Uluslararası Ceza Mahkemesi Koalisyonu (UCMK), Suriye'deki savaş suçlarının faillerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yargılanması konusundaki Fransa'nın sunduğu karar tasarısının reddedilmesinin ardından, BM Genel Kurulu'nun harekete geçmesi ve "BMGK Reformu"nun gerçekleştirilmesi çağrısında bulunuldu.
UCMK, söz konusu tasarıyı Rusya ve Çin'in veto etmesinin ardından, BM üyesi ülkelerin temsilcilerine mektup gönderdi.
Mektupta, UCM'nin devreye sokulmasını öngören Suriye'yle ilgili tasarının kabulünde BMGK'nın başarısızlığı ve UCM'yle ilgili diğer benzer durumlar nedeniyle, BM'ye üye ülkelerden, harekete geçmeleri istenirken, "Savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçlara karşı eylemin Konsey'de veto hakkıyla engellenmesi konusunda güçlü bir duruş sergileyen bir koalisyonumuz var" denildi.
2012 yılında UCMK'nın, Genel Kurul'un şeffaflık, hesap verilebilirlik ve BMGK'nın etkinliğinin artırılması konusundaki tasarısına destek verdiği hatırlatılan mektupta, son 3 yıldır Suriye'deki durumun kaos ve insani felakete sürüklenmesinin izlendiği ifade edildi. Mektupta ayrıca, uluslararası toplumun, 150 binden fazla insan kaybı ile milyonların göçmen statüsüne düşmesi ve ülke içinde yerlerinden olmasına neden olan büyük bir insani felaketle karşı karşıya olduğu kaydedildi.
Çok iyi şekilde belgelenmiş savaş suçlarının ve insanlığa karşı işlenen suçlarının cezasız kalmaya devam ettiği belirtilen mektupta, BMGK'nın 4'üncü defa veto kararıyla "korkunç sorunu" çözmede bir kez daha başarısız olduğu dile getirildi.
Bu bağlamda, UCMK üyelerinin, soykırımın ve insanlığa karşı savaş suçlarının BMGK tarafından önlenmesi ve sona erdirilmesi amacıyla Fransız hükümetinin önerisini prensip olarak desteklediği ve bu konuda UCMK'ya tüm dünya genelindeki STK'ların katıldığı kaydedildi.
Mektupta ayrıca, BM Genel Kurul üyelerine, BMGK'nın BM Sözleşmesi'nden doğan veto hakkının yeniden ele alınması çağrısı yapıldı.
UCMK, 150 ülkede, 2500 STK üyesiyle, UCM ile uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi konusundaki faaliyetleriyle, UCM'nin adil, etkin ve bağımsız olması, adaletin görünür ve evrensel olmasının sağlanması ve insanlığa karşı savaş suçları ve soykırımın suçu kurbanlarına adalet sağlayan ulusal yasaların güçlendirilmesi çabalarında bulunuyor.
BM Reformu -
Rusya ve Çin'in, Suriye konusundaki en son karar tasarısını veto hakkını kullanarak reddetmesi, bir kez daha BMGK'nın meşruiyet ve güvenilirlik sorununun gündeme gelmesine neden oldu.
ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin'den oluşan 5 daimi üye ve 2 yıllığına seçilen 10 geçici üyeden oluşan BMGK'nin genişletilmesi konusundaki reform çalışmaları, 20 yıla yakın süredir ara ara gündeme getirilse de bugüne kadar önemli bir ilerleme sağlanamadı.
BMGK'nın kararları, BM Şartı'na göre, bağlayıcılık özelliği taşırken, 193 üye ülkenin temsil edildiği BM Genel Kurulu'nun kararlarının tavsiye niteliğinde olması nedeniyle, BM'nin bu organının yetkilerinin güçlendirilmesi, BM'nin yapısıyla ilgili ana tartışma konuları arasında yer alıyor.
Almanya, Japonya, Brezilya ve Hindistan'dan oluşan Dörtlü Grup diye adlandırılan ülkeler, 2005 yılında BM'ye sundukları reform teklifinde daimi ülkelerin sayısının 25 çıkarılmasını isterken, 53 ülkeyi temsil eden Afrika Birliği de daimi üyelerin sayısının kendileriyle birlikte 26'ya çıkarılması görüşünü dile getirdi. Aralarında Türkiye ve İtalya'nın da olduğu 50'yi aşkın üyeli "Oydaşma İçin Birlik Grubu"nun teklifinde ise BMGK üye sayısının 25'e çıkarılması istenmişti. - New York
Son Dakika › Güncel › Ucmk'den BM Üyesi Ülkelere Reform Çağrısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.