Ümit Özdağ: “Öcalan için yapılan villanın sıvasını atmayın, sıvasız olsun” - Son Dakika
Son Dakika Logo

Ümit Özdağ: “Öcalan için yapılan villanın sıvasını atmayın, sıvasız olsun”

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Ümit Özdağ: “Öcalan için yapılan villanın sıvasını atmayın, sıvasız olsun”
 Güncelleme: 

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan için İmralı'da yapılan konuta ilişkin, "Bu villa sıvasız olmalı. Buradan villayı yapanlara sesleniyorum; bu villanın sıvasını atmayın. Sıvasını atmayın ki yüzlerce sıvasız şehit evi hatırlansın" dedi.

(ANKARA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan için İmralı'da yapılan konuta ilişkin, "Bu villa sıvasız olmalı. Buradan villayı yapanlara sesleniyorum; bu villanın sıvasını atmayın. Sıvasını atmayın ki yüzlerce sıvasız şehit evi hatırlansın" dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında eğitim sistemi, "Terörsüz Türkiye" süreci, yeni anayasa tartışmaları, ekonomi ve tarımdaki gelişmeler ile terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan için İmralı'da yapılan konuta ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özdağ, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve eğitim sistemini eleştirdi. 2026 YKS sonuçlarına değinen Özdağ, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne de tepki gösterdi.

Özdağ, şöyle konuştu:

"Bu hafta başında 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı başladı. 17 milyona yakın gencimiz okullarda eğitime başladılar ve ne yazık ki Milli Eğitim çok başarısız bir şekilde yönetiliyor AKP iktidara geldiği günden bu yana. 24 yıllık AK Parti iktidarı sırasında 9 Milli Eğitim Bakanı değişti ve eğitim bu süreç içerisinde sürekli kademe kaybederek aşağı doğru inişini gerçekleştirdi. Şimdiki Milli Eğitim Bakanı, ben ona 'gayri milli eğitimsizlik bakanı' diyorum. Doktorada benim öğrencimmiş, nasıl benden geçti hala anlamış değilim."

Özdağ, ÖSYM sınavları sonuçlarına ilişkin, "ÖSYM resmi verilerine göre bu yıl TYT'ye 2 milyon 254 bin öğrenci girmiş ve ortalama doğru sayıları şöyle: 40 soruda matematikte 6,4, fen bilimlerinde 20 soruda 3,9" dedi.

Özdağ, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne ilişkin ise şunları söyledi:

"Bu isimden İstiklal Harbi, Kurtuluş Savaşı çıkarılmış. Atatürk'e mümkün olduğunca az yer verilmeye çalışılmış. Bilim ve teknoloji derslerinin yerini sivil toplum örgütleri diyerek cemaat ve tarikatlara açan AKP türü bir eğitimle karşı karşıyayız."

ÖĞRETMENLERE ÇAĞRI

Öğretmenlere seslenen Özdağ, "Öğrencilerinize Atatürk'ü, İstiklal Harbi'ni, Kurtuluş Savaşı'nı bu kavramları kullanarak anlatmaya devam edin" diyerek şöyle devam etti:

"Eğer okulunuza gelirse gayri milli eğitimsizlik bakanına da Kurtuluş Savaşı'nın Osmanlı'dan kurtulmak için verilen savaş olmadığını anlatın. Sınıfta yakalarsanız oturtun bir sıraya, öğretin ona. Matematik ve fen bilimleri öğretin. Tarihimizi ve kültürümüzü öğretin. Türk kimliğini ve Türk bilincini, Türklük bilincini aşılayın öğrencilerinize ve unutmayın, gençlerimiz size emanet ve aynı zamanda Türkiye'nin geleceği de sizin yetiştirdiğiniz gençlere emanet."

"SİNCAR GİBİ KRİTİK BİR BÖLGEYİ PKK BU KADAR KOLAY BIRAKMAZ"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in, Irak'taki PKK bağlantılı yapıların silah bırakmasına ilişkin açıklamalarını değerlendiren Özdağ, Sincar'daki sürece ilişkin şu soruları yöneltti:

"Sayın Çelik'in bahsettiği konu, Sincar bölgesindeki PKK bağlantılı unsurların Irak devletine silah teslim etmesi ve bunların duruma uygun olanların Irak güvenlik güçlerine entegre olmasını kapsıyor. E o zaman nasıl silah bırakıyor? Bir silahı bırakıyor, eline başka bir silah mı alıyor? Yoksa silahsız mı Irak güvenlik güçlerine entegre olacak? Yoksa Irak güvenlik gücü diye bahsettiğiniz aslında Barzani ve Talabani'nin adamları mı? Buradan AK Parti yetkililerine soruyoruz, sizin silah bırakma dediğiniz işlem böyle yabancı ülke orduları aracılığıyla mı yapılacak? TSK ve MİT ne ölçüde bu işlemin içerisinde olacak?"

Sincar'ın PKK açısından Irak-Suriye bağlantısı nedeniyle önemli olduğunu belirten Özdağ, "PKK, Sincar gibi kritik bir geçiş ve üs bölgesini bu kadar kolay bırakmaz diye düşünüyoruz ve Suriye'de yapıldığı gibi isim değişikliğiyle varlığını sürdüreceği anlaşılıyor" dedi.

Silahların envanterinin çıkarılması ve adli incelemeye tabi tutulması gerektiğini savunan Özdağ, şöyle konuştu:

"Envanter çıkarmadan, sayılmadan, kontrol edilmeden ve adli suç araştırması yapılmadan silah teslimi işlemi yapıldığını söylemek gayri ciddi bir işlemdir ve inandırıcı da değildir. Biz zaten PKK'ya çıkardığınız affa ve bu sürecin tamamına karşıyız. Ancak siz yapacağınızı söylediğiniz şeyi bile doğru dürüst yapmama kararlılığındasınız anlaşılan. Böylesi zayıf ve yanlış bir işlemi kabullenmek devlet aklı ciddiyeti ve sorumluluğuyla bağdaşmaz. Buradan AK Parti hükümetini bir kez daha uyarıyor ve yapılacak yanlışların tarihi vebalinin büyük olacağını, 'Terörsüz Türkiye' derken teröre teslim olmuş bir Türkiye manzarasının ortaya çıkacağını ifade etmek istiyorum."

"YENİ ANAYASADAN ÇOK MEVCUT ANAYASA'NIN UYGULANMASINA İHTİYAÇ VAR"

Ömer Çelik'in yeni anayasa açıklamasına da değinen Özdağ, 1982 Anayasası'nın bugüne kadar çok sayıda değişikliğe uğradığına işaret ederek, şöyle konuştu:

"Keşke şu AK Parti hükümeti anayasayla uğraştığı kadar ekonomiyle, güvenlikle, adaletle, eğitimle, tarımla uğraşsa. 'Yeni anayasa, yeni anayasa' diyorlar. 82 Anayasası'nı değiştireceğiz diyorlar. Resmi verilere göre mevcut Anayasa, sonuncusu 2017 senesinde olmak üzere 19 büyük değişikliğe uğramış. Bunların 12 tanesi AKP hükümetleri tarafından yapılmış. Anayasanın 177 maddesinin 130 tanesi değişmiş. Zaten ortada yeni bir anayasa var."

Özdağ, "Yeni anayasada vatandaşlığı değiştirip 66. maddeyi, Türk, Kürt, Arap diye mi girişine yazacaksınız Anayasa'nın? Etnisite ve mezheplere siyasi haklar mı vereceksiniz? Anayasa'nın 127. maddesini değiştirip özerkliğin önünü mü açacaksınız? Anayasada tek resmi dil olarak yer alan Türkçenin yanına başka diller mi eklemeyi düşünüyorsunuz? Yeni anayasa, ulus devletten ve üniter devletten vazgeçmek için mi isteniyor" diye sordu.

Özdağ, "Yeni anayasadan çok bu ülkenin, bu ülkenin yurttaşlarının mevcut Anayasa'nın uygulanmasına ihtiyacı var" dedi.

"MİLLET ACIKINCA ANAYASA MI YİYECEK?"

Ekonomi ve tarımdaki gelişmelere de değinen Özdağ, kuru üzüm üreticilerinin yaşadığı sorunları gündeme getirdi. Özdağ, 9 numara kuru üzümün kilogram fiyatının geçen yıl 120 lira olduğunu, bu yıl ise 95 liraya gerilediğini belirterek, şunları söyledi:

"Üretici 150 lira civarında alım fiyatı beklerken 100 lirayı bile göremiyor. Bırakın bu işi diyorsunuz. Bırakın tarımı diyorsunuz. Çifti çubuğu tasfiye edin, köyü terk edin, kente gidin, kentte bir gecekonduda yerleşin, orada hizmet sektöründe çalışın diyorsunuz. Borçlu üretici icraya girmemek için tüccara 55-60'tan bile üzüm bırakmak zorunda kalıyor. Çaresiz kalmış, iflasa sürüklenen çiftçi traktörünü satma peşinde."

Çiftçinin borçları nedeniyle Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi kullanmak zorunda kaldığını söyleyen Özdağ, "Yüzde 70 gecikme faizi uyguluyorlar. Hani enflasyon yüzde 31'di? Enflasyonun yüzde 31 olduğunu söylüyorsunuz da neden gecikme faizi yüzde 70 uyguluyorsunuz? Bu nasıl bir vicdansızlık? Böyle adalet de olmaz, böyle kalkınma da olmaz" dedi.

Trakya'daki ayçiçeği ve kanola üreticilerinin de sorun yaşadığını kaydeden Özdağ, "Türk tarımı sahipsiz, Türk çiftçisi sahipsiz. PKK'yı memnun etmek için sadece anayasa konuşuluyor. Millet acıkınca anayasa mı yiyecek kardeşim" ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi'nin planlı kalkınma modelini savunduğunu belirten Özdağ, partisinin "Tarımda Zafer" raporunun tamamlandığını ve raporun ardından Türkiye genelinde çiftçi örgütlerini ziyaret edeceklerini söyledi.

ÖZDAĞ'DAN İMRALI'DAKİ KONUT TARTIŞMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan için İmralı'da yapılan konuta ilişkin de konuşan Özdağ, şunları söyledi:

"İmralı'da Öcalan'a bir villa yapacaklar demiştim aylar önce, şimdi villanın yapılacağı teyit edildi. Türk halkından gelen tepkiler üzerine, 'Ya villa değil, 250 metrekarelik evcik' diyorlar. Ne oluyor arkadaşlar? Bahçe içinde 250 metrekarelik, iki katlı olunca buna villa denmiyor mu? Evcik mi oldu bu şimdi? İnanılır gibi değil. ya çok merak ediyorum, acaba bu villa sıvasız mı olacak? Bu villa sıvasız olmalı. Buradan villayı yapanlara sesleniyorum. Bu villanın sıvasını atmayın. Sıvasını atmayın ki yüzlerce sıvasız şehit evi hatırlansın."

İKİ DİLLİ TABELALARA İLİŞKİN SUÇ DUYURUSU

Diyarbakır ve Mardin'de bazı belediyelerin Türkçe ve Kürtçe tabelalar kullanmasına tepki gösteren Özdağ, "Bu hukuksuz, haksız ve rezil saldırıya Zafer Partisi olarak sessiz kalmayacağız. Milletimiz adına, aziz şehitlerimizin mübarek hatıraları ve kahraman gazilerimiz adına, bu basın toplantısı bittikten sonra topluca adliyeye gidecek ve Cumhuriyet Başsavcılığımıza suç duyurusunda bulunacağız" dedi.

Belediye meclislerince bu yönde alınmış kararların bulunması halinde idari yargıya da başvuracaklarını bildiren Özdağ, "Zafer Partisi olarak duruşumuz net, yönümüz belli ve bu konuda da ısrarcıyız" diye konuştu.

KOZİNOĞLU SORUŞTURMASI: "SORUŞTURMANIN BAŞLAMASINI DOĞRU BULUYORUZ"

Özdağ, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Hasan Atilla Uğur hakkında gözaltı kararı verilmesine ilişkin soruya Özdağ, şu yanıtı verdi:

"Öncelikle bu soruşturmanın başlamasını doğru buluyoruz. Kaşif Kozinoğlu FETÖ tarafından hedefe konulmuş, FETÖ tarafından hapsedilmiş ve bizim yıllardan beri söylediğimiz, FETÖ tarafından da şehit edilmiştir. Bu sabah, iki kişi, ki bunların ikisi de hücre arkadaşı, gözaltına alındılar. Neden gözaltına alındıklarına dair hiçbir net bilgi mevcut değil. Umarım sorgularından sonra olayla bir suç şeklinde ilişkilerinin olmadığı tespit edilir. Bilgi alındıktan sonra serbest bırakılırlar. Özellikle Hasan Atilla Uğur'un daha önce FETÖ tarafından haksız bir şekilde beş seneyi aşkın bir süre hapishanede tutulduğu düşünülürse, bir daha kendisine haksızlık yapılmaması gerekir diye düşünüyoruz."

"ALİ DİNÇER ÇOLAK HALA GENEL BAŞKAN YARDIMCISIDIR"

Partide 10 ismin kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesine ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, Genel Başkan Yardımcısı Ali Dinçer Çolak'ın görevinin sürdüğünü belirterek şöyle konuştu:

"Ali Dinçer Çolak Zafer Partisi'nde Genel Başkan Yardımcısı olan arkadaşımızdır. Hala Genel Başkan Yardımcısıdır ve tedbirli olarak sevk edilmemiştir. Yani görevinin başındadır. Bir hukuki zorunluluk hasıl olduğu için disiplin kurulunun işlemi gerekmiş ve bu çerçevede işlem yapılmıştır. Eğer aksi bir tavrımız olsaydı hem görevden alınır hem de tedbirli sevk edilirdi. Bu bir hukuki zorunluluğun neticesinde yapılmış bir işlemdir. ve konuyu Disiplin Kurulu doğru bir zeminde halledecektir diye düşünüyorum."

ANAYASA REFERANDUMU SORUSUNA YANIT

Anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesi durumunda partisinin tutumunun ne olacağı sorulan Özdağ, "Biz anayasa değişikliklerinin referanduma götürülmesi ve Türk halkına sorulması gerektiğini düşünüyoruz. Ama bu iktidarın planladıkları değişiklikleri, yani 42. madde, 66. madde, 127. madde, 174. madde gibi değişiklikleri götürmeye cesaret edemeyeceğine de inanıyoruz" dedi.

Kaynak: ANKA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement