Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Çevre Projeleri Koordinatörü Ferda Ulutaş, kaynakların verimli kullanılması ve çevreye en az zararın verilmesi yaklaşımına yönelik sürdürülebilir tüketim ve üretim kavramlarının önemli olduğunu söyledi. Ulutaş, "Atıklar hemen her sektörde uluslararası alanda değerlendirilirken Türkiye'de yeterli derecede değerlendirilmiyor" dedi.
Ulutaş, yaptığı açıklamada, söz konusu sürdürülebilir tüketim ve üretim kavramlarının temiz üretim veya eko-verimlilik yaklaşımını da içine aldığını, endüstriyel simbiyozun en önemli amacının dünyanın "sınırlı kaynak" ve "sınırlı atık sindirme kapasitesi" gerçeğine uygun bir endüstriyel stratejinin benimsenmesi olduğunu söyledi.
Ulutaş, bu konunun günümüzde çevreyle ilgili pek çok politikanın esasını oluşturduğunu, atıklardan yeni ürün ve yakıt üretilmesi gibi girişimcilik açısından da önemli bir alan olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Atıkların değerlendirilmesi Yeşil Girişimcilik olarak tanımlanabilecek bir yaklaşım içinde yer alıyor. Atıklar hemen her sektörde uluslararası alanda değerlendirilirken Türkiye'de yeterli derecede değerlendirilmiyor. Bunların belli bir sektör için değerlendirilmesi ve belli bir firma için uygulanması ayrı ve kapsamlı çalışmalara dayanıyor. Ülkemizde bunların örnekleri kısmen olsa da, ulusal bir strateji ve program gerekli. ya da bu atıkların değerlendirilmesi için teşvikler verilmeli. Bu bir temiz üretim programı olabilir. veya sürdürülebilir tüketim ve üretim eylem planı türü bir şey olabilir. Bizim tüm gayretimiz çok sayıdaki proje ve çalışmalarımızla böylesi bir ulusal politika çerçevesi ve ilgili teşviklerin oluşturulması."
Gıda atıklarında da enerji, demir çelik atıklarından inşaat malzemeleri ve yol yapımında kullanılan katkı malzemesi, atık lastiklerden yakıt, hayvan gübresi ve tarımsal atıklardan yakıt üretimi elde edildiğini anlatan Ulutaş, "Ülkemizde, plastik ve kağıt ve tekstil konusunda geri dönüşüm çalışması var. Ancak demir çelik, kimya, gıda ve tarım sektöründeki atıkların değerlendirilmesi konusunda yeterli değiliz" dedi.
Ulutaş, işletmeler düzeyinde uygulanan temiz üretim, kaynak tasarrufu, atık minimizasyonu, atık geri dönüşümü gibi uygulamaların etkisinin sınırlı olduğunu belirtti.
Endüstriyel simbiyozun tüm bu prensipleri de içeren, çok daha geniş ve bütünsel bir yapıya baktığını anlatan Ulutaş, "Sistem yaklaşımı ile bölgesel bazda kaynak tasarrufu, atık geri dönüşümü, gibi olanakların işletme bazındaki olanaklara göre hem çok daha fazla hem de çok daha çeşitli olacağı açıktır. Bölgeler bazında kurulacak ağlar, hem bölgenin çevresel sorunlarına ortak çözüm arama olanağı getirirken, bölgenin inovasyon (yenileşim) kapasitesine de büyük katkı sağlamakta, motivasyonu artırmaktadır" diye konuştu.
Ulutaş, endüstriyel simbiyozun, çevresel olduğu kadar ekonomik açıdan da sürdürülebilir olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Kurulabilecek ağların çeşitlendirilmesi ve iletişimin geliştirilmesi ile bölgeler arası işbirliklerinin de gerçekleşmesi söz konusu olabilecektir. Endüstriyel simbiyoz pek çok açıdan yeni iş olanakları da yaratabilmekte, sosyal açıdan da katkılar sağlamaktadır. Doğal ekosistemlerin örnek alındığı bu model ile doğayla daha uyumlu ürünler, prosesler, işletmeler ve endüstriyel bölgeler elde edilmekte, bu etkileşim ile tam bir sinerji sağlanmaktadır."
- ADANA
Son Dakika › Yerel › 'Atıklar Yeterince Değerlendirilmiyor' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.