Kadir Karakuş - Avrupa Birliği Bakanı ve
Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin, laik demokrasi ile Müslümanlığın
birlikte var olduğu tek ülke olduğuna işaret ederek, "Bu ayrıcalık, İslam'ın
demokratik değerlerle birlikte varolabildiğini gösteriyor. Türkiye'nin üyeliği
AB'nin küresel rolünü güçlendirip İslam dünyasında kredisini artıracak" dedi.
Bağış, Yalta Avrupa Stratejisi Yıllık Toplantısı'nın "Avrupa'nın Geleceği"
adlı oturumunda yaptığı konuşmada, dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
toplantıda bir konuşma yaptığını anımsatarak, Erdoğan'ın konuşmasında çok etkili
mesajlar verdiğini söyledi.
Türkiye'nin bulunduğu bölgenin zor ve tehlikeli bir süreçten geçtiğini
vurgulayan Bağış, son olarak ABD'deki "saçma ve provokatif bir filmin" doğal
olarak Müslüman ülkelerde tepki uyandırdığını belirtti.
ABD'nin Bingazi Konsolosluğuna yapılan saldırıda büyükelçi ve 3 elçilik
görevlisinin öldürülmesini büyük üzüntüyle karşıladıklarını ifade Bağış, "Masum
insanlara saldırmak İslam'ın ruhuna ihanettir. Ancak, insanların inançlarını
aşağılamak da kabul edilemez" dedi.
Son yaşanan karmaşa ve tepkilerin Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin
önemini artırdığını belirten Bağış, "İnanıyorum ki burada Türkiye'nin AB üyeliği
için yükselen sesimiz Avrupa koridorlarındaki sağır duvarları aşacak. Burası 2.
Dünya Savaşı sonucunda uzlaşma çabalarına ev sahipliği yapmış bir yer. Bugün de
Avrupa değer ve normlarının gelişmesine sahne oluyor. Yalta, modern dünyanın
barışa, düzene ve refaha inanan liderlerine ev sahipliği yapmakta" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın "AB, tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşıyor"
tespitinde bulunduğunu anımsatarak, kriz ortamında AB'nin yapısal zayıflıklarının
su yüzüne çıktığını, krizin ekonomik boyutu kadar siyasi yanının da bulunduğunu
anlatan Bağış, krizi önlemek için alınan önlemlerin bir meşruiyet problemi
yarattığını, Avrupa bütünleşme projesine olan güveni sarstığını kaydetti.
Bakan Bağış, yaşanan krizi aşmanın en meşru ve etkili yolunun demokrasi ve
AB'de genişleme olacağını vurgulayarak, Avrupalı liderlerin demokratik
değerlerden sapmaması ve genişleme konusundaki motivasyonlarını kaybetmemesi
gerektiğini söyledi.
-"Türkiye'nin gelişimi AB'nin pek çok ülkesinin miyop bakış açısını
iyileştirebilir"-
AB'de genişleme ile ekonomik sorunların çakıştığı dönemlerin daha önce de
olduğunu, 1970'li yıllarda petrol krizinde AB'nin ilk genişleme dalgasını
yaşadığını, 1990'lı yıllarda finansal sorunlar sırasında da AB'nin hem
derinleştiğini hem de genişlediğini ifade eden Bağış, "Yani ekonomik kriz AB'nin
genişlemesine engel olamaz. Türkiye'nin ekonomik, demokratik gelişimi AB'nin pek
çok ülkesinin miyop bakış açısını iyileştirebilir" dedi.
Bağış, daha önce Türkiye'nin müzakere durumuna ilişkin sorularla
karşılaştığını, Avrupa'daki gelişmelerden sonra soruların "Türkiye neden halen
AB üyesi olmak istiyor" şeklinde değiştiğine işaret ederek, şöyle devam etti:
"Ekonomik başarılarla olgunlaşmış genç bir cumhuriyetin vatandaşı olarak
söylemeliyim ki her kışın bir baharı vardır. Tabi eğer siz kronik hasta
değilseniz. Bizim, birliğe olan inancımız bu kriz, zorluklar yüzünden azalmaz, 53
yıllık kararlılığımıza sekte vuramaz. Ekonomik sıkıntılara rağmen AB vatandaşları
hala yüksek hayat standartlarına sahip ve AB projesi hala 27 ülkeyi ortak
değerlerde buluşturan bir barış projesi.
Türkiye'nin üyeliğiyle AB ekonomik olarak daha rekabetçi, sosyal anlamda
daha barışçıl ve jeopolitik olarak daha güvenli olacaktır. Biz, AB'nin yükünü
paylaşmaya ve problemlerini çözmede katkıya hazırız. Bu noktada Avrupa uzun
soluklu, yenilikçi bir strateji izlemeli."
-"AB için bir büyüme aracı olacağız"-
Bakan Bağış, Türkiye'nin Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri
olduğuna, Avrupa'daki ekonomik krize rağmen büyümeye devam ettiğine işaret
ederek, "Güçlü büyümemiz 2012'nin ilk çeyreğinde de sürdü. OECD verilerine göre
Türkiye 2050 yılında Avrupa'nın 2. büyük ekonomisi olacak. Yani AB için bir
büyüme aracı olacağız" diye konuştu.
Türkiye'nin Hazar havzası ve Ortadoğu ülkeleri ile AB arasında enerji
köprüsü olduğunu vurgulayan Bağış, "Birileri enerji kaynaklarını transfer için
kablosuz teknoloji üretmedikçe Türkiye jeostratejik önemini koruyacak. AB'nin
2020'de en önemli sorunlarından biri olacak enerji konusunda, Türkiye Avrupa için
bir enerji merkezi konumunda" dedi.
Bağış, Türkiye'de hükümetin pek çok tabuyu yıktığını, Kürtçe'nin yok sayılan
bir dil iken, bugün özel ve devlet televizyon kanallarında Kürtçe yayın
yapıldığını, çocukların Kürtçe'yi okulda ders olarak seçebildiklerini söyledi.
-"Demokratik, güçlü ve hukukun üstünlüğüne dayanan bir ülke inşa ettik"-
"Pek çok yapay sorunun üstesinden geldik ve daha demokratik, güçlü ve
hukukun üstünlüğüne dayanan gelişmiş bir ülke inşa ettik" ifadelerini kullanan
Bağış, şu anda hükümetin gündeminde sivil anayasanın bulunduğunu, demokratik
hakları genişleterek birey ve devlet arasında daha sağlıklı bir ilişki
kurulmasını sağlayacaklarını anlattı.
Egemen Bağış, şöyle konuştu:
"Türkiye'nin üyeliği AB'nin çok kültürlülüğüne kanıt olacak ve Avrupa'da
yükselen yabancı düşmanlığı ile savaşmasını sağlayacak. Avrupa'da yaşayan
vatandaşlarımızın bazıları ırkçı saldırıların kurbanı oldu. Elbette sadece
Türkler ve Müslümanlar kurban değil, yükselen ırkçılık her azınlık grubunu, her
farklı görüşlü insanı hedef alıyor.
Türkiye, laik demokrasi ile Müslümanlığın birlikte var olduğu tek ülke. Bu
ayrıcalık İslam'ın demokratik değerlerle birlikte varolabildiğini gösteriyor.
Türkiye'nin üyeliği AB'nin küresel rolünü güçlendirip İslam dünyasında kredisini
artıracak. Üyeliğimiz ayrıca Müslüman ve Hristiyanların geleceği birlikte
şekillendirebileceğini de gösterecek."
-"Avrupalılar biraz daha zekileşip, akıllı olursa bizleri alırlar"-
Bakan Bağış, konuşmasının ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.
Bağış, "AB'deki krize rağmen Türkiye neden halen birliğe girmek istiyor"
sorusuna, "AB'ye gireriz veya girmeyiz, ama önemli olan Türkiye'deki demokratik
ve şeffaflık ortamını geliştirmek" yanıtını verdi.
Bir katılımcının "Türkiye'de insan hakları sorunları olduğu" şeklinde
değerlendirmede bulunması üzerine de Bağış, "Türkiye'de her şey çok iyi,
mükemmel değil, ama birliğe üye ülkelerde de sorunlar var. Bana mükemmel bir ülke
örnek gösterebilir misiniz? Hayır" diye konuştu.
"Ukrayna ve Türkiye 2020'de AB'ye üye olabilecekler mi?" sorusunu da
Bağış, "Avrupalılar biraz daha zekileşip, akıllı olursa bizleri alırlar. Bu
onların yararına olur" dedi.
Bağış ve oturumun diğer katılımcıları eski İngiltere Başbakanı Gordon Brown,
Hindistanlı parlamenter Mani Shankar Aiyar ve Harvad Üniversitesi Profesörü Niall
Ferguson, toplantının katılımcılarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi. Fotoğrafa eski
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice de katıldı.
Yayıncı: Göksel Sözer - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Yalta Avrupa Stratejisi Yıllık Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.