139 Sanıklı Saraçhane Davasında Yine Karar Çıkmadı. - Son Dakika
Son Dakika Logo
Güncel

139 Sanıklı Saraçhane Davasında Yine Karar Çıkmadı.

14.01.2026 13:35  Güncelleme: 14:40

139 sanıklı Saraçhane eylemleri davasının önceki duruşmasında polislerin ve diğer kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri için suç duyurusunda bulunma kararı alan İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi, bugünkü davada erteleme kararı verdi. Konuya ilişkin ANKA’ya konuşan CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, bekledikleri beraat kararının çıkmadığını belirti ve “Bugün yeniden meslektaşlarımız, bu suç duyurusunun akıbetinin mahkeme aracılığıyla sorulmasını talep ettiler. Ancak mahkeme, bu konunun artık kendisini ilgilendirmediğini ifade etti. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu suç duyurusu kapsamında ne yaptığını bizler ayrıca inceleyeceğiz ve bu konuda gerekli çalışmaları yürüteceğiz” dedi.

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN- Kamera: Hakan Kaya

(İSTANBUL) 139 sanıklı Saraçhane eylemleri davasının önceki duruşmasında polislerin ve diğer kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri için suç duyurusunda bulunma kararı alan İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi, bugünkü davada erteleme kararı verdi. Konuya ilişkin ANKA'ya konuşan CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, bekledikleri beraat kararının çıkmadığını belirti ve "Bugün yeniden meslektaşlarımız, bu suç duyurusunun akıbetinin mahkeme aracılığıyla sorulmasını talep ettiler. Ancak mahkeme, bu konunun artık kendisini ilgilendirmediğini ifade etti. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu suç duyurusu kapsamında ne yaptığını bizler ayrıca inceleyeceğiz ve bu konuda gerekli çalışmaları yürüteceğiz" dedi.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından başlayan Saraçhane eylemleriyle ilgili "Toplantı, Gösteri Yürüyüşleri kanuna muhalefet" ettikleri gerekçesiyle yargılanan 139 kişinin davası İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam ediyor.

Mahkemeden polisler hakkında suç duyurusunda bulunma kararı

Mahkeme, ikinci duruşmada, sanıkların her iki duruşmadaki savunmalarında bahsettikleri olaylarla ilgili, "20.06.2025 ve 30.06.2025 tarihli celselere ilişkin SEGBIS çözümleri dosyaya sunulduktan sonra sanıkların savunma ve beyanlarında bahsettikleri hukuka aykırı süreçler ve işlemlerle ilgili iddialar hakkında ilgili kişi ve kişiler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması" şeklinde karar vermişti. Sanık avukatları söz konusu kararı ayakta alkışlamıştı.

Bugün görülen 4'üncü duruşmada ise yine karar çıkmadı. Ara kararını kuran hakim, bir sonraki celsenin 30 Mart'ta görülmesine karar verildi.

"Bizce bugün yapılan, adaletin yerini bulmasını geciktirmekten başka bir şey değildir"

Konuya ilişkin ANKA'ya konuşan CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, şunları söyledi:

"Duruşma 49. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bildiğiniz gibi İstanbul Barosu'nun, İstanbul Valiliği'nin yasaklama kararına karşı açmış olduğu dava sonuçlanmış ve İdare Mahkemesi bu yasaklama kararını iptal etmişti. Dolayısıyla bugün, hukukçuların, avukat meslektaşlarımızın ve hepimizin doğal beklentisi, mahkemenin derhal beraat kararı vermesiydi.

Ancak mahkeme, bir ara karar oluşturarak bilirkişi raporunun beklenmesine hükmetti ve duruşmayı 30 Mart tarihine erteledi. Bizce bugün yapılan, adaletin yerini bulmasını geciktirmekten başka bir şey değildir. Oysa İstanbul Barosu'nun açtığı dava sonucunda zaten bu eylemlerin hukuka aykırı olmadığı yargı kararıyla ortaya konulmuştu. Bu nedenle beklenti, derhal beraat kararı verilmesi yönündeydi.

Bu kararın verilmemesini hukuki açıdan doğru bulmuyoruz. Aynı zamanda kamu vicdanını da rahatsız eden bir ara karar oluşturulduğunu düşünüyoruz. Elbette dosyanın ayrıntılarını, süreci yakından takip eden değerli meslektaşlarımızın kamuoyuyla paylaşması daha sağlıklı bir bilgilendirme sağlayacaktır.

Öte yandan bu süreçte yaşanan kötü muamele ve işkence iddiaları son derece önemlidir. Hem avukat meslektaşlarımız, hem bu nedenle mağdur olan eyleme katılan kişiler hem de İstanbul Barosu bu konuda son derece titiz, fedakar ve cesur bir çalışma yürüttü. Korkmadan yaşananları dile getirdiler, tutanaklara geçirdiler ve ilk duruşmada da hatırlanacağı üzere bu hususlar avukatlar tarafından açıkça ifade edildi. Mahkeme de o duruşmada suç duyurusunda bulunmuştu.

Bugün yeniden meslektaşlarımız, bu suç duyurusunun akıbetinin mahkeme aracılığıyla sorulmasını talep ettiler. Ancak mahkeme, bu konunun artık kendisini ilgilendirmediğini ifade etti. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu suç duyurusu kapsamında ne yaptığını bizler ayrıca inceleyeceğiz ve bu konuda gerekli çalışmaları yürüteceğiz."

"Saraçhane'de bulunmanın anayasal bir hak olduğu zaten yargı kararlarıyla sabittir"

Avukat Onur Cingil ise şunları kaydetti:

"Saraçhane'de vatandaşların, Türkiye'deki son siyasi iklimde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla başlayan haklı bir çığlığı vardı. Bu çığlık çerçevesinde özellikle gençler, üniversite öğrencileri ve yurttaşlar Saraçhane'yi doldurarak anayasal haklarını kullandılar.

Aslında bu sürece ilişkin onlarca dosya bulunuyor. Meslektaşlarımızla tam bir dayanışma içinde, siyasetçilerin de destekleriyle bu dosyaları yakından takip ediyoruz. Bugün görülen dosya da bunlardan yalnızca biridir; bunun özellikle altını çizmek isterim. Bugüne kadar görülen diğer dosyalarda, burada anayasal bir hakkın kullanıldığı, herhangi bir suçun oluşmadığı açıkça tespit edilmiş ve sanıkların beraatine karar verilmiştir.

Bugün de hem bu emsal beraat kararları hem de İstanbul Barosu'nun başvurusu üzerine İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin, İstanbul Valiliği'nin 'izinsiz gösteri' gerekçesiyle aldığı yasaklama kararının hukuka aykırı olduğunu ortaya koyan iptal kararı dikkate alındığında, Saraçhane'de bulunmanın anayasal bir hak olduğu zaten yargı kararlarıyla sabittir. Bu nedenle tüm meslektaşlarımızla birlikte derhal beraat talebinde bulunduk.

"Geç gelen adalet, adalet değildir"

Hatırlayacaksınız, bu süreçte onlarca gün tutuklu kalan çok sayıda genç oldu. 301 gencimiz tutuklanmıştı ve bu dosyaların tamamında beraat kararları verildi. Bu beraatler, gençlerin haksız şekilde tutuklandığını açıkça ortaya koymuştur. Bugün bir kez daha söylüyoruz: Geç gelen adalet, adalet değildir.

Bu nedenle dosyanın bilirkişiye ya da bir-iki kişiye gönderilmesinin hukuken anlamlı olmadığı yönünde taleplerimizi ilettik. Ancak mahkeme bu yönde bir karar vermedi; dosyanın bir-iki kişiye gönderilmesine ve duruşmanın 30 Mart tarihine ertelenmesine karar verdi.

Burada şunu da eklemek gerekir: Az önce değindiğimiz kararlar çerçevesinde, bu dosyada da beraat kararı verileceği hukuken açıktır. Ayrıca İstanbul Valisi'nin, olayların hemen ardından başka bir gösteriye ilişkin olarak resmi X hesabından yaptığı paylaşımda, Saraçhane'de günlerce eylemlere izin verildiğini bizzat ifade ettiğini hepimiz hatırlıyoruz. Bu da 'izinsiz gösteri' iddiasının gerçeklikle bağdaşmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Nereden bakarsak bakalım, orada bulunmanın anayasal bir hak olduğu son derece açıktır. Buna rağmen bugün verilen ara karar, bizler açısından şaşırtıcı ve üzüntü vericidir. Özellikle belirtmek isterim ki; bu mahkeme, geçmişte kötü muamele, işkence ve taciz iddiaları konusunda cesaret göstererek suç duyurusunda bulunmuş bir mahkemedir. Bunu gururla söylüyorum; amacım mahkemeyi hedef almak değil, aksine bu duruşuna sahip çıkmaktır.

"Anayasal bir hak olmasına rağmen sanıklardan toplantı ve gösteri yürüyüşü için izin alınıp alınmadığının valiliğe sorulması yönünde bir ara karar tesis edilmiştir"

Ancak bugün, anayasal bir hak olmasına rağmen sanıklardan toplantı ve gösteri yürüyüşü için izin alınıp alınmadığının valiliğe sorulması yönünde bir ara karar tesis edilmiştir. Oysa anayasal bir hak söz konusu olduğunda izin aranması hukuken mümkün değildir. Bu karar, dosyanın esasına hiçbir katkı sunmadığı gibi, açık bir anayasal ihlal ve hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Bir-iki kişiden gelecek raporun sonucunda dava ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın, diğer dosyalarda olduğu gibi burada da beraat hükmünün verileceğini biliyoruz. Ancak bu vesileyle bir kez daha hatırlatmak isteriz ki; toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak bir haktır. Bu davaların artık sona ermesi gerekir. Bu süreçler hepimizin enerjisini tüketmekte, yargının da gereksiz yere meşgul edilmesine neden olmaktadır.

Biz, 30 Mart'ta beraat kararı alacağımızı, savcılığın da bu yönde mütalaa vereceğini düşünüyoruz. Bundan sonraki süreçte de halkımızın bu konudaki duyarlılığına ihtiyaç duyduğumuzu özellikle ifade etmek isteriz."

"Diğer mahkemeler nezdinde yapılan suç duyurularına ilişkin olarak, soruşturmaların başlatıldığı, emniyet birimlerince müştekilerin ifadelerinin alınmaya başlandığı bilgileri tarafımıza ulaşmıştır"

Avukat Rıza Koçak da şu şekilde konuştu:

"Bu davaları ilk günden itibaren CHP İl Başkanlığı ve İl Hukuk Komisyonu olarak yakından takip ediyoruz. Bugün de bu duruşmaya, hem aktif müdafi olarak hem de gözlemci sıfatıyla arkadaşlarımızla birlikte katıldık. Gönüllü avukat meslektaşlarımızla birlikte kapsamlı ve güçlü bir hukuki savunmanın içerisindeyiz.

Mahkeme sürecinin bugün sonuçlandırılıp sonuçlandırılamayacağı, usul ve esas yönünden elbette tartışılabilir. Ancak mahkemenin, şikayet başvurusu ya da savcılığa suç duyurusunda bulunması yönündeki yaklaşımını olumlu değerlendiriyoruz. Bu sürecin de İl Başkanlığımız ve İl Hukuk Komisyonumuz tarafından yakından takip edileceğini özellikle belirtmek isterim.

Diğer mahkemeler nezdinde yapılan suç duyurularına ilişkin olarak, soruşturmaların başlatıldığı, emniyet birimlerince müştekilerin ifadelerinin alınmaya başlandığı bilgileri tarafımıza ulaşmıştır. Bu süreçleri de aynı titizlikle izliyoruz. Hem bu davanın sonucunu hem de devam eden diğer tüm dosyaların akıbetini takip etmeyi sürdüreceğiz."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel 139 Sanıklı Saraçhane Davasında Yine Karar Çıkmadı. - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement