Cumhurbaşkanı Erdoğan Etiyopya'da - Son Dakika
Son Dakika Logo

Cumhurbaşkanı Erdoğan Etiyopya'da

22.01.2015 19:10

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) "İnsanlık daha mı medeni bir yere gidiyor, yoksa daha mı barbarlaşıyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İnsanlık daha mı medeni bir yere gidiyor, yoksa daha mı barbarlaşıyor? Bunun bugün samimi şekilde konuşulması lazım. Eğer insanlık yedinci yüzyılda Etiyopya'nın sergilediği o büyük hoşgörünün, o çok büyük bir arada yaşama kültürünün daha gerisindeyse orada bir yanlışın olduğu açıktır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya Addis Ababa Üniversitesinde yaptığı konuşmasında, cumhurbaşkanı sıfatıyla Etiyopya'ya gerçekleştirdiği ilk ziyarette salonda bulunanlara hitap etmekten dolayı büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.

Toplantıda, mevkidaşı, 7 yıl Türkiye'de büyükelçilik yapan Etiyopya Cumhurbaşkanı Mulatu Teshome Wirtu'nun elinden fahri doktora unvanı almanın kendisini memnun ettiğini dile getiren Erdoğan, "Şahsıma tevdi edilen fahri doktora unvanından büyük bir heyecan duyduğumu belirtiyor, şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.

Erdoğan, Etiyopya'nın gerek Afrika kıtasında gerek yeryüzünde çok farklı, müstesna bir yeri olduğunu anlattı.

80'den fazla dilin, farklı kültürlerin, inanç ve etnik kökenlerin EtiyopyaIı kimliği altında tam bir uyum ve ahenk içinde varlıklarını idame ettirdiklerinin görüldüğünü kaydeden Erdoğan, bu uyum ve ahengin bin yıldır bu topraklarda köklü şekilde devam ettiğini belirtti.

Erdoğan, Etiyopya'nın kendi takvimiyle, alfabesiyle hem Afrika'nın hem de dünyanın en eski medeniyet merkezlerinden birisi olduğunu vurgulayarak, "Yine Etiyopya hiç sömürü olmamış, özellikle sömürgeciliğe karşı verdiği mücadele ve liderlikle Afrika kıtasında gerçekten farlı bir yerde durdu, duruyor. Etiyopya, insanlığa çok şey öğretti, bugünde öğretmeye devam ediyor" değerlendirmesinde bulundu.

-" Osmanlı Devleti'ne gönderdikleri yardımı hiç unutmadık"-

Türkiye dahilinde ve Türkiye'nin bugününde Etiyopya'nın farklı bir yeri olduğunu dile getiren Erdoğan, "Türkiye ile Etiyopya ilişkileri bundan 500 yıl önce, 16. yüzyılda başlamıştır. Memluk Türk Devleti ve Osmanlı Devleti, Habeşistan adı verilen bu bölgeyle ilk irtibatları kurmuş, yüzyıllar boyunca da bu irtibat devam etmiştir. Şu anda hala Harrar'da çok sayıda Türk kökenli aile yaşıyor. Birinci Dünya Savaşı'nda Etiyopya Harrar Türkleri'nin, Osmanlı Devleti'ne gönderdikleri yardımı hiç unutmadık ve unutmayacağız" diye konuştu.

Erdoğan, gerek Harrar Türklerine gerek dost Etiyopya'ya bir vefa göstergesi olarak TİKA aracılığıyla çok sayıda insani yardım ve kültür projesini başarıyla uyguladıklarını anlattı.

TİKA'nın Afrika'da ilk ofisini Etiyopya'da açtığını, bugün de iki ülkenin dostluğu ve dayanışması için başarıyla çalışmasına devam ettiğini bildiren Erdoğan, TİKA faaliyetlerinde gösterdikleri yardım için de Etiyopya hükümetine ve halkına ayrıca teşekkürlerini iletti.

Erdoğan, Osmanlı Devleti'nin en önemli sultanlarından biri olan Sultan Abdülhamit ile Habeş İmparatoru 2'nci Menelik arasındaki işbirliğini hatırlamak ve hatırlatmak istediğinin altını çizdi.

Habeş İmparatoru 2'nci Menelik'in, Sultan Abdülhamit'ten Kudüs'teki Etiyopyalı rahiplerin dinlerini özgürce yaşamalarıyla ilgili taleplerde bulunduğunu aktaran Erdoğan, "Sultan Abdülhamit, bu talepleri karşıladı ve Kudüs'te Etiyopyalı rahiplerin inançlarını serbestçe yaşamaları imkanını getirdi. Aynı şekilde İmparator Menelik'te Etiyopya'daki Müslümanların özgürce yaşamalarını temin etmiştir. İki devlet adamı arasındaki güzel ilişkinin açıkçası bugün, bütün insanlık için çok önemli bir örnek teşkil ettiğini, tüm insanlığa çok güzel dersler verdiğini düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

"Hoşgörünün, toleransın, farklılıklara saygının ülkesi oldu"-

Erdoğan, Etiyopya'nın İslam ve Müslümanlar nezdindeki yerine de özellikle değinmek durumunda olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

"Tarihteki bu güzel hadisenin tekrar tekrar hatırlanmasının, düşünülmesinin çok önemli olduğuna inanıyorum. Mekke'de İslam Peygamberi Hazreti Muhammed aleyhisselatu vesselam ve arkadaşları çok ağır işkencelere maruz bırakılmıştır. İşkenceler dayanılmaz noktaya gelince Hazreti Muhammed, bazı ashabına Habeşistan'a göç etmelerini tavsiye etti. İlk Müslümanlardan 15 kişi denizi tekneyle geçerek, buraya ulaştılar ve dönemin Meliki Necaşi'ye sığındılar. Mekkeliler, Neşaşi'den bu Müslümanları iade etmesini istedikleri halde Necaşi emin vasfıyla adil vasfıyla kendisine sığınanları iade etmedi, istedikleri kadar topraklarında kalabileceklerini söyledi. Bu hadisenin İslam tarihinde çok büyük önemi vardır. Burada asıl önemli olan Hristiyan bir devletin, Hristiyan bir melikin büyük bir hoşgörü içinde ilk Müslümanlara sahip çıkmış olmasıdır."

Erdoğan, 615 yılında, yedinci yüzyılda Müslümanlar ile Hristiyanlar arasında böyle bir yakınlaşmanın, dayanışmanın yaşanmasının son derece önemli olduğunu belirterek, Etiyopya'nın o tarihten itibaren her zaman hoşgörünün, toleransın, farklılıklara saygının ülkesi olduğunu kaydetti.

Etiyopya'nın emin ve güvenilir bir ülke olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Eğer dünya Etiyopya'yı kendisine örnek almış olsaydı inanın Almanya'da Holocoust, soykırım diye bir facia yaşanmazdı. Etiyopya örnek alınsaydı Irak'ta, Suriye'de din ve mezhep farklılıklarından dolayı masum insanlar katledilmezdi. Eğer Etiyopya örnek alınmış olunsaydı inanın şu anda Filistin'de, Avrupa'da diğer bazı ülkelerde Müslümanlara karşı ayrımcılık yapılmaz, zulüm yapılmaz, insanlığın vicdanını kanatan acılar yaşanmazdı."

Bundan 14 asır önce 15 Müslüman'ın Etiyopya topraklarına sığındığını ifade eden Erdoğan, şunları anlattı:

"Dönemin meliki onları kovmuyor, iade etmiyor, inançlarıyla alay etmiyor, onların kutsallarına hakaret etmiyor, ibadetlerine karışmıyor, onları geri isteyen zalimlere o masum insanları teslim etmiyor. Bugün medeni olduğunu iddia eden bazı ülkelere, toplumlara, bazı aydınlara sorsanız 'yedinci asır karanlık bir asır, geri kalmış, ilkel bir asırdır' derler. Oysa bugün sözüm ona medeniyetin yaptıklarını, yedinci yüzyılda onların geri ve karanlık dedikleri yapmıyorlardı. Onun için biz o yedinci asra asla 'karanlık çağ demiyoruz, asla ilkel, gerici çağ' demiyoruz. O asır Müslümanlar içinde Hristiyanlar içinde gerçekten parlak bir asırdı, aydınlık bir asırdı, gerçekten asrısaadetti."

-"Soykırım diye bir vahşet yoktu"-

"O karanlık dedikleri, ilkel dedikleri asırlarda inanın savaşın dahi bir ahlakı vardı" diyen Erdoğan, kadınlara, çocuklara, yaşlılara, engellilere dokunulmadığını, insanların topyekun katledilmesinin, soykırım diye bir vahşetin olmadığını söyledi.

Bugün atom bombalarının, nükleer silahların, kimyasal ya da konvansiyonel silahların toplu halde insanları katlettiği bir vahşetin o dönemlerde asla yaşanmadığını belirten Erdoğan, insanlığın daha mı ileriye yoksa daha mı geriye gittiğinin bugün ciddi şekilde tartışılması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlık daha mı medeni bir yere gidiyor, yoksa daha mı barbarlaşıyor? Bunun bugün samimi şekilde konuşulması lazım. Eğer insanlık yedinci yüzyılda Etiyopya'nın sergilediği o büyük hoşgörünün, o çok büyük bir arada yaşama kültürünün daha gerisindeyse orada bir yanlışın olduğu açıktır" değerlendirmesini yaptı.

- Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Cumhurbaşkanı Erdoğan Etiyopya'da - Son Dakika


Advertisement