AK Parti Genel Başkanı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, " Kabataş'ta bir kızımız, yanında bebeğiyle çok çirkin bir saldırıya maruz kalıyor, polise gidiyor, şikayette bulunuyor. Ancak CHP'nin Genel Başkanı çıkıyor ahlaktan maalesef uzak edep dışı, bunun bir yalan olduğunu söylüyor" dedi.
Erdoğan, "İnanın 1940'ların, 1950'lilerin CHP'si, zulümde ve çirkinlikte bugünkü CHP'nin yanında artık masum kalıyor. Zira bugün CHP'nin başında bir işbirlikçi var, bugün CHP'nin başında celladına yaranmak isteyen, celladına yaranmak için zencilikten beyazlığa geçebilmek için her çirkinliği meşru ve mübah gören bir genel başkan var" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, CHP'nin gerçek yüzünü ortaya çıkarttığını söyledi.
"Üçüncü havalimanına ilişkin Danıştay'a bunun durdurulmasına yönelik müracaatta bulunacaklar. İşte CHP budur" diyen Erdoğan, CHP'nin hiçbir zaman bu ülkede hizmetin adresi olmadığını kaydetti.
Erdoğan, CHP'nin, bu ülkede her zaman yatırımları engellemenin adresi olduğunu belirterek, "Bu da bunlardan bir tanesi. Fakat biz attığımız adımları yere sağlam basarak atıyoruz. Allah'ın izniyle dünyanın sayılı havalimanlarından birisi olacak olan 3. İstanbul Havalimanı gerçekleşecek, bunu engellemeye onların gücü yetmeyecektir" dedi.
İstanbul'da ağaç, çevre ve park gerekçesiyle ortaya çıkan, tüm Türkiye'de vandallığa, şiddet ve linç hareketlerine dönüşen gösterileri milletçe ibretle takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bakın burada siyasi tarihimizin en ahlaksız, en terbiye yoksunu, en sorumsuz açıklamalarını hem sizlerle hem milletimle özellikle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz bu olaylar sırasında Kabataş'ta bir kızımız, yanında bebeğiyle çok çirkin bir saldırıya maruz kalıyor, polise gidiyor, şikayette bulunuyor, ifade veriyor, olayı anlatıyor, raporlarıyla her şeyiyle. Ancak CHP'nin Genel Başkanı, grup toplantısında çıkıyor ahlaktan maalesef uzak edep dışı, bunun bir yalan olduğunu söylüyor. İnanın 1940'ların, 1950'lilerin CHP'si, zulümde ve çirkinlikte bugünkü CHP'nin yanında artık masum kalıyor. Zira bugün CHP'nin başında bir işbirlikçi var, bugün CHP'nin başında cellatına yaranmak isteyen, cellatına yaranmak için zencilikten beyazlığa geçebilmek için her çirkinliği meşru ve mübah gören bir genel başkan var.
Kıyafeti, inancı siyasi tercihleri ne olursa olsun, yanında 6 aylık bebeğiyle dolaşan bir kadına yapılan bu insanlık dışı saldırıyı görmezden gelen, bunu hafife alan, bunu yalan olarak nitelendiren bir genel başkan CHP'nin de siyasetin de yüz karasıdır. Ben tabii CHP'nin kadın milletvekillerinden bir ses beklerdim, tepki beklerdim. Üniversite kapılarında, ikna odalarında kız öğrencilere işkence yapan CHP'nin malum milletvekilinden dahi 'artık bu kadar da olmaz' diyerek insani ve vicdani bir tepki beklerdim. Vicdani kurumamış olan herkesten, her örgütten bu alçakca saldırı karşısında insanca haysiyetli bir duruş tavır beklerdim. Elbette biz Kabataş'daki olayın faillerini de bulacağız. O canileri bulacak ve elbette yargıya teslim edeceğiz. Ama bu olayların failleri kadar, onlara sahip çıkan, onların sırtını sıvazlayan, onlara hamilik yapanların da hayatları boyunca bu kara leke ile yaşayacaklarından hiç şüphe duymuyorum. Milletim, benim inançlı kardeşim hiç endişe etmesin. Hangi inançtan, siyasi görüşten olursa olsun, vatanının seven hiç bir vatandaşım endişe etmesin. Zarara uğratılan esnafım, mağdur edilen esnafım endişe etmesin. Biz bu vandallığın, barbarlığın, bu çirkinliğin hesabını soruyoruz, sormaya da devam edeceğiz. Hiç kimsenin işlediği suç yanına kar kalmayacak. İşte birisi çıkmış Londra'da, İstanbul'un artık kurtarıldığından bahsediyor, orada açıklamalar yapıyor. Bütün bunlarla ilgili de hukuk yollarını çalıştıracağız. Bu da sözde sanatçı. Bunlara karşı bizim bu adımları atmak da hukuki bir görevimizdir, o adımları atacağız. Almış eline megafonu orada sanatını icra ediyor. Bunun da hesabını vermesi lazım. Masum gerekçelerin arkasına sığınıp suç işleyenler asla cezasız kalmayacak. Milleti iradesi ucuz değil, milletin iradesini gaspetmek de o kadar kolay değil."
-CHP, MHP ve BDP'ye: "Çalışın sizin de olsun"
Başbakan Erdoğan, demokratik parlamenter hukuk sistemi içerisinde iktidar olmanın tek yolunun sandıktan geçtiğini belirtti.
Bu ülkede siyaset yapmak isteyenlerin partilerini kurarak milletin huzuruna sandıkla beraber çıktıklarını ifade eden Erdoğan, "Eğer sandık onlara 'yürü' diyorsa yürürler ama 'yürü' demiyorsa o zaman da kendileri geleceğini beklerler. Millet bize iktidar yolunu açtı ve 10 yıldır da 2'si referandum olmak üzere, 2 yerel 3 genel seçim yaptık ve hamdolsun oylarımızı sürekli artırmak suretiyle 'durmak yok yola devam' dedik" dedi.
CHP, MHP ve BDP'ye seslenen Erdoğan, şöyle konuştu:
"Siz niçin kendinize bu yollardan başka yol arıyorsunuz? Çalışın sizin de olsun, biraz daha gayret edin. Halkı kucaklayın, halkı kucaklamak suretiyle bu millet size de 'evet' diyebilir. Biz 7'den 70'e halkımızı kucaklıyoruz. İktidara geldiğimizde 30 yaş seçilme yaşı, seçme yaşı 18'di. Bunu 25'e indirdik, dedik ki 'seçilme yaşı 25 olsun.' Şimdi bunu da yeterli görmüyoruz. Yeni bir çalışma başlattık. Bu çalışmada seçme ve seçilme yaşa 18 olsun.
Soruyorum; 'gençleri seven kim?' Gençliği biz seviyoruz. Gençliğe bizim inancımız var ama muhalefet şunu söylüyor. Diyor ki 'çoluk çocuğa mı teslim edeceğiz?' Biz de diyoruz ki biz bu ülkede tarihimize şöyle dönüp baktığımızda, o yaşta bir karanlık çağı kapatıp, aydınlık çağı açan fatihlerin torunlarıyız. Olmaz diye bir şey yok. Bize düşen görev, ilk dörtten itibaren, ikinci dört, üçüncü dört, üniversite... Yavrularımızı iyi yetiştireceğiz, geleceğe iyi hazırlayacağız ve ondan sonra da 'buyurun yasama içinde, yürütmede, yargıda sen de yerini al' diyeceğiz, önlerini açacağız. Niye korkuyorsunuz ya. Ben şunu özellikle arzuluyorum: Biz bu gençliğe geleneklerine öğretemedik, geleneklerini kazandıramadık, burada hatamız var. Geleneğini bilmeyen genç geleceğini bulamaz. Bunu başarmamız lazım. Bu geleneklerimizi iyi kavramamız gerekiyor. Gelenekten geleceğe bir yürüyüşü hep birlikte başarmamız lazım. Biz milletin iradesine, değerlerine sahip çıkarak bugünlere geldik, o iradeye o değerlere uzanan ellerle hukuk dairesinde mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."
-8 belediye başkanı AK Parti'ye katıldı
Başbakan Erdoğan, TBMM'de gezi olaylarını araştırma komisyonu kurulması teklifini verdiklerini anımsatarak, Meclis boyutuyla bu olayların içyüzünü ortaya çıkaracaklarını kaydetti.
AK Parti'ye 8 ilçe ve belde belediye başkanının katılacağını ifade eden Erdoğan, bugün TBMM Başkanı'nı seçeceklerini, bu yüzden de yurtdışında olanlar dışında bütün milletvekilleriyle birlikte Meclis'te bulunacaklarını ve oylarını kullanacaklarını söyledi. Erdoğan, "İnşallah hep birlikte oradan, önümüzdeki 24. Dönem'in 2. yarısını yönetecek Meclis Başkanımız belirlenmiş olacak. Başkanlık seçiminin ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum, demokrasimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Çok önemli tasarı ve teklifleri görüşeceğimiz, Genel Kurul çalışmalarında sizlere başarılar diliyorum. Önümüzdeki hafta kavuşacağımız, başı rahmet ortası mağfiret sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazanı Şerifin hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum" dedi.
Başbakan Erdoğan, daha sonra, Kütahya, Tokat, Sinop, Konya ve Nevşehir'den 8 ilçe ve belediye başkanı ile belediye meclis üyelerine parti rozetlerini taktı ve onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Erdoğan, bir partilinin küçük kız çocuğunu da sevdi.
Salonu dolduran izleyiciler, sık sık Başbakan Erdoğan'a sevgi gösterisinde bulundu ve slogan attı. Balkonda oturan partililer, stadlarda yapılan "Recep" "Tayyip" "Erdoğan" sloganını attı, "hepimiz kardeşiz türküsünün" de aralarında bulunduğu çeşitli türküler söyledi.
-
Son Dakika › Politika › Erdoğan: CHP Gerçek Yüzünü Ortaya Çıkardı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.