Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi

15.11.2012 18:14

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB'nin insanlık tarihinin en büyük barış projesi olduğunu, ancak henüz kıtasal bir proje olduğunu belirterek, "Türkiye gibi ülkelerin üyeliğinin, AB'yi küresel bir projeye dönüştürebileceğine"...

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB'nin insanlık tarihinin en büyük barış projesi olduğunu, ancak henüz kıtasal bir proje olduğunu belirterek, "Türkiye gibi ülkelerin üyeliğinin, AB'yi küresel bir projeye dönüştürebileceğine inanıyorum" dedi.

Bağış, Swiss Otel'de düzenlenen Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi'nin "Avronun Genişlemesi-Atlantisizm" başlıklı oturumunda yaptığı konuşmada, AB'nin sadece siyasi veya ekonomik bir proje olmadığını, bir barış projesi olduğunu söyledi.

AB'nin Avrupa kıtasına istikrar ve barış getirdiğini ifade eden Bağış, "AB üyesi ülkelerin tarihlerine bakarsanız kıtanın uzun, kanlı savaşlar, yıkıcı insani trajediler yaşadığını görürsünüz. AB sayesinde 50 yıldan uzun bir süredir kıtada barış ve istikrar var. AB, insanlık tarihinin en büyük barış projesidir ama henüz kıtasal bir projedir. Büyüme potansiyeli var. Türkiye gibi ülkelerin üyeliğinin, AB'yi küresel bir projeye dönüştürebileceğine inanıyorum" diye konuştu.

-"Küresel barış, İsrail'in Gazze'ye başlattığı saldırıyla riske girmiştir"-

Bağış, İsrail'in Gazze'ye saldırısına değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Küresel barış, dün gece İsrail'in Gazze'ye başlattığı sorumsuz saldırıyla riske girmiş, büyük bir tehdide maruz kalmıştır. Washington'da başkan kabinesini kurmaya çalışırken, Suriye'de çalkantılar varken, İran'da seçim hazırlıkları varken, Irak'ta büyük tartışmalar sürerken, sadece İsrail'de veya ABD'de değil, bütün dünyada başka bir belirsizlik daha yaratan bu girişim, barışa inananlara yardım etmeyecektir. Şiddetle kınıyoruz. Bence bu panel de bütün dünyadaki, özellikle de Orta Doğu'daki bütün şiddetin sona ermesi için güçlü bir ses vermelidir."

NATO'nun da bir barış projesi olduğunu dile getiren Bağış, "NATO, barışı sona erdirmek isteyenlere karşı önemli bir caydırıcı olmuştur" dedi.

Bağış, Balkan ülkeleri ve eski Sovyet cumhuriyetleri için, AB ve NATO'nun birlikte ele alınması gereken konular olduğunu vurgulayarak, NATO'nun bu ülkelerin sadece egemenlikleri için değil, barış için dünyanın geri kalanıyla ilişkileri açısından da bir çıpa olacağını söyledi.

Türkiye'nin NATO'nun kararlı bir üyesi olarak genişlemeyi yüzde 100 desteklediğini ifade eden Bağış, "NATO'nun kurucu ilkelerini benimsemeye hazır bütün ülkeler için açık kapı politikası izliyoruz. Bu ilkeler de AB'nin kurucu ilkelerinden çok farklı değildir" diye konuştu.

-Bağış'tan Avrupa Parlamentosu üyesi Oomen-Ruijten'e cevap-

Bağış, Avrupa Parlamentosu üyesi Ria Oomen-Ruijten'in konuşmasında, Türkiye'de reformların yavaşladığını savunması ve Türkiye'den Avrupa'nın değerlerine uymasını istediklerini söylemesi üzerine tekrar söz alarak, "Türkiye ile AB ilişkilerinin tarihi, AB tarafından tutulmayan sözlerin tarihidir" dedi.

Oomen-Ruijten'in Gürcistan Devlet Bakanı Alexi Petriashvili'ye "Gürcistan nasıl oluyor da hem AB ile hem de Rusya ile ilişkilerini iyileştirmek istiyor-" diye sorduğunu hatırlatan Bağış, "Sözde dönem başkanı, devletinize sormanız lazım; nasıl oluyor da Avrupa'dan mı, Rusya'dan mı borç alacaklarına karar vermedikleri yönünde açıklama yapabiliyorlar- AB'ye üye bir devlet, dönem başkanlığı görevini yürütüyor ama Rus bankacılık sistemi için yıkama tesisi gibi çalışıyor. Bir üye ülke bunu yapabiliyor ama potansiyel bir üye ülkeye gelince onların konuşmasını bile sorgulayabiliyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Bağış, Türkiye'den AB için kabul etmesi istenen değerlerin NATO'nun da değerleri olduğuna dikkati çekerek, "NATO'daki en büyük ikinci, Avrupa'daki en büyük askeri güçten yararlanmak istediğinizde değerlerde sorun yok ama AB üyeliğine geldiğinde, soru işareti beliriyor" dedi.

Türkiye-AB ilişkilerinin, Türkiye'nin reformları yavaşlattığı için

"donduğu" iddiasına da yanıt veren Bağış, şunları söyledi:

"Son 6 ayda ilişkiler donmadı, çünkü komisyonla birlikte 'pozitif gündem' diye yeni bir kavram ürettik, Kıbrıs Rum kesiminin dönem başkanlığının etrafından dolanmak için. 8 fasılla ilgili 8 çalışma grubu kurduk. Komisyon 4 faslın kapanması için gereken kriterlerin Türkiye tarafından karşılandığını bildirdi ve bu fasılların resmi olarak kapanması için öneride bulunacağını açıkladı."

-"AB, dışarıda büyük bir güvenilirlik sorunu olduğunu fark etmelidir"-

Kıbrıs sorunun Türkiye'nin AB üyeliğinin önüne engel olarak çıkarılmasına da değinen Bağış, "Sağduyusu olan herkes için kabul edilmez olan, Kıbrıs Rum kesiminin üyeliği için ön koşul teşkil etmeyen bir şeyin nasıl Türkiye için ön koşul olduğudur" dedi.

"Kıbrıs sorunu madem sizin için o kadar önemliydi, neden sınır sorunları olan bir ülkeyi kendi müktesebatınıza rağmen üye kabul ettiniz-"diye sorun Bağış, KKTC'nin kurulmuş olmasının bütün Kıbrıs için iyi bir gelişme olduğunu, o günden bu yana kanın durduğunu anlattı.

Bağış, 2004'de konseyin Türk kesimiyle ilişkileri başlatma, izolasyonu sona erdirme kararı aldığını hatırlatarak, "Kendi kararınızı hayata geçirin. Yeni bir şey istemiyoruz sizden. Bu kararı hayata geçirmediniz çünkü bundan 4 gün sonra Rum kesimi üye oldu ve bunu bloke etti. AB, dışarıda büyük bir güvenilirlik sorunu olduğunu fark etmelidir" değerlendirmesinde bulundu.

-"Türkiye Avrupa'daki en reformist ülke"-

Bağış, Türkiye'nin reformları AB için değil, kendisi için yaptığına işaret ederek, "Sizin reformların durduğunu söylediğiniz dönemde, 3. yargı paketini meclisten geçirdik. Bununla birlikte 35 bin kişi hapishanelerden uzun süre tutuklu kaldıkları için tahliye edildi" dedi.

Dünyada mükemmel bir ülkenin olmadığının altını çizen Bağış, şunları kaydetti:

"Türkiye'de reformlar sona ermedi, hızla devam ediyor. Türkiye bugün Avrupa'daki en reformist ülkedir. AB'deki reform ihtiyacına bakarsak, siz bizden çok daha yavaşsınız. Siz de kendiniz için reformlarınızı yapmalısınız. Avrupa kendini reforme etmeli. Her karar için oy birliği anlayışıyla ekonominizi iflasa sürüklüyorsunuz. Biz de gelecekteki bir üye ülke olarak bunu umursuyoruz. Aynaya bakmanıza yardım etmek istiyoruz, çünkü iflas etmiş bir birliğe değil, güçlü bir birliğe üye olmak istiyoruz."

Bağış'ın bu sözleri, salondaki bazı katılımcılar tarafından alkışlandı.

Oturuma, Moldova eski Başbakanı Ion Sturza ve Gürcistan'ın Avrupa ve Avro-Atlantik Bütünleşmesinden sorumlu Devlet Bakanı Alexi Petriashvili de katıldı.

Muhabir: Tayfun Salcı/ Nurhan Çorlu

Yayıncı: Sabri Çelebioğlu - İSTANBUL

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi - Son Dakika


Advertisement