"Göç: Türkiye ve Dünyanın Gerçeği Uluslararası Sempozyumu" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Göç: Türkiye ve Dünyanın Gerçeği Uluslararası Sempozyumu"

11.05.2012 17:24

Alman Federal Uyum Bakanı Maria Böhmer, Almanya'daki ikinci ve üçüncü kuşak Türkler'in izinlerinde Türkiye'ye geldiğini belirterek, "Bu vesileyle hem Almanya ve Türkiye birbirine daha fazla yakınlaştı hem de Almanya'daki ve Türkiye'deki şehirler"...

Alman Federal Uyum Bakanı Maria Böhmer, Almanya'daki ikinci ve üçüncü kuşak Türkler'in izinlerinde Türkiye'ye geldiğini belirterek, "Bu vesileyle hem Almanya ve Türkiye birbirine daha fazla yakınlaştı hem de Almanya'daki ve Türkiye'deki şehirler birbirine daha fazla yakınlaştı" dedi.

Böhmer, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı himayesinde Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Göç: Türkiye ve Dünyanın Gerçeği Uluslararası Sempozyumu"nda, daha önce Türkiye'ye yaptığı ziyarette Bakan Fatma Şahin'i ziyaret etme imkanı bulduğunu, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın da kendilerini kabul ettiğini ve Almanya ile Türkiye arasındaki "işgücü" anlaşmasının 50. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinliklere katıldığını söyledi.

Geçen yıl Türkiye-Almanya işgücü değişimi nedeniyle Türkiye'den ilk işçi kafilesinin gidişinin 50. yılında "Sembolik Almanya Özel Treni"ne bindiklerini anımsatan Böhmer, yolculuk sırasında birinci kuşağın neler yaşadığını ve hikayelerini dinleme fırsatı bulduklarını belirtti.

Kendisine işgücü değişimi sözleşmesinin ilk başta bir yıllık süreyi öngördüğünün anlatıldığını fakat bunun uzadığını ve bir ömre dönüştüğünü dile getiren Böhmer, "Birinci kuşağın çocukları oldu, torunları oldu. ve bu ikinci ve üçüncü kuşaklar izin zamanlarında, tatillerinde Türkiye'ye geliyorlar. Bu vesileyle hem Almanya ve Türkiye birbirine daha fazla yakınlaştı hem de Almanya'daki şehirler Türkiye'deki şehirler birbirine daha fazla yakınlaştı" diye konuştu.

Böhmer, genç kuşağın önünü açmak ve onları geleceğe hazırlamak gerektiğini vurguladı. Almanya'nın göç alan bir ülke olduğunu, Almanya'nın geçtiği süreci şu anda Türkiye'nin yaşadığını anlatan Böhmer, Almanya'nın da zamanında göç veren bir ülke konumunda olduğunu, pek çok insanın Amerika ya da Avustralya'ya zorlu yaşam şartlarından dolayı göç ettiğini anımsattı.

Türkiye'den Almanya'ya gerçekleşen göçün de ana sebeplerinden bir tanesinin zorlu yaşam koşulları olduğuna değinen Böhmer, şöyle konuştu:

"Yeni bir ülkeye gittiğiniz zaman yeni bir hayat, daha iyi bir hayatın peşinden gidiyorsunuz aslında ve daha iyi bir hayat yaşadığınızı görenler de sizin peşinizden gitmek istiyorlar. Bu son derece doğal bir süreç. Almanya'ya gidenlerin peşinden de pek çok insan Almanya'ya gitti. Ama tabi şartlar zaman içerisinde değişebiliyor. Zira Almanya'ya vakti zamanında göçen ailelerin pek çoğu Türkiye'ye kesin dönüş yaptı. Kesin dönüş yapan insanlar hep şöyle diyorlar;

'Benim kalbim hem Almanya için hem Türkiye için atıyor', bu çok güzel bir mesaj aslına bakarsanız."

- Berlin ve Gaziantep benzerliği-

Böhmer, Almanya'ya şimdiye kadar 16 milyon kişinin göç ettiğini, göç eden kişilerin nüfusun yüzde 20'sini oluşturduğunu, bu rakamdan 3 milyonluk payın Türkler'e ait olduğunu dile getirdi.

Türkiye'den en çok göç alan şehirler açısından Berlin'in başı çektiğini, bu açıdan Gaziantep ile benzer konumda olduğunu aktaran Böhmer, Gaziantep'in de çok göç alan bir şehir olduğunu dile getirdi.

Birkaç hafta önce Şansölye'nin huzurunda bir göç toplantısı gerçekleştirdiklerini ve yoğun bir katılım olduğunu, toplantıya göç etmiş ailelerin çocuklarını da davet ettiğini ifade eden Böhmer, şunları anlattı:

"Ve bu çocuklar bana şöyle dediler, 'Biz artık burayı vatan belledik. Artık göçmen olarak kabul edilmek istemiyoruz, burası bizim vatanımız' Bu bağlamda şöyle bir soru ortaya çıkıyor, bir göçmen ne kadar süre boyunca göçmendir ve göçmen kabul edilmelidir- Ben Gaziantep Üniversitesi'nin tertiplediği bu sempozyuma katılan değerli hocalar ve profesörlerin bu sorunun cevabını bulmalarını rica ediyorum. İnsan tabi ki kökleriyle gurur duymalıdır ama yeni bir ülkede yaşıyorsanız, geleceğinizi bu ülkede şekillendiriyorsanız, bu ülkeyi de vatan bellemenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Almanya bir vatandır, pek çok insan için."

Böhmer Almanya ve Türkiye arasındaki şehirlerin "kardeş şehir" ilişkilerine de değindi ve Ludwigshafen Belediyesi meclisinin geçen Pazartesi toplanıp Gaziantep ile Ludwighafen arasındaki kardeş şehir projesini ele almaya karar verdiğini hatırlatarak, iki şehir arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirmek istediklerini vurguladı.

Bakan Böhmer, Almanya'da yürüttükleri "Entegrasyon uyum politikaları" hakkında da bilgi verdi.

Bu sac ayaklarından birinin "Alman dili" olduğuna değinen Böhmer, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen'e şu mesejı iletmek istediğini ifade ederek, "Sayın Başbakan Erdoğan, Almanya'daki Türk nüfusa hitaben de hep sözler sarf eder ve onların Alman dilini öğrenmeleri teşvik eder. Bu yüzden sizin nezdinizde sayın Başbakan'a teşekkürlerimi sunuyorum. Çünkü bizim düşüncelerimize uygun sözler sarf ediyor" diye konuştu.

-"Göçmenler Almanya için avantaj"-

İki dille ve iki kültürle büyümenin küresel dünyada ve iş dünyasında avantaj olduğunu ifade eden Böhmer, "Bundan dolayı göçmenler Almanya için bir avantajdır. Çeşitlilik sadece fayda sağlar" dedi.

Kanada'daki göçmenlere yönelik uygulamalara da değinen Böhmer, şu bilgileri verdi:

"Kanada'da havaalanına attığınız ilk adımla birlikte Kanada'daki yaşam şartları hakkında bilgilendiriliyorsunuz. Bu çok ilginç ve son derece faydalı bir yöntem. Danışmanlık hizmeti veriliyor. Çünkü danışmanlık olmadan bilgilendirme olmadan gittiğiniz ülkede başarılı olmanız pek mümkün değil. Almanya'ya gelen insanlara biz de attıkları ilk adımdan itibaren danışmanlık hizmeti vermek istiyoruz. 18 bölge belirledik. Bu 18 bölgede pilot modeller, pilot projeler uygulayarak bu danışmanlık hizmetlerini nasıl hayata geçiririz, bunun yollarını arayacağız.

Bunun haricinde ulusal bir entegrasyon planı belirledik. Ocak ayında federal düzeyde kabul gördü. Bu entegrasyon için son derece geniş kapsamlı bir projedir, programdır. Hem federal düzeyde hem de eyalet seviyesinde uygulanması hedefleniyor. Çeşitli okullar, çeşitli sendikalar, çeşitli üniversiteleri hepsini bu programa dahil ediyoruz. Bu programla birlikte güvenilir ve hedef odaklı önlemler almak istiyoruz. Önlemleri aldıktan sonra önlemlerin ne kadar etkili olduğunu görmeyi amaçlıyoruz. Önlemlerin ne kadar etkili olduğunu görmek için de üniversitelerin ve bilimin yardımına ihtiyacımız var. Biz entegrasyonu ölçmek istiyoruz. Bağımsız olarak ölçmek istiyoruz. 'Entegrasyon ne kadar başarılı' demekle yetinmek istemiyoruz. Bilim adamlarından hangi noktalarda iyi olduğumuzu, hangi noktalarda eksikliklerimizin olduğunu öğrenmek istiyoruz."

-"Hoş geldiniz kültürü başlatalım"-

Bakan Böhmer, 7 yıllık yoğun bir entegrasyon faaliyeti sonrasında son derece önemli adımlar attıklarını, gençlerin eğitimi konusunda ilerleme kat ettiğini, artık daha fazla gencin Almanya'da eğitim görme şansına sahip olduğunu kaydetti.

Bakan Böhmer, entegrasyonun üçüncü ayağını anlatırken, 1 Nisan itibariyle Almanya'da parlamentoda denklik yasasının kabul edildiğini, Almanya dışında bir üniversiteden bir derece alınması halinde Almanya'da artık denklik alınabildiğini söyledi.

Bu sayede Almanya'ya gelen insanların mesleklerini burada icra edebileceğini belirten Böhmer, mesleği icra ettikten sonra yaşam şartlarını daha da iyileştirmek için başka şeyler de yapılabileceğini anlattı.

Gaziantep'te "200 bini aşkın iş olduğundan ve bunun için yeterli sayıda başvuru olmadığından" bahsedildiğini ifade eden Böhmer, "Bu benim için son derece şaşırtıcı bir rakam" dedi.

Böhmer, entegrasyon söz konusu olduğunda çok güçlü işbirliklerine ve ortaklara ihtiyaçları olduğunu, entegrasyonun sadece siyasi bir önlem olmadığını ifade etti.

Entegrasyonun beraber yaşamak, eşitlik, canı gönülden bir "hoş geldiniz" demek olduğunu dile getiren Böhmer, "Biz ortak bir tarihe imza atmalıyız. Bu yüzden entegrasyon politikasında yeni bir sayfa açalım 'hoş geldiniz kültürü' başlatalım" diye konuştu.

- GAZİANTEP

Kaynak: AA

Son Dakika Dünya 'Göç: Türkiye ve Dünyanın Gerçeği Uluslararası Sempozyumu' - Son Dakika


Advertisement