WTTC 26. Küresel Zirvesi Malta'da yapay zeka ve dijital kimliği tartıştı

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin 26. Küresel Zirvesi, 'Geleceği Yeniden Şekillendir' temasıyla Malta'nın başkenti Valletta'da sürüyor. Zirvede yapay zeka, sınırlarda dijital kimlik, sürdürülebilirlik, yatırımlar ve iş gücü gibi sektörün geleceğine dair konular ele alınıyor.
Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin (WTTC) 26. Küresel Zirvesi, seyahat ve turizm sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı oturumlarla Malta'da devam etti.
"Geleceği Yeniden Şekillendir" (FUTU[RE]SET) temasıyla 7-9 Ekim tarihlerinde Malta'nın başkenti Valletta'daki Akdeniz Konferans Merkezi'nde düzenlenen zirvede, seyahat ve turizm sektörünün geleceğini şekillendirecek başlıklar ele alınıyor.
Etkinlikte yapay zeka, yatırımlar, bağlantısallık, sürdürülebilirlik, iş gücünün geliştirilmesi ve destinasyon yönetimi başta olmak üzere sektörün geleceğini şekillendirecek konular ele alınıyor.
Zirvenin bugünkü oturumlarında, seyahat ve turizm sektöründe gelecekteki büyümenin kaynakları, sınır geçişlerinde dijital kimlik uygulamaları ve yapay zekanın sektöre etkileri değerlendirildi.
"Gelecekte Büyüme Nereden Gelecek?" başlıklı oturumda, ABD'nin seyahat ve turizm sektöründeki ekonomik gücü ile Avrupa'daki büyüme ve yatırımlar ele alınırken, gelecekteki büyümenin hangi alanlardan kaynaklanacağı konuşuldu.
"Dijital Kimlik, Sınır Deneyimini Yeniden Şekillendiriyor" başlıklı oturumda ise uluslararası seyahatin büyümesiyle birlikte sınır geçişlerinin daha hızlı, akıllı ve güvenli hale getirilmesinde dijital kimlik, biyometri ve gelişen teknolojilerin rolü ele alındı. Dünyanın farklı bölgelerinde uygulanan dijital kimlik ve biyometrik çözümler, otomatik elektronik geçiş kapıları, biyometrik biniş uygulamaları ve güvenilir yolcu programları üzerinden sınır deneyiminin nasıl dönüştürülebileceği üzerine fikir teatisinde bulunuldu.
"Yapay Zeka, Seyahatte Yeni Bir Çağ Başlattı" oturumunda, yapay zekanın seyahat deneyiminin her aşamasındaki etkisi tartışıldı. Yapay zekanın seyahat arama, destinasyon karşılaştırma, planlama, rezervasyon, ödeme, yön bulma ve seyahat deneyimlerinin yanı sıra şirketlerin operasyon, fiyatlandırma, pazarlama, müşteri hizmetleri ve karar alma süreçlerini nasıl dönüştürdüğü değerlendirildi.
"Longevity Seyahat Sektörünü Nasıl Etkiliyor?" başlıklı oturumda, yaşam süresinin uzamasının tüketici davranışları, sağlık, yaşam tarzı ve seyahat tercihleri üzerindeki etkisi ele alındı. Seyahat ve turizm sektörünün sağlıklı yaşam trendinin bir parçası haline gelmesiyle birlikte sağlık ve zindelik merkezleri, koruyucu sağlık uygulamaları, uyku ve iyileşme programları, beslenme, tanı hizmetleri ve kişiselleştirilmiş yaşam süresi odaklı deneyimlerdeki talep artışı değerlendirildi.
"Geleceğin Gezginlerine Hazırlanmak"oturumunda, seyahat alışkanlıklarının değişimi ve geleceğin yüksek değerli yolcusunun beklentileri üzerine konuşuldu. Tüketicilerin daha bilgili, daha talepkar, deneyim ve etki odaklı hale gelmesiyle markaların ve destinasyonların değişen tercihlere nasıl uyum sağlayabileceği üzerine görüşler paylaşıldı.
"Gelecek İçin Destinasyonlar Geliştirmek" oturumunda, yeni destinasyonların oluşturulması ile mevcut destinasyonların yeniden canlandırılması ve yeni kimlikler kazanmasına ilişkin yaklaşımlar karşılaştırıldı. Farklı destinasyon geliştirme modellerinin ortak yönleri ve karşılaşılan farklılıklar mukayese edildi.
"Yeni Başlangıç: Geleceğin Yeteneklerini Nasıl Kazanırız?" başlıklı oturumda, dünya genelinde her dokuz kişiden birine istihdam sağlayan seyahat ve turizm sektörünün karşı karşıya olduğu iş gücü sorunları ele alındı. Genç nesiller nezdindeki itibar sorunu, yüksek çalışan devir oranı ve giderek büyüyen yetenek açığının giderilmesi için sektörün geleceğin çalışanları açısından daha cazip hale getirilmesine yönelik yaklaşımlar değerlendirildi.
"Lüks Seyahatin Geleceğini Şekillendirmek"oturumunda, lüks seyahatin değişen yapısı üzerine katılımcılar görüşlerini paylaştı. Tüketicilerin yalnızca yüksek standartta hizmet yerine anlam, özgünlük ve kalıcı kişisel değer sağlayan deneyimlere yönelmesiyle lüks seyahatin nasıl yeniden şekillendiği konuşuldu.
"Seyahat ve Turizm Sektöründe KOBİ'lerin Potansiyelini Ortaya Çıkarmak" oturumunda, seyahat ve turizm sektöründeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin sektördeki rolü masaya yatırıldı. Sektörün karakteri, yaratıcılığı ve yerel toplumlarla bağlantısında önemli paya sahip KOBİ'lerin küresel ölçekte bağlantı kurması, bilgiye erişmesi ve rekabet gücünü artırmasına yönelik çalışmalar üzerine fikir teatisinde bulunuldu.
"Belirsizlikler Çağında Dayanıklılık Oluşturmak" oturumunda, salgınlar, jeopolitik şoklar, aşırı hava olayları ve operasyonel aksaklıklar gibi krizlerin ardından seyahat ve turizm sektöründe dayanıklılığın nasıl oluşturulabileceği konuşuldu. Kurumsal dayanıklılığın krizler yaşanmadan önce oluşturulması, korunması ve sürekli olarak test edilmesinin önemi değerlendirildi.
"Destinasyon Yönetimi: Doğru Büyüme Biçimi" başlıklı oturumda, destinasyonların başarısının yalnızca ziyaretçi sayısındaki artışla ölçülmemesi gerektiği ele alındı. Destinasyonların hangi ziyaretçileri çektiği, ziyaretçilerin farklı destinasyonlara nasıl dağıldığı ve ulaşım ile bağlantısallığın bu süreçteki rolü masaya yatırıldı.
"Bir Sonraki Küresel Seyahat Destinasyonu Hindistan" oturumunda, Hindistan'ın büyüyen ekonomisi, artan iç ve uluslararası talep, yatırımlar ve dijital yeniliklerle küresel seyahat ve turizm pazarındaki yükselişi ele alındı. Ülkenin geniş iç pazarı ve sahip olduğu potansiyeli küresel turizm liderliğine dönüştürmesinin yolları üzerine taraflar görüşlerini bildirdi.
"Sıradaki Büyük Seyahat Yatırımları"oturumunda, destinasyonların küresel yatırım merkezi haline gelmesi için gereken koşullar tartışıldı. Sermayenin yöneldiği alanlar, yatırımcıların beklentileri, altyapı ve deneyimlerin geliştirilmesi ile özel yatırımların harekete geçirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi.
"Kamu ve Özel Sektör İşbirliğiyle Büyümenin Önünü Nasıl Açabiliriz?" başlıklı oturumda ise kamu ve özel sektör işbirliğinin seyahat ve turizm sektörünün büyümesine katkısı konuşuldu. Hükümetlerin sektörün gelecek 10 yılına ilişkin öncelikleri, ortaklıkları ve politika taahhütleri değerlendirilirken, kamu ve özel sektörün büyümeyi desteklemek için atabileceği adımlar paylaşıldı.
Konuşmalar
İspanya Sanayi ve Turizm Bakanı Jordi Hereu de zirvede, İspanya'nın uluslararası turizm harcamalarından nasıl daha fazla pay alabileceğine yönelik fırsatları ele aldığı "Uluslararası Harcamalardan Nasıl Daha Büyük Bir Pay Alınır?" başlıklı bir konuşma yaptı.
Hereu, geçen yıl uluslararası ziyaretçilerden 130 milyar dolar harcama elde eden ve seyahat gelirlerinin yüzde 59'unu uluslararası ziyaretçilerden sağlayan İspanya'nın, turizm alanındaki yatırım, sermaye ve inovasyon fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD'nin Turizm Özel Temsilcisi Büyükelçi Nick Adams da "Küresel Sahnede Rekabet" başlıklı kısa bir konuşma ile zirveye katıldı.
Adams, uluslararası seyahatin hükümetler açısından stratejik bir öncelik haline geldiğini ifade ederek, sektörün küresel rekabet gücünün artırılmasında vizyon, bütüncül politikalar ve kamu-özel sektör işbirliğinin önemine değindi.
Roubini Macro Associates LLC Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yönetici (CEO) Nouriel Roubini, "Geleceği Yeniden Şekillendirmek: Küresel Ekonomi" başlıklı konuşmasında küresel ekonomideki dönüşümün seyahat ve turizm sektörüne etkilerini değerlendirdi.
Roubini, jeopolitik belirsizlikler, değişen ticaret yapıları, yeni teknolojiler, tüketici davranışlarındaki değişim ve yatırım önceliklerindeki dönüşümün küresel büyümeyi yeniden şekillendirdiğine işaret ederek, gelecek ekonomik döngünün seyahat ve turizm sektörü açısından ortaya çıkaracağı fırsatlara değindi.
Sizin düşünceleriniz neler ?