Bağış: Yasadışı Göç Bizim de Sorunumuz - Son Dakika
Son Dakika Logo

Bağış: Yasadışı Göç Bizim de Sorunumuz

03.07.2012 13:25  Güncelleme: 14:05

Egemen Bağış, yasadışı göçün sadece Avrupa'nın bir sorunu olmadığını, artık Türkiye'nin de sorunu olduğunu söyledi.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, yasadışı göçün sadece Avrupa'nın bir sorunu olmadığını, artık Türkiye'nin

de sorunu olduğunu söyledi.

Bağış, Avrupa Birliği Bakanlığı'nda 11. İç Koordinasyon ve Uyum Komitesi

toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin reform ve kendi vatandaşlarının

standartlarını yükseltme kararlılığının her zamanki gibi güçlü bir irade ile

devam ettiğini ifade etti.

TBMM'nin neredeyse 24 saat hiç durmadan reform için çalıştığını belirten

Bağış, 3. yargı reform paketinin dün TBMM'de kabul edildiğini hatırlatarak şöyle

devam etti:

"Bu yargı paketinin her bir maddesi aslında Türkiye'yi AB standartlarına bir

adım daha yaklaştıran, Türkiye'nin AB sürecinde atması gereken adımlara yönelik

maddelerdi. Bu yüzden Türkiye'nin reform kararlılığını anlamak istemeyenlere, ben

buradan, Ankara'dan bir iddiada bulunmak istiyorum. Şu anda Avrupa Birliği

üyeleri dahil olmak üzere, Avrupa'daki en reformist devlet mekanizması Türkiye

Cumhuriyeti devletidir."

Sürecin kendisinin sonucundan daha önemli olduğuna işaret eden Bağış,

Türkiye'nin AB sürecinde her geçen gün daha demokratik, daha şeffaf, daha

müreffeh, daha saygın ve daha özgüvene sahip bir ülke haline geldiğine işaret

etti.

Geçen hafta AB üyesi 16 ülkenin dışişleri bakanlarının ortak bir makale

yayımladıklarını, makalede Türkiye'nin önemini ve Avrupa'ya katkılarını

vurguladıklarını anımsatan Bağış, şöyle devam etti:

"Gerçekten bu tarihi bir manifestoydu. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne

yapacağı katkıları mükemmel bir şekilde özetleyen bir manifestoydu. 27 ülkenin

16'sının böyle bir metne imza koymuş olması gerçekten çok anlamlıdır. O metne

imza koymayan aslında 11 ülkenin dışişleri bakanlarının da en az imza koyanlar

kadar Türkiye'nin potansiyelinin farkında olduğundan şüpheniz olmasın. Ama siyasi

sebeplerle, iç politika hassasiyetleri nedeniyle ona imza koymasalar da her biri

Türkiye'nin öneminin farkındalar. Her zaman söylüyorum 'Zamanın ruhu Türkiye'nin

yanındadır'.

Bu makaleyi kaleme alan cesur siyasetçilere, devlet adamlarına teşekkür

etmek istiyorum. Bu ortak ses Avrupa'daki sağır duvarları da aşmamıza yardımcı

olacaktır. Dünyanın gerçekleri Türkiye'yi işaret etmektedir."

-"Kendini komik duruma düşüren bir takım eski zihniyetler var"-

Bütün uluslararası kurumlar Türkiye'nin potansiyelini anlarken,

anlayamayanların da bulunduğunu söyleyen Bağış, şunları kaydetti:

"Bu anlayamayanların kendilerine Avrupa'da son dönemde mektup arkadaşı

aramaya başladıklarını da büyük bir hayret içerisinde takip ediyoruz. Gönül

isterdi ki, bu mektup arkadaşı arayışları içeride kalsaydı. Kendi vatandaşımızla

iletişim kurmayı deneselerdi. Dışarıda, bir takım kişilere mektuplar yazıp,

'Sizin yazdığınız gibi, Türkiye o kadar da iyi değil' gibi iddialarda bulunmamış

olsalardı.

Gerçekten kendini komik duruma düşüren bir takım eski zihniyetler var.

Boşuna demiyorum sıkça, 'milletin vicdanında yargılanıp, müebbet muhalefete

mahkum olan zihniyet' diye. Gerçekten bunların, Türkiye'nin geldiği noktadan,

onur duyması, gurur duyması gerekirken düştükleri komik durum bir trajedidir.

Ümit ediyorum ki, gönderdikleri mektupları iadeli taahhütlü göndermişlerdir ki,

alan bakanlar ne dirençlere rağmen bu reformları gerçekleştirdiğimizi takdir

ederler ve Türkiye'nin kararlılığını bir kez daha önemserler."

-"Türkiye'de tartışılması gereken laiklik değil layıklıktır"-

Türkiye'de bugün laiklik tartışması yapmak için çok geç olduğunu belirten

Bağış, Türkiye'nin laikliği ile bölgedeki ülkelere ilham kaynağı olduğuna işaret

etti.

Bağış, "Türkiye'de tartışılması gereken laiklik değil layıklıktır.

Türkiye'ye layık bir muhalefete artık hepimizin ihtiyacı var. Böyle saçma sapan

yaklaşımlarla, böyle korkularla Türkiye'nin zamanını çalmalarını ben gerçekten

üzülerek takip ediyorum" diye konuştu.

AB ile pozitif gündem sürecinin ilan edildiğini anımsatan Bağış, bu sürecin

bile Türkiye'nin AB için önemini çok net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.

AB'nin tarihinde pozitif gündem diye bir şey olmadığına dikkati çeken Bağış,

ilk defa Türkiye için bu sürecin icat edildiğini, bunun da Türkiye'nin

kararlılığının, gücünün, bu konudaki iradesinin çok açık ve net bir sinyali

olduğunu kaydetti.

Bağış, "Türkiye'nin tanımadığı bir yarım ada devletinin sözde dönem

başkanlığı nedeniyle ilişkilerin durmaması için hem bizim hem Avrupa Bİrliği'nin

ortaya koyduğu bir iradedir. Böylelikle siyasi sebeplerle bloke edilen sekiz ayrı

fasılla ilgili olarak çalışma grupları oluşturuyoruz. Vize konusunda 30 yıldır

atılamayan adımlarını atıldığına şahit oluyoruz. AB Komisyonu'nda Türkiye

Cumhuriyeti vatandaşlarının görevlendirilebilmesi için engelleri kaldırıyoruz. AB

fonlarından ülkemizin daha çok yararlanması için bir takım çalışmaları

gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.

Pozitif gündem içinde üç ayrı fasılda çalışma gruplarının toplantılarını

yapmaya başladıklarını bildiren Bağış, "Fasıl açılması için gereken bütün üye

ülkelerin oybirliği şartına bakılmaksızın komisyonla direkt ilişkilere giriyoruz"

dedi.

-"Türkiye artık bir hedef ülke haline geldi"-

AB üyesi ülkelerin oybirliği ile AB Komisyonu'na Türkiye ile vize muafiyeti

görüşmelerine başlama yetkisi verdiğini anımsatan Bağış, şimdi AB Komisyonu'ndan

geri kabul anlaşması ve vize muafiyetine gidecek yolda atılması gereken adımları

detaylandıran bir eylem planını beklediklerini kaydetti.

Bu eylem planına ilgili bakanlıklarla son halini verdikten sonra atılması

gereken adımları değerlendireceklerine işaret eden Bağış, şunları kaydetti:

"Bunu yapmak durumundayız. Yasadışı göç Avrupa'nın bir sorunu değil, artık

bizim de sorunumuz. Eskiden Türkiye transit bir ülkeydi. Türkiye üzerinden

Avrupa'ya gitmek isteyen üçüncü ülke vatandaşlarının bir geçiş noktasıydı. Ama

Türkiye son 9,5 yılda kişi başına düşen gelirini üç katı birden artıran bir ülke

olarak, insan haklarında, ifade özgürlüğünde küresel standartları yakalamaya

başlayan bir ülke olarak artık bir hedef ülke haline geldi. Artık ülkemizi bir

umut olarak gören milyonlar var."

Türkiye'nin artık bütün sınırlarını AB standartlarında, küresel

standartlarda koruması gerektiğine işaret eden Bağış, sınırlarla ilgili olarak

sadece teröre karşı değil, yasadışı göçe karşı atılması gereken adımların da

tartışılması ve değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Enerji konusunda Nabucco projesinde Avrupa'nın içine düştüğü akıl tutulması

nedeniyle bir türlü yol alınamadığını ifade eden Bağış, Türkiye'nin Azerbaycan

ile imzaladığı TANAP projesinin artık Nabucco'nun da önünü açtığını söyledi.

Bağış, "Türkiye üzerinden doğalgaza kavuşmak isteyen ülkeler, artık

Türkiye- Bulgaristan sınırına gelip kendi boru hatlarının bağlantılarını yapıp

kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecekler" dedi.

4. yargı reformu paketi konusunda da çalışmaların sürdüğünü belirten Bağış,

bu konuda Bakanlar Kurulu'nda kapsamlı bir analiz yapıldığını belirtti. Bağış,

"Zannediyorum Ekim ayında Meclisimizin açılmasıyla birlikte yine Meclisin

gündemine gelecek" diye konuştu.

- Kıbrıs müzakereleri-

Kıbrıs müzakerelerine de değinen Bağış, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderinin

son dönemde "Türkiye'den telefon bekliyorum. Türkiye'ye gitmek istiyorum"

dediğini anımsatarak, şöyle devam etti:

"Buradan kendisine bir hatırlatma bulunmak istiyorum. Hatları karıştırmasın.

Onun muhatabı, onun muadili Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Sayın

Eroğlu'dur. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı öyle sözde başkanlıklarla yarım ada

devletleriyle vakit harcayacak kadar zaman lüksüne sahip değildir. Ama Sayın

Eroğlu'nun bu konuda kendilerine destek vermeye hazır olduğunu biliyorum.

Sakın ellerindeki sineklikle aslan avlamaya kalkmasınlar. Herkes kendi

boyunun ölçüsü içerisinde atması gereken adımları atsın. Türkiye de burada

çözümden yana destek mekanizmasını işletmeye devam edecektir."

Bir basın mensubunun Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin 1 Temmuz'dan itibaren AB

dönem başkanı olmasıyla Türkiye'de nelerin değiştiğini sorması üzerine Bağış,

"Hiçbirşey değişmedi. Nasıl biz 23 Nisan'da devlet büyüklerimizin koltuklarına

yavrularımızı oturtup onların hevesini almasını sağlıyorsak, Avrupa Birliği de

takvimsel bir sürecin gereği olarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne altı aylık bir

heves giderme imkanı tanıdı. Bu bizi etkilemez. Bu onların kendi iç takvimsel

sürecidir. Biz kendi kararlılığımızla kendi reformlarımızı gerçekleştirmeye devam

edeceğiz" yanıtını verdi.

Bakan Bağış, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili bir soru

üzerine de, "Bölücü terör örgütünün başının nerede ne yaptığını takip etmek AB

Bakanlığının görev alanı içinde değil. Bu konuda Adalet Bakanımız çok açık ve net

bir açıklama yaptı. Hala bu tür iddiaların ithamların dillendiriliyor olmasını

gerçekten trajikomik buluyorum. Bunlar Türkiye'ye de yakışmıyor. Gerçekten daha

makul daha gerçekçi tartışmaları yaşamamız gerekir diye düşünüyorum" dedi.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Bağış: Yasadışı Göç Bizim de Sorunumuz - Son Dakika


Advertisement