Başbakan Yardımcısı Bozdağ Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Yardımcısı Bozdağ Açıklaması

Başbakan Yardımcısı Bozdağ Açıklaması
17.07.2013 14:52

"Her alanda pozitif gelişmeler, milletimizi ve ülkemizi kuşatacaktır. Biz buna yürekten inanıyoruz. Bu nedenle samimiyetle bu süreci işletiyoruz. Bugüne kadar baktığımızda çok olumlu şeyler oldu. Örneğin silahların susması önemli bir adımdır. Silahların sustuğu bir Türkiye, silahların konuştuğu bir Türkiye'ye göre daha iyidir" "Süreç başladığından bu yana terörle mücadele kapsamında en azından şehit olan polisimiz, askerimiz, kamu görevlimiz, insanımız şu anda yok. Bütün bunlar bu sürecin ortaya çıkardığı pozitif sonuçlardır" "(Yeni anayasa çalışmaları) Şimdi 'Ucu açık çalışalım' deniliyor. Ucu açık hangi işi çalıştığınızda netice alırsınız. Zamanla kendimize kayıt altına alıp uzlaşmaya kendinizi mecbur ve mahkum görüp bu çerçevede adım attığınızda netice alırız"

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, çözüm sürecine ilişkin, "Her alanda pozitif gelişmeler, milletimizi ve ülkemizi kuşatacaktır. Biz buna yürekten inanıyoruz. Bu nedenle samimiyetle bu süreci işletiyoruz. Bugüne kadar baktığımızda çok olumlu şeyler oldu. Örneğin silahların susması önemli bir adımdır. Silahların sustuğu bir Türkiye, silahların konuştuğu bir Türkiye'ye göre daha iyidir" dedi.

Bozdağ, SKYTÜRK360 televizyonunda katıldığı programda, gündeme dair soruları yanıtladı. Çözüm sürecinin geldiği noktaya dair bir soru üzerine Bozdağ, sürecin Türkiye için çok önemli olduğunu, 30 yıldır devam eden terörü sonlandırmayı hedeflediğini kaydetti. Terörün bir günde bitirilmesinin söz konusu olmadığına işaret eden Bozdağ, zaman içinde netice alınacağını, Türkiye'nin süreci başarıyla sonuçlandırdığında bugünkünden daha ileriye gideceğine inandığını belirtti.

Bozdağ, şunları söyledi:

"Her alanda pozitif gelişmeler, milletimizi ve ülkemizi kuşatacaktır. Biz buna yürekten inanıyoruz. Bu nedenle samimiyetle bu süreci işletiyoruz. Bugüne kadar baktığımızda çok olumlu şeyler oldu. Örneğin silahların susması önemli bir adımdır. Silahların sustuğu bir Türkiye, silahların konuştuğu bir Türkiye'ye göre daha iyidir. Terör örgütü mensuplarının Türkiye topraklarını terketmeye başlaması önemli bir şeydir. Türkiye topraklarını teröristlerden arındıran bir başka adımdır. Kamu görevlilerinin serbest kalıp aileleri ile buluşması son derece önemlidir."

Süreç çerçevesinde Akil İnsanlar Heyeti'nin raporlar hazırladıkları ve Meclis'te araştırma komisyonu kurulduğunu anımsatan Bozdağ, "Süreç başladığından bu yana terörle mücadele kapsamında en azından şehit olan polisimiz, askerimiz, kamu görevlimiz, insanımız şu anda yok. Bütün bunlar bu sürecin ortaya çıkardığı pozitif sonuçlardır" diye konuştu.

Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ülkenin aleyhine olduğunu iddia ettikleri tek bir sonuç bulunmadığını dile getirdi.

Terör örgütü yöneticileri veya BDP yöneticilerinin sürece ilişkin açıklamaları için "kendi açısından değerlendirme yapabilirler" diyen Bozdağ, kendi tabanlarına dönük çalışmalar yaptıklarını ve bu çalışmaların zaman zaman sürece zarar verecek hale geldiğine işaret etti. Sürece herkesin pozitif katkı sunması gerektiğini ancak BDP'lilerin kendi tabanını memnun ederken diğer kesimleri rahatsız eden açıklamalarda bulunduğunu anımsatan Bozdağ, "Biz bu adımları atarken, çalışmaları yaparken, 'terör örgütü istiyor' veya 'falan filan istiyor' diye değil, demokrasi ve insan hakları ekseninde Türkiye'nin demokrasisinin daha da güçlü olması için, insan hak ve hürriyetlerinin daha teminatlı bir noktaya gelmesi için, Türk milletinin daha mutlu ve huzurlu olması için neler yapmamız lazım. Biz o eksenden bakıyoruz. O eksenden bakarak adımlarımızı atıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Bozdağ, atılan her adımda Türkiye'nin hep kazandığına dikkati çekerek, demokratikleşme konusunda ortaya konulan sonuçların bundan sonra yapılacaklar konusunda da önemli olduğunu belirtti. İnsan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmelerin iç hukukun üstünde olduğuna dair maddeyi anayasaya koyduklarını anımsatarak, "Biz bunu bir terör örgütü filan istedi diye yapmadık. Biz inandığımız için yaptık. Türkiye'nin yaptığı bu düzenleme dünyanın hiçbir ülkesinde yok" dedi.

Anayasa Mahkemesini, bireysel başvuru hakkı ile ikinci bir AİHM haline getirdiklerini anlatan Bozdağ, attıkları adımların memleketi böleceği eleştirilerinin de yersiz olduğunun ortaya çıktığını kaydetti.

Bozdağ, Kürtçe öğrenimi konusunda ciddi adımlar atıldığını, 24 saat yayın yapan devlet televizyonu kurulduğunu ifade ederek, demokratikleşme konusunda atılan adımlardan Türkiye'nin her zaman güç kazandığını söyledi.

-Anayasa uzlaşma komisyonu

Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun üzerinde anlaştığı 48 madde içinde dokunulmazlıkla ilgili madde bulunmadığını dile getiren Bozdağ, komisyonun iki yıla yakın zamandır çalıştığını ve bunca emeğin boşa gitmemesi için en azından üzerinde anlaşılan konuların anayasaya dercedilmesi gerektiğini belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısına MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır'ın "Biz varız" yanıtını vermesinin üzerinden bir gün geçtikten sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise bunu kabul etmediğini anlatan Bozdağ, "Bir gün arayla Grup Başkanı, Grup Başkanvekilini tekzip eden bir açıklama yaptı" dedi.

Bozdağ, Grup Başkanvekillerinin, Grup Başkanının onayı olmadan hiçbir iş yapmayacaklarını anımsatarak, "Bu belli ki konuşulmuş, istişare edilmiş, Şandır'a açıklama görevi verilmiş, Şandır'da bunu yapmış. Ertesi gün Sayın Bahçeli vazgeçti. Ben de merak ediyorum. Ertesi gün neden vazgeçti?" diye sordu.

Komisyonun üzerinde anlaştığı 48 maddenin çoğunun temel hak ve hürriyetleri ilgilendirdiğini ifade eden Bozdağ, muhalefetin böylesi bir uzlaşmadan neden kaçtığını anlamanın mümkün olmadığını kaydetti.

-Tutuklu vekiller

Bozdağ, tutuklu milletvekillerinden dolayı rahatsız olup olmadığının sorulması üzerine darbe teşebbüsünde bulundukları iddiası ile haklarında iddianame düzenlenen ve tutuklama kararı verilen kişilerin aday gösterilmesinin milli iradeye, parlamentoya ve Türk halkına büyük bir saygısızlık olduğunu bildirdi. Darbe teşebbüsünde bulunanları milletin temsilcisi yapmanın demokratik ve hukuk devleti anlayışına sığmayacağına dikkati çeken Bozdağ, savcıların haklarında ciddi iddialarda bulundukları kişilerin demokrasi kahramanı olarak gösterildiklerini ve bunların millete seçtirildiğinin altını çizdi.

Bozdağ, "Demokrat olan önce buradaki böyle bir olay karşısında aday göstermeyerek tavır koy. CHP, maalesef MHP bu devam eden davalar nedeniyle bu kişileri aday göstermiştir. Bir defa burada millete ve demokrasiye karşı da bir saygısızlık ortaya konmuştur" dedi.

Bozdağ, tutuklu milletvekillerinin tutukluluklarının devam edip etmemesinin mahkemelerin vereceği bir karar olduğuna işaret etti.

-Meclis'in üslubu

Meclis'te partiler ve milletvekilleri arasındaki "ağır" üsluba yönelik soru üzerine Bozdağ, üslubun her işte önemli olduğunu belirtti.

Üslup, onu kullananı tanıttığını, ifade ettiğini vurgulayan Bozdağ, "Meclis'in Genel Kurulu'nda kullanılan ifadelere baktığımızda hakikaten insanı üzen, çok kabul edilemez ifadeler zaman zaman kullanılıyor" dedi.

Üç dönemdir parlamentoda bulunduğunu hatırlatan Bozdağ,  geçmiş dönemlerde kullanılan dilde bu dönemde olduğu kadar insanları rahatsız edecek ifadelerin bulunmadığını söyledi.

"Kamer Genç bir taneydi ama şimdi muhalefet partilerinde Kamer Gençlerin sayısı çoğaldı"  diyen Bozdağ, Meclis'te fikriyle zikriyle planıyla projesiyle öne çıkan değil daha fazla hakaret ve küfürle adeta yarış eden bazı isimlerin olduğunu belirtti.

Bu tür konuşmaların Meclis'e yakışmayan fotoğrafların oluşmasına yol açtığına dikkati çeken Bozdağ, "Gönül ister ki TBMM'de hep fikirler konuşulsun, fikirler arasında kavga alsın, fikirler arasında çatışma olsun ve insanlar bunlarla öne çıksın. Ama maalesef herkes servetine göre konuşuyor. Serveti fikir, bilgi olan bilgisiyle serveti bilgi olmayan küfür, başka şeyler olan onlarla konuşuyor" diye konuştu.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in milletvekillerinin küfürlü konuşmalarına yönelik yeni dönemde para cezası verebileceklerine ilişkin açıklamasını sorması üzerine Bozdağ, şunları kaydetti:

"TBMM İçtüzüğü'nde şu anda hakaretamiz ifadeler kullanan milletvekillerine verilecek cezalar caydırıcı nitelikten uzak. Bir defa bu caydırıcı niteliğin ötesine geçen bir ceza yaptırımına ihtiyaç var. Bana göre eğer milletvekilleri üsluplarını yetiştikleri toplumun değerleri ile bağdaşmayacak bir üslup ortaya koyuyorsa buna ağır cezalar getirilmeli. İçtüzük'te böyle bir değişiklik olduğu zaman fevkalade yararlı olur. Biz böyle bir değişikliğin yapılmasına da taraf oluruz. Doğru bir şeydir."

- Anayasa değişikliği

Anayasa değişikliğinde neden anlaşmaya varılamadığının sorulması üzerine Bozdağ, anayasanın uzlaşma konusu olduğunu vurguladı.

Uzlaşmanın herkesin ortak bir noktada buluşmasını gerekli kıldığını vurgulayan Bozdağ, şöyle konuştu:

"Partiler kırmızı çizgilerini muhafaza ettiği zaman orada yeni bir anayasa çıkmaz. Daha masaya otururken bazı partiler 'Bizim kırmızı çizgilerimiz var bunları konuşmayız' noktasına getirdiler. Biz niçin oturduk masaya? Yeni bir anayasayı uzlaşı içinde yapmak için oturduk. Bir defa bu kabulle oturuş uzlaşmayı zorlaştırıyor. Halbu ki her konuyu konuşsak, tartışsak, konuşmak, tartışmak, kabul etmek anlamına gelmez ki. Onun için buna dikkat edilmesi lazım. Bu dikkat yapılmıyor.

Uzlaşmayla yeni bir anayasa yapmaya çalışıyoruz. Her parti benim gördüğüm, sanki kendi anayasasını yapıyormuş gibi öneriler veriyor. Sonuçta 4 tane parti var burada. Burada ne CHP'ye ne MHP'ye ne BDP'ye ne de AK Parti'ye bir anayasa yapıyoruz. Bu partilerin önerisi olacak ama sonuçta bunların uzlaşacağı, orta yolda birleşeceği bir anayasa yapıyoruz. Onun için bütün partiler önerilerinde, önermelerinde uzlaşı sağlayabilecek  bir noktaya işi taşımak gayretinde olurlarsa orada fayda olur. Benim gördüğüm şu anda herkes kendi ideolojik dünyasını, kendi parti kabullerini öne çıkaran bir noktaya geliyor."

Partilerin yeni anayasa yapmak mecburiyetinde olma bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirten Bozdağ, bu bilinci göremediğini de söyledi. Bozdağ, şöyle devam etti:

"Masada duralım, çalışalım, kalkan biz olmayalım mantığıyla durmak ayrı bir şey yeni anayasayı uzlaşı içinde sivil bir zeminde herkesin fikrini hür bir şekilde ifade ettiği bir ortamda hayata geçirmeye mecburuz mantığıyla hareket etmediğimiz sürece biz bu yeni anayasa konusunda muvaffak olamayız. Şu anda görünen 'Masadan kalkan ben olmayayım' mantığı daha fazla egemen duruyor. Halbuki yeni anayasa yapacağız. Ucu açık yeni anayasa olur mu? 31 Aralık 2012'de biz bu işi bitirmemiz lazımdı. Sonra 'Mart-Nisan' denildi bitmedi sonra 'Temmuz' denildi. Şimdi 'Ucu açık çalışalım' deniliyor. Ucu açık hangi işi çalıştığınızda netice alırsınız. Zamanla kendimize kayıt altına alıp uzlaşmaya kendinizi mecbur ve mahkum görüp bu çerçevede adım attığınızda netice alırız."

- Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Başbakan Yardımcısı Bozdağ Açıklaması - Son Dakika


Advertisement