İsrail, yargı düzenlemesinin ardından "3 cepheden atılan roketleri" tartışıyor - Son Dakika
Son Dakika Logo

İsrail, yargı düzenlemesinin ardından "3 cepheden atılan roketleri" tartışıyor

İsrail, yargı düzenlemesinin ardından "3 cepheden atılan roketleri" tartışıyor
11.04.2023 13:18  Güncelleme: 13:28

İsrail'in tartışmalı yargı düzenlemesi nedeniyle iç çekişmelere tanık olduğu bir dönemde, Gazze Şeridi'nin yanı sıra Lübnan ve Suriye'den atılan roketlerle karşılaşmasının, Tel Aviv'in "caydırıcılık gücünü" kaybettiği görüşünü gündeme getirdiği belirtiliyor.

İsrail'in tartışmalı yargı düzenlemesi nedeniyle iç çekişmelere tanık olduğu bir dönemde, Gazze Şeridi'nin yanı sıra Lübnan ve Suriye'den atılan roketlerle karşılaşmasının, Tel Aviv'in "caydırıcılık gücünü" kaybettiği görüşünü gündeme getirdiği belirtiliyor.

Lübnan ve Gazze Şeridi'nin ardından bu dönemde Suriye'den de İsrail tarafına roket atılması dikkati çekti.

İsrail, 6 Nisan Perşembe günü, Lübnan'dan fırlatılan 34 rokete karşılık verirken, Suriye topraklarından iki dalga halinde 6 roket atıldığı iddiasının ardından birkaç saat sonra aralarında rejim ordusuna ait olanlar da olmak üzere bölgede bazı hedefleri vurduğunu duyurdu.

İsrail'deki uzmanlardan bazıları, Gazze Şeridi, Lübnan ve Suriye'den İsrail'e atılan roketlerin İsrail polisi ve Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya ramazan ayındaki baskınlarına bir yanıt olduğu görüşünde hemfikir.

Ayrıca bu konuda roketlerin Lübnan ya da Suriye hükümetleri tarafından atıldığı mevzubahis olmazken söz konusu saldırıların Hizbullah ve İran tarafından desteklenen Filistinli gruplarca gerçekleştirildiği belirtiliyor.

3 cepheden roket saldırısı ve İsrail iç krizi

Her ne kadar Lübnan ve Suriye tarafından fırlatılan roketler sınırlı da olsa ciddi iç çekişmelere tanık olduğu bir dönemde gelmesi, İsrailli uzmanlarca, "eşi benzeri görülmemiş" bir durum olarak ifade ediliyor.

İsrail ordusunun bu yüzden, daha önce Batı Şeria'daki bazı noktaları ile Gazze Şeridi'nin sınır kapılarının 8 Nisan'a kadar kapalı kalması yönünde aldığı kararı, Hamursuz (Pesah) Bayramı sonuna kadar (12 Nisan) uzattığı değerlendiriliyor.

Tel Aviv'in önündeki ikilemler

Eski İsrail Askeri İstihbarat (Aman) Başkanı Amos Yadlin, 9 Nisan'da Twitter hesabından yaptığı açıklamada, gerginliğin henüz bitmediğini, hatta daha operasyonel bir aşamaya, bir savaşa kadar tırmanabilecek olayların ortasında olunduğunu savundu.

Tel Aviv'deki karar mercilerin önünde cevaplandırılması gereken bazı ikilemlerin olduğunu belirten Yadlin, "İçinde bulunduğumuz güvenlik olayı, çok sahneli tek bir örgütü mü kapsıyor yoksa İran'dan Hizbullah'a, Hamas'a kadar tüm radikal eksenin katıldığı bir olay mı?" sorusunu yöneltti.

İsrailli yetkili, "İsrail'in caydırıcılığının onu eski haline getirmek için harekete geçmeyi gerektirecek bir düzeye mi gerilediği, buna karşın İsrail'in izlediği 'çevreleme politikası'nın doğru bir tercih" olup olmadığı ikilemine de dikkati çekti.

Olasılıkların sadece Filistin sahasında gerginliğin tırmanmasıyla sınırlı kalmayacağına işaret eden Yadlin, Lübnan'ın güneyinden Hizbullah'ın haberi olmaksızın çok sayıda roket atıldığını varsaymanın da uzak bir ihtimal olduğunu ifade etti.

Yadlin, Suriye'den atılan roketlerin ise İran ve Hizbullah'ın desteğiyle Esed rejimi tarafından yönetilen Kudüs Tugayı'ndan (Liva el-Kudüs) geldiğini iddia etti.

"İsrail caydırıcılık imajını" geri kazanmak için önce yargı reformlarını durdurmalı

İsrail'in "caydırıcı gücündeki" yıpranmanın, karşı tarafın, "İsrail iç bölünme nedeniyle zayıfladı, ABD ile ilişkilerinde kriz var ve savaştan korkuyor." varsayımından kaynaklandığını savunan Yadlin, "Bununla beraber İsrail'in hala çok güçlü olan stratejik caydırıcılığı ile düşmanımızın 'provokasyon seviyemizin çok yükseldiği' yönünde yarattığı algıyı ayırmak gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın, "İsrail'le gerilimi tırmandırmayı bir risk olarak gördüğünü ve bu riski almanın doğru olduğunu, çünkü İsrail'in mevcut durumda savaş riskine girmeyeceğini" düşündüğünü öne süren Yadlin, bu düşünceyi, "Nasrallah'ın 2006 yılında İsrail'le girdiği savaşta bedelini ödediği gibi yine yanlış hesaplamaların yapıldığı klasik bir niteleme." şeklinde yorumladı.

Yadlin, İsrail'in "caydırıcılık" imajını derhal geri kazanması için ilk atılması gereken adımın, yargı reformlarını durdurmak olduğunu ifade ederek, Netanyahu'nun, hükümetteki herhangi bir değişikliğin yalnızca geniş kapsamlı bir mutabakat çerçevesinde gerçekleşeceğini açıklaması gerektiğini kaydetti.

Bunun, Washington yönetimiyle ilişkilerin acilen iyileştirilmesini ve nükleer program dahil olmak üzere İran tarafından gelecek tehditlerle mücadele için ABD ile diyalog ve işbirliğine odaklanılmasını sağlayacağını belirten Yadlin, "Daha sonra İsrail'in, caydırıcılığını yeniden geri almak için burada detay vermemiz mümkün olmayan askeri, operasyonel ve diğer açılardan bir dizi hamle yapması gerekecek. Bizi sıcak bir yaz bekliyor ve yaza sağlam bir kafayla girmeliyiz." ifadesini kullandı.

Lapid'den "Ben-Gvir Orta Doğu'yu ateşe vermek istiyor" açıklaması

İsrail'deki askeri taraflardan bu yönde açıklamalar gelirken bazı siyasiler de 3 cephede patlak veren olayların Mescid-i Aksa ihlalleriyle tetiklendiğini kabul ediyor.

İsrail'de ana muhalefet partisi Gelecek Var lideri Yair Lapid, İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN'a yaptığı açıklamada, Mescid-i Aksa'daki olaylardan mevcut İsrail hükümetini sorumlu tutarak, çıkan olayların, "hükümetin sorumsuzluğundan" kaynaklandığını söyledi.

Lapid, İsrail'de en radikal isimlere sorumluluk verildiğinde, işlerin bu raddeye gelmesinin doğal olduğuna işaret ederek, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir'in Orta Doğu'yu ateşe vermeye çalıştığını ifade etti.

Yediot Ahronot gazetesinin internet sitesinde, yayınlanan habere göre Lapid, Tel Aviv'de Başbakan Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında ise İsrail'deki son olaylardan endişe duyduğunu ancak Netanyahu ile bu gelişmelere ilişkin görüşmesinin ardından "daha endişeli" hale geldiğini dile getirdi.

Mescid-i Aksa baskınıyla ilgili eleştirilerde bulunan Lapid, "Netanyahu, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir'e verilen yetkileri geri çekmelidir. Ben-Gvir gibi bir TikTok palyaçosu, Tapınak Dağı gibi bir yeri yönetemez." değerlendirmesinde bulundu.

-"Olaylar İran ve milisleriyle ilgili değil, Filistinli unsurlarla ilgili"

İsrail ordusu eski İstihbarat Daire Başkanı Tamir Hayman ise Twitter hesabındaki paylaşımında, olayların Mescid-i Aksa etrafında yoğunlaşmakla beraber merkezinin Filistin sahası olduğunu ifade etti.

Hayman, "Lübnan'da Hamas, ateş etmek için altyapıyı hazırladı, Tapınak Dağı'ndaki (Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya verdikleri isim) görüntüleri görür görmez fırsatı değerlendirdi ve kuzeye ateş açtı. Hizbullah bunu başlatan değildi ve belki de haberi de yoktu." ifadesini kullandı.

Filistinli unsurların Golan Tepeleri'nden de ateş açtığını savunan Hayman, bunun ne Şii unsurlarla ilgili ne de yeni bir durum olduğunu kaydetti.

Kendilerine karşı eylemlerini koordine eden tek bir oluşum olmadığına dikkati çeken Hayman, "Aslında İran, İsrail'e karşı yoğun bir şekilde çalışıyor ve İsrail içindeki mevcut durumu kendi lehine kullanmaya çalışacağı muhakkak. Ancak son olaylar İran ve onun milisleriyle ilgili değil, çok cepheli Filistin olayı. Ancak bu geçici." değerlendirmesini yaptı.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel İsrail, yargı düzenlemesinin ardından '3 cepheden atılan roketleri' tartışıyor - Son Dakika


Advertisement