"KIDEM TAZMİNATI VAZGEÇİLMEZ VE TARTIŞILMAZ BİR HAK"
Kıdem tazminatının işçiler bakımından vazgeçilmez ve tartışılmaz bir hak olduğuna dikkat çekilerek, "Bu hakkın aşındırılması değil, korunmasının geliştirilmesi gerekir. Kıdem tazminatının yüksek olduğu ve istihdama engel olduğunun söylenmesi gerçeklere uygun düşmemektedir" denildi. Raporda, bu söylemi doğrulayacak hiçbir bilimsel veri bulunmadığı ve bunun Türk-İş'i rahatsız ettiği kaydedildi.
Kıdem tazminatı konusunda kazanılmış hakkı geriye götürecek bir düzenlemeyi ise Türk-İş'in kabul etmesinin beklenemeyeceği görüşüne yer verildi. Ayrıca yapılacak düzenlemelerde, işçiler açısından kıdem tazminatının, işsizlik sigortası ve iş güvencesinden daha farklı bir önem taşıdığının da dikkate alınması istendi.
"TEK ASGARİ ÜCRET UYGULAMASINA DEVAM EDİLMELİ"
Asgari ücret, işçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak, insanlık onuruyla bağdaşacak bir ücret olduğu kaydedilen raporda, ulusal düzeyde tek asgari ücret uygulamasının sürdürülmesi istendi.
Özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarının istihdamına yönelik olarak uygulanan kota sisteminin, bu kişilerin toplumla bütünleşmelerinde fırsat eşitliği sağlamaya yönelik olduğuna işaret edilerek, "Toplumun tüm kesimleri gibi işverenler de sosyal sorumluluklarının gereğini yerine getirmek durumundadır" denildi.
Türkiye'de sendikal örgütlenmenin önündeki en önemli engel olarak gösterilen kayıt dışı ekonominin ülkenin en önemli sorunu olduğu, ekonomik ekonomik ve mali yapıyı alt üst ettiği kaydedildi.
Türk-İş'e bağlı bütün sendikaların örgütlenme konusunda uygulamada ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtilen raporda, örgütlenme sürecinde, yasal prosedürün yanı sıra, karşılaşılan en büyük engelin işverenlerin engelleyici tutum ve davranışları olduğu ifade edildi. Son 3 yıllık dönemde sendikalara üye oldukları için 15 binden fazla kişinin işten çıkarıldığı, 2006 yılının ilk dört ayında da bu sayıda artış yaşandığı bildirildi.
"VERGİ İNDİRİMLERİ ÜCRETLİLERE YENİ YÜKLER GETİRİYOR"
2006 yılı için açıklamış olduğu yeni vergi indirimleriyle ücretlilere yeni yüklerin getirildiğine işaret edilen raporda, 2006 yılında öngörülecek olan vergi kayıplarının orta gelir gruplarının vergi yükü artırılarak sağlandığı savunuldu. Raporda, "Çalışanların ödedikleri vergileri ve sigorta primlerini aşağıya çekmeden yapılan bu düzenlemelerin 2006 yılında oluşacak vergi kayıplarının ücretlilerden ve dolaylı vergilerle birlikte halkımızdan tahsil edileceği açıktır" denildi.
Bugün asgari ücretlinin ödemiş olduğu verginin altında vergi ödeyen mükellefler bulunduğuna da dikkat çekilen raporda, "2006 yılında kamu işçisinin alacağı en son altı aylık dönemde uygulanacak olan yüzde 3 ücret zammı vergi oranlarındaki artışla geri alınmıştır. Bu değişiklik sonucu, orta gelir grupları daha fazla vergi ödeyecektir" denildi.
"SOSYAL GÜVENLİK YASASI'NIN AKSAKLIKLARI 6 AYDA GİDERİLMELİ"
"Reform" olarak takdim edilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ile Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunlarıyla yapılan düzenlemeler yalnızca yükümlülüklerin artırılmasına ve hakların daraltılmasına ve Kurumun özerk yapıdan yoksun olarak oluşturulmasına dayandırıldığı savunuldu. Raporda, "Bu anlayışla sürdürülebilir bir sistemin oluşmasını mümkün değildir" denildi. Çözüm olarak, aktüeryal dengenin aktif-pasif dengesi üzerine oturtulması ve Kurumun özerk bir yönetime kavuşturulması gösterildi.
Yasanın sigortalılar açısından içerdiği olumsuzlukların anlatıldığı raporda, Yasanın yürürlüğe gireceği tarihe kadar geçecek olan 6 aylık dönemin bu aksaklıkların giderilmesi için bir fırsat olarak değerlendirilmesi istendi.
SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devrinin eleştirildiği raporda, 2005 yılında 2006 bütçesiyle devlet hastanelerine yapılması gereken ödemelerin ve diğer ödemelerin henüz yapılmamasına karşın 7.5 milyar YTL'ye ulaştığı, 2006 yılında ise 10 milyar YTL'yi aşacağının tahmin edildiği kaydedildi.
GÖKÇEK'İ ŞİKAYET
Türk-İş, başta Isparta ve Gaziantep olmak üzere AKP'li belediyelerde Belediye-İş Sendikası'na üye işçilerin Hak-İş'e üye Hizmet İş Sendikası'na geçmeleri yönünde baskı yaptığı savunuldu.
Raporda, Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan ASKİ'de çalışan Belediye-İş üyesi işçilerin, hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden işten çıkarılması da eleştirildi. ASKİ yönetimi tarafından kanuna karşı hile yoluna gidildiği ve yıllarını bu kuruma vermiş olan işçilerin 29'ar kişi halinde işten atıldığı belirtilerek, "Konfederasyonumuzun bu konulardaki mağduriyetlerinin giderilmesini talep ediyoruz" denildi.
TTK’NIN GELECEĞİ VE ZONGULDAK
Yıllık 5 milyon ton üretim kapasitesine sahip olan ve Türkiye için büyük önemi bulunan Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun (TTK) işçi eksikliği nedeniyle üretiminin sürekli düştüğü kaydedildi. 4 bin işçinin istihdam edilmesiyle üretimi ve verimliliği artırmanın mümkün olduğu belirtilen raporda, son olarak alınan bin işçiye ek olarak işçi alımına gidilmesi istendi.
Son Dakika › Ekonomi › Türk-iş'ten Başbakan'a 'Terör Artar' Uyarısı(2) - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.