
İtalya'nın Milano kentinde yaşayan Pazarcıklılar, akıllarının geçen hafta meydana gelen iki büyük depremden birinin merkez üssü olan memleketlerinde kaldığını belirtti.
"Asrın felaketi" olarak nitelenen, merkez üsleri Kahramanmaraş'ın Pazarcık ile Elbistan ilçeleri olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, Milano ve çevresinde yaşayan çok sayıda Kahramanmaraşlıyı da endişelendirdi.
Milano ve civarında sayıları 5 bin kadar olduğu tahmin edilen Pazarcıklılardan bazıları, deprem haberini alır almaz, götürebildikleri yardım malzemeleriyle memleketlerine gitti. Gidemeyenler ise Milano'daki yardım toplama faaliyetlerine destek vererek depremzede hemşehrilerine yardım göndermeye çalışıyor.
Kuzey İtalya'da yardımların toplandığı adreslerden biri olan, Milano'daki Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) İtalya Genel Merkezi'nde bir araya gelen Pazarcıklı vatandaşlar, öğrencilerle yardımları tasnif edip taşıdı. Vatandaşlar, depremin ardından yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.
Pazarcıklı Yusuf Kenan Gözlügöl, depremi kardeşinden aldığı telefonla öğrendiğini belirterek "Öncellikle Rabb'im bize böyle bir acıyı bir daha yaşatmasın. Deprem sabahı, depremden yaklaşık 40-45 dakika sonra kardeşim beni aradı. Gece buranın saatiyle 03.00'te kardeşimin araması beni çok telaşlandırdı. Ben telefonuma yetişemedim, bu sefer eşimin telefonunu aradı. Daha da çok telaşlandım tabii. Ne oldu diye sordum. 'Ağabey deprem oldu. Pazarcık çok kötü durumda' dedi. Hemen babamı aradım. Babamlar depremden kaçıp arabaya binmişler. Yolda giderken teker patlamış yollar çok kötü olduğu için. Durumları iyi idi ama 'Arabanın içinde de sallanıyoruz' dediler." ifadelerini kullandı.
Depremin ve sonrasında gördüklerinin kendilerini çok etkilediğine işaret eden Gözlügöl, "O saatten bu saate kadar yediğimizden içtiğimizden hiçbir şey anlamadık. Biz bedenen buradayız, yürek olarak hep Pazarcık'taydık. Her saat, her saniye hep oradaydık. Sürekli konuştuk, sürekli haber aldık. Şu an itibarıyla iyiler." diye konuştu.
Kendi ailesinden bir kayıplarının olmadığını ancak eşinin tarafında amca çocukları ve dayı çocuklarının depremde vefat ettiğini söyleyen Gözlügöl, hayatını kaybedenlere rahmet, kalanlara sabır diledi.
Gözlügöl, depremin ardından Facebook'ta "Milano'da yaşayan Türkler" grubunda yardım için çağrı yaptığını ancak buna pek dönüş olmadığını aktarırken, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ben de üzüldüm kimse ilgilenmedi diye. Toplanan malzemeleri ben kendi aracımla buradan gümrük deposuna intikal ettiriyordum. Öğle saatlerinde buraya (DİTİB İtalya Genel Merkezi) arabayı yüklemeye geldiğimde, hareketliydi burası. İnsanlar öyle çalışıyor ki herkes koliyi tutmak için böyle mücadele veriyordu. 'Hayır, ben tutayım, hayır ben taşıyayım' diye. Bu mücadele benim gözlerimi yaşarttı. Bu, bizim Türkiye'mizin çok güzel bir millet olduğumuzu bana öğretti. Arayan soranlara, herkese çok teşekkür ediyorum. Ölenlere rahmet diliyorum."
"Buradaki herkes isimsiz kahramandır"
DİTİB İtalya Genel Merkezi'nde yardım faaliyetlerinin koordinesinde rol alan Ali Tonaydın da "Allaha çok şükür, ailem deprem anında ilk darbede kaçmayı başardı. Şu an için ailede herhangi bir kaybımız yok." dedi.
Tonaydın, "Pazartesi günü sabaha karşı saat 06.00 gibi mesaj aldım. Sadece ailemin iyi olduğuna dair. Bir gün boyunca ulaşamadım aileme. Ne olduğunu ben de bilmiyordum. Daha sonra tekrar tekrar aramalarımla bir dakikalığına da olsa onların sesini duydum ve emin oldum yaşadıklarına." diye konuştu.
Depremde memleketindeki evinin hasar aldığını ancak ailesinin kurtulduğunu, önemli olanın da bu olduğunu ifade eden Tonaydın, "Orada hayatını kaybeden insanların acısı yüreğimizde, maddi anlamda hiçbir şey umurumuzda değil gerçekten. Orada o kadar yaşanan acı varken, şu halde bunu düşünemeyiz. Şu an ailem çadıra geçti. AFAD'ın yardım çadırında kalıyorlar." ifadelerini kullandı.
Depremin ardından Milano ve çevresinde insanların duyarlılığıyla çok sayıda yardım malzemesinin geldiğine dikkati çeken Tonaydın, şöyle devam etti:
"Sağ olsun insanlarımız bilinçli bir şekilde yeni malzemelerini, etiketli ürünlerini getirdi. Çok güzel şekilde paketledik, ayrı ayrı sınıflandırdık. Milano'daki bütün üniversite öğrencisi arkadaşlarımız hepsi tek tek özenle saatlere bakmadan, iş ne ona bakmadan her konuda yardımcı oldu. Gerçekten öğrencilere yer açmak istiyorum. Onların hakkı gerçekten ödenmez. Burada isme gerek yok. Buradaki herkes isimsiz kahramandır."
İtalya'ya dönmek üzereyken havaalanından ailesinin yardıma koştu
Deprem günü memleketi Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit ilçesinden çalıştığı İtalya'ya geri dönmek üzere olduğunu anlatan Mehmet Kekeç de " Maraş'a gitmiştim olaydan bir hafta önce aile ziyaretine. Dönüş esnasında sabah karşı, dayımda kalıyordum, 02.00 gibi çıktım, Gaziantep Havalimanı'na vardım. Yarım saat sonra deprem olmaya başladı. Biz orada biraz zorlandık, çıktık dışarı. Sonra ilk aradığım dayım oldu çünkü orası daha yakındı." dedi.
Dayısının evine vardığında sesler duyduğunu belirten Kekeç, yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Dayımın ve eşinin ağıtını duydum; 'Bizi çıkartın. Ambulans gönderin' diye. Araç yok, 2 saat falan bekledim orada, yağmurda. Antep bayağı karışıktı, trafik vardı. Sonra bir araç buldum Kahramanmaraş'a geçtim saat 10.00 sıralarında. Enkazdan çıkartmışlardı ailemi. Karayolları Şubesi'nin karşısındaydı ev, yerle bir olmuştu. Üç tane çocukları vardı, 1, 4 ve 7 yaşında. Onları hastaneye götürdüm ilk başta. Çünkü diğerlerinin beli sakattı, beli kırılmıştı. Onlara müdahale edemiyordum, ambulansı beklemek zorundaydım. Yakındaki, gittiğim her hastane yıkılmıştı. En son üniversiteye gittim Kayseri yolundaki. Orada müdahale ettiler."
Kekeç, dayısı ve eşinin de daha sonra çocukların olduğu hastaneye getirildiğini ancak yoğunluk nedeniyle burada gerekli müdahaleler yapılamayınca, çok zor şartlarda ve olumsuz hava koşullarında onları Kahramanmaraş'tan 9 saatlik bir yolculukla Kayseri'deki Şehir Hastanesi'ne götürebildiğini ve burada kendilerine yardımcı olunduğunu söyledi.
Kekeç, ailesinin evlerinin yıkıldığını belirterek "Bulundukları evler komple yıkıldı, yerle bir. Kendi ninemin evi, teyzelerimin evi hep gitti. Çok şükür içlerinde değillerdi ama tanıdığım, çevremdeki herkesin evi enkaz oldu. Kendileri şu anda iyi." dedi.
Mehmet Kekeç, "Diyeceğim tek şey Allah herkesin yardımcısı olsun. Zor bir süreç, sadece acımız var." ifadelerini kullandı.
Son Dakika › Güncel › Milano'da yaşayan Pazarcıklıların aklı, depremin merkez üssü olan memleketlerinde - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.