Merkez Bankası Ppk Toplantı Özeti (2) - Son Dakika
Son Dakika Logo

Merkez Bankası Ppk Toplantı Özeti (2)

27.10.2016 15:46

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde, para politikası duruşu oluşturulurken mali disiplinin korunacağı ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlarda öngörülmeyen bir artış gerçekleşmeyeceğinin varsayıldığı belirtilerek, "Maliye politikasının söz...

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde, para politikası duruşu oluşturulurken mali disiplinin korunacağı ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlarda öngörülmeyen bir artış gerçekleşmeyeceğinin varsayıldığı belirtilerek, "Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecektir." denildi.

Özette, sadeleşme sürecinin uygun bir zaman diliminde sonuçlandırılmasının planlandığı, sadeleşme kapsamında atılacak bir sonraki adımın yönü ve zamanlamasının enflasyon görünümünü ve finansal istikrarı etkileyen gelişmelere bağlı olacağı bildirildi.

Kurulun, 20 Ekim 2016'daki toplantısına ilişkin yayımladığı özette, toplantıda Ekim Enflasyon Raporu'nda yer alması öngörülen orta vadeli

tahminlerin değerlendirildiği bildirildi.

Yılın üçüncü çeyreğinde enflasyonun işlenmemiş gıda ve

çekirdek enflasyon göstergelerindeki iyileşmeye bağlı olarak düşüş kaydettiği ifade edilen özette, birikimli döviz kuru hareketlerinin yıllık enflasyon üzerindeki gecikmeli etkilerinin hafiflemeye devam ederken, toplam talepteki yavaşlamanın enflasyondaki düşüşü

desteklediği ve çekirdek enflasyonun ana eğiliminde iyileşme gözlendiği kaydedildi. Özette, buna

karşılık akaryakıt ürünlerindeki vergi artışının enerji ve ulaştırma hizmetleri kanalıyla

enflasyondaki iyileşmeyi sınırladığı belirtildi.

Özette, Türk lirası cinsinden ithalat fiyatlarında

gözlenen gelişmelerin enflasyon üzerinde yukarı yönlü etki yapmasının beklenmekle

birlikte toplam talebin ılımlı seyrinin çekirdek enflasyondaki kademeli düşüşü

destekleyeceğinin değerlendirilmekte olduğu, ayrıca, tahminler oluşturulurken gıda talebindeki turizm kaynaklı yavaşlama ile Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme

Komitesi (Gıda Komitesi) çalışmaları çerçevesinde 2016 ve 2017 sonu gıda

enflasyonunun bir önceki rapor dönemine kıyasla daha düşük gerçekleşeceğinin varsayıldığı bildirildi.

Bu çerçevede 2016 için enflasyonu aşağı ve yukarı yönlü etkileyen faktörlerin birbirini telafi etmesi nedeniyle enflasyon tahmininin değiştirilmediği belirtilen özette, 2017 sonu enflasyon tahmininin ise, toplam talep ve gıda enflasyonundaki aşağı yönlü güncellemeye rağmen ithalat fiyatlarından kaynaklanan yukarı yönlü etkiler nedeniyle 0,5 puan yukarı yönlü güncellendiği ifade edildi.

"Son aylarda tüketici kredilerinde canlanma sinyalleri gözlenmiştir"

TCMB politika uygulamalarının da etkisiyle parasal koşullardaki sıkılığın azalması ve

makroihtiyati alandaki düzenlemelerin genel finansal koşulları desteklemekte olduğu vurgulanan özette, şunlar kaydedildi:

"Marjinal fonlama faizindeki kademeli düşüşün kredi ve mevduat faizlerine kısmen de

olsa yansıdığı görülmektedir. Yakın dönemde tüketici kredilerini desteklemeye

yönelik makroihtiyati önlemlerin de etkisiyle son aylarda tüketici kredilerinde canlanma sinyalleri gözlenmiştir. Öte yandan, küresel ve jeopolitik gelişmelerin yurt

içi finansal piyasalara yansımalarının da etkisiyle kredi koşullarındaki sıkılıkta henüz

belirgin bir azalma gözlenmemektedir. Eylül ayı sonunda Türkiye'nin uluslararası

kredi notunun yatırım yapılabilir seviyenin altına düşürülmesi piyasalar tarafından

büyük ölçüde beklenen bir gelişme olduğu için finansal piyasaların tepkisi sınırlı

olmuştur. Söz konusu gelişme yurt dışı fonlama maliyetlerini artırsa da, alınan likidite

tedbirleri, makroihtiyati düzenlemeler ve diğer teşvikler kredi koşullarını

desteklemektedir. Bununla birlikte finansal koşullarda öngörülerin ötesinde bir

sıkılaşmanın ortaya çıkması durumunda TCMB zorunlu karşılıklar ve diğer likidite

araçlarını destekleyici yönde kullanabilecektir."

Son dönemde açıklanan verilerin yılın üçüncü çeyreğinde ekonominin kayda değer bir

yavaşlama gösterdiğine işaret etmekte olduğu belirtilen özette, alınan destekleyici teşvik ve tedbirlerin

katkısıyla son çeyrekten itibaren iç talepte toparlanma eğiliminin başlamasının beklendiği, bu çerçevede bu yılın geri kalan kısmı ve 2017'de iktisadi

faaliyetin ılımlı bir büyüme sergilemesinin öngörüldüğü kaydedildi.

"Enflasyon tahminlerine dair aşağı ve yukarı yönlü riskler bulunmaktadır"

PPK toplantı özetinde, turizm

gelirlerindeki toparlanmanın hızı, küresel ekonomik görünüm, gelişmiş ülke para

politikalarına ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin iktisadi faaliyet üzerinde

aşağı yönlü risk oluşturduğu ve TCMB'nin iktisadi faaliyetteki gelişmelerin fiyat istikrarı

ve finansal istikrar üzerindeki yansımalarını yakından izlemeye devam edeceği bildirildi.

Enflasyon tahminlerine dair aşağı ve yukarı yönlü risklerin bulunduğu vurgulanan özette, önümüzdeki

dönemde iktisadi faaliyetteki toparlanmanın öngörülenden daha yavaş

gerçekleşmesi durumunda enflasyonun beklenenden daha düşük bir seyir

izleyebileceği öngörüsüne yer verildi.

Özette, petrol fiyatlarına ve küresel piyasalara ilişkin

belirsizliklerin maliyet kanalından enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtildi. Gıda fiyatlarındaki oynaklığın ise 2017 yılı için her iki yönde de risk

oluşturduğu belirtilen özette, TCMB'nin enflasyon görünümünü etkileyen gelişmeleri yakından takip ederek fiyat istikrarını tesis etmek için gerekli politika önlemlerini almaya devam

edeceği bildirildi.

2016 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin olarak açıklanan öncü göstergelerin küresel

iktisadi faaliyette ılımlı bir iyileşmeye işaret ettiği vurgulanan özette, buna karşın tarihsel olarak

halen zayıf seyreden küresel büyüme performansı ve ticaret hacminin gelişmiş ülke

faizlerinin düşük seviyelerini sürdürmesine neden olduğu kaydedildi.

Özette, "Bu çerçevede son aylarda gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahı güçlü bir seyir izlemiştir. Bununla birlikte küresel para politikalarına ilişkin belirsizlikler portföy girişlerinde dalgalanmaya neden olmaktadır. Nitekim ABD Merkez Bankası'nın (Fed) olası faiz artırımına ilişkin beklentilerin güçlenmesi ve diğer gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarına dair belirsizlikler nedeniyle geçtiğimiz rapor dönemi sonrasında belirgin şekilde artan gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımları, son dönemde tekrar zayıflama eğilimi göstermiştir." denildi.

Tüm bu değerlendirmeler çerçevesinde bu yılın mart ayından itibaren sadeleşme

süreci kapsamında kademeli olarak indirilen marjinal fonlama faizinin ekim ayında sabit

tutulduğu hatırlatılan özette, sadeleşme politikasıyla fonlamanın tek faizden yapılması ve kısa vadeli

piyasa faizlerinin TCMB fonlama faizine yakınsamasının hedeflendiği belirtildi.

"Kazanımların korunarak daha da ileriye götürülmesi önem taşımaktadır"

Özette, sadeleşmenin, para politikası duruşunun daha sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesini

sağlayarak aktarım mekanizmasının etkinliğine katkıda bulunacağının değerlendirilmekte olduğu, bu doğrultuda, para politikası sadeleşme sürecinin uygun bir

zaman diliminde sonuçlandırılmasının planlandığı, sadeleşme kapsamında atılacak

bir sonraki adımın yönü ve zamanlamasının enflasyon görünümünü ve finansal istikrarı

etkileyen gelişmelere bağlı olacağı kaydedildi.

Son yıllarda yaşanan önemli dış şoklara karşın uygulanan politika çerçevesinin enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki bozulmayı sınırlı seviyelerde tutabildiği, bununla birlikte, gelinen noktada fiyat istikrarına ulaşıldığını ifade etmenin mümkün olmadığı belirtilen özette, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Enflasyon hedeflemesinde elde edilen 10 yıllık tecrübe, enflasyonla

mücadelenin ortak bir çaba gerektirdiğini göstermiştir. Dolayısıyla enflasyonun

yüzde 5 hedefine kalıcı olarak indirilebilmesi için yapısal unsurların da dikkate alındığı

bütüncül bir yaklaşım çerçevesinde bütün kurumların üzerine düşeni yapması önem

taşımaktadır. Bu çerçevede Gıda Komitesi kapsamında yapılan çalışmalar değerli bir

örnek teşkil etmektedir. TCMB, önümüzdeki dönemde bu çabaların daha da derinleştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla enflasyon dinamiklerinde yapısal

konulara dair farkındalığı artırma yönünde çalışmalar yapmaya devam edecektir.

Önümüzdeki dönemde para politikası kararları enflasyon görünümüne bağlı

olacaktır. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer

unsurlardaki gelişmeler dikkate alınarak para politikasındaki temkinli duruş

sürdürülecektir."

Özette, maliye politikasına ve vergi düzenlemelerine ilişkin gelişmelerin enflasyon

görünümüne etkileri bakımından yakından takip edildiği, para politikası duruşu

oluşturulurken, mali disiplinin korunacağı ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlarda

öngörülmeyen bir artış gerçekleşmeyeceğinin varsayıldığı ifade edilerek, "Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecektir." denildi.

Son yıllarda mali disiplinin sürdürülmesinin Türkiye ekonomisinin olumsuz dış şoklara

karşı duyarlılığını azaltan temel unsurlardan biri olduğu vurgulanan özette, "Küresel belirsizliklerin

yüksek olduğu mevcut konjonktürde, bu kazanımların korunarak daha da ileriye

götürülmesi önem taşımaktadır. Mali disiplini kalıcı hale getirecek ve tasarruf açığını

azaltacak her türlü tedbir makroekonomik istikrarı destekleyecek ve uzun vadeli

kamu borçlanma faizlerinin düşük düzeylerde seyretmesini sağlayarak toplumsal

refaha olumlu katkıda bulunacaktır." ifadesine yer verildi.

(Bitti)

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Merkez Bankası Ppk Toplantı Özeti (2) - Son Dakika


Advertisement