Suriyeli Yaralılar, Aa'ya Konuştu - Son Dakika
Son Dakika Logo

Suriyeli Yaralılar, Aa'ya Konuştu

08.06.2012 11:40

İsmihan Özgüven - Salim Taş - Suriye'nin çeşitli kentlerinde kimi çatışmalarda, kimi gösteriler sırasında, kimi de evinde otururken yaralanan ve Hatay'daki hastanelerde yapılan tedavilerinin ardından yerleştikleri evlerde iyileşmeyi bekleyen...

İsmihan Özgüven - Salim Taş - Suriye'nin çeşitli kentlerinde kimi çatışmalarda, kimi gösteriler sırasında, kimi de evinde otururken yaralanan ve Hatay'daki hastanelerde yapılan tedavilerinin ardından yerleştikleri evlerde iyileşmeyi bekleyen Suriyeliler, yaşadıklarını AA'ya anlattı.

İdlib kentine bağlı bir köyden 7 gün önce Türkiye'ye geldiğini belirten yaralılardan Suriyeli Muhammed H, yaşadıkları köye Suriye askerlerinin saldırdığını ve roket atıldığını söyledi.

Saldırıda bir ayağını kaybettiğini, yakınlarının yardımı ve muhalif askerlerin desteğiyle Türkiye'ye geldiğini ifade eden Suriyeli Muhammed, şöyle devam etti:

"Sağ olsun Türkiye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bizlere kucak açtı. Muhalif askerlerin yardımıyla sınırdan yaklaşık 50 kilometrelik bir yolu katettik. Zorlu yolculuk sırasında birçok kamptan geçerek yolun güvenli olma durumuna göre yol alarak Türkiye sınırına ulaşabildik. Sınırdan ambulansla hemen beni hastaneye kaldırdılar. Yapılan tedavimin ardından da çok şükür hayatta kaldım. Olaylar nedeniyle bir ayağımı Suriye'de kaybettim. Ama mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Tek isteğimiz, ülkemize özgürlük ve demokrasinin gelmesi ve Esed'in zulmüne son verilmesi. Ülkeme huzur gelsin. Artık insanlar ölmesin. Giden benim bir ayağım olsun."

Artık Esed'e süre verilmesini istemediklerini vurgulayan Muhammed, her verilen sürenin yeni ölümlere, katliamların daha da artmasına neden olduğunu kaydetti.

- "Üzerime benzin döküp yakmak istediler" -

Gösterilere katıldığı için bacağından vurulan ve üzerine benzin dökülerek yakılmak istendiğini söyleyen 15 yaşındaki Mustafa Dule, 3 aydan bu yana Türkiye'de olduğunu ve Hatay'daki hastanelerde tedavisinin yapıldığını söyledi.

Gösterilere katıldığı sırada Suriye askerlerinin kendisini önce bacağından vurduğunu belirten Dule, şöyle devam etti:

"Ülkem için özgürlük, hürriyet sloganları attığım sırada bir anda kendimi yerde buldum. Gösterilere katıldığım sırada askerler önce bacağımdan vurdular daha sonra da beni canlı canlı yakmak istediler. Vücudumun birçok yerinde katliamın, zulmün izleri açıkça görülüyor. Suriye askerleri üzerime benzin döküp yaktıklarında önce kendi çabamla söndürdüm. Ancak ardından yeniden üzerime benzin döküldü. Şu an sırtımda, bacaklarımda bu izler var. Vücudumdaki ve kalbimdeki yaraya rağmen iyileşip yeniden ülkeme döneceğim ve özgürlük, hürriyet için slogan atmaya, mücadele etmeye devam edeceğim. Tek isteğim, ülkemin huzura kavuşması."

Ailesinin de kendisiyle Türkiye'ye geldiğini ve çadır kentte kaldığını belirten Dule, hastanedeki tedavisinin ardından kendi imkanlarıyla kiraladıkları bir evde Suriyeli doktorların gözetiminde iyileşmeyi beklediklerini kaydetti.

Suriye'nin Hama kentinden 4 ay önce geldiğini belirten Ali Hammadi (19) ise yaşadığı köye bomba atılması sonucu gözünden, kolundan ve bacağından yaralandığını söyledi.

-"Zulmün son bulmasını bekliyoruz"-

Yaklaşık bir ay Türkiye'de tedavi gördüğünü ve ardından taburcu edildiğini ifade eden Hammadi, şu an kendi imkanlarıyla kiraladıkları evde diğer Suriyeli yaralılarla birlikte kaldıklarını kaydetti.

Atılan bomba nedeniyle bir gözünün çok az gördüğünü, kulaklarının duymadığını vurgulayan Hammadi, şöyle devam etti:

"Suriye'de öğrenciydim. Gösterilere katıldığım sırada Suriye askerleri tarafından üzerimize bomba atıldı. Saldırıda ben çeşitli yerlerimden yaralandım. O günkü olayda en az 25 kişi hayatını kaybetti ve çok sayıda kişi yaralandı. İki kardeşimle birlikte sınırı geçerek Türkiye'ye getirildim. Annem babam ve tüm akrabalarım orada kaldılar. Burada bizlere çok iyi davranıldı ve tedavimiz yapıldı. Ancak tam olarak sağlığıma kavuşabilmem için başka ameliyatlarda olmam gerekiyor. Bunun için de başka şehirlere gitmem gerek. Ancak şu an bunu yapabilecek imkanım yok. Burada kiraladığımız bir evde diğer yaralılarla birlikte Suriyeli doktorların gözetiminde tam olarak ayağa kalkacağımız günü bekliyoruz. Tek isteğimiz, ülkemize geri dönüp orada huzurun sağlandığını, özgürlük ve hürriyetin geldiğini görebilmek. Artık genç, yaşlı, çoluk çocuk demeden katleden Esed'in zulmünün son bulmasını bekliyoruz."

-"Annem ve kardeşlerim Suriye'de kaldı"

Gösterilere katıldığı sırada şarapnel parçasının gözüne isabet etmesi sonucu yaralanan 13 yaşındaki Nicdit Bez de, babasıyla birlikte zorlu bir yolculuğun ardından Türkiye'ye geldiğini ve tedavisinin yapıldığını söyledi.

Şu an bir gözünün görmediğini belirten Bez, "Annem ve kardeşlerim Suriye'de kaldı. Onlarla iletişim hatları kopuk olduğu için görüşemiyoruz. Köyümüzün etrafını Suriye askerleri kuşattığı için onlar da Türkiye'ye gelemiyor. Bir gözümü kaybettim ama umarım ailemin diğer fertlerinin durumu iyidir. Bir an önce olayların bitmesini ve ailemin yanına dönmeyi bekliyorum" dedi.

-""Tanklarla, uçaklarla, bombalarla saldırıyorlar"-

Özgür Suriye Ordusu'ndan olduğunu iddia eden muhalif asker Hassan da, tüm dünyanın Suriye'de olan biteni bildiğini, gördüğünü, ancak sessiz kalındığını kaydetti.

Suriye'deki hastanelerin yaralıları kabul etmediğini, orada oluşturdukları evlerin de yakılıp yıkıldığını ifade eden Hassan, yaralıları zorlu bir yolculuğun ardından Türkiye'ye getirmeye çalıştıklarını söyledi.

Hemen her gün sınırı geçerek Suriye'ye gittiğini ve oradaki yaralıları getirmeye gayret ettiklerini vurgulayan Hassan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hayatımızı, canımızı tehlikeye atarak saldırı olunan köylere gidiyoruz. Orada zor durumda olan yaralıları alarak uzun bir yolculuğun ardından Türkiye sınırına getirmeye çalışıyoruz. Çünkü bütün köylerin etrafı Suriyeli vatandaşların diğer ülkelere gitmemesi için çevrilmiş durumda. İnsanlar, olaylardan kurtulamıyor. Kaçmak isteyenler evlerinden daha çıkamıyorlar. Bizler, bu durumda gizli bir şekilde köylere girerek ya da belli noktalara kadar gelmiş yaralıları alarak sınır hattı boyunca oluşturduğumuz kamplarda bekleyip yolun güvenliğinden emin olduktan sonra yaralıları çıkarıyoruz. Sınırda ülkemiz için mücadele veriyoruz. Yaralılarımızı alarak bazen 2 gün bazen daha uzun süre süren zorlu bir yolculuğun ardından Türkiye'ye ulaştırıyoruz. Bu esnada birçok yaralımız dayanamayıp yolda hayatını kaybediyor. Artık tek isteğimiz bizlere silah desteğinde bulunulması ve Esed'e karşı güçlü bir şekilde mücadele edebilmek. Çünkü Suriye askerleri tanklarla, uçaklarla, bombalarla saldırıyorlar. Bizlerin elinde ise silah yok. Bu nedenle tam anlamıyla ülkemiz için, insanlarımız için mücadele edemiyoruz."

Son günlerde sınır hattında muhalif kamplarına yönelik yangınların çıkarıldığını ve bu nedenle kamplarının tehlikede olduğunun altını çizen Hassan, artık buna bir 'dur' denilmesi gerektiğini, Esed'in genç, yaşlı çoluk çocuk demeden herkesi acımadan öldürdüğünü kaydetti.

Muhabir: İsmihan Özgüven - Salim Taş

Yayıncı: İsa Sansar/ A. Fatih Tekcan - HATAY

Kaynak: AA

Son Dakika Yaşam Suriyeli Yaralılar, Aa'ya Konuştu - Son Dakika


Advertisement