Yeni Yol Grup Toplantısı... Ali Babacan: "İktidarla Ana Muhalefet, Mesele Belediyelerse Tam Tencere Kapak Olmuştur" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Yeni Yol Grup Toplantısı... Ali Babacan: "İktidarla Ana Muhalefet, Mesele Belediyelerse Tam Tencere Kapak Olmuştur"

01.04.2026 12:02  Güncelleme: 13:06

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyum” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm üretemediğini söyledi. Babacan, "Görüyorsunuz bir tarafta, iktidarın yargı sopasıyla belediyelerin el değiştirmesi diğer tarafta muhalefetin hesapsızlığı, denetimsizliği ve iş bilmezliği. İktidarla ana muhalefet, mesele belediyelerse tam tencere kapak olmuştur" dedi.

(TBMM) - DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın "yargı ve kayyum" politikalarını, ana muhalefetin ise "yolsuzluk ve denetimsizlik" sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm üretemediğini söyledi. Babacan, "Görüyorsunuz bir tarafta, iktidarın yargı sopasıyla belediyelerin el değiştirmesi diğer tarafta muhalefetin hesapsızlığı, denetimsizliği ve iş bilmezliği. İktidarla ana muhalefet, mesele belediyelerse tam tencere kapak olmuştur" dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dış politika, ekonomi ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Belediye seçimlerinin üzerinden iki yıl geçtiğini belirten Babacan, belediyelere yapılan operasyonlara değindi. Babacan şunları söyledi:

"Yerel seçimlerin üzerinden iki yıl geçti. O günden bu yana birçok belediyede sorunlar büyüdü. Kaynaklar ranta ve yolsuzluğa gömüldü, siyasi hesaplar millete hizmetin önüne geçmiş durumda. İktidar sandıkta alamadığı belediyelerle ilgili üç yönteme başvuruyor. Birinci yöntem; bir önceki seçimlerde de uyguladıkları kayyum atama. İkinci yöntem belediye başkanlarına yargı süreçleriyle tutuklama ve yerine başka başkanlar atama. Üçüncü yöntem de yargı sopasıyla belediyeleri ele geçirme. Yani yargı korkusu altında belediye başkanlarını transfer etme. Şu son iki yıl içerisinde transfer üzerine transfer yapıldı. İktidar, seçmenin verdiği yetkiyi yok saydı, demokrasiyi yok saydı."

Öte yandan ana muhalefetin yönettiği belediyelere bakıyoruz. Skandal üstüne skandal görüyoruz. Bazı belediyelerde yolsuzluk almış başını gitmiş durumda. Üstelik kendileri de bu durumu kabul ediyorlar çünkü bazı belediyelerde savunulacak bir tablo yok. Görüyorsunuz bir tarafta, iktidarın yargı sopasıyla belediyelerin el değiştirmesi diğer tarafta muhalefetin hesapsızlığı, denetimsizliği ve iş bilmezliği. İktidarla ana muhalefet, mesele belediyelerse tam tencere kapak olmuştur. Olan o şehirlerde yaşayan vatandaşa oluyor. Belediye hizmetlerine baktığımızda tüm Türkiye'de bir gerileme var. Kimi korku altında kimi de menfaat şebekelerinin içinde kendi işlerine bakmıyor belediye başkanları.

"Belediyelerle ilgili mevzuatın tamamen değişmesi gerekiyor"

Milletimiz, iki yanlışın ortasında öylece kalıverdi. Şehirlerimizin sorunları sümen altı edildi. Siyasi partilerin belediyelerle ilgili kendi iç denetim mekanizmaları olması gerekiyor. Madem yargı iktidarın talimatıyla hareket ediyor o zaman belediyeler kendi belediye başkanlarının hesaplarını görmeli. Türkiye de uzman çok. Daha yargıya bırakmadan aylarca, yıllarca süren yargı süreçlerine bırakmadan kendi belediye başkanları düzgün mü temiz mi yoksa hataları var mı siyasi partiler bunu kendi içlerinde yapmak zorundalar. Belediye mevzuatı en iyi niyetli belediye başkanlarını bile zorlayan bir mevzuat. Gri alan çok, yanlışların önünü açık tutan bir mevzuat var. Başkanlara geniş bir inisiyatif alanı açılıyor. Başkan, seçildiği ilk gün baskı altına alınıyor. 'Biz seni seçtirdik, bizim için ne yapacaksın' deniliyor. En düzgün belediye başkanları bile seçildikten sonra yoldan çıkarılmak için baskı altına giriyor. Belediyelerle ilgili mevzuatın tamamen değişmesi gerekiyor. Bu imar rantlarının mutlaka yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Türkiye'de yolsuzluk diye adlandırabileceğimiz alanın üçte ikisi imar rantlarıyla ilgili konulardır. İmar rantları meselesi şehirlerimizi bozmaktadır. Şehir merkezlerine daha yüksek kat verilmesi kanalizasyon, su, elektrik ve trafik ile şehirlerimizi tıkamış durumda.

Belediye başkanları için mutlaka etik kurallar olmalı. Sadece yasalar değil, belediye başkanlarının yaptıklarının hangisi ahlaki hangisi değil bunları yazılı hale getirmezseniz en dürüst belediye başkanlarını bile baskı altına alırsınız ve onların yoldan çıkmasına sebep olursunuz. Her belediye başkanı her zaman hesap vermeye hazır olmak zorundadır."

"Siyaset dosyacılık ve ifşa sarmalının içine düştü"

Babacan, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile CHP arasındaki "tapu" tartışmasına ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:

"Meseleler sadece belediyelerle alakalı da değil. Bir tapu kavgası haftalardır gidiyor. İktidarla muhalefet kimin daha çok tapusu var tartışmasına tutuldu. Biz polemikler üzerinden siyaset yapmayız ama şunun da altını özellikle çizmek zorundayız; bunlar bu kavgayı yaparken milletimiz hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bırakın tek bir tapuyu, kirada yaşayabilmek için gecesini gündüzüne katıyor. Çok üzgünüz… Siyaset dosyacılık ve ifşa sarmalının içine düştü. Siyaset bavul gazeteciliği yapmaya başladı. Siyaset kurumunun itibarı açısından son derece üzücü bunlar. Siyaset üretemeyenler; çözümü düşmanlık üretmekte buluyor. Siyaset üretemeyenler; çözümü kirli operasyonlarda, ifşalarda, şantajlarda buluyor. İktidar da, ana muhalefet de vatandaşın derdinden uzak, kendi çıkarının peşinde. Bu iki kutuplu siyaset, milletin asıl dertlerini bir sis bulutu gibi örtmek dışında bir işe yaramıyor. İktidar tarafı başka meselelerle kendi merkezi hükümetteki beceriksizliğinin üstünü örtüyor, ana muhalefet de başka konularla belediyelerdeki sorunların üstünü örtmeye çalışıyor."

"Gerçekten enflasyonla mücadele böyle olmaz"

TÜRK- İŞ tarafından açıklanan rakamlara göre; dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcamaları için gelirinin 32 bin 793 lira olması gerektiğini belirten Babacan, "Bu sadece gıda. Her ay açlık sınırı artacak, asgari ücret, emekli maaşı aynı kalacak. Şu anda 15-34 yaş grubumuzun 6 buçuk milyonu ne işte ne eğitimde. Çalışmıyorlar ama bir şeyler öğrenmek için eğitimde de değiller. Oran tam yüzde 27. Gençlerimiz yarınlarını başka ülkelerde arıyor, Türkiye'de evlenmenin hayalini kurmak bile çok zorlaştı. Bugün bir yuva kurmanın bedeli en az 2 milyondan başlıyor. Beş senelik asgari ücret bile bir ev kurmaya yetmiyor" dedi.

Babacan, "Cuma günü Merkez Bankası'nın yayınladığı tebliğ ile bankalara 'siz de esnafın boğazına sarılın' diyorlar. Ekonomi yönetimi bu mu? Halden anlamak bu mu? İktidardakiler; memleketten sizin haberiniz yok, kopmuşsunuz. Vatandaşımız alın teriyle, helal kazanç mücadelesi verenler ne çekiyor? İnanın bileseler ufacık sağduyusu olan bir iktidar bunları yapmaz. Esnafımıza 'borcun yok diye yazı al öyle kredi vereceğiz' diyorlar. Adam kredi alıp borcunu ödeyecek. Bir bakkalın yanında iki ay çıraklık yapanlar bunların yaptıklarını yapmazlar. Teşvik vereceklerine mevcut dönmeye çalışan şartları bile engellemeye çalışıyorlar. Gerçekten enflasyonla mücadele böyle olmaz" ifadelerini kullandı.

"Düz yolda otobüs deviren bir ekonomi yönetiminden bunu beklemek beyhude"

Gübre ve yem maliyetinin yarısını devletin karşılaması gerektiğini dile getiren Babacan, "Eğer bugün bu gübre alınıp toprağa serilmezse yarın ülkede bir başka kıtlık rüzgarı, başka enflasyon rüzgarı eser. Üretim kıt olunca fiyatlar yükselir. Petrol fiyatları arttı diye siz bu kadar yüksek zamları birden pompa fiyatlarına yansıtamazsınız. Eşel mobil otomatiğe bağlamak demektir. Şu anda hiçbir şeyi otomatiğe bağlama dönemi değil, kumandayı elinize alacaksınız. Düz yolda bile otobüs deviren bir ekonomi yönetimi olan iktidardan, zaten savaş döneminde düzgün kararlar almasını beklemek de beyhude" diyerek tepki gösterdi.

"Sakın ha Trump'ın ipiyle kuyuya inmeyin"

Babacan, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarının gündemden düşmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Dün İsrail Meclisi Filistinli mahkumlara yönelik idam cezasını getiren bir yasal düzenlemeyi kabul etti. Bu durum temel insan haklarına da evrensel hukuk normlarına da aykırıdır. Modern hukuk sistemleri idam cezasını terk etmiştir. Üstelik bu yasa savunma haklarını kısıtlamakta, temyiz ve af yolunu da kapatmaktadır. Hukuk devletinin en temel güvencelerinden olan adil yargılanma hakkının da ihlalidir. Adaletin değil, intikam ve şiddet sarmalının bir tezahürüdür" dedi.

Babacan İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:

"Türkiye bu büyük krizin ortasında sadece izleyen değil, barışın ve istikrarın inşacısı bir aktör olmak zorunda. Dış politika şahsi dostluklarla anlık iç siyaset münazaralarıyla yapılmaz. Dış politika kurumsal hafızaya, uluslararası hukuka ve ülkemizin çıkarlarına uygun yapılır. Bölgenin tamamını kapsayan bu kriz hattında da Türkiye'nin dengeleyici rolü her zamankinden daha kritiktir. Bölgemizde daha fazla kan ve istikrarsızlığa değil aklı selimle inşa edilecek bir barış düzenine de ihtiyacımız var. Trump'ın açıklamalarını hepimiz yakından takip ediyoruz. 'Rejimi değiştireceğiz' dedi, olmadı. 'Bazı grupları rejime karşı ayaklandıracağız' dedi, o da olmadı. Bir gün 'vurulacak hedef kalmadı' diyor, ertesi gün hedef sayısını artırıyor. Savaş öncesi açık olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden açabilmek için, destek vermedikleri gerekçesiyle diğer ülkeleri tehdit ediyor. En tehlikelisi ise şu; Orta Doğu'nun köklü bir değişim içinde olacağını vurguluyor. Tüm bu mesajların içinde, Avrupa'dan yalnızca bir lidere teşekkür ediyor. O da Sayın Erdoğan… 'Ne dediysek onu yaptı' diyor. Biz de buradan soruyoruz; Sayın Erdoğan, Trump size ne dedi, onun dediğini gerçekten yapıyor musunuz? Bunu açıklamak durumundasınız. Türkiye'nin dış politikasını acaba başka ülkeler mi yönlendiriyor? Bu kabul edilir değil. Sakın ha Trump'ın ipiyle kuyuya inmeyin."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Yeni Yol Grup Toplantısı... Ali Babacan: 'İktidarla Ana Muhalefet, Mesele Belediyelerse Tam Tencere Kapak Olmuştur' - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement