Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit ve bareberindeki gazeteciler Silivri Cezevi'ne giderek Mustafa Balbay'ın da aralarında bulunduğu 7 gazeteciyi ziyaret etti.
4 saatlik ziyaretin ardından Silivri Cezaevi önünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Orhan Birgit bugün sansürün kaldırılışının yıldönümü olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Bu yılki 24 Temmuz'un bir özel durumu var. O da içerde bulunan arkadaşlarımızın sayısının 90'ı aşması. Bunların birçoğu da tutuklu. Tutuklu sözcüğünün altını çiziyorum bir hukukçu olarak. Çünkü hüküm giymemişler. Çoğu ifade bile vermemiş. Burada 5 yıldır sorguya çekilmeden yatan bir Ergün Poyraz ile de görüştük. Sayın milletvekili Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, iki Barış'la (Terkoğlu, Pehlivan), Doğu Perinçek, oğlu Mehmet Perinçek ile görüştük. Hemen hemen medyanın bütün kanatlarından arkadaşlarımızı dinledik. Hepsi tecritten şikayetçi, hepsi maalesef adalete güvensizliklerini yinelediler. Zaten Türkiye'de de yapılan kamuoyu yoklamalarında en az güvenilir kurum olarak ne yazık ki adalet müessesesi bulunuyor. O nedenle hiçbirisi yargıdan herhangi bir şey beklemiyor. Bunu beklemediklerini ifade ettiler. Peki ne bekliyorlar? Diyorlar ki, 'kamuoyu özellikle mesleğimizdeki medya bizimle yakından ilgilensin, Türkiye'de kamuoyu yaratsın bu kamuoyu bir baskı oluşturarak bizim suçsuzluğumuzu mahkemede karar verecek yargıçlara anlatsın' "
"88 GAZETECİNİN İÇERDE OLMASINDAN HUKUKÇU OLARAK UTANIYORUM"
İstanbul Barosu eski Başkanı ve Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyesi avukat Turgut Kazan da, şöyle konuştu:
"İçerden çıkmış bir gazeteci arkadaşım bu ziyaret nedeniyle gönderdiği bir mesaj var. Gazeteci Nedim Şener'in mesajını aktarmak istiyorum. Tabii buraya bizimle birlikte gelemedi çünkü İzmir'de yine bugünle ilgili Gazeteciler Cemiyeti'nin bir toplantısına katılmak için, gelemedi. Ama mesajını benim sizlere iletmemi istedi. Mesajında özetle diyor ki, 'Bugün işte sansürün kaldırılışının yıldönümü yüzü aşkın yıl geçmiş. 1908'de kaldırıldı. Böyle bir günde yüze yakın gazeteciyi içerde tutanlar utansın' diyor. Bunu size aktarıyorum öncelikle. Tabi bugünün adı Gazetecilere Özgürlük Bayramı'dır. Ben de Nedim Şener'e bir ek yapmak istiyorum. Gazetecilere Özgürlük Bayramı'nda iddianamelerinde sadece haber, fotoğraf gibi sözcüklerle suçlama yapılmış. Davalarda 88 gazetecinin içerde olmasından Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak ve Türkiye Cumhuriyeti içinde bir hukukçu olarak ben utanıyorum. Yapanlar neden utanmıyor çok şaşırıyorum."
Ergenekon Davası'nın tutuklu sanığı CHP İzmir Millletvekili Mustafa Balbay ve diğer gazetecilerle yaptıkları görüşmeye de değinen Kazan, "Gazetecilere özgürlük bayramını konuştuk. Gazetecilere Özgürlük Bayramı'nda gazetecilerin içerde oluşunun ve yargı formatı kullanılarak, böyle bir zulüm uygulanışının trajik yanlarını konuştuk" dedi.
"HER BİRİ USTA AŞÇI OLMUŞ"
"Gazeteciler yeşile hasretler, maviye hasretler, kahverengi toprağa hasretler" diyen Birgit, şöyle devametti:
"Cezaevi şartlarında her biri usta aşçı olmuş. Hepsinin çocukları var. Mesela Mustafa (Balbay) çocuğu büyümüş. Küçük kızı parkta kendi yaşındaki çocukları görünce eğer yanlarında babaları varsa huysuzluk yapıp o çocuklara tekme vuruyormuş. Böyle agresif rahatsızlıklar yakalanıyor. Hepsinin kendine göre ayrı ayrı sorunları var. Onları bir rapor halinde Basın Konseyi'nin 30 Temmuz'da yapacağı toplantıda Yüksek Kurul'a getireceğiz. Böyle bir ziyaretle kalmak istemiyoruz. Kamuoyu yaratmak için Basın Konseyi ifade özgürlüğünün kutsallığına inanarak kendisine düşün bir görevi yerine getirecek. Ankara'da siyasi parti genel başkanlarını ziyaret edeceğiz. Sivil toplum örgütlerine Türk-iş'e, Hak-iş'e diğer sendikalara gideceğiz. Arkadaşlarımızı kurtarmak için elimizden gelen ne varsa onu yapmaya çalışacağız. Biz bir şekil örgütü değiliz. Bir sıradan meslek kuruluşu değiliz. İfade özgürlüğünün bekçileri sayıyoruz kendimizi."
"CUMHURBAŞKANI GÜL'ÜN DEMEK Kİ BASININ ÖZGÜR OLDUĞUNDAN KUŞKULARI VAR"
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün basında sansürün kaldırılışının yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Basının özgür olmasından yanayız" şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Birgit, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu mesajını dilerim ki hükümet iyi dinlemiş olsun ve yerine getirsin. Demek ki basının özgür olduğundan Sayın Cumhurbaşkanı Gül'ün haklı kuşkuları var. Kendisine teşekkür ediyorum" diye konuştu.
"İLERİ DEMOKRASİMİZ BÖYLE"
3. Yargı Paketi kapsamında yapılan bazı tahliyelere ilişkin sorular üzerine Birgit, "Türkiye'de adaletin olmadığının kanıtı" derken, Turgut Kazan da şu cevabı verdi:
"Kanlı katilliği tescil edilmiş olanlar serbest bırakılıyor. Demek ki bizim ileri demokrasimiz böyle. Kanlı katilliği hükme bağlanmış olanları serbest ama ifade özgürlüğünü kullanmaya çalışanlar içerde" diye cevap verdi.
Kazan ve Birgit basın açıklamasının ardından araçlarına binerek Silivri Cezaevi'nden ayrıldı. Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit'in yanı sıra de Turgut Kazan, Yalçın Büyükdağlı, Tufan Türenç, Pınar Türenç, Erdal Güven de gazetecileri ziyaret etti
SK-TT (MK) - İstanbul/ Silivri
Son Dakika › Güncel › Basın Konseyi, Silivri Cezaevi'nde Tutuklu Gazetecileri Ziyaret Etti - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.