşünsün" ifadelerini kullandı.
Son Dakika › Güncel › Türkiye'nin Geleceği Oylanacak' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.