Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, uluslararası toplumun yeterli tepkiyi veremediği için Suriyeler'in Türkiye'ye yöneldiğini belirterek, "Bütün sorumluluğu Türkiye'nin alması bekleniyor. Biz insani sorumluluğu alırız. Ama bilinsin ki siyasi sorumluluğu vebali hala Suriye krizine 70 bin insan ölmesine rağmen aynen Bosna-Hersek'te olduğu gibi karar alamayan BM
Güvenlik Konseyi'nin üzerindedir" dedi.
Davutoğlu, TBMM'de düzenlenen Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 71. Toplantısı'nda komisyon üyelerine Suriye konusunda konuşma yaptı.
Suriye krizinin dondurulmasının en büyük tehlike olduğunu ifade eden
Davutoğlu, Ortadoğu'daki değişimde donmuş krizlere izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Bu süreçte reformların siyasi yapılar dağılmadan, siyasi sınırlar yok edilmeden yapılmasının önemine işaret eden Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Artık Ortadoğu ve Akdeniz toplumları o kadar birbirine girişken ki bu
sınırları da duvar olmaktan çıkarmalıyız. Siyasi sınırlara saygı göstermeliyiz.
Avrupa Birliği'nden hareketle Ortadoğu'ya da teklif ettiğimiz şey, siyasi
sınırları bilmekle birlikte, bu sınırları anlamsızlaştırmak ve ekonomik ve
kültürel açıdan bütün Ortadoğu halklarının birbirine karıştığı, kaynaştığı, bütün
mezheplerin, bütün dinlerin, bütün etnisitelerin iç içe bir arada yaşadığı yeni
bir Ortadoğu ya da Akdeniz düzeninin temellerini atmak zorundayız. Bunu
sağlayabilmek için de en büyük görev belki de bu bölgeye komşu olan iki entiteden geliyor. Avrupa Birliği ve Türkiye."
"Türkiye, AB içinde olsaydı AB'nin bu Akdeniz'deki dönüşüme etki etme
kabiliyeti misliyle fazla olacaktı" diyen Davutoğlu, Türkiye'nin de AB
değerleriyle Akdeniz'i dönüştürme kapasitesinin daha yüksek olabileceğini
söyledi. Davutoğlu, "Ümit ederim bir gün bu da anlaşılacak ve Türkiye ve AB
olarak iki ayrı entiteden değil, ortak bir birlikten bahsedeceğiz" dedi.
-"SURİYE HALKINDAN ÖZÜR DİLEYECEK"-
BM'nin geçmişte Bosna'da kötü bir sınav verdiğini hatırlatan Davutoğlu,
"Şimdi ondan sanki ders almamışız gibi Ortadoğu'daki dönüşümler konusunda BM Güvenlik Konseyi aynı atalet içinde" dedi. Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Uluslararası toplum maalesef yeterli tepkiyi yeterli ölçüde veremediği için
insanlar akın akın aynı 1990'lı yıllarda Türkiye'ye yöneldikleri gibi şimdi de
Türkiye'ye yöneliyorlar. Bütün sorumluluğu Türkiye'nin alması bekleniyor. Biz
insani sorumluluğu alırız. Ama bilinsin ki siyasi sorumluluğu vebali hala Suriye krizine 70 bin insan ölmesine rağmen aynen Bosna-Hersek'te olduğu gibi karar alamayan BM Güvenlik Konseyi'nin üzerindedir. Bu vebali dolayısıyla eminim bir gün bir başka BM Genel Sekreteri Humus sokaklarına inecek ve Suriye halkından özür dileyecek."
-SIĞINAN SURİYELİ SAYISI-
Türkiye'nin tarihi mirasının dine, mezhebe, etnisiteye bakmadan yardım
isteyene kucak açmak olduğunu vurgulayan Davutoğlu, Türkiye'ye sığınan ve
kamplarda kalan Suriyeliler'in sayısının bu sabah itibariyle 182 bini bulduğunu
söyledi. Davutoğlu, şehirlerde de 100 bin civarında Suriyeli bulunduğunu
belirtti.
"Suriye'deki insani durum bir faciadır" diyen Davutoğlu, Suriye'de
insanların ekmek su bulamadığını, üstelik havadan bombardıman altında
yaşadıklarını aktardı. Davutoğlu, kamplarda verilen hizmetlerle ilgili sayısal
bilgiler de verdi ve bunların Avrupalı parlamenterlerin ülkelerine iletmesini
istedi.
Davutoğlu, "Peki biz bunları yaparken uluslararası toplum yeterince yapıyor
mu? Tabii yapanlara teşekkür ediyoruz. Rakamları açıklamak istemem. Ben bütün dünyaya dışişleri bakanlarına mektup gönderdim özellikle ilgili ülkelere. 'Acil yardıma ihtiyaç var Suriye'de, siz de katkıda bulunun' diye. O yardım miktarlarını tarihi bir kayıt olarak Dışişleri arşivlerinde duruyor. Ama
bilinirse, gerçekten trajedinin büyüklüğüne göre, uluslararası refleksin ne kadar küçük olduğu ortaya çıkar" dedi.
Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin tek başına sadece kamplara yaptığı yardım
tutarının AB'nin toplam yardımından daha fazla olduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, "Hükümetimizi tenkit edenler bu insani tabloya
bir bakmalılar. Bizim tek hedefimiz var. 10 sene, 20 sene sonra hatırlandığında 'necip Türk milleti Türkiye'deki kardeşlerimiz bizim için her şeyi yapmışlardı' desin Suriyeliler. Başka bir beklentimiz ve stratejik hesabımız yok" diye konuştu.
-"NET TUTUM ALMA VAKTİ"-
Davutoğlu, Mısır, Tunus, Libya'da seçimler yapıldığını, 2013 yılının ise
geçici hükümetler yerine kalıcı parlamentoların belirleneceği seçimlerin
yapılacağı bir yıl olduğunu söyledi. Davutoğlu, geride bir tek Suriye'nin
kalacağını dile getirdi ve şu ifadeleri kullandı:
"Bu ülkelerde kim iktidara gelirse gelsin, halk kimi seçerse seçsin, bizim
muhatabımız odur ve o Türkiye'nin dostudur. Halkın tercihinin ötesinde kimse bir şey empoze edemez. Avrupa'nın da aynı netlikte konuşması lazım. 'Şu grup gelirse demokrasi tehlikeye girer' dediğinizde bizdeki 28 Şubat benzeri müdahalelerin önünü açarsınız. 27 Mayıs veya 12 Eylül. Biz Avrupalılar, Türkler olarak, bütün Avrupa kurumları ve milletleri olarak 'biz Ortadoğu halklarının aldığı karar neyse, ona saygılıyız, kim gelirse halkın tercihidir' dememiz lazım."
Davutoğlu, "Artık net bir tutum alma vaktidir. Tereddüt zalime fırsat vermektir. Tereddüt, otoriter rejimlere sadece güç verir" dedi.
AA
Son Dakika › Politika › Davutoğlu: Tereddüt Zamanı Değil - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.