GAP'ın Yeni Vizyonu 4M Olacak - Son Dakika

GAP'ın Yeni Vizyonu 4M Olacak

13.12.2015 13:47
GAP'ın Yeni Vizyonu 4M Olacak, System.String[]

GAP illerinde müzik, mimari, mutfak ve movie, yani film en çok öne çıkan başlıklar olacak.

Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) üzerinden yaklaşık 26 yıl geçti. 1.8 milyon hektarlık alanın sulanması, 3.8 milyon insana iş ve aş sağlanması, bölge insanın gelir düzeyinin arttırılması gibi hedeflerle 1989'da başlanan projeyle, bugünkü projede gelinen noktayı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının paydaşlarıyla yaptığı çalışmaları, eylem ve master planlarıyla yapılanları ve projedeki nihai öngörünün olup olmadığını Gazete İpekyol olarak GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil'le konuştuk.

Projenin üzerinden yaklaşık 26 yıl geçti. Projede başlanan noktayla bugün gelinen noktayı karşılaştırdığınızda nasıl bir yerdeyiz?

GAP'ta iyi durumdayız. Aslında Türkiye'de çok genel bir iyileşme var ama GAP'taki iyileşme bunun biraz daha ötesinde. GAP Master Planının çok ciddi hedefleri var. Bunu uygulamaya çalışıyoruz. 1.8 milyon hektarın sulanması hedefi var. Bu hedef çerçevesinde 440 bin hektarlık bir alana ulaşılmış durumda. Yaklaşık bin kilometreye yakın da ana kanal bitirilmiş durumda. Şu anda GAP'taki birçok ovaya su götürülmüş durumda. Diyarbakır ovalarına, Aşağı Mardin Ana Kanalıyla Viranşehir, Ceylanpınar, Kızıltepe ovalarına, Suruç Ovasına, Antep'teki Barak Ovasına, Adıyaman'da Samsat, Kahta… Buralarda yapılan sulamaların birçoğunun ana kanalı bitmiş durumda. Şu anda şebeke çalışmaları devam ediyor. Hedef 2019'da 1 milyon hektarı geçip, şu an için rantabl dediğimiz pompaj gerektirmeyen sulamaları bitirmek. Bu sulamalar bittikten sonra GAP aslında ana hedefine ulaşmış olacak. Gelirdeki artış yüzde 100'ün, yüzde 200'ün üzerinde. Bu sadece GAP'a bağlı değil. 3.8 milyon kişiye iş de, kuru ve sulu tarım arasındaki fark bu. Şu anda bölgede neredeyse 2 milyona yakın iş var. 2 milyonişin ne kadarı GAP projesinden? Birçoğu gıdaya, pamuğa ve tekstile bağlı olduğu için GAP'ın etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Mesela sulamadan önce pamuk bölgenin ürünü değildi. Ama şu anda en önemli ürünümüz pamuk. Türkiye pamuğunun neredeyse yüzde 70'ini bu bölge üretiyor. Bunun da yüzde 50'sini Urfa üretiyor. Sulama olmadan pamuk üretmek mümkün değil. Pamuk üretimiyle birlikte bölgede ciddi bir tekstil üretimi var biliyorsunuz. Gaziantep tekstil alanında özellikle halıda dünyada ciddi bir yere sahip. Bu çerçevede bölgedeki hedefin neredeyse yarısına ulaşılmış denilebilir. '26 yıl oldu, niye böyle uzun sürdü' cümlesi gelebilir.

Evet herkesin kafasındaki bir sor bu?

Bu bir bölgesel kalkınma projesi. Bunu Türkiye kendi yatırım bütçesinden yapıyor, öz bütçesiyle yapıyor. Bunun için de bütçesinden önemli bir kısmını ayırarak bu yatırımları yapıyor. Çok büyük bir proje olduğu için, orijinal olarak 30 milyar dolar falan düşünülmüştü. Ama şu anda bunun çok da üstünde bir rakam harcanmış durumda. Harcanacaktır da zaten.

Neden?

Çünkü yeni projeler ekleniyor. Master plan o ilk günkü gibi statik durmuyor. Gelişiyor. 2002'de zaten revize edildi. Daha sonra biliyorsunuz 2008'de eylem planları başladı. Eylem planlarında da master planlarında olmayan birçok proje var. En basiti mesela, Sosyal Destek Programı ya da Cazibe Merkezleri Programı. Bu anlamda yeni, innovative projeler konuyor. Master planı çerçeveleyen, sınırlayan değil, yolumuzu açan olmalı. O çerçevede, yeni, değişik, anlamlı projeler konuluyor. Bu eylem planına oto yolları koyduk. Buradan Habur'a kadar bu otoyol mesela master planında yok. Yapılması lazım mı, lazım. Master planını da yaşayan bir plan haline getirmiş durumdayız. O da yeni projelerle, yeni yaklaşımlarla hep destekleniyor. O anlamda bu güne kadar sürmesinin belki pratikte sebebi Türkiye'nin ayırabildiği bütçeydi. Türkiye yaklaşık yatırım bütçesinin yüzde 7'sini bu projeye ayırıyordu. Sayın cumhurbaşkanımız başbakanken yaptığı müdahaleyle 2007'de eylem planı hazırlandı. 2008'den itibaren yüzde 10'ların üzerinde yüzde 14'lere kadar çıktı. Ortalama olarak yüzde 12'leri bulan bir pay ayrıldı. Bu arada yatırım bütçesi de büyüdü. 1 milyar lirayken diyelim 2008'de 2014'de 4 milyar lira ayrıldı. Yani dört katı arttı. Bütçe belki bir buçuk kat arttı ama ayrılan pay dört katı arttı. Bu anlamda yeni bir döneme girdik 2008'den itibaren. Bütün ana kanallar, bu ayrılan para olmasaydı çok zordu. Sulamada yatırımlar 10 katları falan buldu. Hükümet bu projenin ana hedefleri karşılansın diye ciddi paylar ayırdı.

GAP İdaresinin tam olarak görev alanı, buradaki varlığı neyi amaçlıyor? Bölge halkı çok fazla bilmiyor. Kurumlar tam olarak bilmiyorlar. Biliyorlarsa da çok fazla istifade etmiyorlar mı?

Biliyorlar. Bizim iletişimimiz çok iyi kurumlarla. Biz, tabi vatandaşa dönük çalışmıyoruz açıkçası. Biz, bir koordinasyon birimiyiz. Bölgede yapılan bütün çalışmaları koordine ediyoruz.

Paydaşlarınız kim?

Bütün kurumlar. GAP'a bir şekilde bulaşan, bulaşmayan da olabilir ama GAP'ta proje verilmiş 50'ye yakın kurum var. Bunların tamamıyla yılda iki defa buluşuyoruz. Her zamanda iletişim içindeyiz. Üç aylık raporlar alıyoruz. Bizim asıl işimiz bu. GAP İdaresi bunun için kuruldu. GAP iyi koordine edilsin, iyi izlensin diye kuruldu. Dünyada herhalde bu ölçekte çalışan başka bir kurum da yok. Bu güne kadar da iyi çalıştığımızı düşünüyorum. İyi bir sistemimiz var. Her kurumda hemen hemen contactperson dediğimiz bir arkadaşımız olur. Ya daire başkanıdır, şube müdürüdür onlar alt, teknik seviyede bilgileri verirler. Üst seviyede mutlaka bir müsteşar yardımcımız olur, genel müdürümüz, genel müdür yardımcımız olur. Bunlar da doğrudan karar alıcı düzeyde katılırlar. Biz, tabi ki, merkezi hükümet kurumuyuz, bölgesel bir kurum değiliz. Onun için Ankara'daki büyük kurumlarla, bakanlıklarla çalışıyoruz. Onların çalışmalarını koordine ediyoruz. Bölgedeki il müdürlükleri değildir bizim hedefimiz. Asıl hedefimiz, bakanlıklar, müsteşarlıklar, genel müdürlükler. TMSF'den BDDK'ya, bankalardan Hazine Müsteşarlığına kadar bunların tamamıyla verilen görevler konusunda raporlama yapmalarını sağlıyoruz. Zaman zaman bakanımızla, başkanlığımızda toplantılar yapıyoruz. Asıl işimiz, izleme, değerlendirme ve koordine etme. GAP'ın ana görevi bu. Tabi GAP'a verilmiş başka vizyonel projeler de var. Boşlukları doldurmak, bölgeye yönelik projelerimiz var. Master planları hazırlıyoruz. Eylem planları hazırlıyoruz. Sosyal eylem, ulaştırma, alt yapı gibi bizim hazırladığımız planlar var. Mesela bölgenin rekabet gündemimiz var, turizm master planını hazırladık bölgenin. Bir nevi planlama da çalışıyoruz. Bölgenin ihtiyacı olan ve yapılmayan bazı planlama çalışmalarını da biz yapıyoruz. Bunun dışında biliyorsunuz sulama çok ciddi bir eşitsizlik yaratıyor.

Hangi açıdan?

Sulama bölge için Türkiye için, iller için çok önemli. Çünkü müthiş bir verim artışı var, müthiş bir gelir artışı demek. Diğer taraftan da bir gelir adaletsizliği de yaratıyor. Tarım yapılan ve tarım yapılmayan birçok yerimiz var, kırsal alanlarımız var. O alanlardaki hayat seviyesi zaten düşük. Tarım yapılan yerde sulu tarıma geçilince, sulu tarımda katma değerle çalışırsanız 15-20 kat gelir artışı yapabilirsiniz. Biz, biraz daha sulu alanların dışında çalışıyoruz. Bizim kırsal kalkınma çalışmalarımız çok fazla. Hedefimiz, Kilis'tir, Adıyaman'dır, Siirt'tir, Şırnak'tır, Diyarbakır'ın kuzeyidir, Karacadağ'dır. Bu anlamda sulama dışı alanlara yönelik çalışmalarımız var. Bizim bir hedefimiz de kurumsal kapasite. Sulama geliyor, şu geliyor, bu geliyor. İnsanlar yeterince eğitimli olmadıkları için bilinçli üretim yapamıyorlar. Bilinçli üretim yapmak için çok ciddi tedbirler alıyoruz. Tarımsal eğitim yayın projemiz var, GAP-TEYAP. Hemen hemen neredeyse bölgedeki bütün köylere ulaştı. 20 bin çiftçiye doğrudan, 200 bine yakın çiftçiye de dolaylı olarak ulaştık. İnanılmaz bir seferberlik yaptık. Bu aslında bir model çalışmasıydı. Çiftçi örgütleri üzerinden eğitimi verip, çiftçi örgütlerini güçlendiriyoruz. Biz, bırakacağız, ziraat odaları, sulama birlikleri, çiftçi örgütleri, yetiştirici birlikleri çalışacak. Bunlarla ilgili eğitimler verdik, onlar da büyüdüler. Bugün artık Şanlıurfa Ziraat Odası eğitimlerini ciddi bir şekilde yapacak veya Damızlık Yetiştiricileri Birliği veya Küçükbaş Yetiştiricileri Birliği. Bunlar ciddi bir şekilde hem de uzmanlaşmış bir şekilde eğitim, yayım yapacaklar. Bunun yanında bir de bölgenin rekabet potansiyelini yükseltmek için çalışmalar yapıyoruz.

Başka ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Yenilenebilir enerji alanında bir çalışmamız var. Organik tarım çalışıyoruz. Bizim master planı çerçevesinde çalışmalarımız var. Birecik'te nehir turizmi projemiz var. Şanlıurfa, Gaziantep, GAP İdaresi birlikte başlatıp bir şeyler yapacağız. Tanıtım ve markalaşma çalışmamız var. O da artık size duyurulacak hale geldi inşallah. Sıkıntılar biraz giderilince finansman yapmayı düşünüyoruz. Jeotermalle ilgili iyi bir durum tespiti yapıldı. Bütün bölgenin kaynaklarının araştırıp, projesini bitirdik.

Urfa'da Karaali'nin dışında jeotermalle ilgili çalışma var mı?

Karaali'nin dışında Aşağı Oymak var. Biz orada bir etüt yaptırdık. 30 küsur derecede bir su var.

Yenilenebilir enerjiyle ilgili sanırım Karacadağ'la ilgili bir proje vardı. Bununla ilgili bir çalışmanız var mı?

Yenilenebilir enerji bizim bölge bölge ele aldığımız bir şey değil. Entegre bir yaklaşım olarak yenilenebilir enerji verimliliği projemiz vardı. Güneş ve biogaz çalışıyoruz. Bunun içinde rüzgâr da var, jeotermal de var. Bizim asıl iki şeyimiz var, biri güneş diğeri de bitkisel atık. Jeotermal Urfa'da çok yok. Biliyorsunuz, Urfa'da kırık fay hattı yok. Eksisi jeotermal olabilir ama böyle bir artısı da var Urfa'nın. Deprem bölgesi olan yerlerde var. Çermik'tir, Çüngüş'tür, Batman'dır oralarda ciddi kaynaklar var. Bölgede en iyi kaynak zaten bizim için Karaali. Karaali potansiyel açısından oldukça iyi. Orayı sera üssü yapmak için uğraşıyoruz. Burası sıcaklık olarak hiç 15 derecenin altına düşmüyor. Buranın da sıcaklığı problem. Çok daha uygun bir şekilde üretim sağlanabiliyor. Kömürle ısıtmak çok pahalı. Antalya şu anda ısıtmaya başladı. Geçen Antalya'daydım. 'Isıtacağız' dediler. Urfa'da şu anda bile ısıtma ihtiyacı yoktur. Kar yağsa bile oraya sıcak sayesinde 15 derecenin altına düşmüyor. Onun için seracılık için en uygun yerlerden birisidir. Bir de su çok fazla. Akıllanıyoruz, bunları kullanacağız. Su alıp tekrar içeriye vermeliyiz. Hatta suyu alıp soğutmadan tekrar kaynağa döndürmeliyiz. Bütün bunlar düşünülüyor şu anda. Orası gerçekten Türkiye'nin sera bölgesi olabilir.

GAP İdaresi'nin koordinasyon anlamında yoğunlaşmayı hedeflediği iller var mı? Kendi içerisinde kalkınmada öncelikli iller gibi…

Başta kırsal kalkınma diye bahsettim. GAP'tan en fazla Şanlıurfa ve Diyarbakır faydalanıyor. Bu tabi sulama ve gıda üretimi anlamında. Ondan sonra sanayi geliyor. Şanlıurfa'da ciddi bir sanayi var. Antep de ciddi bir şekilde GAP'tan faydalanıyor. Niye? Çünkü burada doğan bir üretim potansiyeli Antep'i rahatlatıyor, yukarıya götürüyor. İller arasında bir ayrım yapmıyoruz. Bütün projelerimizde illere eşit davranıyoruz. Şunu da söylemek lazım. Pozitif ayrımcılık yapmıyoruz. Mesela Kilis'le Şanlıurfa bizim projelerimizden aynı derecede faydalanıyor. Ama Kilis küçük bir yer. Şanlıurfa kocaman bir yer. Mesela entegre kırsal kalkınmayı Adıyaman'da üç ilçede yapıyoruz. Burada dört ilçede yapıyoruz. Diyarbakır ve Urfa'da birer ilçe arttırdık. Çünkü bu illerde ilçe sayısı çok fazla. Kilis'te ikinci ilçeyi yapamadık, çünkü ilçe yok. Ama sulamadan faydalanmayanlara biraz daha pozitif ayrımcılık yapıyoruz.

İllere göre bir önceliğiniz var mı? Örneğin Mardin, Urfa'yla ilgili turizm, Antep sanayiyle gibi bir öncelik tanıyor musunuz?

Hayır, bunlar kendi güçleri, kendi potansiyelleri. Biz, burada yönlendirirken ilin mutlaka inisiyatifini alıyoruz. Ne istiyorsa o. Bizim dikte etme imkanımız da yok, gücümüz de yok. Zaten eylem planındaki işler belli. Ya da master planındaki yerler belli. Sulanacak yerler belli, bunlara artı bir şey ekleyemeyiz. Küçük sulamalar var, onları da kendileri yapıyor Özel İdareler. Tabii olan şeyler var. Mesela bizim henüz hayata geçiremediğimiz creativeindustries dediğimiz yaratıcı şehirler projemiz var. Bu çerçevede düşündüğümüzde Urfa'ya 'müzik' diyoruz. Gidiyoruz Mardin'e 'mimari' diyoruz. Orada farklı bir mimari var, görünen bir mimari var. Urfa'da da o mimari var ama Urfa'da çok görünmüyor açıkçası. Kimseye bunu da anlatamıyoruz. Antep'e gidince de 'mutfak' diyoruz. Bu demek değil ki, Urfa'da mutfak yok. Mardin'in mutfağı da çok güzel, Diyarbakır'ın da… Ama Antep bunu öne çıkarabilmiş bir şehir. Diyarbakır'da da 'film' dedik. Orada da sinema endüstrisine yatkın bir yapı vardı. Bu dört konuda bu dört ili desteklemeyi planlıyoruz. Ödenek henüz alamadık. Ödenek alınca bu dört ilimizi bu dört yaratıcı endüstride bir şeyler yapmaları için yönlendireceğiz. Mesela müzik endüstrisinin Urfa'ya hiçbir faydası yok, sıra gecelerindeki üç beş şeyden başka. Hâlbuki bizde müzik endüstrisi falan olmalıydı. Türkiye'den insanların gelip eğitim almaları gerekliydi. Şimdi sıra gecemiz var. Üç, beş tane türkü söylüyorlar her akşam. Bu mudur yani? Buranın çok ciddi müzik endüstrisi, üstatları var.

Ne yapılabilir?

Bakacağız, müzikle ilgili nerede, ne yapılıyor, kim ne yapıyor? Okullarını kurmamız lazım. Bir İMÇ bizde neden olmasın. Bizim burada neden stüdyolarımız, kayıt yerlerimiz olmasın. Yani müzik endüstrisinin olması lazım.

GAP'ın önünde tehdit, engel sıkıntı görüyor musunuz? Bölgedeki çatışmaları göz önünde bulundurursak…

Bugünlerde yeni bir çalışma düşünüyoruz aslında. Resistance denilen İngilizce bir kelime var. Direniş demek, direnç demek. Geçen gün bir arkadaşımız 'Bunca krize rağmen GAP ekonomisi ayakta duruyor, bunu incelememiz lazım, enteresan hala çökmedi' dedi. İnanılmaz sıkıntılar var. Ta Irak'la başlıyor. Daha da eski ben 1992-93'te kaymakamdım burada. Gene çatışmalar vardı. Bu 40 yıllık çatışmayı söylemiyorum. 40 yıldır bir çatışma ortamı var. Azalıyor, çoğalıyor. Ama onun ötesinde Irak savaşı oldu. Irak parçalandı. Bir sürü sıkıntı doğdu. Sonra Suriye 2011'de parçalandı. İnanılmaz bir şey. Şu anda da zaman zaman sıkıntılar oluyor. Ama ekonomi olarak ayaktayız. Geçen sene ihracat 9 milyar doları geçti bölgede. Bu da Güneydoğu'daki kayıtlı ihracat. Kayıtsız ihracat ne durumda onu bilmiyorum. Bizim resmi kayıtlara göre ihracatımız Güneydoğu Anadolu Bölgesinde 9 milyar doları geçti. İnanılmaz bir rakam bölge için. Bu 2002'de 600 milyon dolardı. 15 kat falan artmış. Türkiye'nin de yüzde 2'si idi. Şu anda Türkiye ihracatının yüzde 5,5'i. Tehdit yok mu? Çok. Her tarafımız tehdit. Zaten projenin kendisi dünyada sıkıntılar yaratan bir proje. Daha doğrusu kıskançlıklar yaratan bir proje. Hiç kimse bu potansiyelin Türkiye tarafından kullanılmasını istemiyor. Öyle bir sıkıntı var. Onun için zaten uluslararası sermaye girmiyor. Uluslararası kanallardan borç alamıyorsunuz finansman için. Onun için Türkiye kendisi finanse ediyor ve kendisi bu direnci sağlıyor. Bu anlamda bölgedeki direnç oldukça yüksek. Biz, durdurucu bir etki görmüyoruz. Ama her tarafımız ateş.

Bölgedeki üniversitelerden yeterince istifade edilebiliyor mu?

Biz, üniversiteler için çok ciddi kaynaklar ayırdık. Bu son eylem planıyla belki yüzde 100 civarında gelirleri arttı. Zaten çok güzel üniversiteler ortaya çıktı. Harran şu anda parlıyor. Üniversite olarak çok iyi bir durumda. Dicle ve Gaziantep de çok parladılar. Türkiye'deki iyi üniversitelerden sayılıyorlar artık. Alt yapıları iyi. Öğrenci kaliteleri de fena değil, yükseldi. Sayıları arttı rakam olarak. Biz de elimizden geldiğince projelerimizi bölge üniversiteleriyle yapıyoruz. Şu anda Harran Üniversitesi Yenilenebilir Enerji Merkezini kuruyor. Üç tane Teknopark yapıldı, üç üniversitede. Onlar finanse edildi. Harran'ınki de hayata geçmek üzere. Şirketi kuruldu, teklifler alındı. Dicle'yle Antep çalışıyor şu anda. Bunların sanayiyle işbirliği yapmaları için çalışma yapıyoruz. Birçok projeyi yapıyoruz birlikte. Gaziantep Üniversitesi'yle enerji verimliliği projesini çalışıyoruz. Dicle Üniversitesi'yle zaten birçok proje yaptık. Şu anda çok ciddi iki tane araştırma merkezi var. Bir tanesi Diyarbakır'daki Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü, Tarım Bakanlığına bağlı. Burada da GAP Tarımsal Araştırma Eğitim Merkezi var. Onların binaları çok güzel oldu. Binalarda GAP Eylem Planı çerçevesinde yapıldı. O araştırma enstitülerini de katıyoruz projelerimizin içerisine. Bölgede iyi bir alt yapı var. Sürekli birlikte çalışıyoruz.

Bölgedeki çatışmalar veya komşu ülkelerdeki savaş biterse bekleyen proje var mı şu anda?

Bekleyen mayın var. Mayınlı alanın temizlenmesi var.

Suriye'de savaş çıkmasaydı kim temizleyecekti? Çiftçilere mi verilecekti o alan?

Milli Savunma Bakanlığı temizleyecekti. Kime verileceğine henüz karar verilmedi. Biz orada bir işletme modeli çalıştık. Mevcut durumunu çıkardık. Şu anda o mayınlı araziyle ilgili çok ciddi bir veri var elimizde. Nerede kültür varlığı var, nerede petrol var.

Petrol var mı bu mayınlı arazide?

Tabi tabi. Neresi orman. Nerede endemik bitki çok, korumamız lazım. Nerede sulu tarım yapılabilir, nerede organik tarım yapılabilir, böyle bir çalışma elimizde var.

Petrol var ama duvarlar örüldü, dikenli teller çekildi?

Kaldırılır. Mayınları da biliyorsunuz onun için döşemiştik.

GAP'ta nihai öngörünüz nedir?

Nihai öngörümüz, bizim rekabet gündemi çalışmamızda mottomuz, vizyonumuz çıktı. Bizim hedefimiz o. Burayı biz medeniyetler beşiği diye nitelendiriyoruz. Dünyanın gıda ve enerji üssü olmasını hedefliyoruz. Sıfır karbon ayak iziyle de kalkınmayı tamamlamayı istiyoruz, çevreyi bozmadan. Türkiye'de biliyorsunuz hidroelektrik bakımından en fazla potansiyele sahip bölgeyiz, güneşte de öyleyiz. Biyokütlede de öyleyiz. Rüzgârda, termalde biraz daha gerideyiz. Ama onlarda da hatırı sayılır bir potansiyelimiz var. Onun için çevreyi kirletmeden, bozmadan sıfır karbon ayak iziyle, hatta eksi diyelim, karbon yakında satılabilir olacak inşallah, kalkınmayı devam ettirmek istiyoruz. Aslında tamamlamak demek yanlış olur. Biz, kalkınmayı sürdürmek istiyoruz. Burası medeniyetlerin beşiği. Medeniyetlerin beşiğini tekrar oluşturmak istiyoruz. Bu bölgede de bu var. Potansiyelin ötesinde milletlerin bilinç altında bu var. Burası tek tanrılı dinlerin doğduğu bir yer. Burası tek tanrı inancının, felsefesinin doğduğu bir yer. Bu çok çok önemli bizim için.

GAP'ın Yeni Vizyonu 4M Olacak

Kaynak: Temsilci

Son Dakika Güncel GAP'ın Yeni Vizyonu 4M Olacak - Son Dakika


YORUMLAR

Son Dakika

Çin'de artık anüsten alınan örneklerle de koronavirüs testi yapılacak Deniz Akkaya, iç çamaşırlı yatak pozlarıyla sosyal medyayı salladı Meteoroloji'den peş peşe uyarılar! 6 kentimizde kuvvetli yağış, 4 bölgede de fırtına bekleniyor Erkek arkadaşı, 16 yaşındaki kız çocuğunu istismar etti! Mide bulandıran olay karnı büyüyünce ortaya çıktı Konuta büyük zam yolda! Kademeli olarak yüzde 50'ye varan fiyat artışı bekleniyor Kiracı 'Allah belanızı versin' yazılı not bırakıp evini yaktı, binayı dumanlar sardı Yasmin Erbil kırmızı elbiseli pozuyla nefesleri kesti Birçok dizide oynayan Ercan Yalçıntaş sahte içkiden hayatını kaybetti