Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Eğer dünyada adalet tesis edilecekse, insanlığın yüzünü güldüren bir anlayış hakim olacaksa bunu, sömürüyü, ırkçılığı, yağmayı amaç edinenler değil, bizler gibi paylaşmayı, kardeşliği ve sevgiyi şiar edinenler başaracaktır" dedi.
Başbakan Yardımcısı Arınç, Türkiye- Afrika Medya Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin uzak mesafeye rağmen Afrika'ya ilişkisinin yüzyıllar öncesine dayandığını vurguladı.
Bu konuda bazı tarihi hatırlatmalarda bulunan Arınç, 9 ve 10. yüzyıllarda bugünkü Mısır'da hüküm süren Tolunoğulları Devleti'nin Türkler tarafından kurulduğunu, Osmanlı Devleti'nin üç kıtaya uzanan sınırlarından önemli bölümünün Afrika kıtasında yer aldığını anlattı. Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hüküm sürdüğü bütün coğrafyalarda olduğu gibi ecdadımız Afrika'ya büyük bir saygı duymuş, bütün politikalarıyla Afrika halklarının yanında yer almıştır.
Batılı devletlerin her türlü sömürü ve asimilasyon politikalarına karşın ecdadımız, 16. yüzyılda Seydi Ali Reis komutasındaki Osmanlı donanmasıyla Zanzibar Adasını Batılı sömürgecilere karşı savunmuştur.
Osmanlı İmparatorluğu ile bugünkü Nijer, Çad, Kuzey Nijerya ve Kuzey Kamerun'u kapsayan Kanem-Bornu İmparatorluğu arasında dostane ilişkiler kurulmuştur. Kuzey ve Kuzey Doğu Afrika ile mevcut tarihi ilişkiler hepimizin malumlarıdır.
Bunları şunun için hatırlatıyorum; Sanılanın aksine, bizim Afrika ile tarihin derinliklerine uzanan, ilkeli ve sağlam bağlarımız mevcuttur."
Arınç, bu tarihi bağların yeni ödevler ve sorumluluklar yüklediğini ifade ederek, "Bize düşen, unutulmaya yüz tutmuş bu ortak mirası canlandırmak, aramızdaki kardeşlik bağlarını yeniden tesis etmek ve güçlendirmektir" dedi.
-"Yenilmediniz. Buna direndiniz ve hala ayaktasınız"
Afrika'nın yüzyıllardır büyük acılara maruz bırakıldığını ifade eden Arınç, yer altındaki ve üstündeki doğal kaynakları haince yağmalandığını, medeniyetine, bilgisine, irfanına saygısızca saldırıldığını söyledi.
"Yenilmediniz. Buna direndiniz ve hala ayaktasınız" diyen Arınç, bağımsızlığı elde etmenin büyük ve onurlu bir iş olduğunu, ancak işin bununla bitmediğini belirterek, şöyle devam etti:
"Bugün dünya farklı bir değişimin eşiğindedir. Bizlere düşen bu değişimi kavramak, buna ayak uydurmak ve bunu ülkelerimiz için bir avantaja dönüştürmektir. Hiçbirimizin geçmişin karmaşık dehlizlerinde kaybolma gibi bir lüksü yoktur.
Bugünün rekabet dünyasında geçmişe hayıflanarak, içimize kapanarak varlığımızı sürdürme imkanımız kalmamıştır. Hem Afrika ülkelerinin hem de bizim, geleceğin şekillenmesinde büyük etkilerimiz olabilir.
Bugün haksızlıklar, savaşlar ve felaketlerin kıskacında acı çeken insanlığın, bizlerin sesine, bizlerin tecrübesine ve bizlerin söyleyeceği söze ihtiyacı vardır.
Eğer dünyada adalet tesis edilecekse, insanlığın yüzünü güldüren bir anlayış hakim olacaksa bunu, sömürüyü, ırkçılığı, yağmayı amaç edinenler değil, bizler gibi paylaşmayı, kardeşliği ve sevgiyi şiar edinenler başaracaktır.
Ülkelerimizin tarihi tecrübesi, medeniyetimizin evrenselliği, insanlarımızın başarma arzusu bunun için kafidir.
Asırlar boyunca, bilimde, sanatta, tarımda, felsefede elde edilen başarılar, üretilen bilgiler, bizim topraklarımızdan bir güneş gibi doğmuş ve tüm dünyayı da aydınlatmıştır.
Bereketli Afrika'nın bereketli Nil'i, Anadolu'nun Fırat ve Dicle'si insanlık tarihi boyunca, aynı zamanda, adaleti, kardeşliği, sevgiyi ve hoşgörüyü de yeşertmiştir."
-Afrika kıtasındaki gelişmeler-
Dünyanın inanılmaz bir hızla değiştiğini, teknolojideki gelişmelerin baş döndürücü bir noktaya ulaştığını belirten Arınç, ancak ümitsiz olmak, karamsarlığa kapılmak için de hiçbir neden bulunmadığını söyledi.
Arınç, bunun için potansiyelin farkında olmak gerektiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kıtada yaşanan olumsuzluklara rağmen, son 10 yıllık dönemde yaşanan gelişmeler, Afrika'nın geleceğe güvenle bakması için yeterlidir.
Son birkaç yıldır dünyanın gelişmiş ülkeleri ekonomik krizle mücadele ederken, birçok Afrika ülkesi küresel ölçekte hızlı büyüme oranlarını yakalayabilmişlerdir.
Bazı ülkelerde yaşanan sorunlara rağmen Afrika'da genel olarak demokratik değerlerin giderek artan ölçüde kabul görmesi son derece önemlidir.
Tunus'ta, Libya'da, Mısır'da meydana gelen halk devrimleri, kıta insanının demokrasi talebinin açık ve kati bir göstergesidir. Bununla birlikte, bazı Afrika ülkelerinde demokrasinin askıya alınmasına yol açan askeri darbeler, seçim dönemlerinde ortaya çıkan şiddet olayları ve muhalefete yönelik baskılar hepimizi rahatsız eden gerçeklerdir.
Ancak bunların, demokrasiye olan inancımızı ve talebimizi zedelemesine izin vermemeliyiz."
-"Türkiye ile Afrika geleceği şekillendirebilir"-
Türkiye'nin Afrika ile yeni ilişkiler oluşturmayı önemsediğini vurgulayan Arınç, "Ortak bir tarih ve kültürü paylaşan Türkiye ile Afrika, geleceği ortak çıkarlar temelinde birlikte şekillendirebilir" dedi.
Bugüne kadar alınan mesafe ve Afrika Kıtası'nın Türkiye ile iş birliğine verdiği sıcak yanıtın, çalışmaları daha da teşvik ettiğini kaydeden Arınç, 1998'de başlatılan ilişkilerin 2008'de 10. Afrika Birliği Zirvesi'nde Türkiye'nin kıtanın stratejik ortağı ilan edilmesiyle büyük ilerleme kazandığını ifade etti.
Arınç, 2009-2010 dönemi BM Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliği yapan Türkiye'nin uluslararası platformlarda, her vesileyle Afrika'nın sesi olduğunu kaydederek, "2015-2016 yılları için BMGK geçici üyeliğine tekrar aday olduk. Önümüzdeki dönemde de Afrika ülkeleriyle aynı coğrafi grupta yer almamakla birlikte, seçildiğimizde, Afrika'nın konseyde ilave bir üyeliğe daha sahip olacağını da buradan sizlere duyurmak istiyorum" diye konuştu.
-"Üç büyükelçilik daha açmayı planlıyoruz"-
Türkiye'nin Afrika'da barış ve istikrarın sağlanmasına özel bir önem verdiğini belirten Arınç, şu anda Afrika'da görev yapan 6 BM misyonunda personel bulundurulduğunu ve mali destek sağlandığını kaydetti.
Bazı Afrika ülkelerinde aşırı kuraklığa bağlı yaşanan açlık felaketinin millet olarak herkesi derinden etkilediğine dikkati çeken Arınç, bu konuda her türlü desteğin verilmeye çalışıldığını anlattı.
Arınç, Türkiye'nin bu konuda tüm İslam ve dünya ülkelerinin dikkatini çekmeye çalıştığını ifade ederek, Türkiye'de Somali için düzenlenen yardım kampanyalarında 500 milyon dolara yakın yardımın toplandığını söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da geçen yıl eşi ile Somali'ye giderek, dayanışmayı gösterdiğine dikkati çeken Arınç, bu ayın sonunda, Türkiye'nin, 2. İstanbul-Somali Konferansı'na ev sahipliği yapacağını belirtti.
Arınç, Türkiye'nin Afrika'ya ilgisinin başkalarıyla mukayese edilemeyeceğini kaydederek, şöyle konuştu:
"Bizim ilgimiz, yüreğimizde duyduğumuz muhabbetten, sevgiden kaynaklanmaktadır. Biz bazı batılı ülkeler gibi, yalnızca işin edebiyatını yapmıyoruz. Türkiye bugün kurumları ve yardımsever insanları ile Afrika'yı karış karış gezmektedir. Kıtada temsilciliklerimizin sayılarını hızla arttırdık.
2009 yılına kadar sadece 12 olan büyükelçilik sayımızı bugün 31'e çıkardık. Bu yılın sonuna kadar üç büyükelçilik daha açmayı planlıyoruz. Biz bunları yaparken birçok batılı ülke elçiliklerini kapattığını da dikkatlerinize sunmak isterim.
Bizim bu tavrımız Afrikalı dostlarımız tarafından da karşılıksız bırakılmamıştır. Bugüne kadar Türkiye'de 16 olan Afrika ülkelerine ait büyükelçilik sayısının önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 32'ye ulaşmasını bekliyoruz."
- ANKARA
Son Dakika › Politika › Türkiye-Afrika Medya Forumu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.