
Işıl ARSLAN Serhat TEZCANFaruk KAHRAMANBURSA (DHA)- BURSA'da bulunan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki yıl süre olduğunu belirterek, 'Sayın Abdullah Gül'ün, Sayın Tayip Erdoğan'ın isminin geçmesi aslında bizi mutlu edebilir ama muhalefet açısından ya da yeni adayların çıkma ihtimali bakımında başkalarına da haksızlık yapmayalım. Dolayısıyla isimlendirmek isteyenler başka isimlerde kullanabilirler' dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çeşitli temaslarda ve ziyaretlerde bulunmak üzere bugün Bursa'ya geldi. Başbakan Yardımcısı Arınç, ilk olarak Bahçeşehir Üniversitesin Atatürk Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlediği Siyaset Okulu'nun açılışına katıldı. Katılımcılara siyasetle ilgili bilgi veren Arınç, katılımcılara bir siyasetçide olması gereken özellikleri anlattı. Arınç, 'Siyaset yaparken Necip Fazıl'ın dediği gibi duvarın üzerinde parende atabilirsiniz ama sakın üzerinden düşmeyin. Duvarın üzerinden düşmemekte bir siyasettir. Cambazlık yapacaksan yapı, parende atacaksan at, ne söyleyeceksen söyle istersen nutuk at ama üzerinde düşme' dedi.
'BENİM İÇİMDE BULUNDUĞUM PEKÇOK PARTİ HER HALDE BENİM YÜZÜMDEN KAPATILDI'
Konuşmasına kendi siyasi hayatından örnek vererek sürdüren Arınç, 1970'den beri siyasetin içinde olduğunu söyledi. Arınç, '1970'den beri siyasi partilerin gençlik kollarında, il başkanlığında, genel idare kurulu üyeliğinde bulundum. Ne gariptin her halde benim yüzünden benim içinde bulunduğum pek çok partide kapatıldı. Milli Nizam'ın gençlik kolu başkanıydım. Anayasa Mahkemesi 1971 yılında Milli Nizam'ı kapattı. Sonra 1980'de Milli Selamet Partisi'nin il başkanı oldum. Darbe ile uzaklaştırıldım. 6-6,5 sene siyasi yasaklı kaldım. Sonra Refah Partisi'ne girdim milletvekili oldum. Allah Allah, o partiyi de kapattılar. Onun yerine Fazileti kurduk. Çok masumdu, melek gibi bir partiydi Fazilet Partisi. Onu da kapattılar. Üstelik hiçbir suçu olmamasına rağmen. Sonra 'Yahu hep böyle duvara tosluyoruz. Bizi kapatıyorlar. Aç kapa aç kapa bunlarla uğraşacak halimiz yok. Biz siyaseti nerede ve ne zaman yapacağız. Kendimize iyi bir yol vermemiz lazım' dedik. Şimdi içinde bulunduğumuz partiyi kurduk. Çok şükür onu kapatamadılar. Bir para cezası ile işi kurtardık. 10 senedir iktidarımız devam ediyor. Bundan sonrasını Allah bilir? diye konuştu.
Işıl ARSLAN ÖNDER- Serhat TEZCAN- Faruk KAHRAMAN- BURSA'da bulunan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki yıl süre olduğunu belirterek, Sayın Abdullah Gül'ün, Sayın Tayip Erdoğan'ın isminin geçmesi aslında bizi mutlu edebilir ama muhalefet açısından ya da yeni adayların çıkma ihtimali bakımında, başkalarına da haksızlık yapmayalım. Dolayısıyla isimlendirmek isteyenler başka isimlerde kullanabilirler dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çeşitli temaslarda ve ziyaretlerde bulunmak üzere bugün Bursa'ya geldi. Arınç, ilk olarak Bahçeşehir Üniversitesi'nin Atatürk Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlediği Siyaset Okulu'nun açılışına katıldı. Siyasetle ilgili bilgi veren Arınç, katılımcılara bir siyasetçide olması gereken özellikleri anlattı. Arınç, Siyaset yaparken Necip Fazıl'ın dediği gibi duvarın üzerinde parende atabilirsiniz ama sakın üzerinden düşmeyin. Duvarın üzerinden düşmemekte bir siyasettir. Cambazlık yapacaksan yapı, parende atacaksan at, ne söyleyeceksen söyle, istersen nutuk at ama üzerinde düşme dedi.
BENİM İÇİMDE BULUNDUĞUM PEK ÇOK PARTİ HER HALDE BENİM YÜZÜMDEN KAPATILDI
Konuşmasını kendi siyasi hayatından örnek vererek sürdüren Arınç, 1970'den beri siyasetin içinde olduğunu söyledi. 1970'den beri siyasi partilerin gençlik kollarında, il başkanlığında, genel idare kurulu üyeliğinde bulundum. diyen Arınç, Ne gariptir her halde benim yüzünden benim içinde bulunduğum pek çok partide kapatıldı. Milli Nizam'ın gençlik kolu başkanıydım. Anayasa Mahkemesi 1971 yılında Milli Nizam'ı kapattı. 1980'de Milli Selamet Partisi'nin il başkanı oldum. Darbe ile uzaklaştırıldım. 6 - 6,5 sene siyasi yasaklı kaldım. Sonra Refah Partisi'ne girdim milletvekili oldum. Allah Allah, o partiyi de kapattılar. Onun yerine Fazileti kurduk. Çok masumdu, melek gibi bir partiydi Fazilet Partisi. Onu da kapattılar. Üstelik hiçbir suçu olmamasına rağmen. Sonra 'Yahu hep böyle duvara tosluyoruz. Bizi kapatıyorlar. Aç kapa aç kapa bunlarla uğraşacak halimiz yok. Biz siyaseti nerede ve ne zaman yapacağız. Kendimize iyi bir yol vermemiz lazım' dedik. Şimdi içinde bulunduğumuz partiyi kurduk. Çok şükür onu kapatamadılar. Bir para cezası ile işi kurtardık. 10 senedir iktidarımız devam ediyor. Bundan sonrasını Allah bilir diye konuştu.
CUMHURBAŞKANLIĞ SEÇİMLERİ İÇİN İKİ SENE SONRASININ SİYASİ MÜHENDİSLİĞİNİ YAPMAYALIM
Toplantıda cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili yöneltilen soruları yanıtlayan Arınç, Daha iki yıl olmasına rağmen Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışılıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimleri Türkiye'de hep tartışmalı olmuştur. Biz anayasa değişikliği olmadan şunu söylüyorduk, 'dürüst olmak lazım'. Cumhurbaşkanlığı süreci 7 yıldır. Bu uzun bir süre. Cumhurbaşkanının yetkileri çok fazla ve hiçbir sorumluluğu yok. 'Bu kadar geniş yetki nasıl kullanılır' diye itiraz ediyorduk. Tabi o zaman Sezer olduğu için ona itiraz ediyorduk. Şimdi Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve süresinin de 5 yıllık ve iki dönem olması kabul edildi. Yetki ve sorumsuzluk aynen devam ediyor. Peki bu yetki ve sorumsuzluk hala devam edecek mi Yeni anayasa yazımı sırasında bütün partiler eşit sayıyla temsil edildiğine göre tartışılması lazım. Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun yaptığı çalışmalara değer veriyorum. İşleri zor. Kolay gelsin. Cumhurbaşkanlığı seçimi için papatya falı yapmaya gerek yok. 'Şu mu olacak Bu mu olacak' diye. Siyasi açıdan şöyle düşünüyorum. Sayın Abdullah Gül'ün, Sayın Tayip Erdoğan'ın isminin geçmesi aslında bizi mutlu edebilir ama muhalefet açısından ya da yeni adayların çıkma ihtimali bakımında başkalarına da haksızlık yapmayalım. Dolayısıyla isimlendirmek isteyenler başka isimlerde kullanabilirler. Bu da siyasette bir alan genişlemesi olur. Yoksa sadece iki kişiden bahsederseniz 'bunlardan biri seçilecek noktasına iki yıl öncesinden gelmiş olursunuz. Geldiğimiz noktada şartları ve yaşı tutuyorsa herkes aday gösterilebilme ihtimalindedir. Türkiye bu konuları günlük hayatta çok fazla konuşmamalıdır. İki sene sonrasına şimdiden odaklanmak ve bunun için senaryolar uydurmak bence vakit ve zamanı boşa harcamak olur. Hepimiz iki gün sonrasını bilemediğimize göre iki sene sonrasının siyasi mühendisliğini yapmaya kalkmayalım. Konuşacağımız belki çok daha önemli işler olabilir diye düşünüyorum şeklinde yanıt verdi.
MECLİSTE BAĞIRANLAR KULALNILIP ATILIRLAR
Arınç, konuşmasında son olarak siyasetteki üslup tartışmalarına değindi, Üslup ne kadar önemliyse, üslupsuzlukta o kadar önemlidir. diyen Arınç, Birbirlerini yok sayacak, birbirlerine hakaret edecek, aşağılayacak sözler ve hareketleri siyasetçilerden duymak çok kötü. Belki çok daraldığımız çok sıkıldığımız, çok aşlandığımızı hissettiğimiz zamanlarda hepimizin ağzından böyle kelimeler çıkabilir. Mesela çok bağıran, çağıran bazı milletvekilleri bilirim. Onu dinledikten sonra bende hiçbir etki bırakmadığını görüyorum. Neden çünkü o bağırmanın, çağırmanın içinde hikmetli bir söz yok. Cep telefonunda tutuğum bir konu var ara sıra bakarım ona. O da şu 'sesini yükseltme sözünü yükselt'. Unutma toprağa işleyen sağanak halindeki yağmur değil, çişelti halinde yağan yağmurdur. ve toprağa bereketi o verir. Şimdi sesini yükseltmeyi siyaset zannedenler var. Adamların damarları şişiyor, kıpkırmızı oluyor, asıyor, kesiyor, bağırıyor, gürlüyor. Bütün arkadaşlar onları görüyor mecliste. Kimisi kürsüde bardak kırıyor. Kimisi o anda bardak bulamadığı zaman kendini kırıyor. İkiye bölünecek adam, çatlayacak. Allah korusun. Yakın bir yerde ambulans falan da bekletiliyor. Yüksek tansiyonlu bir insan olduğunu düşünün. Kardeşim 'küçük dağları ben yarattım' demeye gerek yok. Adam ne diyor. 'Sesini yükseltme sözünü yükselt' diyor. ve inanın bu kadar bağırıp çağıranlar siyasette uzun süreli olmaz. Kullanılırlar, ondan sonra da atılırlar. Benim sepetin içerisinde hatırladığımı pek çok insan var. Bağırmaları çağırmaları için kullanılmışlardır. Kavga etsinler diye kullanılmışlardır. Arkaları sıvazlanmıştır. Aslansın, kaplansın denilmiştir. Ertesi günde tekmeyi vurmuşlardır. Senin işin bitti artık diye. Ahlakı, itibarı, saygınlığı terk etmemek lazım. Üslupsuzluk siyasete itibar kaybettiriyor. Birbirine aptal, geri zekalı, işte bilmem ne. Böyle suçlamaması lazım insanların o kelimeleri konuşmaması lazım. Şüphesiz bizimde bunların konuşulmasına imkan vermeyecek davranışlar ve tutumlar içerisinde olmamız lazım. Hakaret olmayacak. Küçültücü, aşağılayıcı davranışlar olmayacak dedi.
Görüntü bilgisi. Görüntüler geçildi
-Arınç'ın siyaset okulunda konuması
-Salondan görüntüler
-Arınç'ın havaalanına gelmesi
-Detaylar
KJHaber Işıl ARSLAN-Serhat TEZCAN-BURSA (DHA)
KameraFaruk KAHRAMAN-BURSA-DHA
(Tür: Yurt)
Son Dakika › Güncel › Bursa 2 Başbakan Yardımcısı Arınç'cumhurbaşkanlığ İçin Sadece İki İsim Söylenmemeli? - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.