Avrupa Birliği'nin (AB) Lübnan'daki Hizbullah hareketinin askeri kanadını Birliğin terör örgütleri listesine dahil etmesini yorumlayan uzmanlar, bu hamlenin Hizbullah üzerinde büyük bir etkisi olmayacağı, örgütün Suriye'deki iç savaşta oldukça aktif olmasından rahatsız olan AB'nin İran'a da mesaj vermek istediği görüşünde.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Özdem Sanberk, AB'nin Hizbullah kararıyla sahadaki durumda bir değişiklik olmayacağını söyledi. AB'nin Suriye'deki duruma katkı sağlamak istediğini belirten Sanberk, nadiren birlik halinde karar alabilen AB'nin, bu kararla teröre karşı ortak bir çizgiye gelebildiğini ifade etti. Sanberk, "Bu politikanın herhangi bir şeyi değiştireceğini zannetmiyorum. Hizbullah Esed'in yanından yer almakla bölgede etkili oldu. Alanda kaybettiği bazı yerleri geri aldı. AB'nin politik tavrı diplomatik bakımdan bir denge sağlar gibi gözüküyorsa da gerçek hayatta hiçbir şey ifade etmeyecektir" şeklinde kornuştu.
-"Hizbullah siyasi anlamda çok büyük bir darbe almaz"
Ortadoğu Barış Araştırmaları Merkezi (IMPR) Başkanı Doç. Dr. Veysel Ayhan, ABD'nin tavrına rağmen AB ülkelerinin bir şekilde Hizbullah'la temaslarını sürdürdüğünü ancak Suriye krizinin ilişkilerde değişime neden olduğunu ifade etti. Ayhan, "Hizbullah'ın Suriye savaşına müdahil olduğunu ilan etmesiyle ilişkilerin rengi değişti. AB de bu tavrına karşılık, Hizbullah'ın meşru halini ortadan kaldırmaya çalışıyor" dedi. "AB'nin tavrı Hizbullah'ın Suriye'deki varlığını çok fazla etkilemeyecektir" diyen Ayhan, örgütün İran-Irak-Lübnan-Suriye ittifakının bir parçası olduğuna işaret etti. Ayhan, söz konusu ittifakın uzun süredir Batı'nın baskısı altında olduğu için Hizbullah'ın AB'nin son kararından daha da olumsuz etkilenmeyeceğini, Suriye içindeki konumunun zarar görmeyeceğini dile getirdi. Hizbullah'ın Suriye'deki konumundan ziyade Lübnan'daki konumunun önemli olduğunun altını çizen Ayhan, "Şimdi böyle bir kararla Lübnan'daki iç gruplar arasındaki rekabetin de artmasına yol açılabilir. Neticede Lübnan grupları içinde Hizbullah'a yönelik tepkiler varsa, bu Suriye savaşından ve Suriye ile ilişkilerden kaynaklanıyor. Gene de Hizbullah siyasi anlamda çok büyük bir darbe almaz" yorumunda bulundu.
-"Asıl mesaj İran'a"
Yeditepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşin, kararın AB nezdinde oybirliği ile alınmış olmasının önemine vurgu yaparak,"Hukuken bu şu anlama geliyor, artık Hizbullah'a para yollanması, mali destekte bulunulması ve Avrupalı diplomatların militanlarla görüşmesi yasadışı olacak" dedi. Alınan kararın sürpriz olmadığını fakat Hizbullah'ın askeri kanadının siyasi kanadından net bir şekilde ayrılmadığını söyleyen Caşin," Askeri ve siyasi kanadındaki ayrımın kolay olmayacağını zaten biliyoruz. Acaba bu karar Hizbullah'ın tamamına mı bu belli değil. AB burada bir açık kapı bırakıyor." şeklinde konuştu. Caşin, "Burada mesaj birkaç tane parametresi olan bir mesaj. Arkasından başka yaptırımlar da gelebilir diye düşünüyorum. Zaten İsrail, bu işin içinde. Hizbullah'la oldum olası kötüler. Bölgede bir küçük balans ayarı yapıldı gibi" diye konuştu.
Karar sonrasında Lübnan'daki istikrarsızlığın derinleşebileceğini ifade eden Caşin, "İki muhtemel senaryo var. Birincisi, Hizbullah orada biz terör örgütü değiliz. Demokrasi içinde yer almak istiyoruz diyebilir. ya da 'Madem terör örgütüyüm, o zaman daha sert davranabilirim' de diyebilir" dedi.
Caşin asıl "mesajın" İran'a verildiğini, ABD ve AB'nin Hizbullah'ın, İran'la beraber Suriye'de aktif bir şekilde savaşa müdahil olmasından rahatsız olduklarını söyleyerek şunları kaydeti:
"Hizbullah, birkaç gün önce İran Hizbullahı'yla beraber 50 bin kişilik yeni bir tugay oluşturdu. Gerek İngiltere Başbakanı gerekse Genelkurmay Başkanı'nın bu durumdan hiç de memnun olmadığını biliyoruz. Nitekim, ABD'nin de bir kaç gündür devam eden Doğu Akdeniz'deki tatbikatı, Amerikan Genelkurmayı'nın da 'Suriye de her türlü hareket planını hazırladık. Obama'nın onayına bağlı' demesi, ABD'nin de rahatsız olduğu anlamına geliyor. Zaten, ABD'nin İran'la ilgili poltikalarına baktığımızda da bu üçü bir birini tamamlıyor."
"AB, Hizbullah-İran ilintisinden rahatsızlık duydu"
Yıldız Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu da AB'nin; İran, Rusya ve Suriye bloğunun karşında, bölgedeki ılımlı güçlerle devam etmek istediğini vurguladığını dile getirdi. Kararın, Suriye konusunu çözüp çözmeyeceğinin bilinemeyeceğini ifade eden Ateşoğlu, "Alınan kararı, Suriye konusundaki mücadelenin bir ayağı olarak görebiliriz. AB, Hizbullah-İran ilintisinden rahatsızlık duydu. Hizbullah'ın kendisinin de Suriye'de var olduğunu açıklaması, AB içinde tartışmalara ivme kazandırdı" dedi.
Ateşoğlu, kararı "kısmi bir tedbir" olarak niteleyerek, "Hizbullah'ın sadece askeri kanadının terörist lisetesine alınması oldukça önemli. Örgüte yönelik birtakım ekonomik ve hareket serbestliği sağlayan şeylerin engellenmesi söz konusu. Hizbullah'a yapılan mali yardımlar engellenecek. Örgüt üyesi insanların hareket alanlarını sınırlandıracak bir süreçten bahsedebiliriz" şeklinde konuştu.
"Suriye'deki krizin zirve yapması" sonucu bu tür bir kararın hızlandığını söyleyen Ateşoğlu, "Hizbullah, konusunda net bir AB var. Kararın başını çeken ülkeler İngiltere ve Fransa oldu. Kararı, AB'nin terörizmden duyduğu rahatsızlığı dillendirilmesi ve somutlaşması olarak görüyorum. Bundan sonra Hizbullah'ın hareket alanını daralacaktır" dedi.
-"AB aslında İran'ın Suriye politikasını reddediyor"
Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Beril Dedeoğlu, AB'nin aslında Hizbullah'ı destekleyen ülkeleri hedef aldığını söyleyerek, "Hizbullah'ın arkasındaki İran'ın, Suriye meselesinde bu kadar etkin bir rol alması aynı zamanda Hizbullah'ı yani Nusra cephesini de güçlendirdiği için AB sanıyorum buna karşı bir tavır aldığını ima ediyor. AB, aslında İran'ın Suriye politikalarını reddetmiş oluyor. Buradaki en temel dinamik bu" dedi.
Kararla, AB'nin ABD'den yana tavır koyduğunu ve birçok mesaj verdiğini vurgulayan Dedeoğlu, şunları kaydetti:
"AB, İran politikasını ABD'nin politikasından yana belirledi. İran'ındaki iç siyasete, yeni Cumhurbaşkanı'na Avrupa ile diyalog sürdürme konusunda kapı da açmış oluyor. Terör örgütleri üzerinden görüşmeyelim onun yerine daha ılımlı bir İran'a geçit sağlayalım gibi bir yaklaşım söz konusu olabilir bu fırsat değerlendirilirse. Suriye'de mezheplere dayalı bir ayrışmanın başedilemez boyutlara gelmiş olduğunu söylüyor ve aslında hiçbir devletin buna sahip olamayacağın ima etmiş oluyor." - Ankara
Son Dakika › Güncel › AB'nin Hizbullah'ın Askeri Kanadını Terör Örgütleri Listesine Alması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.