Ümit Özdağ: "Fatma Betül Sayan Kaya'nın ifadeye çağrılması doğru ve gecikmiştir"

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, fon soruşturması kapsamında eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın ifadeye çağrılmasına ilişkin, "Fatma Hanım'ın bu ifadeyi vermek için davet edilmesi doğrudur ve gecikmiştir" dedi. Özdağ, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçmesine ilişkin de "Korkuya yenilenler AK Parti'ye gidiyorlar" diye konuştu.
Haber: Batuhan Dükel/ Kamera: Ünal Aydın
(ANTALYA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, fon soruşturması kapsamında eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın ifadeye çağrılmasına ilişkin, "Fatma Hanım'ın bu ifadeyi vermek için davet edilmesi doğrudur ve gecikmiştir" dedi. Özdağ, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçmesine ilişkin de "Korkuya yenilenler AK Parti'ye gidiyorlar" diye konuştu.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin Alanya İlçe Başkanlığı'nda, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Özdağ, Alanya'da cumartesi gününe kadar çeşitli temaslarda bulunacaklarını, yurttaşlar, sivil toplum kuruluşları, gençler, çiftçiler ve iş insanlarıyla bir araya geleceklerini söyledi. Türkiye ekonomisinin yaşadığı sorunlar ve fon krizine ilişkin de görüşmeler yapacaklarını belirten Özdağ, "Aslında fon yolsuzluğu demek lazım çünkü krize bir yolsuzluk yol açtı" diye konuştu.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın henüz TBMM'de onaylanmadığını ifade eden Ümit Özdağ, yurt dışına asker gönderilebilmesi için, TBMM'nin onayının gerektiğini vurguladı. Özdağ, şunları kaydetti:
"Zafer Partisi olarak, Türkiye'nin Suudi menfaatlerini korumak için Orta Doğu'da bir maceraya sürüklenmesine kesinlikle karşıyız. Çok net olarak ifade edelim, Türk askerinin Yemen'de İsrail'in baş düşmanı olan Husilere karşı savaşa götürülmek istenmesini Türk milleti kabul etmeyecektir. Türk askerinin Suudi Arabistan, yani Suudi ailesine ait olan Arabistan için kan dökmesini, cepheye yollanmasını asla kabul etmeyeceğiz ve Zafer Partisi olarak da bu konudaki net görüşümüzü bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da savunacağız."
BELEDİYELERE YÖNELİK OPERASYONLAR: "DÜŞMAN CEZA HUKUKU UYGULAMASIDIR"
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Mersin ve İstanbul'daki belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin soru üzerine Özdağ, operasyonların yürütülme biçimini eleştirdi.
Özdağ, fon soruşturması kapsamında haksız kazanç elde ettiği iddialarıyla ifadeye çağrılan eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'ya yönelik uygulama ile belediye başkanlarına yönelik uygulamaları karşılaştırarak, şöyle konuştu:
"Mersin'de sabah belediye başkanının evine baskın yapılıyor, kameraya alınıyor, görüntüler servis ediliyor. Değil mi? Peki, Vahap Seçer'i davet etseler Vahap Seçer gidip ifade vermeyecek mi?
Neden Fatma Hanım'ın evine baskın yapılmadı, sabah altı buçukta da ifadeye davet edildi? İktidar mensubu olduğu için. Neden Vahap Seçer'in evine baskın yapıldı? Muhalefette olduğu için. Bu, anayasanın bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğuna dair anayasal hükmüne aykırı düşman ceza hukuku uygulamasıdır."
"ÜZERİNDEN GÜNLER GEÇTİKTEN SONRA DAVET EDİLDİ"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya'nın ifadeye çağrılmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Ümit Özdağ, şu yanıtı verdi:
"Fatma Hanım'ın bu ifadeyi vermek için davet edilmesi doğrudur ve gecikmiştir. Üzerinden günler geçtikten sonra bu ifadeyi vermek için davet edildi. Fatma Hanım, savcılarla konuşmadan önce gazetecilerle çok özel görüşmeler yaptı ve bir gazeteciye, Nagihan Alçı'ya, 'Eğer kötü bir şey olduğunu düşünseydim bunu kendi adımla yapmazdım, başkasının adıyla yapardım' demiş. Fatma Hanım'ın bu açıklaması bence etik seviyesinin ne olduğunu gösteriyor. Fatma Hanım, yanlış bir şey olduğunu düşündüğünüzde başkasının adıyla yapmazsınız, o eylemi hiç yapmazsınız. Bakın, siz hiç yapmamayı düşünmüyorsunuz. 'Kendi adımla yapmazdım' diyorsunuz. Bundan daha büyük bir gaf olabilir mi? Kendi kendinizi siz ele veriyorsunuz."
Özdağ, soruşturmanın yürütülme biçimine ilişkin kuşkuları olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
"Umarım bu soruşturma bir aklama operasyonuna da dönüşmez. Hukukun bütün gerekleri gerçekleşir. Umarım derken şunu da söyleyeyim, bekliyor muyum? Hayır, beklemiyorum. Ne yazık ki beklemiyorum. Çünkü Türkiye'de hukukun araçsallaştırıldığı, siyasallaştırıldığı ve suç yaratıldığı, suçsuz kişilerin nasıl cezalandırıldığını, cezaevlerine, hapse atıldığını kendim yaşayarak deneyimlemiş bir insanım."
HAYATİ YAZICI'NIN OĞLUNUN ORTAĞI BALLI'NIN ÖLÜMÜ: "BEKLEYELİM, GÖRELİM"
Fon soruşturmasında adı geçen, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı ile ortaklığı bulunduğu belirtilen ve haksız kazanç elde ettiği iddialarıyla gündeme gelen Ali Emre Ballı'nın, İstanbul'da aracında ölü bulunmasına ilişkin soruyu da yanıtlayan Ümit Özdağ, şöyle konuştu:
"Öncelikle bu soruşturma kapsamında önce mal varlığına el konulan, sonra serbest bırakılan ve Hayati Yazıcı'nın oğlunun iş ortağı olan kişinin bazılarına göre cinayet, bazılarına göre intihar, ama soruşturma daha devam ediyor, şeklinde vefatının, bu fon yolsuzluğuyla ilgili olduğu açık ve şaşırtıcı değil.
Çünkü o kadar büyük bir yolsuzluk gerçekleşti ki yüz binlerce insanın ekonomik durumu kökten bozuldu ve daha ilk gün, yolsuzluk duyulur duyulmaz yapmış olduğumuz açıklamalarda bir intihar dalgasının geleceğini söylemiştik. Umarım sayı artmaz. Ancak bu bir intihar mı yoksa çok şey bildiği için bu kişi öldürüldü mü? Bunu ancak önümüzdeki süreçte ortaya çıkacak bilgiler netleştirecek."
Ümit Özdağ, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin başlatılan soruşturmayı da hatırlatarak, "Yani kimin nasıl öldüğü bile belli değil bu ülkede. Onun için bekleyelim, görelim" dedi.
X'TEKİ ERİŞİM ENGELLERİ: "BU BİR ANTİDEMOKRATİK BASKI REJİMİ UYGULAMASIDIR"
Aralarında bazı gazeteciler ile haber ve medya sitelerinin de bulunduğu bazı sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine ilişkin soruya Özdağ, "Ambargo TV de dahil, yüzlerce önemli ve kamuoyunu bilgilendiren hesaba erişim engeli getiriliyor. Bu erişim engelini getirenler, anayasanın iletişim özgürlüğü ve halkın bilgilenme özgürlüğüne karşı suç işlediklerini bilsinler" yanıtını verdi. Hesaplara suç işlendiği gerekçesiyle soruşturma açılabileceğini ancak erişim engelinin farklı bir uygulama olduğunu savunan Özdağ, "Bu bir antidemokratik baskı rejimi uygulamasıdır. Ama bütün bu tür uygulamalar sonunda hukuku ve demokrasiyi karşılarında bulmak durumundalar" dedi.
BAHÇELİ'NİN 2028 AÇIKLAMASI: "2028 DEYİP 2027'DE DE OLABİLİR"
Ümit Özdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, seçimlerin 2028'de yapılması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olması yönündeki açıklamasının sorulması üzerine, şunları söyledi:
"Sayın Bahçeli'nin, seçimlerin 2028'de olacağına dair açıklaması ve Erdoğan Cumhurbaşkanı, yasamada Milliyetçi Hareket Partisi açıklaması siyasi bir açıklamadır. Sayın Bahçeli bize Turan'a gideceğimizi söylemişti birlikteyken. Sonra da o İmralı'ya gitti. Onun için değişebiliyor. Bu açıklamasını bu çerçevede değerlendiriyorum. 2028 deyip, 2027'de de olabilir. Yani 'şaka yaptım' diyebilirler. Biz Zafer Partisi olarak seçimlere hazırız. Onun için erken, geç, çok geç, çok erken ne zaman yapılırsa yapılsın seçimler için hazırız."
CEMİL TUGAY'A: "KORKTUĞUNUZ İÇİN GEÇTİĞİNİZİ SÖYLESEYDİNİZ"
Özdağ, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın, AK Parti'ye katılması sorusunu da yanıtladı. Parti değiştiren belediye başkanlarının korku nedeniyle bu kararı aldığını söyleyen Özdağ, şöyle konuştu:
"Bu davranış, çocuklarına ve torunlarına ve seçmenlerine gururla anlatabilecekleri bir davranış değildir. Korktuklarını görüyoruz. Korku insani bir duygudur. Hapse girmek... Ben hapse girmiş bir insan olarak bunu anlayabiliyorum. Hapse girene kadar hapis ürkütücü bir yer. Hapse girdikten sonra ürkütücü değil. Ama bu arkadaşlar hapse girmedikleri için ürküyorlar, korkuyorlar. ve bu korkuya yenilenler de AK Parti'ye gidiyorlar."
Tugay'ın açıklamasına da değinen Ümit Özdağ, "Cemil Bey, biraz daha dürüst olsaydınız keşke ve deseydiniz ki: 'Sevgili İzmirliler, çok korktum. Korktuğum için geçtim'" ifadelerini kullandı. Korkunun insani bir duygu olduğunu söyleyen Özdağ, "Ama demokrasilerde insanlar korkuyorlarsa o ülkede demokrasi yok demektir. Zaten Türkiye'de demokrasi yok" diye konuştu.
Bir gazetecinin, "Mansur Yavaş neden geçmedi?" sorusuna ise Özdağ, "Demek ki korkmadı" yanıtını verdi.
Sizin düşünceleriniz neler ?