İnceleme: Yasin TUNÇ
Spor Toto Süper Lig'de sezonun ilk yarısı sona ererken, Fenerbahçe lig, Ziraat Türkiye Kupası ve Avrupa arenasında gösterdiği kötü performans ile beklentilerin çok uzağında kaldı.
Sarı lacivertliler 17 haftalık periyotta 33 puanla 3. sırada yer alsa da, lider Trabzonspor'un 9 puan gerisinde kalması sebebiyle hayal kırıklığı yarattı. İç sahada aldığı olumlu sonuçları deplasmanlarda gösteremeyen Fenerbahçe, dalgalı bir görüntü sergiledi.
Sporx.com editörü/yazarı Yasin TUNÇ, Fenerbahçe'nin ilk yarıdaki performansını değelendirdi.
YILDIRIM'DAN 'U' DÖNÜŞÜ
2009-2010 sezonunda Trabzonspor ile 1-1 berabere kalarak şampiyonluğu Bursaspor'a hediye eden Fenerbahçe'de fatura Alman teknik adam Christoph Daum'a kesilmişti. Aziz Yıldırım'ın her olumsuz sonuç karşısında aldığı tavır geçtiğimiz sene de uygulandı. Son birkaç senede Christoph Daum, Arthur Zico ve Luis Aragones ile çalışan Aziz Yıldırım yabancı teknik direktör modasından sıkıldı ve koltuğu Aykut Kocaman'a emanet etti.
Ödediği tazminatlardan yorulan Aziz Yıldırım, Fenerbahçe'nin eski efsanelerinden, ki geçen sene sportif direktörlük yapan Aykut Kocaman ile yeni bir yola koyuldu.
Daha ofansif bir oyun anlayışı, daha hızlı ve koşan bir takım kurma hedefiyle sezona girmek isteyen sarı lacivertli kulüp 6 aylık sürede bir arpa boyu yol katedemedi.
ALEX'İ GÖNDERMEYE TEŞEBBÜS
Aykut Kocaman'ın sezon öncesi açıklamalarındaki hızlı futbol, pres yapan anlayış ve mücadeleci tablo; Alex de Souza'ya kadroda yer olmadığını işaret ediyordu. Özellikle kanatlara yapılan takviyeler, Kocaman'ın dediklerini kanıtlarken; sezon başında yaşanan travma Aykut Kocaman'ı, Daum, Zico ve Aragones gibi Alex'e sarılmaya mecbur kıldı.
Fenerbahçe'nin kaptanı, ilk dönemde yeni teknik direktörü ile uyumsuz bir görüntü çizerken; Alex'in golleriyle alınan galibiyetler Kocaman'ın kafasındaki planları alt üst etti.
'Devrim' yapmaya niyetlenen Aykut Kocaman; Ekim ayında ipleri Brezilyalı yıldıza bırakmak zorunda kaldı. Özellikle Avrupa arenasında Young Boys ve PAOK'a elenerek önce Şampiyonlar Ligi, sonrasında UEFA Avrupa Ligi'ne kalamayan sarı lacivertliler; Alex'siz bir Fenerbahçe'yi kuracak cesareti bulamayınca, Kocaman'ın devrimi de yarım yamalak oldu.
Alex atınca kazanan, Alex durunca puan kaybeden Fenerbahçe geleneği yeni sezonda da devam etti.
STOCH VE DIA'DAKİ SORUNLAR...
Twente'nin Fenerbahçe ile UEFA Avrupa Ligi'nde karşılaştığı maçlarda Slovak futbolcu Miroslav Stoch'un gösterdiği performans ve ardından yükselen form grafiği Aziz Yıldırım'ın gözüne girdi. Dünya Kupası başlamadan önce yapılan transfer Fenerbahçe taraftarının da iştahını kabarttı.
Lens'ten Issiar Dia'nın transferiyle Fenerbahçe'nin yapısı ortaya çıktı.
Aykut Kocaman'ın kurmaya çalıştığı şablon istediği gibi oluyordu. Baskılı, ofansif, mücadeleci bir takımın habercisiydi bu transferler.
Kağıt üzerinde kusursuz gözüken Fenerbahçe, sahaya çıktığında büyük sorunlarla karşılaştı. Sağ ve sol kanatta fırtınalar estirmesi beklenen Dia ve Stoch'un en ufak rüzgarda savrulması; planları da yerle bir etti. Ofansif özellikleri yüksek; ancak defansif yönleri düşük olan iki genç yıldızın gol yollarında verimsiz olması, Kocaman'ı da sıkıntıya soktu.
Dia, Slovak futbolcuya nazaran daha uyumlu bir izlenim sergilerken; son vuruşlardaki beceriksizliği ise saç baş yoldurttu. Afrikalı futbolcuların çoğunluğunda olan bitirici vuruş hastalığı Dia'da da mevcuttu. Kale önüne kadar süratli bir şekilde gelen Senegalli futbolcunun ceza alanı içinde basiretsiz hareketleri futbolun temeli olan 'gol' kavramından kendisini mahrum bırakmasına neden oldu.
Stoch'un da yeteneklerini 6 aylık süre zarfında çok fazla göremedik. Kanatlarda çizgiye çok yakın oynayan ve asistleriyle hücuma derinlik katması beklenen Stoch da kısır döngü içine girdi. Dünya Kupası'nda da mücadele eden genç futbolcunun Fenerbahçe'deki etkisiz görüntüsü Aykut Kocaman'ın kafasında büyük soru işaretleri oluşturdu.
İKİ FARKLI NIANG
Mamadou Niang, Marsilya'dan transfer edildiğinde Fenerbahçe'nin yıllardır çektiği forvet sıkıntısına ilaç olması umut ediliyordu. Sezonun ilk bölümünde Niang'ın gösterdiği performans Güiza, Semih ve Gökhan Ünal isimlerini unutturur oldu. Ligde 9 haftalık sürede müthiş bir uyum yakalayan ve rakiplerin korkulu rüyası olan Senegalli futbolcu, Galatasaray maçında sakatlandıktan sonra düşüşe geçti.
Ligin son bölümlerinde sakatlığın da sebebiyle hücum hattında verimsiz bir dönem geçirmesi; bütün yükün Alex'e geçmesine neden oldu. Sezonun ikinci yarısında formda bir Niang, Aykut Kocaman'ın en büyük dileklerinden biri olacaktır. Aksi takdirde Kocaman'ın çıkmaz sokağa girmesi muhtemel!
F.BAHÇE'NİN ŞANSI; YOBO!
Savunmada Lugano'nun yanında görev yapan Bilica'nın Fenerbahçe'de forma giyemeyeceğini bütün Türkiye bilmesine rağmen, sarı lacivertliler sezona Bilica ile başladı. Defansta ağır sıkıntıların ön plana çıkmasıyla birlikte, transfer döneminin son gününde Everton'dan Joseph Yobo transfer edildi.
Nijeryalı futbolcu Fenerbahçe'nin aradığı kandı. İki pas yapmaktan aciz Lugano ve Bilica ikilisi ile bir sezon daha geçirmek intihar sebebi olabilirdi. Yobo'nun gelişi savunma yönünden Fenerbahçe'ye hayat verdi. Takımı defansta rahatlatan bir sigorta görevi gören Yobo, arkadaşlarını hücuma çıkartan oyuncu oldu. Premier Lig tecrübesini sırtına alan Nijeryalı, Lugano'nun yükünü de azalttı.
Hücumda sorunlar yaşayan; ama defansta büyük açıklar veren Fenerbahçe, Yobo'nun gelmesiyle derin nefes aldı. Bilica'nın pabucu dama atılırken; saatli bomba gibi sahada dolaşmaması taraftarı da rahatlattı. Son gün transferi olsa da; Dia, Stoch ve Niang'dan daha faydalı olduğu aşikardı.
AYKUT KOCAMAN'IN TEK ARTISI
Kadrodaki yabancıların üretken olmaması ve yaşanılan sakatlıklar Kocaman'ın gençlere yönelmesine sebep oldu. Okan Alkan ve Gökay Iravul gibi iki genç yeteneğe forma veren Kocaman, Daum ve Aragones gibi tavır takınmadı. Özellikle Gökay'a şans daha fazla gülerken; Okan ise Gökhan Gönül'ün arkasında kaldı. Gökay'ın bazı maçlarda Stoch ve Dia'dan daha iyi bir oyun ortaya koyması ise futbolcuların yetenek dışında yüreklerini de sahaya koymaları gerektiğini doğruladı.
DEVRİM OLMADI; SIRA SEZONU KURTARMAKTA!
Fenerbahçe'de sezonun ilk yarısında arzulanan futbolu ve sonuçları alamayan Aykut Kocaman'ı daha zor bir dönem bekliyor. Trabzonspor ile aradaki 9 puanlık fark; ligin sonuna doğru her puanın altın değerinde olacağı haftalar; daha zorlu karşılaşmalar Fenerbahçe'yi bekliyor.
Alex'siz bir takım oluşturamayan Aykut Kocaman, sistem yönündeki devrimi gerçekleştirememişti. Kocaman'ın ikinci hedefi ise geçtiğimiz sene son maçta kaçan şampiyonluğun bu sene kazanılması. Teorik olarak yine mümkün gözüken tabloyu, çimler üzerinde gerçeğe dönüştürmek için takım hüviyetine bürünmeleri gerekiyor.
Formda bir Trabzonspor, transfer rekortmeni Beşiktaş, hırslı bir görünüm sergileyen Kayserispor ve Bursaspor, ikinci yarı üst sıraları zorlamak isteyen Galatasaray ile kıyasıya bir rekabete girecek olan Fenerbahçe'de güven vermeyen tablo taraftarları da huzursuz ediyor.
Fenerbahçe taraftarının başarılı bir yıl umutları, Avrupa'ya veda edilmesi sonrasında azalırken; ligde alınan birbirinden farklı skorlar ve Ziraat Türkiye Kupası'nda henüz gruplarda elenecek duruma gelmesi taraftarı küstürmeye yetti.
Aykut Kocaman, Fenerbahçe'de teknik direktör olarak kalmaya devam etmek istiyorsa, hedef belli. Aziz Yıldırım destek vermeye devam eder; ancak ne desteklere şahit olduk, sezon sonu yıkılan. Sarı lacivertliler şampiyon olamazsa, Aziz Yıldırım'ın adı bile istifa için konuşulmaya başlarsa kimse şaşırmamalı!
Son Dakika › Spor › Yarım Yamalak Devrim! - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.