AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bunların, (CHP) o ilk Meclis diye bir Meclis derdi olamaz. O, farklı bir Meclis. Bunlar, sadece kendilerine ait olmayan, bütün milletin sahiplendiği bir Cumhuriyet Bayramı kutlamasına tahammül edemiyorlar" dedi.
Erdoğan, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde düzenlenen AK Parti 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında, 1940'ların "milli şef cumhuriyetini" kutsayanların, Türkiye'nin demokratik birikimini hep engellemeye çalıştıklarını söyledi.
CHP'lilerin Türkiye'yi 1946'da çok partili hayata kendilerinin geçirdiğini söylediğini belirten Erdoğan, "Oysa Türkiye çok partili hayata CHP'lilerin iradesi ve arzusuyla değil, bu talep, bu ihtiyacı artık görmezden gelinemeyecek, ötelenemeyecek bir zorunluluk haline geldiği için Menderes ve arkadaşlarının ortak harekatıyla başlamıştır. Fakat 'milli şef' zannediyordu ki, çok partili hayata geçilse de vesayet rejimini sürdürecekti. CHP'ye kalsa Türkiye hala milli şef despotizmiyle idare ediliyor olurdu" dedi.
"Türkiye çok partili hayata geçtikten sonra da CHP, eski alışkanlıklarından, eski özlemlerinden hiçbir zaman vazgeçmedi" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"CHP yöneticileri 1950'li yıllar boyunca da Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katılmamıştı. Şimdi bir gerçeği burada ekranları başında bizi izleyenleri bilmesini istiyorum. Bunların o ilk meclis diye bir meclis derdi olamaz. O farklı bir meclis. Bunlar sadece kendilerine ait olmayan, bütün milletin sahiplendiği bir Cumhuriyet Bayramı kutlamasına tahammül edemiyorlar. Hatta bu tahammülsüzlük 1957 yılında Gaziantep'te Belediye binasının önündeki Türk bayrağını indirip yerine CHP bayrağı çekmeye kadar varmıştır. Tablo bu kadar acı. CHP, demokrasi düşmanlığına cumhuriyeti ve laikliği hep kalkan yapmıştır. CHP'nin zihniyeti budur. Halbuki Türkiye'de milletin cumhuriyetle bir derdi, bir alıp veremediği yok. Cumhur cumhuriyetten memnun ama bunların cumhurla, halkla, milli iradeyle bir derdi var. Hazımsızlık millette değil, milleti hor gören bu anlayışta. CHP, bu ülkede sanki cumhuriyet muhalifleri, rejim karşıtları varmış gibi korku pompalayarak demokrasi düşmanlığını gizlemenin çabası içinde olmuştur. Cumhuriyet adı altında kendini elit sayan bir avuç seçkinin kontrolünde vesayetçi bir sistemle milletin desteğine ihtiyaç duymadan ülkeyi yönetmek mümkün olabilir ama demokratik bir cumhuriyette ülkeyi yönetmek için gücünüzü mutlaka milletten almak zorundasınız."
-"CHP hiçbir zaman millet eksenli bir siyasete yönelmedi"-
Demokrasiyle taçlandırılmış bir cumhuriyette millete tepeden bakılamayacağını, halkın hor görülemeyeceğini, milletin değerlerine düşmanlık yapılamayacağını, hukukunun çiğnenemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
"Demokrasiyle güçlendirilmiş bir cumhuriyette imtiyazı, vesayeti ortaya çıkarıp kendi grubunuz için saadet zinciri kuramazsınız. CHP hiçbir zaman millet eksenli bir siyasete yönelmedi. Hep vesayet esaslı bir siyaseti tercih etti. CHP zihniyeti vesayet sistemini canlı tutmak için kullandığı yöntem sanal rejim krizleri üretmektir. Ülkedeki vesayet rejiminden nemalanan güç odaklarının da desteğiyle ihtiyaç duyuldukça bu oyun defalarca sahnelenmiştir. 1946 seçimlerine karıştırılan şaibe, 1950'li yıllarda yaşanan olaylar, 1960 darbesi, 1970'li yıllardaki hadiseler, 1980 darbesi ve 1990'lı yıllardaki hadiseler, 1997 postmodern darbesi, 2000'li yıllardaki nice teşebbüsler, bunların hepsi de bu oyunun versiyonlarıdır. İşte bu CHP bu oyunun ya içinde olmuştur ya arkasında olmuştur ya da alkış tutanı olmuştur. Darbelere alkış tutmak, ordudan medet ummak, karanlık oyunlardan fayda beklemek bu CHP'nin değişmeyen tutumudur, işbirlikçilik CHP'nin vazgeçemediği alışkanlığıdır."
Türkiye ne zaman bir demokratikleşme hamlesine, kalkınma, büyüme sürecinin içine girse hemen önüne cumhuriyetin kazanımlarının tehlikeye düştüğü gerekçesiyle engeller çıkarılmaya çalışıldığını ifade eden Erdoğan, "Biz bu hizmetleri yatırımları yapabildiysek ekonomide tarihi başarılar elde edebildiysek ortaya koyduğumuz demokrasi mücadelesi sayesindedir. Ama gel gör ki Taksim Meydanı'nda askeri göstererek 'sizin yapmadıklarınızı biz yapıyoruz' deyip ertesi gün manevra yapmak, işte Sayın Kılıçdaroğlu'nun aynen genlerine işleyen şekildir. O ne yapıyorsa altındaki de onu yapıyor. O da aynı manevraları yapıyor" dedi.
-"Hizmet için en büyük engel vesayetçi anlayış"-
Türkiye'de hizmet ve yatırımın karşısındaki en büyük engelin karanlık odaklar ve vesayetçi anlayış olduğunun altını çizen Erdoğan, "Bu ülkede ekonomiyi düzeltmek için de güven ve istikrarı sağlamak için de darbeci, çeteci anlayış aşılması gereken en büyük engeldir. Çünkü bu karanlık odaklar, menfaat düzenleri bozulmasın diye, ülke istikrara kavuşmasın, millet iradesine sahip çıkmasın ister. Ama AK Parti iktidarı bunları ortadan kaldırmıştır" diye konuştu.
Türkiye için 3 Kasım 2002 tarihinin vesayetçi, müdahaleci anlayışın yerle bir edildiği tarih olduğunu dile getiren Erdoğan, Türk milletinin bu tarihte kendi iradesine, kendi geleceğine sahip çıkarak müdahaleci anlayışa "dur" dediğini söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"CHP bakıyorsunuz diyor ki bugün 'bu iktidara, AK Parti'ye kapatılması noktasında bir şey yapılsa, bir darbe, bunun önüne ilk önce biz çıkarız'... Dürüst olun, samimi olun. Partiler kapatılmasın diye 26 maddelik pakette bu vardı. Niye meclisi terk edip gittiniz- BDP, partiler kapatılmasın diye bağırıp çağırıyorsun niye bırakıp gittin meclisi. Hepsi bırakıp gittiler. Sadece biz kaldık. Maalesef bizim içimizden de bir kaç tane sadakat içinde olmayan çıktı. Onlar da ters hareket ettiler ve biz 330'u yakalayamadık. 330'u yakalamış olsaydık bugün partilerin kapatılması diye bir konu gündemde olmayacaktı.
Partimizin kapatılmasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi'nde başlatılan süreçte. O zamanki CHP'nin genel başkanı, şimdiki CHP genel başkanının da yetkili mevkilerde olduğu halk partisi ne dedi- 'Artık Ankara'da da yargıçlar var' dedi. Koskoca AK Parti kapatılacak, 330'u aşkın milletvekiline sahip, böyle bir parti kapatılacak, sen kapatılmasıyla ilgili adeta alkış tutuyorsun çünkü sen 60'ların CHP'sinden farklı değilsin, aynı CHP'sin. Onlar da Menderes'in idamına alkış tutmuşlardı. Şimdi de Sayın Kılıçdaroğlu ve avanesi ilk önce biz karşı çıkarız diyorlar. Bunların samimiyetine ne kadar inanacaksın- Akşam başka, sabah başka. Bunları artık iyi tanıyoruz.
Bütün bu cunta teşebbüslerini ve cumhuriyet mitingleri, cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmaları, e-bildiriler, parti kapatma davaları, medya manüpilasyonları, bunların hepsini milletimiz gördü. Eğer biz çekinseydik, ürkseydik, korksaydık, inancımızı yitirseydik bu kutsal emanete sahip çıkamazdık. O kararlılığımız hamdolsun buralara getirdi. İşte gerek cumhurbaşkanlığı seçiminde, milletin cumhurbaşkanını seçmesi noktasındaki adımlar, gerekse son Haziran seçimleriyle millet gereken cevabı, gereken yerlere en güzel şekliyle verdi."
-"Siyaseti de yönetimi de şekillendirecek olan milletin kendisidir"-
Siyaseti de yönetimi de milletin şekillendireceğini belirten Erdoğan, "Ne devletin ne cumhuriyetin bekçiye ihtiyacı yoktur ne de milletin mürebbiyeye, dadıya ihtiyacı yoktur. Bu aziz millet kendi cumhuriyetini, kendi devletini koruyabilecek iradeye, güce evelallah sahiptir. Bu güç, bu millette olmasaydı biz bugün burada olmazdık. Ülkemizde demokratik cumhuriyetin korunmaya değil, yaşatılmaya, güçlenmeye, güçlendirilmeye ihtiyacı var" dedi.
Erdoğan, "Biz geçtiğimiz 10 yılda demokratik yönünü güçlendirerek, cumhurla, milletle bütünleştirerek, cumhuriyeti gerçek zeminine yerleştirdik. Demokratik Türkiye'nin ulaştığı bu yeni seviyenin, kurumsallaşması bakımından yeni anayasa hazırlıklarını büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Yeni anayasada cumhuriyetin işte bu şekilde demokratik vasfıyla temellendirilmesi, kurumların bu doğrultuda yeniden biçimlendirilmesi gerekiyor. AK Parti olarak bu doğrultuda yapılan yapılacak olan çalışmalara her türlü katkıyı, desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
(Sürecek)
Muhabir: Ferdi Türkten/Kadir Karakuş
Yayıncı: Ertuğrul Cingil - ANKARA
Son Dakika › Güncel › AK Parti 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.