Cumhurbaşkanlığının 2026 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda - Son Dakika
Son Dakika Logo

Cumhurbaşkanlığının 2026 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda

01.12.2025 17:34

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşların 2026 yılı bütçeleri üzerinde gruplar adına konuşmalar tamamlandı.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşların 2026 yılı bütçeleri üzerinde gruplar adına konuşmalar tamamlandı.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameye tepki gösterdi. Ağbaba, AK Parti'li milletvekillerine yönelik "Eğer bu iddianameyi savunuyorsanız ben bu salondan gideceğim, milletvekilliğini bırakacağım." sözlerini sarf etti.

Ağbaba, Gezi Parkı davası hükümlüsü Tayfun Kahraman ile ilgili Anayasa Mahkemesinin yeniden yargılanması yönündeki kararının uygulanmadığını söyleyerek, bu duruma yönelik eleştirilerde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı bütçesinin geçen yıla göre yüzde 25,7 arttığına dikkati çeken Ağbaba, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yurt dışı programları ile güvenlik tedbirlerine ilişkin harcama kalemlerini eleştirdi.

Savunma sanayisini desteklediklerini belirten Ağbaba, "Savunma sanayisi 1970'li yıllardan bugüne önemli mesafeler katetti. Burada emeği olan kim varsa milletvekili ve vatandaş olarak yürekten teşekkür ediyorum. Son dönemde önemli şeyler oluyor. KIZILELMA ve ANKA gibi muharip insansız uçak sistemlerine yönelik gelişmeleri dikkatle, gururla, ilgiyle izliyoruz." dedi.

Bayraktar KIZILELMA'nın görüş ötesi havadan havaya füzeyle hedefini vurmasıyla sistemin ulaştığı seviyenin ortaya konulduğunu vurgulayan Ağbaba, "Bu ulusal, milli bir mesele. F35'in verilmemesi doğru değil, F16'ların tedarik edilmesinde aşama kaydedilmesini doğru buluyoruz. Savunma sanayisi babanızın malı değil, hepimizin gururu, onuru. Hata yapmayın." diye konuştu.

DEM Parti Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, bütçede yer alan kalemlerin, toplumun ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini öne sürdü. Doğan, "Toplumun en temel ihtiyacı olan eşit yurttaşlıkla örtüşmeyen bütçe kalemlerini görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk Özen, kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak anılan Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin Meclis'e sunulduğunu anımsatarak, teklifi eleştirdi.

"11. Yargı paketi son özgürlük kırıntılarını da elimizden almaya meylediyor" ifadesini kullanan Özen, söz konusu pakette yer alan bir düzenlemeyle internet ortamındaki bir içeriğin çıkarılmasıyla ilgili değişikliğe gidildiğini belirtti. Özen, "Düzenlemeye internet ortamından çıkarılması eklenerek, içeriklerin gerektiği durumda geri döndürülebilir olarak bütün internet ortamından çıkarılması söz konusu olacak. Anayasa Mahkemesi daha önce içeriğin çıkarılması ve erişim engellenmesi düzenlemesini iptal etmişti ama düzenlemeyle yeniden geliyor. Bunun yanında yabancı siteler için yeni bant daraltma düzenlemesi getiriliyor." bilgisini verdi.

Özen, 11. Yargı Paketi'ndeki düzenlemelerin vatandaşların yararına olmadığını öne sürdü.

"Bütçe kalemlerinde soru işaretlerine yer bırakılmamalıdır"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşlara ilişkin milletvekillerinin yazılı soru önergelerinin cevaplanması konusunda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın hassas ve titiz davrandığını belirterek, kendisine teşekkür etti.

Cumhurbaşkanlığı bütçesinin içeriğine ilişkin eleştirilerde bulunan Kavuncu, personel için öngörülen harcama kaleminde yüzde 61'lik bir artış olduğunu, mal ve hizmet alımı için 11,7 milyar lira ödenek ayrıldığını, sivil toplum kuruluşlarına yapılacak yardımın geçen yıla göre yüzde 20 azaltıldığını ifade etti. Kavuncu, bunlara ilişkin detayların şeffaflıkla açıklanması ve bütçe kalemlerinde soru işaretlerine yer bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Kavuncu, Cumhurbaşkanlığı bütçesinde sanayinin geliştirilmesi, üretim ve yatırımın desteklenmesi için 965 milyon liralık ödenek bulunduğunu dile getirerek, "Sanayi Bakanlığı bünyesinde 89 milyarlık bir kalem ayrılmışken Cumhurbaşkanlığının aynı başlıkta ve aynı program dahilinde bir rakam ayırmasının anlamı nedir? Burada bir belirlilik var mıdır? Bir yetki karmaşası yok mudur? Hem Bakanlık hem Cumhurbaşkanlığı aynı başlıkta niye bütçe ayrılır? Aynı durum şehircilik ve risk odaklı bütünleşik afet yönetim programında da var." şeklinde konuştu.

"Politika kurulları çalışmıyor"

Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Cumhurbaşkanlığı politika kurullarının "aktif olarak çalışmadığını" öne sürerek, "Politika üretmediğimiz için doğurganlık hızı yıllardır düşüyor. Kritik eşiğin altına düşmesine rağmen strateji belirleyemiyoruz. Bir politika, strateji belirlememişiz daha sonra 'hadi aile yılı ilan edelim' diyoruz. Su bitmiş, kuraklık trendi var ama kuraklıkla ilgili bir stratejimiz halen daha yok." sözlerini sarf etti.

Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesine yönelik eleştirilerde bulunan Kısacık, Diyanet'in Türkiye'nin en büyük teşkilatlarından birine sahip olduğunu hatırlattı. Diyanet'in hemen hemen her ilde personelinin olduğunu dile getiren Kısacık, Diyanet'in teşkilatının daha verimli kullanılması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin ismine yönelik eleştiride bulunan Kısacık, "Dijital Dönüşüm Ofisi'nin isminin 'yapay zeka ofisi' olarak değiştirilmesinin doğru olacağını düşünüyorum." görüşünü paylaştı.

Türkiye'nin yapay zeka devrimine hazır olmadığını savunan Kısacık, yapay zeka devriminin kaçırılmaması gerektiğine işaret etti. Kısacık, "Yıllar önce birçok ülkede yapay zeka bakanlığı kurmuşken biz yapay zekayı TÜBİTAK'taki bir enstitü ile Dijital Dönüşüm Ofisi'nin arasına sıkıştırmışız." dedi.

"Ekonomik güvenliği, milli güvenliğimizin bir unsuru olarak değerlendirmekteyiz"

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, enflasyon beklentilerinin tam olarak düşmemesinin ve dezenflasyon sürecinin yavaşlamasının, ilave tedbirler alınmasını gerektirdiğini söyledi.

Başta yatırım, üretim, tasarruf, vergi, hukuk, iş gücü piyasası, sosyal güvenlik, eğitim ve tarım gibi temel alanlarda yapısal tedbirlerin hayata geçirilmesinin önem arz ettiğini vurgulayan Kalaycı, "Bütçe dengesini bozmadan hem gelir hem harcama tarafında etkinliği artıran çalışmalar yürütülmelidir. Kamu yatırım harcamalarında tasarruf sağlamak üzere kamu ihale ve sözleşme süreçleri iyileştirilerek rekabet arttırılmalıdır." ifadesini kullandı.

Türkiye'deki vergi sisteminin tabana yayılmamış bir yapıda olduğunu dile getiren Kalaycı, bu durumun, bir yandan makroekonomik hedeflere ulaşmayı zorlaştırdığına diğer yandan da vergi yükünün adaletsiz dağılması sonucunu ortaya çıkardığına dikkati çekti.

Kalaycı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, tarihi bir adım, çok önemli bir yönetim reformu, uzlaşmanın ve milli birlikte buluşmanın önemli bir aracı olduğunu ifade ederek, "Sistemin doğasına uygun, ihtiyaç duyulan anayasal ve yasal değişikliklerin yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Demokratik standartların yükseltilmesi amacıyla hak ve özgürlükleri öne çıkaran, demokratik, kapsayıcı, mutabakata dayalı, milletimizin beklentilerine uygun yeni bir anayasayla Türkiye'yi ayak bağlarından tümüyle kurtarmalıyız. Yeni anayasayla birlikte darbe dönemi ürünü olan Siyasi Partiler Kanunu ile seçim kanunlarını yeniden düzenlemeli ve 'siyasi etik kanunu' çıkarmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.

Partisinin, ekonomide bağımsızlığı, yerli ve milli üretimi arttırmayı, dış bağımlılığı azaltmayı öngördüğünün altını çizen Kalaycı, "Ekonomik güvenliği, milli güvenliğimizin bir unsuru olarak değerlendirmekteyiz." dedi.

"AA, doğru ve tarafsız habercilik adına önemli çalışmalar yapıyor "

AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin en önemli getirisinin, siyasi istikrar olduğunu, aynı zamanda temsiliyet oranını da arttırdığını dile getirdi.

Bazı muhalefet milletvekillerinin, ekonomik anlamda yaşanan bazı olumsuzluklardan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni sorumlu tutarak tekrar güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönmekten bahsettiğini aktaran Güneş, "Parlamenter sistemin olduğu dönemlerde de ekonomik krizleri yaşadık, dolayısıyla bu krizleri direkt sisteme bağlamak doğru olmaz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin en önemli özelliklerinden birinin, ani olaylar karşısında çabuk aksiyon alabilme kabiliyeti olduğunu belirten Güneş, dünyada ideal bir sistemin olmadığını vurguladı. Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde de mutlaka aksaklıklar vardır. Bu yıl sistemin 8. bütçesini yapıyoruz. Bu yaşadığımız tecrübelerden de hareket ederek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ndeki eksikleri gidereceğiz. 2023 genel seçimlerine gittiğimiz dönemde cumhurbaşkanı yardımcılığının sayısı ile ilgili herhangi bir üst sınırlama getirilmediği için bunun nasıl suistimal edilebileceğini gördük. Önüne gelen herkese cumhurbaşkanı yardımcılığı dağıtıldığına şahitlik ettik. Bizde ise sadece bir Cumhurbaşkanı Yardımcısı var. Demek ki burada bir tedbir almak gerekmektedir. Cumhurbaşkanı ile parlamento çoğunluğu farklı partilerde olduğu zaman sistemin işlemesinde yaşanabilecek aksaklıkları hiç tecrübe etmedik. Bu, uzlaşma kültürünü geliştirebileceği gibi eğer art niyetle davranılırsa devlet çalışmaz hale de getirebilir.

Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen bütçe kanunu 'parlamento tarafından kabul edilmezse enflasyon oranında yeniden düzenlenerek yola devam edilir' deniyor. Parlamento, Cumhurbaşkanı'nın hiç istemediği şekilde bir bütçeyi parlamentodan geçirir ve Cumhurbaşkanı'nı çalışamaz hale getirirse o zaman ne yapılacağına dair herhangi bir öngörüde bulunmamıştır. Bu gibi eksikliklerin tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir."

Güneş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, kamu diplomasisi, stratejik iletişim, dezenformasyonla mücadele, uluslararası medya ilişkileri, kriz iletişimi, basın yayın kuruluşları ile ilgili düzenlemeler ve vatandaşlarla devlet arasında köprü olan CİMER gibi alanlarda Türkiye'nin en kritik kurumsal kapasitesini temsil ettiğine dikkati çekti.

Anadolu Ajansı'nın kurtuluş mücadelesinin verildiği yıllarda, 6 Nisan 1920'de kurulduğunu anımsatan Güneş, "105 yıllık tecrübesiyle bugün 38 merkezde yer alan ofis ve yayın merkezi ile 135 ülkede faaliyet gösteren Anadolu Ajansı, 13 farklı dilde yayın yaparak Avrupa, Amerika, Orta Doğu, Afrika, Asya ve Kafkasya başta olmak üzere tüm coğrafyalarda yoğun habercilik faaliyetleri yürüterek doğru ve tarafsız habercilik adına önemli çalışmalar yapmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının, güvenlik kurumlarının tüm ihtiyaçlarını yerli ve milli imkanlarla karşılamak için aralıksız çalıştığını belirten Güneş, savunma sanayisinin Türkiye'nin bağımsızlık iradesinin ve stratejik vizyonunun en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı. Güneş, "Türkiye, savunma alanında son yüzyılın en büyük atılımını gerçekleştirmiştir." dedi.

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Cumhurbaşkanlığının 2026 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda - Son Dakika


Advertisement