Yalta Avrupa Stratejisi Yıllık Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Yalta Avrupa Stratejisi Yıllık Toplantısı

15.09.2012 13:37

Kadir Karakuş - Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin, laik demokrasi ile Müslümanlığın birlikte var olduğu tek ülke olduğuna işaret ederek, "Bu ayrıcalık, İslam'ın demokratik değerlerle birlikte varolabildiğini gösteriyor."

Kadir Karakuş - Avrupa Birliği Bakanı ve

Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin, laik demokrasi ile Müslümanlığın

birlikte var olduğu tek ülke olduğuna işaret ederek, "Bu ayrıcalık, İslam'ın

demokratik değerlerle birlikte varolabildiğini gösteriyor. Türkiye'nin üyeliği

AB'nin küresel rolünü güçlendirip İslam dünyasında kredisini artıracak" dedi.

Bağış, Yalta Avrupa Stratejisi Yıllık Toplantısı'nın "Avrupa'nın Geleceği"

adlı oturumunda yaptığı konuşmada, dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın

toplantıda bir konuşma yaptığını anımsatarak, Erdoğan'ın konuşmasında çok etkili

mesajlar verdiğini söyledi.

Türkiye'nin bulunduğu bölgenin zor ve tehlikeli bir süreçten geçtiğini

vurgulayan Bağış, son olarak ABD'deki "saçma ve provokatif bir filmin" doğal

olarak Müslüman ülkelerde tepki uyandırdığını belirtti.

ABD'nin Bingazi Konsolosluğuna yapılan saldırıda büyükelçi ve 3 elçilik

görevlisinin öldürülmesini büyük üzüntüyle karşıladıklarını ifade Bağış, "Masum

insanlara saldırmak İslam'ın ruhuna ihanettir. Ancak, insanların inançlarını

aşağılamak da kabul edilemez" dedi.

Son yaşanan karmaşa ve tepkilerin Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin

önemini artırdığını belirten Bağış, "İnanıyorum ki burada Türkiye'nin AB üyeliği

için yükselen sesimiz Avrupa koridorlarındaki sağır duvarları aşacak. Burası 2.

Dünya Savaşı sonucunda uzlaşma çabalarına ev sahipliği yapmış bir yer. Bugün de

Avrupa değer ve normlarının gelişmesine sahne oluyor. Yalta, modern dünyanın

barışa, düzene ve refaha inanan liderlerine ev sahipliği yapmakta" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın "AB, tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşıyor"

tespitinde bulunduğunu anımsatarak, kriz ortamında AB'nin yapısal zayıflıklarının

su yüzüne çıktığını, krizin ekonomik boyutu kadar siyasi yanının da bulunduğunu

anlatan Bağış, krizi önlemek için alınan önlemlerin bir meşruiyet problemi

yarattığını, Avrupa bütünleşme projesine olan güveni sarstığını kaydetti.

Bakan Bağış, yaşanan krizi aşmanın en meşru ve etkili yolunun demokrasi ve

AB'de genişleme olacağını vurgulayarak, Avrupalı liderlerin demokratik

değerlerden sapmaması ve genişleme konusundaki motivasyonlarını kaybetmemesi

gerektiğini söyledi.

-"Türkiye'nin gelişimi AB'nin pek çok ülkesinin miyop bakış açısını

iyileştirebilir"-

AB'de genişleme ile ekonomik sorunların çakıştığı dönemlerin daha önce de

olduğunu, 1970'li yıllarda petrol krizinde AB'nin ilk genişleme dalgasını

yaşadığını, 1990'lı yıllarda finansal sorunlar sırasında da AB'nin hem

derinleştiğini hem de genişlediğini ifade eden Bağış, "Yani ekonomik kriz AB'nin

genişlemesine engel olamaz. Türkiye'nin ekonomik, demokratik gelişimi AB'nin pek

çok ülkesinin miyop bakış açısını iyileştirebilir" dedi.

Bağış, daha önce Türkiye'nin müzakere durumuna ilişkin sorularla

karşılaştığını, Avrupa'daki gelişmelerden sonra soruların "Türkiye neden halen

AB üyesi olmak istiyor" şeklinde değiştiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

"Ekonomik başarılarla olgunlaşmış genç bir cumhuriyetin vatandaşı olarak

söylemeliyim ki her kışın bir baharı vardır. Tabi eğer siz kronik hasta

değilseniz. Bizim, birliğe olan inancımız bu kriz, zorluklar yüzünden azalmaz, 53

yıllık kararlılığımıza sekte vuramaz. Ekonomik sıkıntılara rağmen AB vatandaşları

hala yüksek hayat standartlarına sahip ve AB projesi hala 27 ülkeyi ortak

değerlerde buluşturan bir barış projesi.

Türkiye'nin üyeliğiyle AB ekonomik olarak daha rekabetçi, sosyal anlamda

daha barışçıl ve jeopolitik olarak daha güvenli olacaktır. Biz, AB'nin yükünü

paylaşmaya ve problemlerini çözmede katkıya hazırız. Bu noktada Avrupa uzun

soluklu, yenilikçi bir strateji izlemeli."

-"AB için bir büyüme aracı olacağız"-

Bakan Bağış, Türkiye'nin Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri

olduğuna, Avrupa'daki ekonomik krize rağmen büyümeye devam ettiğine işaret

ederek, "Güçlü büyümemiz 2012'nin ilk çeyreğinde de sürdü. OECD verilerine göre

Türkiye 2050 yılında Avrupa'nın 2. büyük ekonomisi olacak. Yani AB için bir

büyüme aracı olacağız" diye konuştu.

Türkiye'nin Hazar havzası ve Ortadoğu ülkeleri ile AB arasında enerji

köprüsü olduğunu vurgulayan Bağış, "Birileri enerji kaynaklarını transfer için

kablosuz teknoloji üretmedikçe Türkiye jeostratejik önemini koruyacak. AB'nin

2020'de en önemli sorunlarından biri olacak enerji konusunda, Türkiye Avrupa için

bir enerji merkezi konumunda" dedi.

Bağış, Türkiye'de hükümetin pek çok tabuyu yıktığını, Kürtçe'nin yok sayılan

bir dil iken, bugün özel ve devlet televizyon kanallarında Kürtçe yayın

yapıldığını, çocukların Kürtçe'yi okulda ders olarak seçebildiklerini söyledi.

-"Demokratik, güçlü ve hukukun üstünlüğüne dayanan bir ülke inşa ettik"-

"Pek çok yapay sorunun üstesinden geldik ve daha demokratik, güçlü ve

hukukun üstünlüğüne dayanan gelişmiş bir ülke inşa ettik" ifadelerini kullanan

Bağış, şu anda hükümetin gündeminde sivil anayasanın bulunduğunu, demokratik

hakları genişleterek birey ve devlet arasında daha sağlıklı bir ilişki

kurulmasını sağlayacaklarını anlattı.

Egemen Bağış, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin üyeliği AB'nin çok kültürlülüğüne kanıt olacak ve Avrupa'da

yükselen yabancı düşmanlığı ile savaşmasını sağlayacak. Avrupa'da yaşayan

vatandaşlarımızın bazıları ırkçı saldırıların kurbanı oldu. Elbette sadece

Türkler ve Müslümanlar kurban değil, yükselen ırkçılık her azınlık grubunu, her

farklı görüşlü insanı hedef alıyor.

Türkiye, laik demokrasi ile Müslümanlığın birlikte var olduğu tek ülke. Bu

ayrıcalık İslam'ın demokratik değerlerle birlikte varolabildiğini gösteriyor.

Türkiye'nin üyeliği AB'nin küresel rolünü güçlendirip İslam dünyasında kredisini

artıracak. Üyeliğimiz ayrıca Müslüman ve Hristiyanların geleceği birlikte

şekillendirebileceğini de gösterecek."

-"Avrupalılar biraz daha zekileşip, akıllı olursa bizleri alırlar"-

Bakan Bağış, konuşmasının ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.

Bağış, "AB'deki krize rağmen Türkiye neden halen birliğe girmek istiyor"

sorusuna, "AB'ye gireriz veya girmeyiz, ama önemli olan Türkiye'deki demokratik

ve şeffaflık ortamını geliştirmek" yanıtını verdi.

Bir katılımcının "Türkiye'de insan hakları sorunları olduğu" şeklinde

değerlendirmede bulunması üzerine de Bağış, "Türkiye'de her şey çok iyi,

mükemmel değil, ama birliğe üye ülkelerde de sorunlar var. Bana mükemmel bir ülke

örnek gösterebilir misiniz? Hayır" diye konuştu.

"Ukrayna ve Türkiye 2020'de AB'ye üye olabilecekler mi?" sorusunu da

Bağış, "Avrupalılar biraz daha zekileşip, akıllı olursa bizleri alırlar. Bu

onların yararına olur" dedi.

Bağış ve oturumun diğer katılımcıları eski İngiltere Başbakanı Gordon Brown,

Hindistanlı parlamenter Mani Shankar Aiyar ve Harvad Üniversitesi Profesörü Niall

Ferguson, toplantının katılımcılarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi. Fotoğrafa eski

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice de katıldı.

Yayıncı: Göksel Sözer - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Yalta Avrupa Stratejisi Yıllık Toplantısı - Son Dakika


Advertisement