Akademisyen Kenan Çapık: İslamofobi sadece bir önyargı değil - Son Dakika
Son Dakika Logo

Akademisyen Kenan Çapık: İslamofobi sadece bir önyargı değil

Akademisyen Kenan Çapık: İslamofobi sadece bir önyargı değil
16.04.2026 15:35

Akademisyen Kenan Çapık, İslamofobi tartışmalarını tarihsel ve politik boyutlarıyla ele alarak dikkat çekiyor. Çapık'ın çalışmaları sadece akademik alanla sınırlı kalmayıp, uluslararası ilişkiler ve insan hakları alanlarında da etkili oluyor.

Batı toplumlarında İslam algısı, İslamofobi ve kültürler arası ilişkiler üzerine yürüttüğü uluslararası çalışmalarıyla öne çıkan akademisyen ve politika analisti Kenan Çapık, İslamofobi tartışmalarını tarihsel, sosyolojik ve politik boyutlarıyla ele alan disiplinler arası yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

İslamofobinin Kökleri: Modern Bir Sorun Değil

İslamofobi, anti-semitizm ya da daha genel anlamda yabancı düşmanlığı, modern dünyanın ürünü olmaktan çok daha eskiye uzanan bir arka plana sahip. Bu olgular, sosyolojinin kuruluş dönemindeki temel tartışmalara özellikle “topluluk” ve “toplum” ayrımına kadar geri götürülebilir.

Farklı kültür, inanç ve yaşam biçimlerinin karşılaşması ve birlikte yaşama deneyimi, zaman içinde kolektif bir empati üretir. Bu süreç, önyargıları aşındırır; korku ve kuşkunun yerini daha karmaşık ve çoğu zaman daha anlayışlı bir bakış açısı alır. Tarihsel örnekler, temas arttıkça düşmanlığın değil, empatinin yükseldiğini gösterir.

Doğu–Batı ilişkileri, kültürel algılar ve küresel siyaset üzerine çalışan Çapık, İslamofobinin yalnızca toplumsal bir önyargı meselesi değil; aynı zamanda uluslararası politik söylemlerle bağlantılı çok katmanlı bir olgu olduğuna dikkat çekiyor. Bu kapsamda Çapık, daha önce TRT’nin “Ötekiyle Yüzleşmek” adlı uluslararası İslamofobi belgeselinde danışman olarak görev almış; proje kapsamında dünya çapında tanınmış akademisyenler, düşünürler ve politika uzmanlarıyla görüşmeler gerçekleştirmiştir.

Çapık’ın çalışmaları, yalnızca akademik üretimle sınırlı kalmayıp; aynı zamanda insan hakları ve dış ilişkiler alanlarında yürüttüğü siyasi danışmanlık faaliyetleri ve 2023 yılında İstanbul merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Teknolojik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı bünyesinde Genel Müdürlük deneyimiyle de çok boyutlu bir çerçeveye oturuyor.

Çapık’ın çalışmalarında öne çıkan temel yaklaşım, İslamofobinin yalnızca bireysel bir önyargı değil, tarihsel kökleri olan ve günümüzde küresel politik söylemlerle yeniden üretilen çok katmanlı bir olgu olduğu yönünde. Farklı ülkelerde yürütülen çalışmalar ve uluslararası görüşmeler, dikkat çekici bir ortak noktayı ortaya koyuyor: Kolektif kimliklerin nasıl kurulduğu ve sınırlarının nasıl çizildiği, “öteki”ne yönelik tutumu doğrudan belirliyor.

Dini, ideolojik ya da ulusal temelli kimliklerin daha katı ve dışlayıcı yorumları, “biz” ve “onlar” ayrımını keskinleştirerek önyargının yeniden üretilmesine zemin hazırlıyor. Bu nedenle düşmanlık üretmek ve bunu toplumsal düzeyde canlı tutmak, sanıldığından çok daha kolaydır.

Küresel Düşünürlerle Diyalog: Çok Sesli Bir Perspektif

Çapık’ın çalışmaları kapsamında dilbilimci Noam Chomsky, Georgetown Üniversitesi’nden John L. Esposito, antropolog Talal Asad, Ortadoğu uzmanı Graham E. Fuller, akademisyen Akbar Ahmed, siyaset bilimci Norman Finkelstein, analist Daniel Pipes, Harvard Üniversitesi’nden uluslararası ilişkiler uzmanı Stephen Walt ve Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) Başkanı Nihad Awad ile gerçekleştirilen görüşmeler, İslamofobi tartışmalarına çok boyutlu bir perspektif kazandırıyor.

Bu görüşmeler, yalnızca akademik bir veri üretimi değil; aynı zamanda farklı düşünce dünyaları arasında kurulan doğrudan bir entelektüel diyalog zemini oluşturuyor.

Tarihten Günümüze: Algının Dönüşümü

Çapık’ın 2020 yılında Türkçeye kazandırdığı Şark Kütüphanesi adlı eser, Doğu–Batı ilişkilerinin tarihsel dönüşümünü anlamak açısından önemli bir referans sunuyor.

Avrupa’nın Doğu’ya, Türklere ve İslam’a yönelik algısının, cehalete dayalı korku ve düşmanlıktan; kitapların dolaşımı, ticaret ve kültürel temas aracılığıyla merak ve entelektüel ilgiye, hatta hayranlığa doğru evrildiği 17. yüzyıl, tarihsel bir kırılma noktası olarak öne çıkıyor. Ancak benzer gerilimlerin günümüzde hâlâ varlığını sürdürmesi, bu dönüşümün tamamlanmış değil, devam eden bir süreç olduğunu gösteriyor.

Son Dakika İslamofobi Akademisyen Kenan Çapık: İslamofobi sadece bir önyargı değil - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement