Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Düşürülen Malezya uçağına binen sivil yolcuların Ukrayna kriziyle ne alakası var? Hiçbir alakası yok. Malezya, Ukrayna krizinde bir taraf mı? Yok. Taraf değil ama o kriz, o insanların, evine, ailesine dönen insanların hayatına mal oldu. Bu da şunu gösteriyor ki, 'dünyanın bir köşesindeki bir kriz bizi ilgilendirmiyor' diye seyirci kalamazsınız. O kriz gelip hiç alakası olmayan ülkeleri de milletleri de insanları da vurabiliyor" dedi.
Davutoğlu, Grand Tarabya Oteli'nde Türkiye-CARICOM İstişare ve İşbirliği Mekanizması Toplantısı kapsamında düzenlenen ortak basın toplantısında, son dönemde Türkiye'nin dış politikada değişik bölgelere açılımı çerçevesinde, en çok öncelik verdiği alanlardan birinin CARICOM havzasına açılımı olduğunu dile getirdi.
Bugün verimli bir toplantı gerçekleştirdiklerini ifade eden Davutoğlu, "Bütün gece Filistin'in acısını yaşarken ve Gazze'de İsrail kara operasyonlarının sürdüğü esnada yaşanan insanlık trajedisine bir çözüm bulmak için gece boyu telefon diplomasisi yaptıktan sonra sabah bütün bu yorgunluğun ve üzüntünün üzerine böyle başarılı bir toplantı gerçekleştirmek en azından bizde bir teselli oldu" diye konuştu.
Davutoğlu, bugün yapılan görüşmelerde farklı coğrafi özelliklere sahip bir ülkeyle bir bölgesel örgütün arasında olabilecek işbirliği bakımından örnek bir çerçeve çizildiğini dile getirerek, "Türkiye olarak yapılan bu toplantıda, farklı coğrafik özelliklere rağmen empati yaparak birbirimizin meselelerini anlamak ve bu meseleleri uluslar arası gündemde dile getirmek için neler yapılabileceği konusunda gerçek bir işbirliği atmosferi oluştuğu kanaatindeyiz" dedi.
Yapılan görüşmelerde, Türkiye'nin ve CARICOM üyesi ülkelerin daha adil ve gelir dağılımı bakımından daha eşitlikçi bir uluslararası ekonomik düzen ihtiyacının vurgulandığını aktaran Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyada bugün uluslararası ekonomik sistem anlamında bir yenilenmeye ihtiyaç var, yeni bir finansal mimariye ihtiyaç var, yeni bir kalkınma düşüncesine, felsefesine ihtiyaç var. Eşitlikçi bir kalkınma ve fakirliği, açlığı ortadan kaldıracak, insanların kıtalar arasındaki gelir farklarını minimize edecek bir yeni anlayışa ihtiyaç var. Bu çerçevede, CARICOM üyeleriyle Türkiye aynı perspektifi paylaşmaktadır. CARICOM üyesi değerli meslektaşlarımdan Türkiye'nin böylesi bir adil ve eşitlikçi uluslararası ekonomik sistem yönünde kendilerine destek çabamız istendi, özellikle G20'de, Birleşmiş Milletler zemininde. Bu çabalara Türkiye her zaman öncülük edecektir. Pasifik adalarının meselesi, Türkiye'nin meselesidir. Çünkü bu kişilerin, ülkelerin tek tek davaları değil, insanlığın geleceğiyle ilgili ortak kader, gelecek tasavvuruyla ilgilidir. CARICOM ülkeleri tayfun tehdidi altında ve büyük iklim değişikliklerinin varoluşu daralttığı bir alanda yaşarken, bizler G20 üyesi ülkeler olarak bu süreçlere bigane, kayıtsız kalamayız."
- "CARICOM, bugünden itibaren 14 artı 1 üyedir"
Davutoğlu, yapılan anlaşmalarla kurumsal altyapının güçlendirildiğine değinerek, "Türkiye, bu yıl içinde CARICOM havzasında bir büyükelçilik açmaya karar verdi. Tabii bütün CARICOM üyeleri bizim için çok kıymetli olmakla birlikte önce büyükelçilik açma işlemini Trinidad ve Tobago'da başlatacağız. Türkiye olarak da CARICOM'un topluca, 14 üyenin birlikte Türkiye'de bir misyon, bir büyükelçilik sahibi olmasına önem veriyoruz. Bu çerçevede Türkiye, bütün destekleme imkanlarını da sunarak, inşallah dost CARICOM üyesi ülkelerin temsilcilerini ülkemizde görmek istiyoruz" diye konuştu.
Kurumsal altyapının güçlendirilmesinden sonra birlikte işbirliği ve kalkınma eylem planı geliştirileceğini bildiren Davutoğlu, eylem planında ikili ilişkilerin ve bölge ilişkilerin geliştirilmesi anlamında, turizm, sağlık, KOBİ'ler ve tarım başta olmak üzere bazı sektörlere öncelik verildiğini, felaketler ve olağanüstü durumlarda insani yardımlar konusunda ortak çalışma planı oluşturulacağını söyledi.
Davutoğlu, TİKA heyetinin mayıs ayından bu yana bölgede bulunduğunu kaydederek, gelecekte bölgede bir TİKA ofisi açılmasının planlandığını açıkladı.
Gerek fakirliğin giderilmesi gerekse yoksullukla mücadele ve insani yardımlar konusunda Türkiye'nin Karayip ülkelerinin yanında olacağını ifade eden Davutoğlu, "Son 5 yıl içinde CARICOM bölgesine 8 milyon dolar kalkınma yardımı planlaması yapmıştık, 2 milyon dolar daha ek ilan ettik. Bunları da her bir ülkeye kalkınma planı çerçevesinde dağıtacağız" dedi.
Davutoğlu, CARICOM ve Türkiye'nin uluslararası planda da birbirlerine destek vereceğini vurgulayarak, "CARICOM, bugünden itibaren 14 üye değildir, 14 artı 1 üyedir. 14 üye kurumsal olarak CARICOM'un parçasıdır. Bir de gönüllü üye var. O da Türkiye" dedi.
- "Ukrayna için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız"
Soruları yanıtlarken Davutoğlu, Ukrayna'da düşen yolcu uçağına ilişkin bir soru üzerine, Malezya uçağının, Ukrayna-Rusya sınırına yakın bir bölgede düşürüldüğünü ve 300'e yakın sivilin hayatını kaybettiğini söyledi.
Davutoğlu, artık dünyada güvenlik krizi olduğunda coğrafi uzaklıktan da bağımsız olarak hiçbir ülkenin bu güvenlik krizinin etkisinden bigane kalamadığını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Düşürülen Malezya uçağına binen sivil yolcuların Ukrayna kriziyle ne alakası var? Hiçbir alakası yok. Malezya, Ukrayna krizinde bir taraf mı? Yok. Taraf değil ama o kriz, o insanların, evine, ailesine dönen insanların hayatına mal oldu. Bu da şunu gösteriyor ki, 'Dünyanın bir köşesindeki bir kriz bizi ilgilendirmiyor' diye seyirci kalamazsınız. O kriz gelip hiç alakası olmayan ülkeleri de milletleri de insanları da vurabiliyor. Artık başta BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri olmak üzere uluslararası sistemdeki bu düzensizliklerin kaynağı konusunda ortak bir anlayış geliştirmek lazım. Ukrayna krizinde, Suriye krizinde BM Güvenlik Konseyi'nin etkin bir rol üstlenememiş olması, dünyanın soğuk savaş mantığına geri dönmesinden kaynaklanıyor."
Hayatını kaybeden bütün yolculara, ailelerine ve Malezya'ya taziyelerini sunan Davutoğlu, "Dün, olay gerçekleşir gerçekleşmez Malezya tarafına, Türkiye olarak her türlü katkıyı verebileceğimizi, her türlü dayanışmayı göstermek arzusunda olduğumuzu ifade ettik. Ben de biraz sonra Malezya Dışişleri Bakanıyla görüşeceğim. Dün gece planlıyorduk, zaman farkı dolayısıyla bugüne kaldı. Hükümetimizin, Sayın Başbakanımızın mesajlarını ileterek, Türkiye'nin Malezya'yla olan ezeli ve ebedi dostluğu çerçevesinde her türlü dayanışma içinde olduğumuz kendilerine ifade edeceğim" diye konuştu.
Ahmet Davutoğlu, bölgesel anlamda Ukrayna ile Rusya arasında tırmanan gerilimin, her iki ülkenin de komşusu olan her iki ülkeyle de son derece iyi ilişkiler geliştirmiş olan Türkiye için gerçekten kaygı verici bir düzeye ulaştığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Ayrıca Kırım'ın ilhakı gibi tanımadığımız, uluslar arası hukuk anlamında da tanımadığımız gelişmelere de sebebiyet veren bu gerilimin artık nihayete erdirilmesi kanaatindeyiz. Bütün mekanizmalar kullanılarak Ukrayna'nın toprak bütünlüğü içinde, Ukrayna'da yaşayan halkların kültürel ve siyasi hakları da korunarak kalıcı ve adil bir barış sağlanmalıdır. Bu konuda bütün taraflar, gereken adımları atmak durumundadır. Biz Türkiye olarak şimdiye kadar pozitif katkı yapmaya çalıştık. Ne gerekiyorsa Ukrayna için dost ve komşu ülke olarak yapmaya hazırız. Bu çerçevede de diplomatik girişimlerimiz sürecek."
Son Dakika › Politika › Davutoğlu - Malezya uçağının düşmesi - - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.