DEVLET Bakanı ve Baş Müzakereci Egemen Bağış, darbe anayasalarıyla yönetilen ülkelerin AB'ye giremediklerini söyledi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere İzmir'e gelen Devlet Bakanı ve Baş Müzakereci Egemen Bağış, AB'ye girebilmenin en önemli şartlarından birinin sivil anayasa olduğunu söyledi. Bağış, İzmir Sağırları Koruma ve Kalkındırma Derneği Lokali'nde bir grup engelli vatandaş ile bir araya geldi. Türkiye'nin her geçen gün daha güçlü daha saygın daha kalkınan daha demokratik daha şeffaf ülke olmak yolunda hızla ilerlediğini söyleyen Bakan Bağış, ''Bunların hepsi Türkiye'nin AB sürecinde atması gereken adımları atmasıyla oluyor. Türkiye 1959 yılından bu yana AB'ye üye olmaya çalışıyor. Olamıyor. Ancak 1960 yılından bu yana darbe anayasaları ile yönetiliyoruz. Darbe anayasası ile yönetilip AB'ye üye olabilen ülke yok. Yunanistan, Portekiz, İspanya bu yolu denedi ancak başarılı olamadı. Onlar da ne zaman anayasalarını değiştirdiler, bireyin önünün açtılar, gücü olana devlette birey olduğunu kabul ettiler. AB yolları açıldı, güçlü, refah ülke oldular' dedi.
Mevcut anayasadan Türkiye'nin her kesiminin şikayetçi olduğunu, şikayetçi olanların başında siyasi partilerin, Türkiye'nin önde gelen sivil toplum örgütlerinin bulunduğunu, vatandaşların da artık ülkenin kalıbına sığmayan anayasanın değiştirilmesini istediklerini, bu amaçla da bir değişiklik paketi hazırlamak için girişimde bulunduklarını ifade eden Bakan Bağış, bunun için başta Cumhurbaşkanı Adullah Gül olmak üzere yapılan çağrılara muhalefetin olumsuz yanıt verdiğini bu amaçla da paketi kendi çabalarıyla çıkarttıklarını söyledi. Muhalefetin anayasa değişiklik paketini Anayasa Mahkemesi'ne gönderdiğini ancak mahkemenin bile paketi beğenerek sadece iki maddesinin değiştirilmesini istediğini dile getiren Bakan Bağış, ''Onlar darbeci zihniyetin değişmemesi için vatandaşın hayır demesini istiyorlar' dedi.
Anayasa değişiklik paketinde beş grup için pozitif ayrımcılık yaptıklarını belirten Bakan Bağış, ''Çocuklar, kadınlar, şehitlerimizin yakınları, gazilerimiz ve özürlü vatandaşlarımız için pozitif ayrımcılık içeren maddeler bulunuyor. Çünkü bu gruplar için çıkarttığımız yasalar Anayasa'nın eşitlik ilkesine ters düşüyor diyerek iptal ediliyordu. Bu pakette birşeye daha değiniyoruz. O da yıllardır süren fişleme ayıbına son vermek. Bu ülkede yıllarca insanları fişlediler. Kürt dediler, Alevi dediler, Mason dediler, insanların özel hayatlarıyla ilgili çoğu zaman da yalan yanlış, iftira dolu bilgileri kayıt ettiler ve hayatlarını kararttılar. Biz diyoruz ki özel bilgiler izin olmadan kimseyle paylaşılamaz' diye konuştu.
Bağış, pakette seyahat özgürlüğünün korunması, tüm vatandaşların asker, sivil ayırt etmeksiniz aynı mahkemelerde yargılanabilmesi, herkesin anayasa mahkemesine başvuru yapabilmesi gibi maddelerin de bulunduğunu anlatarak, paketle öngörülen kamu denetçiliği sisteminin Avrupalılar tarafından Osmanlı'daki kadılık kurumundan örnek alınarak ombudsmanlık ismiyle uygulamaya sokulduğunu belirtti. Türkiye'nin AB yolunda ilerlerken özüne döndüğünü dile getiren Bağış, ''Osmanlı'yı güçlü yapan asıl kuralın insanı yücelt ki devlet yücelsin kuralıydı. İnsanı yüce olmayan devlet yüce olamaz sadece pısırık olur. İnsanımızı yücelttikçe geliştik. Bu ülkede demokrasi güçlendikçe ekonomi de güçleniyor. Dünyada fakir bir demokrasi yok. Ana muhalefet partisinin genel başkanı fındığa yarar mı, cevize yarar mı, çekirdeğe yarar mı diyor. Zannedersiniz çerezci dükkanı açacak. Yarar çünkü tüm demokrasiler zenginleştiği için o ülkelerin fındığı da, fıstığı da aşuresi de, turizmi de değerleniyor. İnsanlarının geliri de artıyor. Bu ülkenin her malına her konusuna yarayacak bir paket hazırladık' dedi.
Bağış, Anayasada paketinde darbe yapanları koruyan maddelerin kaldırıldığını belirterek, ''Generalin biri çıkıyor, 'biz adil davrandık, asarken eşitlik olsun diye bir sağdan bir soldan astık' diyor. Utanmadan, onur duyarak anlatıyor. Ben böyle ezik bir ülkenin vatandaşı olmak istemiyorum' diye konuştu.
Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde iki tane önemli 12 Eylül tarihi olduğunu sözlerine ekleyen Bağış, bunlardan ilkinin İnönü'nün Ankara anlaşmasını imzaladığını 1963 yılı olduğunu, bu tarihte demokratikleşme için önemli bir adımın atıldığını, ikinci 12 Eylül'ün ise demokrasinin durduğu, idamların, infazların, işkencenin doruğa çıktığı, ülkenin karanlık döneminin başlangıcı olan 1980 yılında olduğunu söyleyen Bağış, ''Üçüncü 12 Eylül'ü sizler yazacaksınız, bu ikisi arasındaki tercihi sizler yapacaksınız. Gelin ramazan bayramı ile birlike çifte bayram yapalım' dedi.
Kimseye ''evet' ya da ''hayır' oyu vermesini söyleyemeyeceğini, herkesin maddeleri okuyup kendi vicdanına göre karar vermesi gerektiğini sözlerine ekleyen Bağış, ''Duymasanız da konuşamasanız da vicdanlarınızın doğruyu bulacağına eminim' diye konuştu.
HAKAN GÜNGÖRDÜ -Turan GÜLTEKİN/ İZMİR - DHA
Son Dakika › Politika › 'Darbe Anayasasıyla AB'ye Giremeyiz' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.