8. Büyükelçiler Konferansı - Son Dakika
Son Dakika Logo

8. Büyükelçiler Konferansı

14.01.2016 11:46

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, son yıllarda atılan adımlarla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdindeki başvuru sayısının Türkiye lehine değişim gösterdiğini belirterek, "AİHM önünde bekleyen başvuru sayısı son 3 yılda yüzde 47 gibi ciddi bir oranda azalmıştır" dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, son yıllarda atılan adımlarla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdindeki başvuru sayısının Türkiye lehine değişim gösterdiğini belirterek, "AİHM önünde bekleyen başvuru sayısı son 3 yılda yüzde 47 gibi ciddi bir oranda azalmıştır" dedi.

Bozdağ, 8. Büyükelçiler Konferansı'nda yaptığı konuşmanın başında, Diyarbakır, İstanbul ve ülkenin değişik yerlerinde meydana gelen terör saldırılarında hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa dileğinde bulundu.

Terörün dünyanın her yerinde büyük bir felaket olduğunu belirten Bozdağ, teröre karşı dini, milliyeti, mezhebi, fikri, ideolojisi ne olursa olsun uluslararası toplumun birlikte hareket etme, birlikte mücadele etme, dayanışma içinde olma mecburiyeti bulunduğunu ifade etti.

Bozdağ, buna karşın, uluslararası toplumun bu konudaki ortak dayanışma anlayışının bugüne kadar hayata geçirilemediğini ifade etti.

Adalet Bakanlığının yapacağı reformlar hakkında bilgi veren Bozdağ, bu konuların yargı reformu strateji belgesiyle ortaya konulduğunu anımsattı.

Türkiye'de şu anda görülen en eski tarihli dava konusunda bilgi istediğini aktaran Bozdağ, gelen rapora göre en eski tarihli davanın 1932 yılına ait olduğunu bildirdi.

Bozdağ, "Türkiye'de şu anda 1932 tarihli bir dava var. Sonra 1939 tarihinde açılmış bir dava var. Önümüzdeki dönemde bu davaları bitirmek üzere de özel bir düzenleme yapacağız. Bu davaları gerekirse bir yerde, gerekirse belli bölgelerde toplayarak ve bu konuda özel bir yapı da oluşturarak onlara sadece bu davaları sonuçlandırma görevi vereceğiz. Böylelikle uzayan bu dava sürecinden de Türkiye'yi kurtarmış olacağız. Bununla ilgili de önemli bir adımı attığımızı buradan ifade etmek isterim" diye konuştu.

Yargıyla ilgili basında çok değişik haberler çıktığını anlatan Bozdağ, bunun için basın sözcülüğü, medya iletişim yollarının son derece önemli olduğunu ifade etti.

Medyada çıkan bazı haberler nedeniyle hem masumiyet ilkesinin zedelendiğini hem lekelenmeme hakkının ortadan kaldırıldığını hem de soruşturmanın gizliliğinin ihlal edildiğini vurgulayan Bakan Bozdağ, bu tür haberlerin bütün bunlarla beraber yargıya dönük olumsuz algının oluşmasına da yol açtığını kaydetti.

Bozdağ, basının doğru bilgilendirilmesi amacıyla basın sözcülükleri oluşturulduğunu, basın mensuplarının bu kapsamda doğru kişilerden, doğru bilgilere ulaşma ve kamuoyunu aydınlatma imkanına sahip olacağını belirtti.

"Verilen tarihte bitmemesi halinde disiplin hükümleri devreye girecek"

Açılan bir davanın, yapılan bir şikayetin ne kadar sürede sonuçlanacağının yargıdaki en önemli konulardan olduğunun altını çizen Bozdağ, bütün cumhuriyet savcılıklarında, mahkemelerde başlatacakları uygulamayla açılan davanın, yapılan şikayetin başvuru anında ne kadar sürede sonuçlanacağının kişiye bildirileceğini aktardı.

Adalet Bakanı Bozdağ, böylelikle hakim ve savcıların kendilerini vatandaşın denetimine açmış olacağını, işlerin uzamasının önüne geçileceğini ifade ederek, "Söz verilen tarihte işlerin bitmemesi halinde disiplin hükümleri devreye girecektir. Oradaki tarihlere riayet halinde mükafatlandıran düzenlemeleri de faaliyete sokacağımızı bir kez daha ifade etmek isterim" dedi.

Yargıya güveni artırmak için ciddi çalışmalar yapacaklarını bildiren Bozdağ, yargıya güvenin sadece hakim ve savcıların doğru karar vermesiyle ya da kanunların çok iyi olmasıyla tesis edilemeyeceğini kaydetti.

Yargıya güvenin hem kanunların çok iyi olması hem hakim ve savcıların çok iyi yetişmesi ve başka pek çok şeyle bağlantısı bulunduğuna vurgu yapan Bozdağ, şunları söyledi:

"Yeni dönemde bu anlamda yargı görevi yapanların okudukları hukuk fakülteleri, sınavı kazanma süreçleri, meslek öncesi eğitimleri ve meslek içi eğitimleri olmak üzere eğitim düzenini baştan aşağı yenileyen, yeniden ele alan ve bu konuda standardı Avrupa ve Amerika düzeyinde Türkiye'ye taşıyan adımı atacağız. Bu konudaki çalışmalarımız son noktaya geldi."

Hakim ve savcıların mesleğe hazırlanmalarında da yeni uygulama başlatacaklarını belirten Bozdağ, bundan sonra doğrudan hukuk fakültesi mezunlarının hakim savcı olmasına son verileceğini, avukatlar arasından hakim ve savcı alınması uygulamasının başlatılacağını aktardı.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na ilişkin eleştirilere de değinen Bozdağ, kanunun kişisel verileri korumak üzere hazırlandığını, fişlemeye karşı tedbir içerdiğini bildirdi.

"Ciddi oranda azalmıştır"

AİHM nezdinde Türkiye'nin görünümünün değiştirilmesi konusunda önemli adımlar attıldığı bilgisini paylaşan Bozdağ, "Ombudsmanlığın, bireysel başvurunun, tazminat komisyonumuzun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlallerinin önlenmesine ilişkin eylem planımızın devreye girmesinden sonra AİHM nezdindeki başvuru sayısı ve diğer konular Türkiye'nin lehine değişim göstermektedir. AİHM önünde bekleyen başvuru sayısı son 3 yılda yüzde 47 gibi ciddi bir oranda azalmıştır" diye konuştu.

2015 yılı içerisinde AİHM'de 7, Avrupa Konseyi'nin çeşitli birimlerinde 2 olmak üzere toplam 9 hakim görevlendirildiğini belirten Bozdağ, bu görevlilerin Türkiye'nin dosyalarının daha erken inceleyip gündeme alınarak, karara bağlanmasını sağlama konusunda katkı sağladıklarını kaydetti.

Bozdağ, 2011 sonu itibarıyla AİHM'deki derdest başvuru sayısı 15 bin 940 iken, bu sayının 2012 yılı sonu itibarıyla 16 bin 876'ya yükseldiğini, 30 Kasım 2015'te ise 8 bin 850'ye gerilediğini açıkladı.

Bakan Bozdağ, "Ülkemiz derdest başvuru sayısı bakımından önceki yıllarda ikinci ülkeyken yapılan çalışmalarla üçüncü sıraya gerilemiştir. Nüfusa göre dava sayılarını oranladığımızda ise 10 bin kişi başına düşen derdest başvuru oranına bakıldığında Türkiye 47 ülke arasında 40'ıncı sırada yer almaktadır. Bu konuda Türkiye'nin karnesinin olumlu anlamda değiştiğini ve değişmeye devam edeceğini açıkça ifade etmek isterim" değerlendirmesinde bulundu.

Basın özgürlüğü konusundaki eleştirilere de değinen Bozdağ, şöyle konuştu:

"Cezaevlerimizde tutuklu ve hükümlü basın mensupları bulunmaktadır. Ama cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bunların gazetecilerin, basın mensuplarının hiçbirisi salt gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklanmış veya hüküm almış değildir. Bunlarla ilgili değişik suç isnatları var."

Kaynak: AA

Son Dakika Politika 8. Büyükelçiler Konferansı - Son Dakika


Advertisement