2014 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda - Son Dakika
Son Dakika Logo

2014 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda

2014 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu\'nda
10.12.2013 17:08

AK Parti'li Elvan: "Sayıştay denetçilerinin hazırladığı taslak raporlar yasa gereği Meclis'e gönderilemez" "Denetçi raporu sadece, denetçinin kanaatini içerir, Sayıştay görüşünü içermez....

AK Parti Karaman Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfi Elvan, Sayıştay denetçilerinin hazırladığı taslak raporların yasa gereği Meclis'e gönderilemeyeceğini belirterek, "Denetçi raporu sadece, denetçinin kanaatini içerir, Sayıştay görüşünü içermez. Dolayısıyla denetçi raporu Sayıştay raporu değildir, taslak rapor Sayıştay'ın ilgili dairelerinden ve rapor değerlendirme kurulundan geçtikten sonra Sayıştay raporuna dönüşür" dedi.

Elvan, TBMM Genel Kurulu'nda, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerinde AK Parti Grubu adına konuştu.

Sayıştay Kanunu'nun çıkarılmasından sonra, Sayıştay tarafından yapılan denetimlere ilişkin raporların bu yıl ilk kez Meclis'e sunulduğunu belirten Elvan, raporların bir kısım çevrelerce istismar edildiğini ve "sanki Hükümet Sayıştay'dan bilgi ve belge kaçırıyor, denetim yapılmasını engelliyor ve hesap vermekten kaçıyor" gibi bir hava yaratıldığını söyledi.

Elvan, Hükümet'e yönelik bu saldırıları kabul edemeyeceklerini kaydetti.

AK Parti'nin denetimi uluslararası standartlara kavuşturduğunu, yarım asırlık Sayıştay Kanunu'nu değiştirerek gerçek anlamda bir denetim sistemi kurduğunu belirten Elvan, askeri malların Sayıştay'ca denetlenmesini sağladıklarını bildirdi. Elvan, "Bu kadar düzenleme yapan bir iktidara 'siz denetimden kaçırıyorsunuz' demek, abesle iştigaldir. Halkımız bizim ne yaptığımızı biliyor ama sizin de ne yaptığınızı biliyor. Denetimden kaçtığını iddia ettiğiniz iktidar kamuda muhasebe birliğini sağladı. Toplu iğneden ambülansa kadar, çeşitleri bir milyonu bulan taşınırı kayıt altına alan bir sistem oluşturdu. Hesap vermekten kaçan ve korkan bir anlayış, böylesine her türü denetime açık uluslararası standartlarda muhasebe ve mali istatistik sistemi kurar mı?" diye sordu.

Elvan, kurumların mali raporlarını kesin hesap kanunu tasarısı ile ilişkilendirmenin mümkün olmadığını söyledi.

Mali raporların kurumlara yol gösteren raporlar olduğunu belirten Elvan, "Mali raporlar mali tabloların doğruluğuna ilişkin Sayıştay görüşünü bildirir, tespit yapmaz. Tespit ancak yargılamaya esas raporlarda söz konusudur. Hukukilik denetimine ilişkin herhangi bir görüş söz konusu olamaz" dedi.

"Denetçilerin hazırladığı raporların Meclis'e gönderilmediğinin" iddia edildiğini ifade eden Elvan, "Denetçilerin hazırladığı taslak raporlar yasa gereği Meclis'e gönderilemez. Denetçi raporu sadece, denetçinin kanaatini içerir, Sayıştay görüşünü içermez. Dolayısıyla denetçi raporu Sayıştay raporu değildir, taslak rapor Sayıştay'ın ilgili dairelerinden ve rapor değerlendirme kurulundan geçtikten sonra Sayıştay raporuna dönüşür. TBMM dahil hiç kimsenin Sayıştay raporlarının nasıl ve ne şekilde olacağına dair müdahalesi söz konusu olamaz. Sayıştay bağımsızdır. Sayıştay'a denetim görevinin planlanması ve yürütülmesinde talimat verilemez" diye konuştu.

-"Meclis yargılama makamı değildir"

Kamu zararına yönelik yargılamaya esas raporların yasa gereği TBMM'ye gönderilmesinin söz konusu olamayacağını belirten Elvan, "Meclis yargılama makamı değildir, denetleme makamıdır. Herhangi bir kamu zararı söz konusu ise o yöneticiyi Sayıştay'ın ilgili daireleri yargılayacaktır, Meclis yargılamayacaktır. Suç teşkil eden bir husus varsa, Sayıştay Başkanlığı ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunacaktır" dedi.

Elvan, 1965 ile 2002 tarihleri arasında, 37 yılı aşkın süre içinde, toplam 28 hükümetin göreve geldiğini, bunların ortalama ömürlerinin 16 ay ile sınırlı kaldığının altını çizerek, ortalama 1.5 yıl bile iktidarda kalamayan hükümetlerin ülkeyi ne hale getirdiklerini halkın yaşayarak gördüğünü bildirdi. Elvan, "AK Parti döneminde; vesayet sona erdirilmiş; halk, demokratik siyasetin, en önemli aktörü haline gelmiştir. Bunun mimarı da AK Parti, ve onun hizmet gemisinin usta kaptanıdır" diye konuştu.

AK Parti döneminde bütçelerin faiz bütçesi, rant bütçesi olmaktan çıkarıldığını, kalkınma bütçesine dönüştürüldüğünü söyleyen Elvan, 1990'lı yıllar ile 2000'li yılların başının ülke için kayıp yıllar, AK Parti dönemlerinin ise Ak yıllar olarak tarihte yerini bulacağını belirtti.

-"Yaşam süresinin 71,8 yıldan 76 yıla yükseldi"

Elvan, Türkiye'nin krizlerle boğuştuğu ve "kayıp yıllar" diye nitelediği yıllar ile Türkiye'de hiçbir krizin yaşanmadığı ve "AK yıllar" dediği dönemin rakamlarını karşılaştırdı. Lütfi Elvan, şöyle konuştu:

"Halkımız; AK Parti hükümetleri olmasaydı, 1990-2002 döneminde yaşadığı kayıp yılları yaşamaya devam edeceğini, adı gibi biliyordu. Yine halkımız, AK Parti iktidarları olmasaydı; tam 400 milyar liranın, yatırım ve sosyal harcamalar yerine, faize gideceğini; mutlu bir azınlığın çalışmadan servetine servet katacağını biliyordu. Halkımız, yine AK Parti iktidarı olmasaydı; kendi tankını, kendi insansız hava aracını, kendi savaş gemisini yapamayacağını biliyordu."

Hükümetin, sosyal devlet anlayışının gereği olarak sosyal alanda yaptıklarını anlatan Elvan, OECD verilerine göre, Türkiye'nin "AK yıllar"da, gelir dağılımını en hızlı iyileştiren ilk beş ülkeden biri olduğunu kaydetti.

"2002 yılında, 1000 kişi içinde 303 kişi, yoksul olarak değerlendirilirken; 2011 yılında bu oran, 1000 kişi içinde 28 kişiye düşmüştür" diyen Elvan, AK yıllarda yaşam süresinin 71,8 yıldan 76 yıla yükseldiğini, kayıp yıllarda, bin bebekten 32'si ölürken, bugün bu rakamın 7'ye düştüğünü söyledi.

-"Gün ortasında Başbakan astılar"

Elvan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a karşı kin ve iftira ile yürütülen itibarsızlaştırma çalışmalarının, demokrasi karşıtı güçlerin, geçmiş dönemlerde de başvurdukları, kirli bir oyunun tekrarı olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Adnan Menderes ve Demokrat Parti'yle, demokratik yollarla baş edemeyenler, Onu Doğu Anadolu'yu Sovyetler Birliği'ne satmakla suçladılar; Harbiyelileri, kıyma makinesinde doğramakla itham ettiler; mahreminden hayasızca magazin ürettiler; kendi aynalarında gördükleri bütün çirkinlikleri Menderes ve Demokrat Partiye isnat ettiler. Hiçbir işe yaramayınca da darbe yaptılar. Demokrasiyi katlettiler, halkımıza büyük acılar yaşattılar, gün ortasında Başbakan astılar.

Aynı şekilde; millete hizmette önemli başarılara ulaşan Turgut Özal'ı da etkisizleştirmek için, kin ve nefretle saldırdılar ve kısmen de başardılar. Turgut Özal'ın şaibeli ölümü sonrası  ise 1994 ekonomik kriziyle, halk soyulup yoksullaştırıldı, faili meçhuller, devlet politikası haline dönüştürüldü. Akabinde, bin yıl sürme iddiasındaki karanlık 28 Şubat dönemi karabasan gibi ülkemizin üzerine çöktü."

Elvan, temizlik işçisinden taksi şoförüne, ticaret erbabından sanayicisine, memurundan köylüsüne, gencinden yaşlısında kadar toplumun tüm kesimlerinin Başbakan Erdoğan'ı sevdiğini dile getirerek, "Recep Tayyip Erdoğan da onları sevdi. Bu halk, Turgut Özal'ı nasıl, 'dindar, sivil ve demokrat' olduğu için sevdiyse, Tayyip Erdoğan'ı da bu sıfatlarla beraber, cesur, hakta sebat eden, zulme karşı direnen, güçlü ama 'erişilebilir' bir dünya lideri olarak sevmektedir" dedi.

"Halkımıza tepeden bakan, halka yabancılaşan, darbelerle halkımıza, büyük acılar yaşatan bu vesayetçi zihniyetin, artık antidemokratik yollardan vazgeçerek halka hizmet yolunda, bize rakip olmalarını bekliyoruz. Bizim rakiplere ihtiyacımız var. Bize rakip olsunlar ki kendimizi daha iyi ifade edelim" diyen Elvan, "Ey rakibim sen benim ifadem ve hızımsın, gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın" beyitiyle sözlerini tamamladı. - TBMM

Kaynak: AA

Son Dakika Politika 2014 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda - Son Dakika


Advertisement