Başbakan Yardımcısı Atalay ABD'de - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Yardımcısı Atalay ABD'de

Başbakan Yardımcısı Atalay ABD\'de
15.06.2013 00:53

"Yeni anayasa yapılmadan Türkiye'nin demokrasinin gerçek manada derinleşmesinin mümkün olmadığını biliyoruz ve o konuda da kararlılığımız var" "(İktidarın) Bu 10 yılında epey meydan okumalar oldu, partimizle ilgili kapatma davası açıldı, yine"...

- "Yeni anayasa yapılmadan Türkiye'nin demokrasinin gerçek manada derinleşmesinin mümkün olmadığını biliyoruz ve o konuda da kararlılığımız var"

"(İktidarın) Bu 10 yılında epey meydan okumalar oldu, partimizle ilgili kapatma davası açıldı, yine askerin açıkladığı 27 Nisan 2007'deki bildiri vs. ama Genel Başkanımızın ve bizim bütün bu konumlarda tavrımız çok dik bir duruş oldu, yani demokratik bir duruş. Demokrasiyi tüm riskleri göze alarak tüm cesareti göstererek savunma yönünde oldu"

"Bugün Türkiye, artık eski Türkiye değil, toplumsal yapısıyla, siyasi diliyle, kültürel iklimiyle çoğulculuğun demokratik bir karaktere büründüğü bir ülke"

"Bir yandan toplumsal değerlerde duyarlıyız ama bir yandan da demokratikleşme yönünde en ileri adımları atma yönünde çabalar sergiliyoruz"

Atalay, ABD'nin başkenti Washington'da, Middle East Institute adlı düşünce kuruluşu tarafından düzenlenen "Türkiye" konulu toplantının ana konuşmasını yaptı.

Türkiye'nin son 10 yılda "sessiz devrim" şeklinde niteledikleri çok büyük bir değişim geçirdiğini belirten Atalay, AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana Türkiye'de istikrarlı bir siyasi süreç ve istikrarlı bir yönetimin olduğunu kaydetti. Atalay, hükümet olduklarından bu yanaki en önemli misyonlarının, Türkiye'yi normalleştirmek, demokratikleştirmek, geçmişteki tabulardan ve yasaklardan kurtarmak, insan haklarıyla ilgili geçmişteki bütün yanlış izleri silmek, özgürlük alanlarını genişletmek olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin bugününe bakarken şu noktayı çok iyi değerlendirmek gerektiğini ifade eden Atalay,  statükoya karşı bir tutum içinde partilerini kurduklarını, çünkü kendilerinin de o mecralardan geldiğini ve bu 10 yılda da bu yapıyı değiştirmek için adımlar attıklarını söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişte bir şiir okuduğu için o dönemlerde hapis yattığını hatırlatan Atalay, 2002 yılındaki seçimde partisi çoğunluğu alıp tek başına hükümet kurmasına ragmen, Erdoğan'ın milletvekili adayı bile olamadığını anımsatarak, "Böyle anormal bir yapıdaydı Türkiye, normal değildi. İşte biz bu Türkiye'yi normalleştirme yönünde çaba sarfettik" diye konuştu.

-"AK Parti ve hükümet olarak mutfağımız iyi çalışır"-

Atalay, Türkiye'nin bu süreçte AB ile ilgili de çok hızlı gelişmeler yaşadığına dikkati çekerek, hükümet olduklarında ilk işlerinden birinin 50 yıl önce başvurulmuş olmasına rağmen donmuş haldeki AB ile ilgili üyelik sürecini hızlandırmak olduğuna işaret etti. Çok ileri bir çalışmayla, 2 yıl içinde AB ile müzakere sürecini başlattıklarını ifade eden Atalay, sözlerine şöyle devam etti:

"Burada önemli bir boyut var, niçin bu kadar ciddi şekilde AB sürecini ele aldık? Çünkü şunu biliyoruz; Türkiye'yi normalleştirirken, Türkiye'de bu yapısal değişimi yaparken özellikle demokratikleşme yönünde adımlar atarken iç mekanizmalarla zorlanacağımızı da biliyorduk. AB rüzgarının, Kopenhag kriterleri rüzgarının içeride demokratikleşmemize de çok önemli bir etkisi olacağını biliyoruz. ve bütün bunları birlikte yürüttük. Doğrusu şunu da bu vesileyle ifade etmek isterim; bizim, AK Parti ve hükümet olarak mutfağımız iyi çalışır. Yani stratejiyi çok önemli görürüz. Partimizin kuruluşundan itibaren onu çok önemli gördüm. Ben de o mutfakta çok çalışanlardan birisiyim. Hem kamuoyunun nabzını iyi tutarız, sürekli kamuoyu yoklamalarıyla icraatımızı, düşüncelerimizi, planlarımızı vatandaşla çok paylaşırız hem de uzun vadeli stratejimiz olur. Yani biliyorsunuz toplumsal değişme, siyasal değişim ciddi bir strateji gerektirir. O değişimi iyi yönetmeniz gerekir. İyi yönetemezseniz kırılmalar olabilir. Zamanında gerekli adımlar atmanız gerekir. Bu toplumsal değişimi iyi yönetmek için de o mutfağımızı hep iyi çalıştırma gayreti içinde olduk."

Atalay, bugün Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığını, toplumsal yapısıyla, siyasi diliyle, kültürel iklimiyle, çoğulculuğun demokratik bir karaktere büründüğü, bunu garantiye almış ve geriye de dönülmez bir durumda olduğunu vurguladı. Türkiye'nin, İslam-demokrasi, İslam-laiklik gibi tartışmalarda bölgeye örnek, model olmuş bir ülke olduğuna işaret eden Atalay, "Biz 'muhafazakar demokrasi' sloganıyla çıktık yola. Kendimizi parti olarak 'muhafazakar demokrat' diye tanımladık. Bir yandan evet toplumsal değerlerde duyarlıyız ama bir yandan da demokratikleşme yönünde en ileri adımları atma yönünde çabalar sergiliyoruz" yorumunda bulundu.

-"Bölgeye Türkiye ilham vermiştir"-

Atalay, Türkiye'nin bu nedenle hem bölgesinde önemli ve etkili olduğunu hem de G20, NATO üyeliği, geçmişte BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği gibi, uluslararası konularda da daha etkili bir ülke olduğunu belirtti. Atalay, "Özellikle Ortadoğu'da şunu ifade edebiliriz; biz model olma iddiasında değiliz ama bütün o coğrafyada demokratikleşme yönünde, totaliter yapılara karşı insanların karşı duruşu, protestosu yönünde Türkiye ilham vermiştir. Özellikle nüfusu Müslüman olan o ülkelerde bu, çok ileri şekilde değerlendirilmiştir" dedi.

Atalay, şunları kaydetti:

"Tabi özellikle bu değişimle ilgili burada çok uzun liste vermem mümkün değil ama bu 10 yıldaki değişimle ilgili şunu çok özellikle ifade etmek istiyorum; Türkiye'de korkular vardı, tabular vardı, yasaklar vardı, Türkiye'de olağanüstülükler vardı, olağanüstü durum vardı daha çok normal hukuk sisteminin yürümediği belli kesimlerinde, Türkiye AİHM'de daha çok işkence vs. suçlamalarıyla karşılaşıyordu. Sonra Türkiye'de vesayet sistemleri vardı. Sivil asker ilişkilerinde sorunlar vardı. Seçilmiş hükümetlerin demokratik yapıda yürümesinde sorunlar vardı. Biz de bu 10 yılda o manada epey risklerle karşılaştık, epey meydan okumalar oldu, partimizle ilgili kapatma davası açıldı, yine askerin açıkladığı 27 Nisan 2007'deki bildiri vs. ama Genel Başkanımızın ve bizim bütün bu konumlarda tavrımız çok dik bir duruş oldu, yani demokratik bir duruş. Demokrasiyi tüm riskleri göze alarak tüm cesareti göstererek savunma yönünde oldu."

-"Terör içermeyen bütün düşünceyi ifade edilebilir haline getirdik"-

Bu dönemde, işkenceye sıfır tolerans politikasını çok başarıyla uyguladıklarını anlatan Atalay, "Özellikle bunu ifade ediyorum çünkü bir dönem İçişleri Bakanlığı yaptım bu orta dönemde. Bütün bu polis merkezleri, karakollar hepsi değişti. İnsanların böyle biraz ürkerek yanından geçtiği yerler insani merkezler haline geldi. Hepsinde kameralar var, en küçük birşey olsa kaydolur. 40 bin polisi eğittik,vatandaş oraya geldiğinde ister zanlı olsun, her ne olursa olsun nasıl davranılacak..." ifadesini kullandı.

Atalay, Türkiye'yi normalleştirmek, normal bir demokratik ülke yapmak için çok çaba sarfettiklerini vurguladı. Özellikle ifade ve düşünce özgürlüğünün üzerinde önemle durduklarını dile getiren Atalay, "Hukuk sistemimizde çok değişiklikler oldu. Hala sorunumuz var orada biliyorum ama son 4'üncü yargı paketiyle şiddet içermeyen, terör içermeyen bütün düşünceyi ifade edilebilir haline getirdik, özellikle basın kesimiyle ilgili. Sadece şiddet unsuru, tabii uluslararası bir standarttır o, onu önemli görüyoruz, şiddet içermemesi gerekiyor" dedi.

Atalay, örgütlenme özgürlüğünün önündeki bütün engellerin kaldırıldığını, parti kapatmanın zorlaştırıldığını, sendikal hakların güçlendirildiğini, memur sendikalarıyla ilgili hususların anayasal güvenceye dahil edildiğini, daha şeffaf ve hesap verebilir bir kamu yönetiminin oluşturulduğunu bildirdi.

İnsan hakları kurumunun ombudsmanlığın kurulduğunu, bunların vatandaşı devlete karşı koruma yönünde attıkları çok önemli adımlar olduğunu kaydeden Atalay, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkını getirdiklerini söyledi. Atalay, "İnsan haklarıyla ilgili konularda insanlarımız AİHM'e gidiyordu, bunu tabii formaliteleri çok zor birşey, şimdi kendi Anayasa Mahkememizi insan hakları mahkemesi konumuna getirdik ve bireyler oraya başvurabiliyorlar" diye konuştu.

Atalay, tüm bu ve benzeri hususlarda çok ileri adımlar attıklarını ancak halen de özellikle yeni anayasa yapılması yönünde çaba ve çalışmalarının olduğunu belirtti. Atalay, "Şuna da inanıyoruz; yeni anayasa yapılmadan Türkiye'nin demokrasinin gerçek manada derinleşmesinin mümkün olmadığını biliyoruz ve o konuda da kararlılığımız var" değerlendirmesinde bulundu.

- Washington DC

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Başbakan Yardımcısı Atalay ABD'de - Son Dakika


Advertisement