Zafer Partisi'nden Aslan, Silivri ve Şile'deki metan bulguları için açıklama istedi

Zafer Partili Aslan, Silivri ve Şile'deki atık sahalarında uydu araştırmasıyla tespit edilen metan salımı bulgularının açıklığa kavuşturulmasını istedi. Aslan, İBB ve İSTAÇ'tan gaz toplama performansını, Bakanlıktan denetim raporlarını istedi.
(ANKARA) - Zafer Partisi Çevre, Şehircilik ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, uydu gözlemlerine dayanan araştırmada, Silivri ve Şile'deki atık sahalarında metan salımının tespit edildiğine ilişkin bulguların açıklığa kavuşturulmasını istedi. Aslan, İBB ve İSTAÇ'tan gaz toplama sistemlerinin performansına ilişkin verilerin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan ise denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.
UCLA'nın "STOP Methane" projesi kapsamında Carbon Mapper verileriyle hazırlanan araştırmada, Türkiye'nin atık sektöründeki yüksek metan salımı kaynakları incelendi.
Araştırmaya yansıyan bulgularda, Silivri için ortalama saatlik 7,4 ton, Şile için yaklaşık 4 ton metan salımı aktarıldı. İki değerin toplamının, yaklaşık 11,4 ton/saat düzeyinde bulunduğu belirtildi. Bu toplam, iki sahada kesintisiz ve eş zamanlı ölçülmüş bir salımı değil, uydu gözlemlerinden hesaplanan ayrı ortalamaları ifade ediyor.
Zafer Partili Esmaül Hüsna Aslan, Silivri ve Şile'deki sahalara ilişkin araştırmanın kamuoyuna açık biçimde değerlendirilmesini, salımın nedenlerinin yerinde ölçümlerle belirlenmesini ve alınacak önlemlerin takvime bağlanmasını istedi.
Aslan, " İstanbul'un iki atık sahasından yükselen metan uydulardan tespit ediliyor. Bu bulgular karşısında sorumluların sessiz kalma hakkı yok. Ne kadar gaz toplanıyor, ne kadarı atmosfere kaçıyor, hangi önlemler alınıyor? İstanbullular bunları bilmek zorunda" dedi.
"GÖRMEZDEN GELEMEZSİNİZ"
Metan salımının yalnızca tesislerin teknik işleyişiyle ilgili bir mesele olarak görülemeyeceğini belirten Aslan, şunları kaydetti:
"Metan, atmosfere salındıktan sonraki ilk 20 yılda, aynı miktardaki karbondioksitin yaklaşık 80 katı ısınma etkisi yaratıyor. İklim değişikliğiyle mücadele ettiğinizi söylerken böylesine güçlü bir sera gazının salımını görmezden gelemezsiniz. Kuraklıktan, aşırı sıcaklardan, su sıkıntısından söz ediyoruz. Bunları ağırlaştıran salımları azaltmak da kamu yönetiminin görevidir. Üstelik etkisi yalnızca ısınmayla sınırlı değil. Metan, yer seviyesinde ozon oluşumuna katkıda bulunuyor. Bu kirlilik solunum sağlığına zarar veriyor, tarımsal üretimi ve ekosistemleri olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla bu gazın zararı çöp sahasının sınırında kalmıyor. Vatandaşın sağlığını da çiftçinin üretimini de ilgilendiriyor."
Metanın yanıcı özelliği nedeniyle tesis güvenliğinin de titizlikle izlenmesi gerektiğini vurgulayan Aslan, uygun koşullarda biriken gazın hava ve ateşleme kaynağıyla buluşmasının yangın ve patlama tehlikesi yaratabileceğini belirtti. Uyduyla saptanan salım miktarının tek başına sahada patlama tehlikesi bulunduğunu göstermediğini, bunun, yerinde ölçüm ve güvenlik incelemesi gerektirdiğini ifade etti.
"GAZ TOPLAMA SİSTEMİ KURMAK YETMEZ, ÇALIŞTIĞINI GÖSTERECEKSİNİZ"
Aslan, "gaz toplama sistemi kurduk" demekle sorumluluğun bitmeyeceğini ifade ederek, "O sistem ne kadar etkili çalışıyor? Kaçaklar nerede oluşuyor? Bakımlar zamanında yapılıyor mu? Bunları düzenli olarak ölçecek ve sonuçlarını açıklayacaksınız. Toplanıp enerji üretiminde değerlendirilebilecek gazın atmosfere kaçması, aynı zamanda kaynak kaybıdır. Hem çevreye zarar veriliyor hem değerlendirilebilecek bir kaynak kaybediliyor" dedi.
Zafer Partisi Çevre, Şehircilik ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, daha önce defalarca uyardıklarını, atık ithalatından tesis yangınlarına, plastik kirliliğinden kirlenmiş sahalara kadar aynı şeyi söylediklerini ve "Denetimi kağıt üzerinde bırakmayın" dediklerini aktardı. Aslan, "Tesisleri bağımsız ve şeffaf biçimde inceleyin, eksikleri açıklayın, giderilip giderilmediğini takip edin. Her olaydan sonra bir açıklama yapıp konuyu kapatarak atık yönetemezsiniz. Bir tesise ruhsat verilmiş olması, orada her şeyin usulüne uygun yürüdüğünün garantisi değildir. Düzenli ölçüm, yerinde denetim ve kamuoyuna açık sonuç gerekir. Vatandaş yaşadığı yerin yakınındaki tesiste ne olduğunu öğrenmek için yangın çıkmasını ya da bir uydu araştırmasının yayımlanmasını beklememeli" ifadelerini kullandı.
İBB VE İSTAÇ'A İŞLETME, BAKANLIĞA DENETİM SORULARI
İBB ve İSTAÇ'tan gaz toplama sistemlerinin performansını, bakım kayıtlarını ve salımı azaltmak için yürütülen çalışmaları açıklamalarını isteyen Aslan,Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na da şu soruları yöneltti:
"Bu sahalar en son ne zaman denetlendi? Hangi ölçümler yapıldı, hangi eksikler tespit edildi? İşletmecilere hangi yükümlülükler getirildi ve bunların yerine getirilip getirilmediği kontrol edildi mi? Belediyeyi eleştirmek Bakanlığın denetim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bakanlığın sorumluluğu da işletmecinin yükümlülüklerini hafifletmez. Her kurum kendi görev alanının hesabını verecek."
"COP31 HAZIRLIĞINA GÖSTERDİĞİNİZ ÖZENİ BU SAHALARA DA GÖSTERİN"
COP31'in 9-20 Kasım'da Antalya'da gerçekleştirileceğini hatırlatan Aslan, Türkiye'nin ev sahipliğinin, atık yönetimindeki uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Aslan, Türkiye'nin Antalya'da dünyaya iklim politikalarını anlatmaya hazırlandığını ifade ederek, şunları kaydetti:
"İstanbul'daki bu bulgulara vereceğimiz cevap ne olacak? COP31 hazırlığına gösterdiğiniz özeni, bu sahalardaki metan salımını azaltmaya da gösterin. Denetim sonuçlarını açıklayın, eksikleri gidermek için takvim koyun ve yapılan işi ölçümlerle ortaya koyun. Bu ülkenin havasını, toprağını, suyunu savunurken belediyenin partisine bakmayız. Tesisi işletenin de denetleyenin de sorumluluğunu sorgularız. Vatandaşın sağlığı ve Türkiye'nin geleceği, kurumların birbirine sorumluluk atacağı bir mesele değildir."
Sizin düşünceleriniz neler ?